Kitap Künyesi
Yazar: Ernest Cline
Çevirmen: Taylan Taftaf
Orijinal Adı: Ready Player One
Yayın Evi: Dex Yayınevi
İSBN: 9786050903447
Sayfa Sayısı: 516
--reklam--
Başlat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yıl 2045 ve dünya çok çirkin bir yer.
Uygarlıkları felce uğratan enerji krizi, tam anlamıyla felakete dönüşen iklim değişikliği, kıtlık, yoksulluk, bulaşıcı hastalıklar ve geriye kalan son kaynaklar için süren nükleer savaşlarla cehenneme dönen bir dünya... Ve bu dünyada yaşamak zorunda olan tüm talihsiz insanlar gibi, henüz on sekiz yaşındaki Wade Watts da uyanık olduğu zamanın neredeyse tamamını bir simulasyonun içerisinde geçiriyor.
İstediğiniz kişi olabileceğiniz, istediğiniz yerde yaşayabileceğiniz ve istediğiniz şeyleri yapabileceğiniz bir yer olan, insanlığın son vahası, sanal dünya OASISte. Ve bir gün OASISin yaratıcısı James Halliday ölüyor. Arkasında bıraktığı milyonlarca dolarlık bir servetle. Ancak bir sorun var. Ortada bir varis yok. James Halliday bütün mirasını tek bir kişiye bıraktı. Yarattığı devasa sanal dünya OASIS içinde sakladığı üç anahtarı bulacak olan kişiye. İşte dünya çapındaki kıran kırana mücadele böyle başladı. Ve anahtara giden ilk ipucunu Wade Watts buldu.
Hazır mısınız ?
--reklam--
Başlat Alıntıları - Sözleri
- Gerçekten ama gerçekten önemli bir şey olmadıkça haber bültenleri insanların interaktif komedilerini ya da pembe dizilerini kesip araya giremezdi.
- "Dürüst olmak gerekirse, geleceğimiz hiç parlak görünmüyor. Tarihin boktan bir döneminde doğdun."
- Sırça köşkte yaşayan insanlar lanet çenelerini kapamalıydı.
- Doğrusu iyi iş çıkarmıştım. Altı aydan kısa süre içerisinde bana en yakın iki insanı birden kaybetmiştim.
- Artık daha da yalnız hissediyordum. Bütün hayatınız bo*a sardığında ve konuşabileceğiniz tek kişi sistem ajan yazılımınız olduğunda, tam anlamıyla sı*tığınızı anlıyordunuz
- Yalnızca son bir kez bana bakacak kadar.
- Güzel hayaller bunlar.
- Dünyada hiç kimse istediğini elde edemez ve bu çok güzel.
- Bilgisayar oyunları kafamı toparlamama ve rahatlamama yardımcı oluyordu. Moralim bozulduğunda ya da hayattaki yerim konusunda şüpheye düştüğümde, tek yapmam gereken, "Player One" tuşuna basmaktı.
- "Ahbap, sendeki taşaklar elmastanmış!" dedi. "Saygı!"
- Dürüst olmak gerekirse, geleceğimiz hiç parlak görünmüyor.
- Kendimi dünyanın en büyük atari salonunun ortasında, cebinde beş kuruş olmadığı için diğerlerinin oyunlarını seyretmekten başka bir şey yapamayan zavallı bir çocuk gibi hissediyordum.
- "Gerçeklik için delirdiğimiz yok. Ama adam akıllı yemek yiyebileceğiniz tek yer halen orası." Groucho MARX
- Ayrıca, fosil yakıtların tamamını yakmanın, gezegenin sıcaklığının artması ve çevrenin yok olması gibi çok fena yan etkilerinin olduğu anlaşıldı. Bu yüzden kutup buzulları eriyor, deniz seviyesi yükseliyor ve iklimler de iyice birbirine girmiş durumda. Bitkilerle hayvanların soyu bugüne dek görülmemiş bir hızla tükeniyor; çok fazla insan aç ve evsiz. Ve halen birbirimizle savaşmayı sürdürüyoruz. Ağırlıkla, geriye kalan son birkaç kaynak için.
- İnsan olmak çoğu zaman berbat bir şey. Hayatı çekilir kılan tek şey bilgisayar oyunları.
--reklam--
Başlat İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hey, bilgisayar inekleri, bu kitap tam size göre!: Geçen sene Mart 2018’de gösterime giren bir Steven Spielberg filmi ‘Başlat: Ready Player One’ı seyreder seyretmez satın aldığım bir kitaptı. Filmi sevdiyseniz bu kitabı beş kere daha çok seveceksiniz. Yazar Ernest Cline tam benim adamım, 1972 doğumlu, benim kuşaktan bir ‘geek’ yani bilgisayar manyağı bir teknokrat. 1975 model bir Delorean’ı bile var, hani şu 1987 tarihli Back to The Future (Geleceğe Dönüş) üçleme filmindeki otomobil. Yazarın dünyası harikulade, imrenilesi, o tip bir hayatı ben de yaşadım, bilirim, ancak bu adam tam bir fanatik. Kitabın kurgusu çelik gibi sağlam, hemen her şey arcade, müzikler vintage, sohbetler arkaik, içerikse muhteşem ötesi… OASIS isimli bir oyun platformu tüm dünyayı kasıp kavurmaktadır. Çoluk çocuk, ihtiyarı genci hemen herkes bu oyuna üyedir ve Avatar’larıyla oyunda yer alıp türlü savaşlar yaparak ya da birbirleriyle yarışarak oyun kredileri kazanmaktadırlar. Oyun yani sanal dünya ile gerçek dünya birbirleriyle yer değiştirmiştir adeta. Elbette dünyanın durumu da içler acısı, fakir daha fakir, zengin daha zengindir. OASIS’in kurucusu, büyük oyun mimarı ve geliştiricisi James Halliday eceliyle ölür ve ölümünden sonra miras olarak oyuna ‘egg’ yani gizli bir yumurta koyduğunu, bu yumurtayı bulanın trilyonlarca Amerikan doları değerindeki şirketinin yeni sahibi olacağını vaat eder. Oyunda üç anahtar ve üç kapı vardır (filmde sadece anahtarları almak için kapışıp sonra da uydurma bir kapı açıyorlar, ancak kitaptaysa hem anahtarlar hem de kapılar için ölesiye bir mücadele var, rakipler arasında). Tabii bir de OASIS’in en büyük rakibi, IOI adlı bir şirket var, vahşi kapitalist sülükler topluluğu! Onlar da kendi oyuncularıyla bu yumurtayı bulmaya çalışıyorlar. Film ile kitabın en büyük farkı, başkahraman Wade Owen Watts’ın, a.k.a. (diğer adıyla) Parzival’ın okul hayatı kitapta başka bir gezegende geçiyor normalde, tabii sanal bir gezegende, ayrıca büyüyüp oyuncu olduğunda ve aranan suçlular listesine girdiğinde tek başına tam bir serseri hayatı yaşıyor, o otel senin bu in benim dolaşıyor ve bir sürü hack’leme işleri yapıyor, hem de ne hack’leme işleri; mesela bunlar filme girmemiş, elbette normaldir diyebilirsiniz, film iki saat ancak kitapta anlatılanları çekmeye kalksalar herhalde altı saat sürerdi film. Parzival’ın kankaları Art3mis (şiir gibi hatun), Aech (metal kadim dost), Daito (Japon Samuray savaşçısı) ve Shoto’nun (Çinli Kung-Fu üstadı) muhteşem ötesi maceralarını lütfen siz de okuyun. Hele de 60-70 ve 80’li yıllarda doğduysanız, tam size göre bu macera. Her ne kadar Doğan Kitap’ı sevmesem de vahşi kapitalist olduklarını düşünsem de bu kitabı ve bir sonraki Armada kitabını baskı programlarına erken bir yılda alıp temiz bir edisyonla, iyi de bir çeviri yaptırtarak basmaları konusunda kendilerini tebrik ederim. Kitabı okuyun, çocuklarınıza da okutturun, özellikle konsol-bilgisayar oyun hastası olanlarına, belki bu alışkanlıklarını ileride kutsal bir amaç uğruna yapmalarını sağlarsınız. Süha Demirel, 28 Eylül 2019, İstanbul. *** Kitabın Künyesi: Başlat Ready Player One Ernest Cline DEX KİTAP Çevirmen: Taylan Taftaf Yayın Tarihi: 2018-03-23 ISBN: 6050903447 Baskı Sayısı: 2. Baskı Dil: TÜRKÇE Sayfa Sayısı: 516 Kitap » Edebiyat » Roman (çeviri) (Süha Demirel)
Son zamanlarda en çok eğlendiğim kitaplardan oldu. Eserde 80'lerin pop kültürüne yoğun bir atıf var. Tam bir geek eseri. Eğer bu dönemlere uzaksanız sizi pek sarmayabilir. Ben kitapta geçen 80'lerle ilgili her alıntıyı internetten üzerinden inceledim ve bunu keyifle yaptım. 80'ler oyun, müzik ve film kültürüne az da olsa aşinaysanız çok beğeneceğiniz bir eser olacak. (Seyyah)
Vay be! Adam cidden yazmış. Eskiden beri bu tarz; araştırma eseri, bir ayağı gerçeklikte bir ayağı fantazide olan aksiyon kitaplarını okumayı sevmişimdir. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kitap ile film birbirinden çok farklı. Sanırım kitabın en güzel yanı, konusu ve yarattığı gelecek kurgusu değil, nostalji unsurunun ön planda tutulması olmuş. Kitabı okurken sürekli internete girip, bahsedilen filmlere, müziklere, oyunlara, kişilere yani aklınıza ne gelirse hepsine baktım. Eğlenceli ve ultra akıcı bir roman. Başlayınca bırakamıyorsunuz gerçekten. (a l f a o k u r)
--reklam--
Başlat PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ernest Cline - Başlat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başlat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ernest Cline Kimdir?
--reklam--
Ernest Cline Kitapları - Eserleri
- Başlat
- Armada
--reklam--
Ernest Cline Alıntıları - Sözleri
- "One of these days I'm going to cut you into little pieces." "Bir gün seni küçük parçalarına ayıracağım." (Armada)
- "Sting, İlk Çağ'da yapılan bir Elf bıçağıydı! Neredeyse her şeyi delip geçebilirdi! Ve o kılıç yalnızca yakınlarda ork ya da gönlüm olduğunda parlardı. Mjolnir neyi saptayabiliyor? Sahte İskoç aksanları veya meçli saçları mı?" (Armada)
- Gerçekten ama gerçekten önemli bir şey olmadıkça haber bültenleri insanların interaktif komedilerini ya da pembe dizilerini kesip araya giremezdi. (Başlat)
- Sırça köşkte yaşayan insanlar lanet çenelerini kapamalıydı. (Başlat)
- Cüsseli oldukları kadar kötü kalpli tiplerdi.Ama cüsseleri bile efsanevi aptallıklarının yanında küçük kalıyordu . (Armada)
- Birkaç saniye sonra, duman ve Ay tozları dağıldığında, Dünya Savunma Paktı Sentinel'inin devasa insansı yüzü tünelin tavanındaki delikte belirdi. (Armada)
- Doğrusu iyi iş çıkarmıştım. Altı aydan kısa süre içerisinde bana en yakın iki insanı birden kaybetmiştim. (Başlat)
- "Neden bilmiyorum ama bu dil bana hep bir balinanın şarkısı gibi geliyordu. Death Metal'e düşkün bir balinanın şarkısı gibi." (Armada)
- Kendimi dünyanın en büyük atari salonunun ortasında, cebinde beş kuruş olmadığı için diğerlerinin oyunlarını seyretmekten başka bir şey yapamayan zavallı bir çocuk gibi hissediyordum. (Başlat)
- Hayatımda o ana dek yalnızca dizginlenebilir mutluluklar yaşadığımı farknettim. En sonunda kalbimin dizginlerinden kurtulması inanılmazdı. (Armada)
- Bilgisayar oyunları kafamı toparlamama ve rahatlamama yardımcı oluyordu. Moralim bozulduğunda ya da hayattaki yerim konusunda şüpheye düştüğümde, tek yapmam gereken, "Player One" tuşuna basmaktı. (Başlat)
- Yalnızca son bir kez bana bakacak kadar. (Başlat)
- "Eğer savaşı bitirmezsek, savaş bizi bitirecek." --H.G.Wells (Armada)
- "'Zihinlerimiz hazırsa, hepimiz hazırız,'" William Shakespeare (Armada)
- BURADA XAVIER ULYSSES LIGHTMAN YATIYOR 1980-2018 SEVİLEN KOCA, BABA VE OĞUL İNSANLIĞI YOK OLMAKTAN KURTARDI. "RİCA EDERİM" (Armada)
- Artık daha da yalnız hissediyordum. Bütün hayatınız bo*a sardığında ve konuşabileceğiniz tek kişi sistem ajan yazılımınız olduğunda, tam anlamıyla sı*tığınızı anlıyordunuz (Başlat)
- "I haven't got time for the pain! " (Armada)
- Güzel hayaller bunlar. (Başlat)
- Biz bunun farkında bile olmadan, bizi savaşa hazırlamak için bilgisayar oyunlarını kullanıyor olabilirler mi? Mr. Miyagi'nin Daniel-san'a evini boyattığı, arablarını cilalattığı Karate Kid gibi. Miyagi, Daniel-san'ı bu işlerle eğitiyordu ve Daniel-san'ın bundan haberi yoktu! Cilala, parlat... ama küresel ölçekte! (Armada)
- Dürüst olmak gerekirse, geleceğimiz hiç parlak görünmüyor. (Başlat)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin