Kitap Künyesi

Yazar: Ursula K. Le Guin

Çevirmen: Çiğdem Erkal İpek

Yayın Evi: Metis Yayınları

İSBN: 9799753420623

Sayfa Sayısı: 160

--reklam--

Balıkçıl Gözü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Victoria'ya Dünya'dan üç türlü yaratık geldi: İnsanoğlu, bitler ve Şantiyeliler "Bana öyle geliyor ki erkeklerin zayıf ve tehlikeli oldukları nokta, kibirleri. Kadının bir merkezi vardır, bir merkezdir kadın. Ama erkekler öyle değil, onlar erişmektir, uzanmaktır. O yüzden uzanırlar ve bir şeyler koparırlar, bunları etraflarına istif ederler ve ben buyum, ben şuyum, bu benim şu da benim, benim ben olduğumu size kanıtlayacağım, derler. Ve bunu kanıtlayayım derken de bir çuval inciri berbat ederler.

--reklam--

Balıkçıl Gözü Alıntıları - Sözleri

  • Çünkü hiçbir zaman tek başına yürüyemiyordu, hiçbir zaman tek başına bir şey yapa­mıyordu, hiçbir zaman. Çünkü her şeyi erkekler yönetiyordu. Her şeyi kendilerine göre yapıyorlardı. Ve yaşlı kadınların hepsi de onların tarafındaydı. Bu yüzden de bir kız Şehir'in sokakların­ da tek başına yürüyemezdi çünkü sarhoş bir işçi şerefini zedele­yebilirdi ve, ya adam, bu olaydan sonra hapse atılırsa veya kulak­ları kesilirse? Ne faydası olurdu ya! Kızın itibarı iki paralık olur­du. Çünkü bir kızın itibarı demek, erkeklerin onun hakkında dü­şündükleri demekti.
  • Burada bize zarar verecek bir şey yok. Kendimizden başka.
  • Bana öyle geliyor ki erkeklerin zayıf ve tehlikeli oldukları nokta, kibirleri. Kadının bir merkezi vardır, bir merkezdir kadın. Ama erkekler öyle değil, onlar erişmektir, uzanmaktır. O yüzden uzanırlar ve bir şeyler koparırlar, bunları etraflarına istif ederler ve 'ben buyum, ben şuyum, bu benim, şu da benim, benim ben olduğumu size kanıtlayacağım', derler. Ve bunu kanıtlayayım derken de bir çuval inciri berbat ederler.
  • Bana öyle geliyor ki erkeklerin zayıf ve tehlikeli oldukları nokta, kibirleri. Kadının bir merkezi vardır, bir merkezdir kadın. Ama erkekler öyle değil, onlar erişmektir, uzanmaktır. O yüzden uzanırlar ve bir şeyler koparırlar, bunları etraflarına istif ederler ve 'ben buyum, ben şuyum, bu benim, şu da benim, benim ben olduğumu size kanıtlayacağım.' derler. Ve bunu kanıtlayayım derken de bir çuval inciri berbat ederler.
  • "Neden topu onlara öylece verdin? Neden seni itip kakmalarına izin veriyorsun?" "İzin vermiyorum." "Onlar 'Ver buraya!' diyor! Sen de veriyorsun..." "Onlar oyun oynamak istiyorlar; bizde sadece oyalanıyorduk. Biz sıramızı savdık." "Ama onlar sizden istemiyorlar, emrediyorlar. Hiç gururunuz yok mu sizin?" "Gurur mu? Elbette. Eğer gururum olmasaydı, sıra onlarda olduğu halde topa yapışır kalırdım."
  • "Siz neden dövüşmüyorsunuz?" "Bir futbol topu için mi?" "Herhangi bir şey için!" "Dövüşüyoruz." "Ne zaman? Nasıl? Sadece yürüyüp ayrılıyorsunuz." "Biz her gün yürüyüp Şehir'e, okula geliyoruz."
  • "Bir gün" dedi çocuk "gidip bütün gezegeni keşfedeceğim."
  • Kendini bir şey zanneden insanlarda her zaman için kendini biraz daha fazla bir şey zannetmeye yer vardır.
  • ... Bütün mesele de bu. Sen seçersin. Bir seçim yapıp yapmayacağını ancak sen kendin seçebilirsin.
  • ... Çünkü kadın olabilmek cesaret isteyen bir iş, en az erkek olmak kadar. Gerçek anlamda evlenmek, çocuk doğurmak ve onları yetiştirmek cesaret isteyen bir şey.
  • "Eğer erkek olsaydım, dişleri dökülünceye kadar kafasını duvara çarpar dururdum." "Hayır yapmazdın!" "Yapardım, onu öldürürdüm." "Yo. Yo. Yapmazsın. Çünkü eğer bir erkek olsaydın, en az onun kadar, belki de ondan daha kuvvetli olduğunu bilecektin ve bunu kanıtlamana gerek kalmayacaktı. Sorun kadın olmaktan kaynaklanıyor, burada; sana her zaman zayıf olduğunu söyledikleri ve seni inandırdıkları bu yerde..."
  • "... Bu senin tek seçeneğin mi ya evlilik ve analık, ya da hiçbir şey?" "Başka ne var ki, bir kadın için? Başka neyin önemi var ki?" "Bir çocuğum olsun, çok istedim. Ama anlarsın ya, başka şeyler vardı... önemli şeyler. A evet, bu bir seçenek. Ama tek seçenek değil. İnsan hem bir anne, hem de bir sürü şey daha olabilir onun yanı sıra. İnsan tek bir şeyden fazlasını yapabilir. İsterse ve şansı varsa..."
  • ... Biliyor musun, eğer bizler, ister bebekli, ister bebeksiz arka odada oturup dünyanın geri kalanını erkeklere bırakırsak, o zaman tabii ki erkekler her şeyi yapacaklar, her şey olacaklardır. Neden olsunlar? Onlar insan ırkının sadece yarısı. Bütün işleri onlara bırakmak adil olmaz. Ne onlar için, ne de bizim için adil olmaz...
  • Ve o bendim, onlar için konuşan bendim, bir ümitle baktıkları ben; ve ben onları yüzüstü bırakmadım.
  • Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu.

--reklam--

Balıkçıl Gözü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dünyada kendilerine yer bulamayan bir grup insanın Yen'i bir gezegende Yen'i hayatları, bir tarafta çalışan üreten sorunlarını barışçıl yollarla çözen köylüler diğer yanda dedelerinden miras otoriteyi kullanan , tüketici şehirliler, bu arada kadının erkek karşısında varoluş çabası . Her şeyden biraz var, tüm Ursula kitapları gibi söyleyecek sözü var (Fk)

Sosyal adaletsizliğin bilim kurgu ve feminist söylevlerle birleştiği bir başkaldırı romanı. Distoptik yaşamda ezilen bir grubun pasif direnişini okumak insanı şaşırtıyor diyebilirim. Vera'nın asaletine, Lev'in cesaretine ve Luz'un düşünebilmesine hayran olmamak elde değil. Ursula Le. Guin'e başlamak için de doğru kitap olabileceğini düşünüyorum. Okuması zevkli ve genellikle akıcı bir dile sahip. Okuma listenize ekleyebileceğiniz bir roman. Ben çok severek okudum. (Beyza)

Ursula Anneden feminist bir şaheser. Mutlaka okunulması ve incelenilmesi gereken muazzam bir eser. https://www.bilimkurgukulubu.com/edebiyat/kitap-incelemeleri/balikcil-gozu/ (Emre Bozkuş)

--reklam--

Balıkçıl Gözü PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ursula K. Le Guin - Balıkçıl Gözü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Balıkçıl Gözü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ursula K. Le Guin Kimdir?

Ursula Kroeber Le Guin (d. 21 Ekim 1929) ABD'li yazar. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Le Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmaktadır. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve yunan mitolojisinin etkileri görülmektedir. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibidir.

Yaşamı

Ursula Kroeber, ABD'nin Kaliforniya eyaletinde 1929 yılında dünyaya geldi. Antropolog bir babayla (Alfred Kroeber) psikolog ve yazar bir annenin (Theodora Kroeber) kızıdır. İsmini doğum tarihi olan Azize Ursula Günü'nden aldı. Ebeveynleri tarafından üç erkek kardeşi ile beraber kültürel çeşitlilik fikrinin hakim olduğu bir ev ortamında yetiştirildi. Massachusetts-Radcliffe College’da lisans eğitimini tamamladıktan sonra Columbia Üniversitesi'ni bitirdi ve yüksek lisansını “Fransa ve İtalya’da Orta Çağ ve Rönesans Dönemi Edebiyatı” üzerine yaptı. 1951’de tarihçi Charles A. Le Guin ile evlendi. Üç çocuk ve dört torun sahibi oldu. Le Guin 22 Ocak 2018'de Portland'daki evinde 88 yaşında öldü.

Edebiyat hayatı

Bilimkurgu türünde yazmaya 1960'li yıllarda başladı. İlk öyküsü 1962’de yayınlandı. Pek çok üniversitede ders verdi, çeviri, derleme ve makaleleri yayınlandı. Le Guin, 1969'da yazmış olduğu "Karanlığın Sol Eli" adlı romanıyla bilimkurgu dünyasının iki büyük ödülü olan Hugo ve Nebula ödüllerini aldıktan sonra ün kazanmıştır. Ayrıca, 1974'te yazmış olduğu ütopik bilimkurgu romanı Mülksüzler ile 1975'de yine Hugo ve Nebula ödüllerini almıştır. Bilimkurgu ve fantastik kurgunun yanı sıra şiir ve çocuk kitapları da bulunmaktadır.

LeGuin, teknolojik gelişmelerin değil, politika, toplumbilim ve psikolojinin öne çıktığı ve alternatif toplum biçimlerinin sorgulandığı bilimkurgu yaklaşımının en önemli temsilcilerindendir.

Eserleri arasında özellikle Yerdeniz Üçlemesi ve buna sonradan eklenen dördüncü, beşinci ve altıncı kitapla çok ciddi hayran kitlesine ulaşmıştır. Bu serinin 3. romanı olan "En Uzak Sahil" (The Farthest Shore) kitabıyla 1973 yılında Çocuk Kitapları için verilen ABD milli ödülü (National Book Award) kazanmıştır. 1990 yılında yeniden Nebula ödülünü Tehanu ile kazanmıştır.

Ana temaları

Temel feminist teoreme oldukça hakim olan Le Guin yazılarında teorisini gizlice vererek erkek okuru rahatsız etmez ve teoriyi okuyucuya gizlice zerk eder. Anarşist eğilimli ya da anaerkil toplumlar yaratmaktan çekinmez. Zaten hayatı boyunca asice hareket etmiştir. Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar adlı makale denemesinde, bir yazısında zamanında Playboy dergisinde bile yazdığını söylemektedir. Pek çok okuru için bilge bir kadın tiplemesi olan LeGuin Ged (Çevik Atmaca) karakteri ile de pek çok okurun kişiliğine etki etmiştir. Yüzüklerin Efendisindeki bilge ve ilk yaratılanGandalf'ın aksine (Gandalf Tolkien mitosunda ilk yaratılan ve kutsal olan maiardandır. Bkz. Güç Yüzüklerine Dair adlı Tolkien kitabı) LeGuin'in baş kahramanı Ged Gontlu bir keçi çobanı olarak başlayıp Roke adası büyücülerinin en büyüklerinden olmuştur. Yeraltı tanrılarının başrahibesi Tenar ise sıradan bir kadın olmayı tercih ederek kendini bulmuştur. LeGuin'in her kahramanı, her romanı bir süreç, bir değişim anlatır. Bilgeliği ve büyümeyi değişmekten korkmamakta bulur.

Le Guin'in karakterleri basma kalıp kahramanlardan uzaktır. Genç mükemmel kadın ve erkekler yaratmayan yazarın kahramaları genellikle yaşlı adamlar veya koca karılar, cılız, sakat veya tecavüze uğramış ve intikam peşinde koşamayacak kadar çaresiz çocuklardan oluşmaktadır. Bu haliyle Le Guin romanları çaresizliği, yaşama cesaretini vurgulayan mütevazi görünümlü gizli bir romantizim barındırmaktadır. Oldukça sık kölelikten bahseder. Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır. Köleleri, bir kölenin yalın ve itirazsız, itaatkar dünyasında her hangi bir şeyi sorgulama yeteneğinden yoksun insanlardır. İsyandan bahseder, ama yanlışlıkla köle sıfatı taşıyan soylu kurtarıcılardan yoksundur hikâyeleri. Kadınlık ve erkeklik, çocukluk ve erişkinlik, kölelik ve sahiplik gibi zıtlıklara vurgu yapmaktadır. Le Guin yalın ama şiddet dolu bir evreni yansıtır. Şiddeti adlandırmaktan çekinmez. Özgürlük ve cesaret dolu bir dili vardır.

Daha fazla bilgi için: https://tr.wikipedia.org/wiki/Ursula_K._Le_Guin

--reklam--

Ursula K. Le Guin Kitapları - Eserleri

  • Mülksüzler
  • Yerdeniz Büyücüsü
  • Atuan Mezarları
  • Sürgün Gezegeni
  • Karanlığın Sol Eli
  • En Uzak Sahil
  • Tehanu
  • Yerdeniz Öyküleri
  • Öteki Rüzgar
  • Her Yerden Çok Uzakta
  • Rüyanın Öte Yakası
  • Yaban Kızlar
  • Dünyaya Orman Denir
  • Yerdeniz
  • Kadınlar Rüyalar Ejderhalar
  • Marifetler
  • Anlatış
  • Rocannon'un Dünyası
  • Lavinia
  • Lao Tzu: Tao Te Ching
  • Sesler
  • Başlama Yeri
  • Güçler
  • Devrimden Önceki Gün
  • Bağışlanmanın Dört Yolu
  • Dümeni Yaratıcılığa Kırmak
  • Rüzgargülü
  • Balıkçıl Gözü
  • İçdeniz Balıkçısı
  • Orsinya Öyküleri
  • Yanılsamalar Kenti
  • Dünyanın Kıyısında Dans
  • Yazma Üzerine Sohbetler
  • Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak
  • Uçuştan Uçuşa
  • Kanatlı Kediler Masalı 1 - Dört Yavru
  • Zihinde Bir Dalga
  • Rüzgarın On İki Köşesi
  • Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler
  • Malafrena
  • Hep Yuvaya Dönmek
  • Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler
  • Şimdilik Her Şey Yolunda
  • Günün Geç Vakitleri
  • Kanatlı Kediler Masalı 2 - Yuvaya Dönüş
  • Boşa Geçirecek Vakit Yok
  • Kanatlı Kediler Masalı 4 - Kentte Tek Başına
  • Balık Çorbası
  • Kanatlı Kediler Masalı 3 - Yeni Arkadaş
  • Uçsuz Bucaksız
  • The Ones Who Walk Away from Omelas
  • Sözcüklerdir Bütün Derdim
  • Başka Bir Yer
  • Denizyolu
  • Atmacanın Türküsü
  • The Daughter of Odren
  • Schrodinger’s Cat
  • The Stars Below
  • Direction of the Road
  • Things A Story
  • A Trip to the Head
  • The Field of Vision
  • Semley's Necklace
  • Vaster than Empires and More Slow
  • Why are Americans Afraid of Dragons?
  • Yerdeniz Büyücüsü
  • The Other Wind
  • Tales from Earthsea: The Fifth Book of Earthsea
  • Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu
  • Tehanu
  • The Farthest Shore

--reklam--

Ursula K. Le Guin Alıntıları - Sözleri

  • "Sana ayrıldığım zamanki gibi geri geldim: Bir aptal olarak." (Yerdeniz Büyücüsü)
  • “Çakmaktaşı ile çelik yıllarca yan yana durur da en ufak bir kıpırtı olmaz ama birbirine sürtersen kıvılcımlar saçarlar. İsyan anlık bir şeydir, birden ortaya çıkar, bir kıvılcım, bir ateş gibidir.” (Marifetler)
  • Bu gece mavi bir ay doğacak güneş, rüzgarın ardında battığında. Hep yaptım. Hep yaptım doğru şeyi. Şimdi izin verin başlasın varoluşum şarkısına. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)
  • içine şeytanı saldılar mı, asla kurtulamazsın. Hamile olmak yerine onu taşırsın. (Denizyolu)
  • Bazı insanlar sanatın kontrolle ilişkili olduğunu düşünür. Ben daha çok kendini kontrolle ilgili olduğunu düşünüyorum. Şöyle bir şey: İçimde anlatılmak isteyen bir hikaye var. O benim amacım. Ben onun aracıyım. Eğer kendimi, egomu, istek ve fikirlerimi, zihinsel çöpümü bir kenarda tutabilir, hikayenin odağını bulabilir ve hikayeyi takip edebilirsem, hikaye kendi kendini anlatacaktır. (Yazma Üzerine Sohbetler)
  • Domuzların üstünde dolaşan Şaşkın sinekler gibidir düşünceler. (Tanrı Kuşlarıyla Buluşmak)

--reklam--

  • Gitmek kolaydı. Gitmeyi sürdürmek zordu. (Balıkçıl Gözü)
  • “Bir kadına âşık bir adam mı? Ben sadece kadınların âşık olabildiklerini zannederdim.” “Bazen kadınlar bir erkeğe âşık olabiliyor ki bu da çok kötü” (Dünyanın Doğum Günü ve Diğer Öyküler)
  • Belki de sevme isteği dışında tutunabileceği bir şey yoktu. Eğer o duyguyu da yitirirse kaybolurdu. (Başlama Yeri)
  • Sağır bir şiddet karşısında hangi söz bir anlam ifade eder ki? (Tehanu)
  • ...herkese karşı adil olma havamda değilim. Kendime karşı adil olma havamdayım. (Zihinde Bir Dalga)
  • To refuse death is to refuse life. (The Farthest Shore)
  • "Erkeklerden daha ufak tefek oldukları ve dar yerlerde daha rahat hareket edebildikleri ya da toprağa daha ait oldukları için, ya da daha büyük bir ihtimalle âdet olduğu için Yerdeniz'de madenlerde her zaman kadınları çalıştırırlardı." (Yerdeniz Öyküleri)

--reklam--

  • Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor.. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler. (Sesler)
  • “Bir nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler.” (Sesler)
  • "Sanki bütün hayatımız boyunca kapıları kilitleyip duruyor gibiyiz. Yaşadığımız yer evin içi." (Tehanu)
  • BİR TOPLULUĞUN odak noktasıdır kütüphane, o topluluk için kutsal bir yerdir... (Zihinde Bir Dalga)
  • İnsanın kendi bedeni bir nesne değildir, bir aksesuar değildir, göz zevki vermekle yükümlü bir süs eşyası değildir, sensindir o, yalnızca sen, kendin. Ne zaman ki sen olmaktan çıkar, senin olmaya başlar, sahip olduğun bir şey olmaya başlar, sen de o zaman başlarsın işte onun için kaygılanmaya... (Devrimden Önceki Gün)
  • Bu sevişmelerin üzerinde tefler çalınsın, tutkunun görkemi gonglarla ilan edilsin. (The Ones Who Walk Away from Omelas)
  • Zihnimde, öykü ile roman arasındaki bağlantı oldukça ilginç. "Semley'in Kolyesi" kendi başına tam bir öykü ise de, aslında bir romanın tohumu. Öyküyü tamamladığımda Semley ile de işim bitmişti. Ama öyküde küçük bir role sahip, sadece yolu oradan geçen bir karakter vardı: Öykü bittiğinde yeniden gölgelere karışmaya itiraz eden biri. "Benim öykümü de yaz," diye başımın etini yiyip duran biri: "Ben Rocannon. Dünyamı keşfe çıkmak istiyorum ... " Ben de dediğini yaptım. İnanın, bu insanlarla tartışmaya giremiyorsunuz. (Rüzgarın On İki Köşesi)