Kitap Künyesi
Yazar: Michael Pollan
Çevirmen: İlknur Urkun Kelso
Orijinal Adı: A Place Of My Own
Yayın Evi: Sinek Sekiz Yayınları
İSBN: 9786058537934
Sayfa Sayısı: 344
--reklam--
Bana Ait Bir Yer Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Elinizdeki kitap, kendine yazı yazmak için bir yer hayal eden bir yazarın, o yeri kendi elleriyle inşa etme sürecini anlatıyor. "Bana Ait Bir Yer, evimin arkasındaki ormanda, okumak, yazmak ve hayal kurmak için inşa ettiğim pek de ilkel olmayan kulübe hakkında. Ünlü ya da önemli bir bina değil ama benim için dünyaya bedel."Arzunun Botaniği ve Etobur-Otobur İkilemi ile tanıdığımız ünlü yazar Michael Pollan, bizi bu kez Fêng Shui'den Walden'a, mimarlığın kökenlerinden pencerenin tarihine, mekân ve mimarlık alanında daha önce ayak basılmamış bir rotada gezmeye davet ediyor. Ama dikkat: bu bir 'nasıl yapılır'dan çok bir 'nasıl düşünmek gerekir' kitabı. Mimarlık sanatına ve inşaat işine doğa gözlüğünden bakmak ve 'başka türlü' de olabileceğini görmek isterseniz hemen kapağı çevirin.
--reklam--
Bana Ait Bir Yer Alıntıları - Sözleri
- Sonuçta bu kulübeyi kendi kendime inşa etmek istememin sebeplerinden biri Orası dünyasına fazla kapılmış ve Burasının yabancı bir ülke gibi gelmesine sebep olacak kadar soyutlamalarının ve tefekkürlerinin içine batmış olduğum hissine çare bulmaktı.
- İşte, bunca zamandır üzerinde çalıştığım bana ait bir yer karşımda duruyordu ve artık onun benim üzerimde çalıştığınıhissedebiliyordum. “Hissetmek” burada doğru bir kelimeydi çünkü odada yaşadığım deneyim sadece gözlerle edinilmiş değildi. Tabii ki manzara çok önemli ve en kolay tarif edilebilir parçasıydı. Ama mekan deneyimi, en azından omurlarla da, etrafımızdaki duvarları karanlıkta bile algılamamızı sağlayan kedi bıyığı benzeri hissiyat her neyse onunla da edinilmişti.
- Bu kulübeler her ne kadar ailemizin kanatları altındaysa da, evin derinliklerinde başka bir iç mekan, iç ve dış, özel ve kamusal, benlik ve dünya arasında biz çocukların kontrol edebileceği ikinci ve daha anlaşılır bir cephe oluşturuyordu.
- … Hannah Arendt’in kitabındaki bir cümle, zamanımın bu kadar büyük bir bölümünü küvette geçirerek bir şeyler kaçırıyor olabileceğimi fısıldayan sesi yükseltmişti. Bu cümle bir tür azarlama gibi sürekli bana geri geliyordu. Filozof “Belki de dünyamızdaki en şaşırtıcı şey, onun neredeyse sınırsız çeşitlilikteki görünümlerinin, manzaralarının, seslerinin ve kokularının eğlence değeridir ve düşünürlerle filozoflar bunlardan nadiren bahsederlerdi.” Diye yazmış. İlk bakıştan cümlebana dokunaklı, hatta bilgece gelmişti. Ama sonraları, yakıcı bir sönümleme hissi ile, bu gözlemi acınacak derecede bariz bulmayan kişilerin ciddi bir sorunu olduğunu fark ettim.
- İnsanlar geleneksel olarak, insan olmanın paradokslarını ve mutlu olmak ve hayatta kalmak için istediğimiz çoğu şeyin ağır maliyetleri olduğu gerçeğini bir çerçeveye oturtmak, kabullenmek ve sonuçta da bundan sevinç duymak için ritüellere yönelmiştir. Karnımızı doyurmak için öldürür, evlerimizi inşa etmek için ağaçları keser, diğer insanları ve yeryüzünü sömürürüz. Doğayı, başkalarının çıkarlarını, hatta kendi geçmiş benliklerimizi kurban etmek, insanlık durumumuzun kaçınılmaz bir parçası, tüm başarılarımızın zaruri bir bedeli gibi görünmektedir.
- Her şeyden önce bana bir manzaradan çok daha fazlasını sunan bu bina ve bu yeni pencereler. Sonra yol boyunca edindiğim yeni ve kimi zaman muhalif bakış açıları vardı; marangoz ve mimarın ve tabii ki çırağınki. Bunların hepsi de yeni birer pencereydi. Belki bir şeyleri “gerçekten” oldukları gibi görmek onları yeni bir açıdan, dikkatlice bakarak ve birden çok bakış açısıyla görmek kadar önemli değildi.
- Bu dünyada herhangi bir ormanın içinde olup ışıkları yanan tüm evlerin, içerdeki bir kişiyi ve yaşanmakta olan bir hikayeyi imâ ettiğini, dolayısıyla benimkinin de bunu yaptığını düşünüyorum.
- Binanın yeri evden görünsün, ama sadece biraz, derlerdi. Mesele, binanın sadece gözümüzü çekmesi, izleyicinin merakını uyandırması ama tatmin etmemesiydi. Bir göz alıcının konumu izleyicide, orada evin yanındakinden tamamen farklı bir ruh hali deneyimlemek üzere binaya gitme isteği uyandırmalıdır.
- °•Önce biz binalarımızı şekillendiririz sonra binalar bizi şekillendirir°•
- ‘Önce biz binalarımızı şekillendiririz sonra binalar bizi şekillendirir’
--reklam--
Bana Ait Bir Yer İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitap içimi ısıtan bir kitap oldu. Kitap okumayı, kitaplar üzerine düşünüp yazı yazmayı seven, doğanın içinde kendiyle baş başa olmayı seven herkesin sevebileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazar, yazıları yazmak ve okuma yazmak için kendine ait bir yer inşa etmeye başlıyor. Mimarlık ve marangozluk hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan yazarın bu konulardaki edindiği bilgiler, bu alanı okuyan öğrenciler için de faydalı olacağını düşünüyorum. Winston Churchill in ünlü ifadesinde olduğu gibi “ önce biz binalarımızı şekillendiririz ve sonra binalarımız bizi şekillendirir.” (ŞERİFE YANIK DURNA)
Okudukça siz de kendinize ait bir yer inşa etme hevesine ve bu konuda gerekli bazı bilgilere erişiyorsunuz. Mimari/inşaat-ilişkili detaylar yer yer sıkıcı gelse de son yıllarda batı ülkelerinde giderek artan minik evler yapıp içinde yaşama fikri hakkında kendinizi sorgulayabileceğiniz bir noktaya ulaşıyorsunuz. Herkesin yalnız kalabileceği, kendine ait bir ev veya odaya ihtiyacı vardır. (Sibel Ertek)
Evim bana mı benziyor?: Yaptığı işin soyutluğu yazarımızı somut bir ürün verme isteğine sürüklemiş ve kendi arazisi içinde kendisi için bir yazı evini kendisi inşa etmeye girişmiş. İlk bölümde neden herkesin “kendine ait bir yere” ihtiyacı olduğunu herkes büyük bir ilgiyle okuyabilir ama tasarım ve yapım aşamalarında biraz mimari bilgisi olmayan kişilerin ilgisini kaybedebileceğini düşünüyorum. Mimarlıkla biraz temasınız varsa bu alanın farklı bakış açılarından nasıl görüldüğünü, her gün yaşadığınız iletişim problemlerinin herhangi biri inşaatta kısa bir süre vakit geçirdiğinde hemen ortaya çıkıverdiğini, refleks olarak verdiğimiz kararların neredeyse evrimsel süreçlerden geçtiğini zevkle okuyabilirsiniz. Bugün evlerimiz sadece barınma ihtiyacımızı karşılamıyor; onların bizi yansıtmasını istiyoruz. Zaten var olan bir evi kendimize benzetmek yerine en baştan inşa etme şansımız olsaydı hem bizi tam anlamıyla yansıtır hem de tüm fonksiyonlarıyla bize hizmet edebilir miydi? Çatısı akmasın ya da ısınabilsin diye bize olan benzerliklerinden taviz vermeyi kabul eder miydik? Evinizin şehrin neresinde olduğu, pencerenizi açtığınızda neyi gördüğünüz, evinizin en çok neresinde rahat ettiğiniz, hangi mobilyadan nefret ettiğiniz “ben kimim?” sorusuyla vakit geçiren herkes için çok fazla malzeme verecektir. (CUCU)
--reklam--
Bana Ait Bir Yer PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michael Pollan - Bana Ait Bir Yer kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bana Ait Bir Yer PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michael Pollan Kimdir?
Amerikalı yazar, gazeteci ve aktivist olan Michael Pollan aynı zamanda Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de profesörlük yapmaktadır. Yazar, kitaplarının çoğunda yiyecek endüstrisinin bilinmeyen noktalarını ortaya koyarak okurları bilgilendirmeyi amaçlar.Türkçe'ye henüz iki kitabı çevrilmiştir: Arzunun Botaniği ve Etoubur-Otobur İkilemi
--reklam--
Michael Pollan Kitapları - Eserleri
- Arzunun Botaniği
- Bana Ait Bir Yer
- Etobur-Otobur İkilemi
- How to Change Your Mind
- Food Rules: An Eater's Manual
- Cooked
--reklam--
Michael Pollan Alıntıları - Sözleri
- Bu kulübeler her ne kadar ailemizin kanatları altındaysa da, evin derinliklerinde başka bir iç mekan, iç ve dış, özel ve kamusal, benlik ve dünya arasında biz çocukların kontrol edebileceği ikinci ve daha anlaşılır bir cephe oluşturuyordu. (Bana Ait Bir Yer)
- Bu dünyada herhangi bir ormanın içinde olup ışıkları yanan tüm evlerin, içerdeki bir kişiyi ve yaşanmakta olan bir hikayeyi imâ ettiğini, dolayısıyla benimkinin de bunu yaptığını düşünüyorum. (Bana Ait Bir Yer)
- Sağlıklı yemek konusunda takıntılı bir toplumun nasıl bu kadar sağlıksız olduğu konusu kayda değerdir. (Etobur-Otobur İkilemi)
- Kenevir, onun için felaket sayılacak uyuşturucu savaşını, alanını genişletmekte kullandığı büyük bir fırsata dönüştürdü, ki bitki dünyasının geri kalanının büyük bir bölümü için, küresel ısınma da böyle olacak. (Arzunun Botaniği)
- mantarın en önemli özelliği ise organik molekülleri ve mineralleri parçalaması ve güçlü enzimleri sayesinde bunları basit moleküllere atomlara dönüştürebilmesidir. (Etobur-Otobur İkilemi)
- Mistisizm Köktencilik için panzehirdir. (How to Change Your Mind)
- Sonuçta bu kulübeyi kendi kendime inşa etmek istememin sebeplerinden biri Orası dünyasına fazla kapılmış ve Burasının yabancı bir ülke gibi gelmesine sebep olacak kadar soyutlamalarının ve tefekkürlerinin içine batmış olduğum hissine çare bulmaktı. (Bana Ait Bir Yer)
- ... ama bana kalırsa bir kutu salatanın beş bin kilometre ya da beş gün uzağa gönderilmesi onun organik niteliğinin sorgulanmasını kaçınılmaz hale getiriyordu. eğer bu iyi- paketlenmiş kutu organik tanımlamasını hak ediyorsa belki de daha küçük ve daha az endüstrileşmiş gıdaları tanımlamak için başka bir kelime bulmamız gerekecekti. (Etobur-Otobur İkilemi)
- °•Önce biz binalarımızı şekillendiririz sonra binalar bizi şekillendirir°• (Bana Ait Bir Yer)
- O maddenin beyin ve ruh halini etkileyen niteliklerini ortaya koyarak, Körfez bölgesinin psikoterapi çevrelerine empatojen adlı maddeyi tanıtmıştır. Kısa süre sonra bu Ekstazi diye bilinen gece kulübü maddesine dönüşecektir. (How to Change Your Mind)
- İnsanlar da yemek yemek amacıyla ağızlarını her açışlarında belirli miktarda kan kaybederler. İdeal olanı ağzınızı her açtığınızda daha büyük lokmalar almanız ve böylelikle her bir lokmada daha fazla miktar yiyeceği sindirmenizdir. (Etobur-Otobur İkilemi)
- Her şeyden önce bana bir manzaradan çok daha fazlasını sunan bu bina ve bu yeni pencereler. Sonra yol boyunca edindiğim yeni ve kimi zaman muhalif bakış açıları vardı; marangoz ve mimarın ve tabii ki çırağınki. Bunların hepsi de yeni birer pencereydi. Belki bir şeyleri “gerçekten” oldukları gibi görmek onları yeni bir açıdan, dikkatlice bakarak ve birden çok bakış açısıyla görmek kadar önemli değildi. (Bana Ait Bir Yer)
- Ya bu dilbilgisi baştan sona yanlışsa? Ya aslında kendine hizmet eden bir kibirden ibaretse? Bir yabanarısı da muhtemelen bahçede kendisini bir özne, nektar damlası için yağmaladığı çiçeği de nesne sayıyordur. Ancak şunu biliyoruz ki, bu sadece arının büyük resmi göremeyişinden kaynaklanıyor. Meselenin aslı şu: Çiçek, arıyı, polenini çiçekten çiçeğe taşıması için zekice kullanmıştır. (Arzunun Botaniği)
- "Evrim bile evrilir." (Arzunun Botaniği)
- "Ya bu dil bilgisi baştan sona yanlışsa? Ya aslında kendine hizmet eden bir kibirden ibaretse? Bir yabanarısı da muhtemelen bahçede kendisini bir özne, nektar damlası için yağmaladığı çiçeği de nesne sayıyordur. Ancak şunu biliyoruz ki, bu sadece arının büyük resmi göremeyişinden kaynaklanıyor. Meselenin aslı şu; çiçek arıyı, polenini çiçekten çiçeğe taşıması için zekice kullanmıştır." (Arzunun Botaniği)
- Karmaşık bir sistemi anlamanın iyi bir yolu onun düzenini bozmak ve ardından neler olduğuna bakmaktır. (How to Change Your Mind)
- Mısıryağını yemek pişirmek ya da salata yapmak amacıyla kullanırız. Margarin ya da işlenmiş gıda üretimi için de kullanabiliriz: Hidrojen atomları, oda sıcaklığında katı kalması amacıyla yağ moleküllerine dönüştürülürler (her ne kadar hayvan yağlarına sağlıklı bir alternatif geliştirmek amacıyla kullanılmaya başlansa da tıbbi araştırmacılar bu hidrojene nebati yağların damarlarımız açısından tereyağından daha fazla zararlı olduğunu söylemektedirler) (Etobur-Otobur İkilemi)
- Binanın yeri evden görünsün, ama sadece biraz, derlerdi. Mesele, binanın sadece gözümüzü çekmesi, izleyicinin merakını uyandırması ama tatmin etmemesiydi. Bir göz alıcının konumu izleyicide, orada evin yanındakinden tamamen farklı bir ruh hali deneyimlemek üzere binaya gitme isteği uyandırmalıdır. (Bana Ait Bir Yer)
- Ruh doktorları bir hastanın çiçeklere karşı kayıtsızlığına klinik depresyon semptomu gözüyle bakar. Anlaşılan, açmış bir çiçeğin kendine özgü güzelliği, bir kişinin zihnindeki siyah peçeyi ya da sapIantılı düşünceleri delip içeri giremez olduğunda, o zihnin duyumsal dünyayla bağlantısı da tehlikeli bir şekilde aşınmış oluyor. (Arzunun Botaniği)
- Aslına bakarsanız tavuk nugget'ın dehası burada yatmaktadır: Tavuğu çatal ve bıçaktan özgürleştirmiş; onu öncülü hamburger gibi konforlu, atıksız ve araba-dostu bir hale getirmiştir (Etobur-Otobur İkilemi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin