Kitap Künyesi
Yazar: Nuri Pakdil
Yayın Evi: Edebiyat Dergisi Yayınları
İSBN: 9789757013303
Sayfa Sayısı: 72
--reklam--
Bakır Dönemi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nuri Pakdil'in diğer tiyatro eserlerinde olduğu gibi, "Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş"te de, tüm gerilim Tanrıtanımazlık sorunu üzerine kurulu.Çağın her çıkmazının temelinde hep Tanrıtanımazlık sorunu yok mu? Tanrı'yı unuttu çağın insanı, en çok da Tanrı'yı unuttu. İşte burda çıkıyor tiyatronun özgörevi: Tanrı'yı insana yeniden duyumsatmak. Yeniden insanı göğe baktırmak, gökle yer arasında ilişkiler kurdurmak. / Baha Yavuz
Nuri Pakdil'in hemen her eseri, Türk edebiyatında yenilenmenin muştusunu taşıyor, edebiyatımızda yarının boyutlarını kuşatıyor. Nuri Pakdil, edebiyatın deneme, anı, çeviri, şiir dallarında oluğu gibi, tiyatro dalında da başarılı eserler veriyor.
Nuri Pakdil'in insan ve toplum gerçeklerine değinen, yerli düşünceden kaynaklanan, batılı öz ve biçim özelliklerini gerçekten kavrayan tiyatro eserlerinin ilk örneği 'Umut'tu. Bunu, 'Korku', 'Put Yapımevleri', 'Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş', 'Bir Öldürme Töreni', 'Belge' ve 'Bakır Dönemi' izledi. Bu kitapların bize tuttuğu aynada, karanlıktan karanlığa nasıl koştuğumuzu gördük. Bu kitaplar bize, insanın Tanrı'yı unutmasına bağlı olarak yaşadığı tedirginliği, düştüğü bunalımı anlattı. Şematik bir özgürlüğün insana birşey kazandırmadığını hatırlattı. Bu kitaplarla, tiyatromuzun, nasıl büyük boyutlara ulaştığına tanıklık ediyoruz. / Mehmet Emin
Nuri Pakdil'in Tiyatro Eserleri:
1.Umut
2.Korku
3.Put Yapımevleri
4.Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
5.Bir Öldürme Töreni
6.Belge
7.Bakır Dönemi
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bakır Dönemi Alıntıları - Sözleri
- Başkasını öldüren biraz da kendi kendini öldürmüş sayılırmış...
- Kemiklerime bile geçiyor dünyanın ağrısı...
- Neye baksam gözüm yorulur da toprağa baktım mı bir ışık toplanır gözümde.
- Bir anda on beş, yirmi yıl yaşlandığım olur benim.
- Partide durmayan bir çıkar çatışması. İşçi partilerini göz önünde tutarak söylemiyorum yalnızca bunu. Böyle. Çürük her halde tüm örgütlerin dayanakları. Birey birey düzelmeden bir araya gelmişiz, ne düzeliyor? Nedir değişen? Böyle.
- -Sık sık hüzünlendiğiniz oluyor mu? -İstiyorum... ama... gözlerim kurumuş... tamamlayamıyorum.
- Kemiklerime bile geçiyor dünyanın ağrısı
- Ben kolay kolay bulamıyorum.. sözcükleri.. şey insan hayli uzağında ...
- Müşteriler\ Sıradan dünyadaşlar.
- Kemiklerime bile geçiyor dünyanın ağrısı . Dünyanın neresi ağrıyor, bir bilsem bunu.
- Avcı: Ben kolay kolay bulamıyorum... sözcükleri ... şey... insan... hayli uzağında.
- İşçi:sık sık hüzünlendiğiniz oluyor mu? Avcı: İstiyorum...ama...gözlerim kurumuş... tamamlayamıyorum.
- Yolları çiçekler doldurur.
- YER: İnsanın sinir sistemi
- İnsanın eliyle cebi arasındaki mesafe çok uzak.
--reklam--
Bakır Dönemi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nuri Pakdil'in 7. tiyatro eseri Bakır Dönemi. Zaman; İkinci Dünya Savaşı ile Üçüncü Dünya Savaşı arası. Yer; insanın sinir sistemi. Yazar bu eserinde de tanrıtanımazlık ve tanrıtanımazlığın insan üzerinde etkileri üzerinde durmuş. Mucizeler değersiz görülmüş ve unutulmuş tanrı. İyiler hor görülürken; kötüler, katiller el üstünde tutulmuş. İnsan ölümleri artık sıradanlaşmış, intiharlar rutinin bir parçası haline gelmiş. (Kitaptan bir bölüm) "Cepheden görünen yerlerde, intihar edenlerin büyük boy fotoğrafları; intiharlarından sonraki hallerini gösteren fotoğraflardır bunlar. Erkekler çoğunluğu oluşturur. Kuşkusuz, kadınlar da, azımsanmayacak denli görünürler fotoğraflarda. Erkeklerin kalın sicimlerde asılı olmalarına karşılık, kadınların renkli giysileri birbirine bağlanarak asıldıkları gözlemlenir." İntiharlar yalnızca gözlemlenip haber malzemesi hâline gelmiş. İntihara sürükleyen sebepten ziyade intihar edenin intihar şekline ve intihar edenin cinsiyetine, intihar ederken ne giydiğine, hatta intihar için kullandığı malzemenin rengine takılır olmuşuz. (Kitaptan bir söz) -Cellat: "Dün üç, sabahleyin beş" Evet, dün üç kişi, bugün beş kişi intihar etmiş cümleden anlaşılacağı üzere. O kadar alıştık ki ölümlere, o kadar alıştık ki imanını yitirip intihar eden bireylere. Bizim için yalnızca sayılardan ibaret bir hâle geldiler. Cümleyi tamamlamadan yalnızca sayılarla anlatmaya başlar olduk. Suçlu kim peki? Artan intiharlar mı? İntiharlara alışan bizler mi? İntiharlarlara sebep olan sistem mi? Suçlu kim bilmem ama bu düzende bir şeylerin ters gittiği aşikar. (Ayhan ERKUT)
Nuri Pakdil olmuş olandan yola çıkarak olacak olanı görüyor ve bu iki zaman arasında olanları anlatıyor. Gelişme arzusuyla metale yönelen insanlığa toprağı hatırlatıyor. Yağmurun yağmasının unutulan ehemmiyetini ve en sonunda unuttukları Tanrıyı.. İşçi ve köylü üretenler olmasına rağmen hor görülürken cellatların el üstünde tutulmasının sonucu yıkılışa, intiharlar adıyla dikkat çekiyor. Mezarları, taşıdıkları tabutları onlar için sadece rakam olmaktan ileri gitmezken ölüme gittikleri bu hayatta ilgilendikleri tek şey madde, fizik..Özellikle şu cümlesi daha iyi açıklayacak sözleri: "Çarşıya inmişken bir alışveriş yapalım istedik de. Çimentodan olanını mı alsak tabutların, çelikten olanını mı? " Her karakter kendi özünde yerli yerinde ama özellikle çiçekçiler var ki sessizlikleriyle güzelleştiriyorlar farkında olmadan hem kitabı hem dünyayı... Keyifli okumalar (Aksâ)
--reklam--
Bakır Dönemi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nuri Pakdil - Bakır Dönemi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bakır Dönemi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nuri Pakdil Kimdir?
1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.
Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.
Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.
85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.
Kitapları
Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.
Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.
Biat II, Deneme, Ocak 1977.
Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.
Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.
Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.
Biat III, Deneme, Nisan 1981.
Anneler ve Kudüsler (Şiir)
Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.
Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.
Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.
Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.
Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.
Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.
Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.
Umut, Oyun, Haziran 1997.
Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.
Korku, Oyun, Ağustos 1997.
Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.
Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.
Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.
Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.
Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.
Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.
Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.
Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.
Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.
--reklam--
Nuri Pakdil Kitapları - Eserleri
- Batı Notları
- Derviş Hüneri
- Ahid Kulesi
- Anneler ve Kudüsler
- Bir Yazarın Notları 1
- Bir Yazarın Notları 2
- Bir Yazarın Notları 3
- Bir Yazarın Notları 4
- Umut
- Arap Saati
- Biat 1
- Biat 2
- Biat 3
- Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
- Bağlanma
- Put Yapımevleri
- Osmanlı Simitçiler Kasidesi
- Sükut Suretinde
- Edebiyat Kulesi
- Çarpışan Sesler
- Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada
- Büyük Sorgu
- Simsiyah
- Ateş Hattında Harf Müfrezeleri
- Yazmak Bir Mucize
- Klas Duruş
- Bir Öldürme Töreni
- Bakır Dönemi
- Belge
- Konuşmalar
- Kalem Kalesi
- Mektuplar (Özel Kutulu 3 Cilt Takım)
- Korku
- Sınır Tanımayan Devrim Ateşi: Mektuplarım
- Tüm Karanlığa Yiğit Direniş: Konuşmalar 2
- Arap Şiiri (Güldeste) I-II
- Biat
- Mektuplar I
- Mektuplar - 2
- Mektuplar - 3
--reklam--
Nuri Pakdil Alıntıları - Sözleri
- İzin verirseniz, şuracıkta, kendi kendime düş görmek istiyorum. (Korku)
- İlişkiler: düzensiz atan bir nabız gibi. (Arap Saati)
- Ah, kuru Camilere bakıp bakıp dolan gözler! (Edebiyat Kulesi)
- Her memurun boynunda var böyle bir zincir. (Belge)
- Tutukluluk. Ama bunu kıramam. (Belge)
- Görünen yanı öylesine az ki insanın! (Bir Yazarın Notları 2)
- Başkasını öldüren biraz da kendi kendini öldürmüş sayılırmış... (Bakır Dönemi)
- “Hiç alışamadım gülmeye, hüzün vicdanıma daha uygun..” (Arap Saati)
- bir muştu büyütüyorum yüreğimde (Anneler ve Kudüsler)
- Yaşamak ortasında fırtinanın Gök gürültüsünün Dolaşmak balta girmemiş ormanlarda Gitmek gitmek istiyorum Yalnız Önüne geçip önsezilerimin Katlayıp harmânîsini gecenin (Arap Şiiri (Güldeste) I-II)
- Diş ağrısı bilmeyenlere diş ağrısı anlatılamadığı gibi, uykusuzluğu bilmeyenlere de uykusuzluk anlatılamaz. (Arap Saati)
- Ortadoğu'nun, tüm yeryüzünün haline bir bakınız; sürekli , vicdanınızı kanatınız! (Mektuplar - 3)
- Su, Filistin akıyordu, musluğu açtığımda. (Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada)
- Gözlerim, durmadan, gazetelerdeki resimlere kayıyor: ölü dolu masamın üstü. (Bir Yazarın Notları 1)
- Susmak da konuşmak kadar önemli oluyor bazen. (Edebiyat Kulesi)
- Çok ağır hükümleri olan bir yasa: yaşamak! (Bir Yazarın Notları 3)
- Erenköy'den Bostancı'ya Bostancı'dan Erenköy'e (Sükut Suretinde)
- Büyük , çok büyük bir tutkuevi olmasın zaman ? Kuşkusuz , büyük bir oyuncudur . (Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş)
- "Bilincimizi canlı tutan tek güç aşktır." (Konuşmalar)
- Şu umut olmazsa, herhalde, ölürüz. (Bir Yazarın Notları 4)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin