Kitap Künyesi
Yazar: Enis Batur
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları
İSBN: 9786059799348
Sayfa Sayısı: 84
--reklam--
Basit Bir Es Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Eğer, bir kış sabahı, trenin biriki dakikalığına durduğu uzak bir ülkenin taşra istasyonundan binen tek yolcu karşındaki boş koltuğa oturur ve çantasından senin yıllar önce yazdığın bir kitabı çıkarıp okumaya koyulursa, şaşırma: Bu sahne başka bir yazar tarafından senin için yazılmıştı.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Basit Bir Es Alıntıları - Sözleri
- "Her an herkesin, hepimizin vakti azalıyor şurada, her birimizin doğrudan ölüme dur durak bilmeden vakti azalıyor..."
- 'Hiçbir cümle özünde masum değildir."
- "Herkesin onbeş dakikalığına ün kazanabileceği dönem geride kaldı, bugünün olanakları daha uzun bir zaman dilimine hak kazanılmasını sağlayacak türden."
- olan ve olagelecek herşeyin değiştirilemez bir sırası, çözülemez bir hazır gizi vardır. ben, sen , o, öteki bu döngünün gerçekliğinden taşamaz, benzersiz bir istisna yaratamayız; evrenin düzeni budur.
- kitap daha iyi bir dünyanın kılavuzu olabilir birçok örnekte,
- Her an herkesin, hepimizin vakti azalıyor şurada, herbirimizin doğrudan ölüme dur durak bilmeden vakti azalıyor...
- Sen bir şehirden ötekine gitmek için trene binmeyi seçmişsindir; bütün beklediğin sakin, rahat bir yolculuk olmasıdır, olmaz.
- "Kitabını okumakta olan bir okura rastlayabileceğini aklından hiç geçirmemiş bir yazarın hayâl gücünün kısır kaldığını söylemek abartılı mıydı acaba?"
--reklam--
Basit Bir Es İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Basit Bir Es* kitap yorumu: Herkese merhabalarr. Bugün ilginç bir kitapla geldim. birkutukitapcom sayesinde okuduğum Harika kitaplardan biriydi , teşekkürler <3 Uzatmadan yoruma geçiyorum :) ... Kitap birçok yönüyle oldukça farklı. Örneğin basım şekli : her sayfada bir paragraf var. Bazen bu paragraflar kısacık bazen sayfanın yarısı kadar. Yazarın anlatımı da diğer okuduğum yazarlara göre farklıydı. Örneğin kendi fikrini belirttiğinde tam zıttını da söyleyip kendini çürütüyordu .Yaşadığı çelişki , zorluk kitabı okurken hissediliyordu. ... Bir yazar olduğunuzu düşünün , eserleriniz farklı dillerde bile basıldı , dünyanın birçok yerinde okurunuz var. Bir gün bir tren yolculuğuna çıktığınızda karşınızda oturan kişi , yolculuk başladığında kitap okumaya başlıyor. Bir fark ediyorsunuz , sizin yazdığınız eserlerden biri ama farklı bir dilde. Sohbete başlar mıydınız , kendinizi bu kitabın yazarıyım diye tanıtır mıydınız yoksa sesinizi çıkarmayıp yolculuğun bitmesini mi beklerdiniz ? Bu eserde yazarın yaşadığı çelişkiyi okuyor ve yaşadığı bu çelişkiye hak veriyorsunuz .Bazı insan profilleri yani insanların karakterleri hakkında fikir sahibi olmamı sağlayan bir kitap oldu. Konusunun özgünlüğü bakımından kitabı sevdim. Ancak kelime fazlalığı olduğunu düşünüyorum bir de noktalama... Birçok yerde göz tırmalayan virgüller ... ... Eğer farklı bir kitap arıyorsanız sizi yormayacak ve yazarların zihinlerinden geçenleri az çok öğrenmek isterseniz kitaba bir şans verebilirsiniz. :) ... Soru gelsin o zaman: Siz olsaydınız yazmış olduğunuz kitabı okuyan birine rastladığınızda laf atıp sohbet başlatır mıydınız ? Ya da kendinizi en azından ben bu eserin yazarıyım şeklinde tanıtır mıydınız ? Yorumlarınızı bekliyorum :)) ... Açıkçası ben tanıtmazdım ve yolculuk bitince trenden inerdim ancak kitabımı okuyan birini gördüğüm için heyecanım ve mutluluğum devam ederdi ;) (Sude)
Refakatçilikte bitirdiğim bir kitap oldu. Güzel bir göz gezdirme ile kitabı sevmiştim halbûki yanılmışım. Şöyle ki, kitap çok durağan. İnce dokunuşlu daha güzel cümleler beni daha fazla cezbedebilirdi. Pişman mıyım bilmiyorum ama içerisinde beğendiğim birkaç cümlenin olması bile beni mutlu ediyor. O yüzden susuyorum. :) Daha güzel kitaplarda buluşmak üzere... (Mavi Huyy⠀ོ)
Spoiler Çıkabilir: Kitabı aldım elime. Yeni bir yazarla tanışma heyecanına karışan merak ve “yeni başlangıçların o sonsuz mutluluğu işte”. Calvino’ dan bir alıntı. Gülümsüyorum... “Kitabın içindeki okur buradaki okur olduğunu iddia etmekte..” diye devam ediyor. İlk anda bir anlam veremeden çeviriyorum sayfayı. “Eğer,bir kış sabahı…” aklıma Calvino’ nun “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu” kitabı geliyor. Çık aklımdan. Kitaba dön.. Bir yolcu binmiş trene, karşına oturmuş ,senin kitabını çıkarmış çantasından. Bu sahne diyor, bir başka yazar tarafından senin için yazılmıştı. Çeviriyorum sayfayı adam kararsız. Çeviriyorum hala düşünüyor, söylesem mi, söylemesem mi! Nereye varacak bu işin sonucu derken, konuşsa ya güzel bir muhabbet çevirirlerdi diyorum kendi kendime. Sonra bir şeyler dank ediyor kafamda. O trendeki yolcu ben değil miyim ya! Baştan beri benimle konuşmuyor mu zaten! Hemen Calvino’ daki alıntıya dönüyoruz. ”Kitabın içindeki okur buradaki okur olduğunu iddia etmekte buradaki kitap kitabın içindeki kitap olmayı istemekte.” Hemen bir es veriyoruz burada, .. karşı duvara bakarak olayları tekrardan çeviriyoruz kafamızda ve hadi canım diyerek bu oyuna devam etmek istiyoruz... Oyunda olduğumuzu hala anlamamış gibi yapıyorum. Yazar , okur ilişkilerine değiniyor bu arada. İhtimallerle birlikte gözümüze okur -yazar çeşitleri çıkıyor. Ben hangisiyim acaba? “Evet sen hala sahnenin içindesin. Yazar baştan uca şimdiki zaman kipini kullansa bile, kurmacanın tek şimdiki zamanı yazıldığı an var olur, oysa Hayat yalnızca şimdi ki zamanlardan oluşur, sen kendini bildin bileli buna inanmışsın. Okurken kitabın şimdiki zamanında mıyım yoksa kendimin mi? İlerliyorum hala oyun nasıl bitecek derken, Haydaa diyorum. Bu sefer yazar değişiyor. O trende karşıdaki boş koltukla yolculuk yaparken karaladıklarıymış ilk sayfadaki cümleler. Trenden iniyor, şimdi onu okuyoruz, bir yere oturuyor. Başlıyor yazmaya. İşte o kitap bu kitap. (Betül Havva)
--reklam--
Basit Bir Es PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Enis Batur - Basit Bir Es kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Basit Bir Es PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Enis Batur Kimdir?
Şair, Deneme Yazarı, Yayıncı. Şair kimliğiyle bir yandan büyük projesini, "Opera" adlı epik şiirini sürdürürken bir yandan lirik şiirler ve deneysel metinler yazıyor. Denemeci kimliğiyle Türkiye'nin ve dünyanın kültür ortamıyla hesaplaşıyor; kendi öğrenme, kurcalama merakının sonuçlarını okurlarıyla paylaşıyor; içinde bulunduğumuz ortamda bir insanın bir hayat projesi olmasının, bu projeyi sürdürmesinin koşulları üzerinde düşünüyor. Yayıncı kimliği ile 1970'den bu yana Türkiye'nin kültür ortamında bir şeyleri değiştiriyor; Türkçe kitap raflarındaki gedikleri kapatmaya çalışıyor. Yazdıkları ve yaptıklarıyla kimileri için yol gösterici bir ışık oldu, devam etme, kendi yolunu arama gücü verdi. Öte yandan, büyük sermayenin (Yapı Kredi Bankası) emrine girdiği; Kendi "eküri" sini yeteneğe bakmadan gözettiği; çok şey bilme çabası içinde bir şey yapamaz hale geldiği; çok kitap yayınladığı; Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur'un oğlu olduğu için eleştirildi.
Yaşamöyküsü
28 Haziran 1952'de Eskişehir'de doğdu. Çocukluğu Eskişehir ve Napoli'de, ilkgençlik yılları İstanbul ve Ankara'da geçti. 1973'de gittiği Paris'te dört yılı aşkın bir süre yaşadıktan sonra Ankara'ya döndü. Askerliğini Çankırı'da yaptı. 1983'de İstanbul'a yerleşti.
Batur, Çağdaş Kent dergisini 1982'de çıkardı, ilk sayısıyla birlikte dergi sıkıyönetim tarafından yasaklandı. 1983'de Avrupa Ülkeler Ansiklopedisi'ni, 1984'de İslam Ülkeleri'ni yayına hazırladı, İstanbul'dan Göreme'ye Kültür Mirasımız eklerini Milliyet için yönetti. 1987-88 arası Şehir dergisini çıkaran ekibin başında yer aldı. 1990 sonrası şehir monografilerine yöneldi: İstanbul için Şehrengiz ile başlayan dizide Ankara, Ankara ile Üç İzmir'in çatılarını oluşturdu. Tarih Vakfı'nın İstanbul Ansiklopedisi'ne ve İstanbul dergisine katkıda bulundu. Yeryüzü Suretleri, Bir Beyoğlu Fotoromanı, Demir Yol sergilerinin sunumlarını üstlendi. İstanbul ile ilgili metinleri, Fransa'da Omnibus'un İstanbul kolektifinde yeraldı, Ara Güler'le birlikte Fata Morgana'da İstanbul des Djinns'i imzaladı. Paristanbul, Türk Edebiyatında Paris, çiftdil yayımlanan Okyanusa Bakan Bir Odada Üç Türk Yazar seyyah-yazar deneyimlerini aktardığı öteki kolektif yayınlardan birkaçı. Bunlara, 2001-2002 döneminde hazırladığı, çift dil yayımlanan iki oylumlu antolojisini eklemek gerekir: Avrupa Güneşinin Doğduğu Yere Yolculuk ve Beş Kıtada Türk Seyyahları.
İlk yazısı 1970'de, ilk kitapları 1973'te yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Dairesi Başkanlığını (1979-1980), Milliyet'in kültür servisi ve yan yayınlar yöneticiliğini (1983-1984), Milliyet Büyük Ansiklopedi'nin (1986) ve Dönemli Yayıncılık'ın genel yayın yönetmenliğini (1987-1988) yaptı; 1988'den beri Yapı Kredi Yayınları'nda çalışıyor. Yazı, Oluşum, MEB, Tan, Gergedan, Şehir, Sanat Dünyamız, Kitap-lık, Cogito, Arredemento Dekorasyon, Fol gibi dergilerin hazırlanışında sorumluluklar üstlendi; Remzi Kitabevi'nin (1990-1993), TRT'deki "Okudukça" programının (1994-1999) yayın danışmanlığını yaptı.
Açık Radyo'nun kuruluşuna katkıda bulundu ve "Şifa, Şifre, Deşifre" programını gerçekleştirdi; UNESCO'nun "Göreme'den İstanbul'a kültür mirasımız" kampanyasını (1984) yönetti, Cumhuriyet, Milliyet, Dünya, Aydınlık gazetelerinde, Yeni Gündem, P-Eki, Express, 2000'e Doğru dergilerinde 1978-1998 arası düzenli haftalık yazılar yazdı; yurtdışındaki çeşitli dergilerde ürünleri yayımlandı: Poesia, Il Ebbro Quaterno, Letters Internationales, Quarterly West, Tabaccaria, Podium, Kelk, Connaissance des Arts, Talismen, Didale.
Şiirleriyle Cemal Süreya, Altın Portakal, Sibilla Aleramo ödüllerini, denemeleriyle TDK ödülünü kazandı.
Kitaplarından Opera üzerine Ahmet Oktay'ın kitabı İsrafil'in Sûru ve bir sempozyumun bildirilerini bir araya getiren "Opera Odağında Enis Batur Şiiri", yapıtları üzerine yazılmış yazılardan bir seçmeyi derleyen "Otuz Kuş Bakışı", Hatice Aynur'un hazırladığı "Enis Batur Bibliyografyası 1970-1995" ve Cem Akaş'ın "Belkienisbatur" adlı eserleri hakkındaki başlıca kaynaklardır.
Batur, 1998-1999 akademik yılından 2002-2003 eğitim ve öğretim yılına dek Galatasaray Üniversitesi'nde ders verdi.
--reklam--
Enis Batur Kitapları - Eserleri
- Kitap Evi
- Basit Bir Es
- Kediler Krallara Bakabilir
- Yanık Divan
- Kütüphane
- Bekçi
- Elma
- Gülmekten Ölmek
- Perişey
- Koma Provaları
- Memnu Mıntıka
- Göl Yazı
- Cep Meşkleri
- Bu Kalem Bukalemun
- Tuğralar - Perişey
- Kandil
- Yazboz
- Acı Bilgi
- Gönderen: Enis Batur
- Haneberduş
- Doğu - Batı Divanı
- Hepsi
- Karganame
- A Cappella
- Bu Kalem Melûn
- Yeryüzü : Cehennem
- İblise Göre İncil
- Gövde’m
- Kırkpare
- Başkalaşımlar XI-XX
- Doğu - Batı Divanı 1
- Şiir ve İdeoloji
- Sır: Bir Oynaşı
- Su Tüyün Üzerinde Bekler
- Kravat
- Dalgınlık Kursları
- Mürekkep Zaman
- Tilki
- Rakım Sıfır
- Smokinli Berduş
- Opera
- Başka Yollar
- Darb Ve Mesel
- Kulak
- Bir Balık Bir Başka Balığa Onu Sevdiğini Söyler mi?
- Kurşun Kalem Portreler
- Bu Kalem Un-Ufak
- Başkalaşımlar XXI - XXX
- Kanat Hareketleri - Neyin Nesisin Sen
- Kanat Hareketleri
- İki Deniz Arası Siyah Topraklar
- Bu Kalem Unkudi
- Başkalaşımlar I-X
- Son Kare
- Davalı
- Amerika Büyük Bir Şaka, Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz?
- Nil - İblise Göre İncil - Kandil - Sarnıç
- Sekizinci Günâhın Sonrası
- Suya Seng
- Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları
- 60 mm Dizüstü Meşkler ve İçcep Meşkleri
- Cinlerin İstanbulu
- İçinizde Kaç Koridor Var
- Alternatif: Aydın / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 1. Cilt
- Geronimo'nun Ölümü
- Mekik
- E/Babil Yazıları
- Oktay Rifat'a Doğru
- Uç Şiirler
- Ölesiye Sanat
- Kısa Kısas Kıssası
- Yumurtalarını Kollamak
- Neyin Nesisin Sen
- Issız Dönme Dolap
- Saatsiz Maarif Takvimi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 2. Cilt
- Şehir Meydanında Fıçı Yuvarlamak
- Yazının Sınır Boyuna Yolculuk
- Yazının Ucu
- Yazılar ve Tuğralar
- Gesualdo Bir Tema İçin Çeşitlemeler
- Bir Varmış, Bir Okmuş
- Zoo’m Harflerden Hayvanat Bahçesi
- Doğu - Batı Divanı 2
- Türkiye’nin Üçlemi / Kültür ve Siyaset Üzerine Yazılar – 3. Cilt
- Yolcu
- Eyfel - Modern Zamanların Simgesi
- Merak Cemiyeti Tutanakları
- Paris, Ecekent
- Ziyaretler Kitabı
- Siyah Sert Berlin
- Karanlık Oda Şarkıları
- Patates
- Enis Batur'dan Sinema Yazıları
- Kum Saatından Harfler
- Ada Defteri
- Gütenberg Gökadasına Gezi
- Son Modernler
- Mumya Köpek
- Denemek Sapmak
- Rabia Hatun "Tuhaf Bir Kıyamet" + Kırkbir Şiir
- Alacakaranlıkta Elyordamı İçbükeyler (2017-2020)
- Işık
- Ada Defterleri
- Pasaport Damgaları
- Labirentini Ören Şair
- Söz'lük
- Pervasız Pertavsız
- Simsiyah Soulages ile Konuşmak
- Aciz Çağ, Faltaşları
- İmgeleri Kim Dinler?
- Perec Kullanım Kılavuzu
- Modernlerin Gecesi
- Ziyaret : Bir Konuşma, Belki Fazlası
- Bulutlardan Yontma Kayalar
- Mazruf
- Noksan
- Fetret Notları
- Öteki Pusula
- Papirüs, Mürekkep, Tüy / Seçme Şiirler 1973 - 2002
- Smokinli Berduş
- Başkalaşımlar XXI-XXX
- Gri Divan
- Beş Kıtada Türk Seyyahları
- Küçük Kıpırtı Tarihi (Köşebentler)
- Gerçeküstücülük
- Okuma Lambası
- İnziva Burçları
- Cüz Kıpkısa Metinler
- Abdal Düşü
- 1870 Beyoğlu 2000
- Raffi Portakal: Portakal'ın Yüzyılı
- Şehren'is
- Nigredo : Durayazmak
- Karanlıktan Işık Yontanlar 1976 - 2008
--reklam--
Enis Batur Alıntıları - Sözleri
- “Bir avuç kitabın başımı döndürdüğünü, bir avuç kitabın başımı başka yöne döndürdüğünü söyleyebilirim.” (Kitap Evi)
- - Ne zamandır delisin - Bildiğimden beri (Şiir ve İdeoloji)
- Buenos Aires'ten artık geçmemektedir güneş. Ve biz ölümlülerin kesinliğine kesinlikle inandığımız bir olgu bu: " Borges yaşadıkça toprağın aklında, ışığın korkusu sonsuz olacaktır." (Bu Kalem Bukalemun)
- Bir yaş sınırına dayandığınızda, tam da o çizgiye varmış sayıyorum kendimi, henüz tanışmadığımız, tanımak durumunda kalacağınız insanların varlığı ürkütücü bir nitelik alıyor. Hala birileriyle, anlamlı birileriyle karşılaşma olasılığı var mıdır? Nicedir kirpi, hem de dertop kirpiyim bu düzlemde, üstelik oklarımın zehirli olduğunu da sanmıyorum. Henüz gitmediğim, görmediğim yerler? Heyecanım, düşgücüm bitmedi belki; gene de susuzluktan ölmüyorum. Geriye ne kalıyor. Hayatımı ilkgençliğimden bu yana beslemiş yapıtlar. (Kulak)
- "-her şey bizim içimizde, hemen hep böyle olmuştur." (Göl Yazı)
- Doğaya baktıkça içimde dinlenen tufan insana baktıkça kabardı; seyrek ve acemiydi kaçışlarım, yüzümü döndüm nerede yakıcı bir hal görsem, duydum ağızdan kaçırılmış bir heceyi bile, bir tuzak kazıp içinde salıvermek için mutlak bir av bekledim. (Yazılar ve Tuğralar)
- olan ve olagelecek herşeyin değiştirilemez bir sırası, çözülemez bir hazır gizi vardır. ben, sen , o, öteki bu döngünün gerçekliğinden taşamaz, benzersiz bir istisna yaratamayız; evrenin düzeni budur. (Basit Bir Es)
- Insanın kendi kendisini temsil edebilmesi için, kendisini bir başkasıymış gibi resmetmesi gerekir. (Denemek Sapmak)
- “Estetiğimi kendime mal etmek uzun senelere ihtiyaç gönderdi. Acayip bir kader her şeyimi geciktiriverdi. Öyle ki 59 yaşımda ilk defa olarak ihtiyar bir kız gibi dışarıya gittim. Bunun ne demek olduğunu Fransız edebiyatıyla biraz meşgul olanlar bilir. Kırk yaşımda tek odalı müstakil evim oldu. Her şey, hayatımda her şey geç oldu. İlk nesir kitabım 40 yaşımda çıktı.” “Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki sükût suikastının bir sebebi de belki benim.” (Memnu Mıntıka)
- "Servet cam gibidir" diyor Syrus: "Parlar ama kırılır". (Doğu - Batı Divanı)
- Gitmek Yırtarak coğrafyayı. (Tuğralar - Perişey)
- Her şeyi birbirine karıştırıyordum. Sevgi ile ölümü, özlem ile boşyereliği, bitmişlik ile coşkuyu. (Tuğralar - Perişey)
- Tarkovski'nin 1986'da vefat etmeden önce günlüğüne düştüğü cümle: "Haberlere boğuluyoruz. En önemli mesajlar bize ulaşmıyor." (Enis Batur'dan Sinema Yazıları)
- Gel her şeye rağmen elele tutuşalım seninle. (Doğu - Batı Divanı)
- "Anlatma bana atları ! Yüreğim kaldırmıyor düşündükçe vurulup Vurulup yerlerde yattıklarını, anlatma Anlatma bana, görmedim Troya savaşını." (Haneberduş)
- Çarelerin adamı sayılmam ben (Sekizinci Günâhın Sonrası)
- Vienne la nuit sonne l'heure Les jours s'en vont je demeure (Noksan)
- Gidebileceğim(iz) neresi kalmış olabilir - içim(iz)de ? (Issız Dönme Dolap)
- Yarın, en ürpertici ülkedir. (Yolcu)
- başkasının giymiş olduğu şeyleri giyemeyen insanlardan olmadım hiç.. (Cep Meşkleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin