Kitap Künyesi
Yazar: Sinan Yağmur
Yayın Evi: Hayy Kitap
İSBN: 9786059841023
Sayfa Sayısı: 384
Barış Peygamberi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Kadın, erkeğin gelincik çiçeğidir” diyerek kadınlara verdiği değeri zarafetle ifade etmişti.
“Ben ne kralım ne de sultan, kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum” sözleriyle hepimize alçakgönüllülüğü öğretmişti.
Evrensel barışın ve hoşgörünün hikmetini şu kelimelerle anlatmıştı bizlere: “Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp dost elini uzatmandır.”
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Barış Peygamberi idi. Affedici sevgisi, güzel ahlakı, cömertliği, merhameti, şefkati, vefakârlığı, fedakârlığı ve adaleti ile tüm insanlığa örnekti.
İslamofobinin körüklendiği, ‘İslam eşittir şiddet’ algısının şeytanice yönetildiği, savaşın ve kutuplaşmanın arttığı şu ahir zamanlarda, Güzel İnsan’ın ‘barışta ısrar eden’, ‘kılıç yerine kalemi seçen’ yönünü tanımak hepimize iyi gelecek
Barış Peygamberi Alıntıları - Sözleri
- “Bela insanın diline bağlıdır.Bir kimse bir şeyi ‘Ben asla böyle bir şey yapmam’ dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.” “Bilin ki,ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir.Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir.”
- Ben yeryüzü yetimiyim. Ancak yüreklerin yetimi değilim. İnsanlığın yüreklerinde nurum vardır.
- "Memleketler, Allah'ın memleketleridir. Kullar da Allah'ın kullarıdır. Nerede hayır bulursan orada yerle. "
- "İslam dini zaman, mekan ve insan bakımından evrensel olan ilk ve son dindir. Ten, renk ve ırk ayrımı yapmaz, meseleleri belirli bir zaman dilimine hapsetmez, belirli bir coğrafyayı değil evreni kucaklar ve kuşatır. Üstünlüğü cinsiyete indirgemez. Müjde ve sevgi dini olması ile evrensel bir kimlik sahibidir. "
- Bir insanı, akıl yönünden eğitip de ahlak yönünden ihmal ediyorsanız, toplumun başına bir bela hazırlıyorsunuz demektir. (Theodore Roosevelt)
- Modern insanın, 20.yüzyılın ortası gibi yakın bir geçmişte milyonlarca sivil, masum insanı sadece belli bir dine ve ırka ait olduğu için boğazlamış olması gerçeğine karşın, onun dini ve ümmeti yüzyıllardır dünyanın her yerinde etnik veya manevi kimliklerinden ötürü baskı gören, hor tutulan insanların sığındıkları son ada olmuştur. Müslüman toplumuna bu kültürü, İslam tarihine bu karakteri kazandıran temel dinamik Hz. Muhammed'in (s.a.v.) söz ve davranışlarıyla gerçekleştirip, öğrettiği "hoşgörü devrimi" dir.
- Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın.
- Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi 'Ben asla böyle bir şey yapmam' dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır.
- Hiç kimse Hz. Muhammed'in (s.a.v.) kurallarından daha ileri bir adım atamaz. Biz Avrupa milletleri medeni imkanlarımıza rağmen Hz. Muhammed'in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Şüphe yok ki bu yarışmada kimse onu geçemeyecektir. (Goethe)
- "Ben yeryüzü yetimiyim. Ancak yüreklerin yetimi değilim. İnsanlığın yüreklerinde nurum vardır.."
- "Peygamberimiz birkaç gün yiyecek bir şey bulamamıştı, aç kalmıştı. Bu durumu öğrenen Hazret-i Ali, Efendimize ikram etmek amacıyla bir şey aramaya koyuldu. Medine' nin dış mahallesinin birinde bahçesini sulamakta olan bir Yahudi' yi gördü. Gitti, iş aradığını söyledi. Yahudi de kuyudan çektiği her kova karşılığında bir hurma vereceğini söyledi. Hazret-i Ali kabul etti ve çalışmaya başladı. On yedi kova çektikten sonra işi bıraktı, en iyi hurma cinsinden on yedi tane hurma kazanmış oldu. Sevinç içindeydi. Hemen peygamberimizin huzuruna gitti. Hurmaları Peygamberimize takdim etti. Peygamberimiz: "Ey Hasan' ın babası, bu hurmaları nereden aldın?" Hazret-i Ali: "Ya Resulallah, aç kaldığınızı öğrenince iş aramaya başladım, bir Yahudi' nin kuyusundan su çekerek bu hurmaları kazandım." Peygamberimiz: "Bu işi Allah' ı ve Resulü' nü sevdiğin için mi yaptın?" Hazret-i Ali: "Evet, ya Resulallah."Peygamberimiz: "Hangi kul Allah ve Resulü' nü severse, fakirlik ona selin yatağına akışından daha hızlı gelir. Allah ve Peygamberini seven kimse belalara karşı silahlansın." Burada fakirlik, manevi bir makam olan Allah'a karşı fakirliğini bilmektir. Ne kadar zengin olursa olsun bütün malın ve mülkün Allah'a ait olduğu bilincine varmaktır. Böyle bir insana gelecek olan belalar ise, şeytanın ve nefsin o insanla daha çok uğraşması demektir. Bunun için insan bu görünmez düşmanlara karşı hazırlıklı, dikkatli ve uyanık olmalıdır. İmandan gelen bu sevgiyi arttırmaya çalışmalıdır.
- " Bütün Mekkeliler gibi Hz. Muhammed (s.a.v.) de amcası ile birlikte ticaret yapıyordu. Gerek çocukluğunda gerekse ticaret hayatında dürüstlüğü ile tanınmıştı. Sözünde durmadığı, yalan söylediği, başkalarına zarar verecek bir davranışta bulunduğu, bir kimseyi incittiği asla görülmemiş ; dürüstlüğü dillere destan olmuştu. Bu yüzden Mekkeliler ona "el-Emin" (HER KONUDA GÜVENİLİR KİŞİ) diyorlardı. "
- “Benimle benden önceki diğer Peygamberlerin misali, şu adamın misali gibidir. Adam mükemmel ve güzel bir ev yapmıştır, sadece köşelerinin birinde bir tuğla yeri boş kalmıştır. Halk evi hayran hayran dolaşmaya başlar ve (o eksikliği görüp) ‘Bu eksik tuğla konulmayacak mı?’ der. İşte ben bu tuğlayım ve ben Peygamberlerin sonuncusuyum.”
- "Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın"
- Abdullah bin Mes'ud'un rivayetine göre, bir gün Resul-i Ekrem Efendimiz, Sahabilere, "Yüce Allah'tan hakkıyla, gerçek haya ile haya ediniz" tavsiyesinde bulununce, Sahabiler, "Ya Resulallah, Allah'a hamd olsun, biz Allah'tan haya edip utanıyoruz" dediler. Bunun üzerine Hz.Peygamber (s.a.v) şu tavsiyede bulunur: "Haya etmek böyle değildir. Allah'tan hakkıyla haya etmek, başı ve başın taşıdığı organları, karnı ve karnının içine doldurduğu organları haramdan korumak, ölümü ve toprak altında çürümeyi hatırda tutmaktadır. Ahireti isteyen kişi de dünyanın ziynetini bırakır. İşte, kim böyle yaparsa, Allahtan gerçek manada haya etmiş olur"
Barış Peygamberi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sevgi Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin hayatını, faaliyetlerini, kendi dönemine ve vefatından sonra da on dört asırdır günümüze dek insanlara ışık tutan ve halen de tutmaya devam eden davranışlarının anlatıldığı eser. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) toplumsal hayat için gerekli olan temel değişiklikleri gerçekleştirmiştir. Bütün bu faaliyetlerinin sonucu olarak, vahyin ışığında, mükemmel kişiliğiyle ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki alanlarda gerçekleştirdiği uygulamaları sayesinde "cahiliye" olarak nitelendirilen ve temel özellikleri bilgisizlik, putperestlik, kabile asabiyeti, zorbalık, zulüm, haksızlık, başıbozukluk, merkezi otoriteden yoksunluk, adaletsizlik, barış ve nizamdan uzak bir hayat, çocukları öldürmek, vahşiyane hareketler, kan davası gibi davranışlar olan bir dönemi kapatarak yerine sulh ve sukunun hakim olduğu yepyeni bir toplum oluşturmuştur. (Melis Arslan)
Peygamberimizi tanımamızı kolaylaştıracak bir kitap. Basmakalıp bilgilerle yetinmek istemeyen kardeşlerim şiddetle okumalıdır. Bugünkü dünya mirasının Allah'ın eşçisi Muhammmed (sav tarafından) nasıl atıldığının göstergesidir... Medeniyet islamdadır (çağlar doğan)
Sevgili peygamberimizin hayatını ve İslam dininin ortaya çıkışını anlatıyor. Kitapta olayların anlatım şekli ve sırası güzel. Anlaşılır bir dille yazılmış. Ancak fazlaca anlatım tekrarına düşen yerler var. Özellikle kitabın son kısımlarında sıkılılabilirsiniz. Sanki aynı şeyleri 3-4 kez okuyor gibi oldum. Beklentimin altında kalan bir eser oldu. Peygamberimizin hayatını farklı bir kitaptan okumanızı öneririm. (Örneğin, Necip Fazıl Kısakürek*Çöle İnen Nur) (1 duygusuz)
Kitabın Yazarı Sinan Yağmur Kimdir?
Sinan yağmur (1965, Kırşehir doğumlu) Türk tasavvuf, aşk yazarı ve öğretmen.
Eğitimi
İlk ve orta öğrenimini Kırşehirde tamamladı, Kırşehir imam hatip lisesinden 1984 te, selçuk üniversitesi ilahiyat fakültesindende 1990 yılında mezun oldu. Aynı yıl kelam ve islam felsefesi ana bilim dalında yüksek lisansa başladı.
Özel Hayatı
1991 yılında kadınhanı imam hatip lisesinde öğretmenliğe başlayan Sinan Yağmur sırasıyla Konya İmam Hatip Lisesi, ve Meram Dr. Ali Rıza Bahadır İmam Hatip Lisesi'nde idarecilik görevlerinde bulundu, halen Naci’ye Mumcuoğlu Lisesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevini sürdüren Yağmur, evli ve 2 çocuk babasıdır.
Selçuk belediyesince organize edilen aile okulunda aile içi iletişim, eşler arası sevgi köprüsü konularında konferans etkinliğinde bulunan yazar ulusal ve yerel tvlerde eğitim proğramlarına katılmıştır.
Çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmaktadır.
Sinan Yağmur Kitapları - Eserleri
- Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana
- Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems
- Aşkın Gözyaşları 3 - Kimya Hatun
- Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v)
- Mesneviden Hikayeler
- Babalar da Ağlar
- Öğretmence Sevebilmek İnsanı
- Aşkın Meali 1 - Hz. Yusuf ile Züleyha
- Kerbela
- Aşk'a Yolculuk - Veysel Karâni
- Aşkın Gözyaşları 4 - Hallac-ı Mansur
- Tennure ve Ateş
- Aşkın Meali 2 - Hz. İbrahim Ve Hacer
- Aşkın 7 Hali - Bişnev!
- Aşka Yol Alma Defteri
- Benim Annem Bir Melek
- Hüzün Yanığı 1
- Tarihimi Çok Seviyorum
- Barış Peygamberi
- Her Anne Bir Melektir
- 16 Türk Devleti
- Aşkın Gözyaşları 5 - Yunus Emre
- Mevlana'dan İnciler
- Aşkın Meali 3 - Hz. Ali ve Fatma
- Hüzün Yanığı 2
- Sevgi Öğretmeni
- Aşk'a Yolculuk 2
- Mesnevi'den Hikmetler
- İmam-ı Azam Ebu Hanife
- Ravza'nın Yıldızları-1
- Ravza'nın Yıldızları-2
- Ravza'nın Yıldızları-3
- Genç Yüreklere Dokunmak
- Aşkın Gözyaşları
- Minik kalplere Dini Hikayeler
- Mevlana'dan Nefesler
- Aşkın Gözyaşları Şems - Kalem Arkası
- Bana Tarihimizi Anlat
- Aşkın Son Ozanı
Sinan Yağmur Alıntıları - Sözleri
- Annelerinizin kıymetini bilin! (Her Anne Bir Melektir)
- , "Bilginin ışığı kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur." ... (Tarihimi Çok Seviyorum)
- Kitap okumak meslek, imtihan için değil; insan kalabilmek, aydınlanmak ve aydınlatmak için okunur. Kitap okumanın ne bir meslekle alakası vardır ne de insanın yaşı ile. Okumak alışkanlık değil,aşktır. (Sevgi Öğretmeni)
- Ömer Bin Abdülaziz halife olduktan sonra " hiç kimse bana körü körüne itaat etmeyecek! Allah'ın emirlerine uymayan talimatlar için kula itaat yoktur ! Ben sizin en hayırlınız değil, sadece sizden biriyim." demiştir. Halife olduktan bir sene sonra onun çocukluğunu, gençliğini bilen birisi yanına yanaşıp ona şöyle demiş: "Ömer ne hale geldin sen, erimiş bir deri bir kemik kalmışsın." Halife Ömer, "Ziyad, bir de beni mezara girdikten üç gün sonra görsen ne halde olacağım," cevabını vermiş. (İmam-ı Azam Ebu Hanife)
- İletişim, dijital ve sanal bir dünyamız var. Her şey dokunmatik… Tuşa dokun uzak yakın olsun. Klavyeye dokun uzun süreler yakın olsun. Dijital oldu her dokunduğumuz. Her şeye dokunan insanlık, esas dokunması gerekeni unuttu: GÖNÜL. (Aşkın Gözyaşları Şems - Kalem Arkası)
- İnancımız bizi asla yarı yolda bırakmaz, ümidimiz hep kafamızda bir yerlerdedir. (Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v))
- Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım Ben bir bahçe suluyorum gönlümde Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden Ne güller fışkırır çilelerimden Kandır, hayattır, emektir benim güllerim Korkmadım, korkmuyorum ölümden Siz çiçek getirin yalnız çiçek getirin (Öğretmence Sevebilmek İnsanı)
- Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi 'Ben asla böyle bir şey yapmam' dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. (Barış Peygamberi)
- "Hayata bağlı olanlar korkardı ölümden.Her şeyleri bu hayat olanlar" (Ravza'nın Yıldızları-3)
- Her doğum yapan kadın anne değildir (Her Anne Bir Melektir)
- Bilesin ki yari uyuyanın yarası uyumaz. (Aşkın Meali 1 - Hz. Yusuf ile Züleyha)
- Dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana, bir şeyler anlatacağım bütün kulaklardan gizli, herkesin ortasında konuşacağım; ama senden başka duyan olmayacak söylediklerimi... (Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli Şems)
- Anne-babaların üzerinde en fazla durduğu konulardan birisi, çoçuklarının sağlam karakterli olmasıdır...........Doğruluk, dürüstlük, cesaret, fedakarlık, yardımseverlik, sorumluluk, vefa, sabır, azim, hak ve hukuka dikkat gibi çeşitli vasıflar ideal karakteri oluşturmaktadır. Çoçuk bu vasıfları anne-babasından görerek, anlatılanları dinleyerek ve eğitim sürecinde aktırılanları özümseyerek belli ölçüde kazanır. Bu özellikleri kazandırmada daha farklı ve yararlı yöntemler de kullanılabilir. Bu biri, tarihimizdeki mümtaz şahsiyetlerin örnek alınmasıdır.............Başka yöntemlerle kazandırılamayan bir karakter özelliği, örnek bir şahsiyetin hayatının anlatılmasıyla kolayca kazandırılabilir. İYİYİ NAZARA VERME, İYİ OLMA SÜRECİNDE ÖNEMLİ BİR YOLDUR. .... .... (Tarihimi Çok Seviyorum)
- Ben yeryüzü yetimiyim. Ancak yüreklerin yetimi değilim. İnsanlığın yüreklerinde nurum vardır. (Barış Peygamberi)
- “mesafeler yollardadır, gönül kırk diyar öteden sever.” (Aşkın 7 Hali - Bişnev!)
- Kılıç ne kadar keskin olursa olsun, yumuşak pamuğu kesemez.. (Aşk'a Yolculuk 2)
- Aynı dili konuşan değil aynı acıyı yürek katığı yapanlar anlaşabilir. (Aşk'a Yolculuk 2)
- İslam dini yeryüzüne inmiş en kıymetli hazinedir. (İmam-ı Azam Ebu Hanife)
- Hayatta tek dostum yine kitaplarımdı (Her Anne Bir Melektir)
- " Ben kuru ekmek yiyen bir kadının oğluyum. Ben ne kralım ne de sultan. Ben kulum. Sadece kul. " Hz. Muhammed ( s.a.v.) (Cennetin Gülü Hz. Muhammed (s.a.v))
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin