Kitap Künyesi
Yazar: Abdullah Harmancı
Yayın Evi: MUHİT KİTAP
İSBN: 9786057010476
Sayfa Sayısı: 96
--reklam--
Baltan Taşa Değecek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yirmi yılı aşkın süredir Türk öyküsüne önemli katkılar sunan Abdullah Harmancı son kitabı Baltan Taşa Değecek’le okuyucuyu selamlıyor. Birçok genç isme öncülük etmiş, Türk öyküsünün gidişatına yön vermiş Harmancı son kitabıyla dikkatleri üzerine çekmeye devam edecek.
Müstakil on bir öyküden oluşan Baltan Taşa Değecek, yüksek gözlem gücü, derin bir kavrayış ve anlatımla okuyucuyu selamlıyor.
Harmancı, anlama dair sorgulamalarda, tek yol olarak bireyin kendini keşfetmesinin yanına düşünceyi, fikri koyar. Bir anlamda bireyin kendisine yönelik sorgulamasında yeni referanslar getirip ufkunu açmak ister; onu biraz da dışarıya bakmaya davet eder. / Cemal Şakar
Harmancı, neye dokunsa öykü oluyor! / Ömer Lekesiz
--reklam--
Baltan Taşa Değecek Alıntıları - Sözleri
- ve kendimi kaybedince kadar okumak okumak okumak istiyordum.
- İleri de bir gün seni dinlemeyen, sen konuşurken susan ama bu sırada kendi konuşacaklarını planlayan dostların olacak. Dinlerken bile dinlemeyen. Bakarken bile bakmayan. Söylerken bile söylemeyen.
- "İnsanların insanlarla yolları neden ayrılır?"
- Acaba bir şeyi sevmek değil de, gerektiğinden fazla mı sevmek miydi sorun?
- “Ne oluyorsa bir büyük oluşun parçası olarak oluyordu. Olduranlar,oldurduğunu sananlar da aslında oluşun bir parçası oluyordu.”
- “Sayılır mı hiç?” demişti. “Sevdiğine aldığın gülleri sayar mısın?”
- “Bir melek kalbine dokunsa ve ona hakikati söyleyiverseydi!”
- Kendimden veya başkalarından veya içimden veya dışımdan kaçmak istediğimde bilmediğim sokaklarda yürürüm, yürürüm, yürürüm.
- Her geçen sene daha da önemsenmez olmuştur kendi kendine konuşurken yakalanırsa ne olacak kaygısı.
- Dahası, yaşamanın, bütün bu sıradanlıklar, iç bayıltıcı yinelenmeler silsilesinde yaşamaya nir imkân bulmanın, şiirlerinden, edebiyattan başka bir yolu, yöntemi var mıydı onun için?
- "Gitmenin hazzı diye bir şey vardır, bırakmanın hazzı, son denen şeyi yaşamanın hazzı..."
- Kendimden veya başkalarından veya içimden veya dışımdan kaçmak istediğimde bilmediğim sokaklarda yürürüm, yürürüm, yürürüm, yürürüm.
- "Ne diyecektin, ne söyleyecektin Şairlerin şâhı olsan... Bir AH'tan başka!"
- Durup dururken kalbinin ortasında bir yarık.
--reklam--
Baltan Taşa Değecek İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın içinde , kitabın ismiyle müsemma öyküler bulunmakta. Öyküler baltayı taşa vuruyor yani bizim dertlerimize dokunuyor. Bizim dertlerimizi ortaya döküyor. Ve bunu etkileyici bir biçimde yapmış. Çarpıcı sonları post modern yöntemler ile göstermiş. İçinde gözlerimi dolduran hikayeler çoktur. Özellikle sondaki "Kayısı Ağacı" öyküsü beni ağlattı. (Arayislar)
Kitap okumayı çok sevmekle birlikte en sevdiğim türü sorsalar, hikâye, derim. Öykü yazarları içinde de Mustafa Kutlu'nun kalemine olan hayranlığım bilinir yakın çevremde. Naçizane hikâye yazmaya çalışan biri olarak çeşitli yazarların satırlarından da beslenmeğe çalışıyorum. Bu minvalde yeni bir muharrir ve eserleriyle tanıştım birkaç gün önce. Abdullah Harmancı'nın en son yayımlanan (Şubat 2021), benim kalemiyle ilk tanıştığım kitabı “ Baltan Taşa Değecek” oldu. Kitap on bir öyküden oluşuyor. Âile, insan ilişkileri ve vicdan muhasebeleri hikayelerde işlenen konular arasında. Uzun olup sıkmayan, kısa olup soğutmayan; tadında, kıvamında öyküler mevcut. Yazara ait bir jargon-üslup, İç Anadolu’ya özgü şiveler cümleler arasına başarıyla serpiştirilmiş. Kitabı sevdiren ve diğer eserlerini merak ettiren en önemli sebep, hikâyelerin başının ve sonunun birbirine ustaca bağlanıyor olması. Hasılı, kitaplıkta diğer eserleri içinde yer açılacak gibi gözüküyor. Keyifli okumalar. *Rüzgârda Bolero ve Kayısı Ağacı hikâyeleri en sevdiklerim. (Hanife Artar Yalçın)
Baltan Taşa Değecek denince insan balta gibi cümleler bekliyor. Bekliyor ki insin yüreğine, bir vuruşla parçalasın bütün bütün dertleri, kederleri, insanlıkları ve insafsızlıkları... Öyle olmuyor amma, Abdullah Harmancı kelimelerini cümlelerine öyle bir gölgeliyor ki, bir kuş tüyü gelip konuveriyor kalbinize ve kalıyor hiç gitmemecesine... Gözleriniz değsin bu sayfalara, mutlaka ama mutlaka... Gözleri değen ve yüreği titreyenden tavsiye. (Sedabayrakdurgut)
--reklam--
Baltan Taşa Değecek PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdullah Harmancı - Baltan Taşa Değecek kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Baltan Taşa Değecek PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdullah Harmancı Kimdir?
1974 Konya doğumlu. Eğitimine 1980'de Kıbrıs'ta başladı. 1996'da Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Halen Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi'nde öğretim üyesi. İlk öyküsü 1995'te Dergahta çıktı. Öyküleri başta Dergah, Kırklar, Hece Öykü ve İtibar olmak üzere çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlandı. 2007 yılında Yerlere Göklere adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın hikayecisi seçildi.
--reklam--
Abdullah Harmancı Kitapları - Eserleri
- Seni Ne İhtiyarlattı
- Behçet Bey Neden Gülümsedi?
- Melek Kayıtları
- Yerlere Göklere
- Ertesi Dünya
- Aynalı Baba ile Râci
- Baltan Taşa Değecek
- Muhteris
- Hışırtı Avcısı
- Ötücü Kuşlar Festivali
- Bilgenin Gölgesi
- Yirmi Sekiz
- Küçük Prens Hakem Olsun
- Seni Ne İhtiyarlattı
- Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek
- Kurmacanın Büyülü Sureti
- Evliya'nın Sırları
- Hışırtı Avcıları
- Baltan Taşa Değecek
- Yazının Yükü
- Yirmi Sekiz
--reklam--
Abdullah Harmancı Alıntıları - Sözleri
- Size kendinizi gösteren bir şeye rastladınız mı? (Behçet Bey Neden Gülümsedi?)
- Güzel olanı fark etmek. Güzel olanı görmek ve buna hayret etmek yani şaşırmak. İşte bu hayretin insana verdiği bir değer varmış. İnsan bu basamağa yükselmeden tamamlanamazmış! (Aynalı Baba ile Râci)
- "Yahu biraz susun da uyuyalım...Değil mi ama? Toplum bunu gerektirir." (Ötücü Kuşlar Festivali)
- Hep ikilik birlik için, Bak iki göz bir görüyor... (Aynalı Baba ile Râci)
- “Aynaya baktığında kendini gördü. Kendine baktığında yokluğunu. Yokluğundan bir boşluk doğdu. Boşluğa baktığında O’nu gördü. O’na baktığında yoksulluğunu.” (Melek Kayıtları)
- Kula itaat için Allah’a isyan olmaz. (Yirmi Sekiz)
- Kimseyi kırmak istemedim. Kimseyi incitmek istemedim. Olurladım. Onayladım. Gülümsedim. Sevdim. Mutlu olsunlar istedim. Ama daima yitirdim onları. (Seni Ne İhtiyarlattı)
- Kibrin incecik kanatlarının kalbine dokunup geçtiği demlerde kalbinde bir ürperiş bulurdu. Allah korusun, derdi. Allah korurdu. (Melek Kayıtları)
- Kendimden veya başkalarından veya içimden veya dışımdan kaçmak istediğimde bilmediğim sokaklarda yürürüm, yürürüm, yürürüm. (Baltan Taşa Değecek)
- "Marifet incitmemekte değil , incinmemekte!" (Bilgenin Gölgesi)
- Ruhum mu? Onunla baş başa kalmak mı? (Ertesi Dünya)
- "bazı insanlar bazı insanlara bazı insanları hatırlatır hatırlayanlar üzgündür, hatırlatanlar habersiz hatırlananlar mı onlar uzak bir şehirde büyük ihtimalle hiçbir şey hatırlamamaktadırlar" (Muhteris)
- Ben yağmurlu bir havada bilmediğim şehirlere doğru yolculuklara çıkayım. (Melek Kayıtları)
- Öykücüyü besleyen kaynakların başında edebiyat dışı metinler gelmektedir. Tarih okumak, anı okumak, sosyoloji okumak, günceli takip etmek, felsefe okumak ve bu gündemleri edebiyata taşımak gerekir. Öykücü öykü okuya okuya belli bir anlatım ustalığına ulaşabilir. Ulaşmalıdır da. Peki ne anlatacaksın? Derdin ne? Problem olarak neyi gündeme getireceksin? (Kurmacanın Büyülü Sureti)
- “ Hayatımda bir yıkılış, Bir doğruluşlarla. Bir ritm oluşturmuştum.” (Melek Kayıtları)
- Babasının kokusu koltuğa sinmişti. Uzun uzun kokladı. "Baba" dedikleri şey, ne kadar güzel, ne kadar kudretli, ne kadar tatlı bir şeydi. (Kışın Şarkısını Kim Söyleyecek)
- Bu kırgın duruş bir dua yerine geçsin diliyorum. (Yirmi Sekiz)
- Anladım ki bu karanlık, sonunda şafak olan bir karanlık değil… (Ertesi Dünya)
- “Kalbimizin mutluluğa tahammülü bir yere kadardır.” (Yerlere Göklere)
- Yüzümü geri alabilsem, kızarıklığı ve karasıyla, saklanmış çizgileri, kapatılmış rengiyle sadece benim olan yüzümü... (Yirmi Sekiz)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin