Kitap Künyesi

Yazar: Gustav Meyrink

Çevirmen: İsmail Candan

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750718137

Sayfa Sayısı: 464

--reklam--

Batı Penceresinin Meleği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Baron Müller kendisine miras kalan günlükleri karıştırırken, Kraliçe I. Elizabeth'in büyücüsü John Dee'nin hayat hikâyesiyle karşı karşıya olduğunu anlar. Baronun yazgısı, Dee'nin yarım bıraktığı işlerle ilintilidir ve baron hem kendisinin hem de Dr. Dee'nin yazgısını tamamlamak için zaman ve mekânda farklı izler sürmeye başlar, böylece büyük simyacının ölümsüzlüğü bulduğu dünyaya dalar. Dee'nin hayattaki son akrabası Baron Müller, şimdi geçmişin hatalarını düzeltmek, pürüzlerini gidermek durumundadır. 

Batı Penceresinin Meleği büyü ve simyayla dolu bir öykü, okült bir metin. Gustav Meyrink'in bu son romanı, çoktan tükenmiş gibi görünse de yaşanmaya devam eden hayatlarla, bugünün görüngülerinde yüzeye çıkan geçmişin yansımalarıyla ilgili. Batı Penceresinin Meleği, başka yaşamların ve başka dünyaların birbiriyle bağıntılı olarak yan yana varlık gösterdiği çok katmanlı bir evren.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Batı Penceresinin Meleği Alıntıları - Sözleri

  • bazen nesneler bizim onlara hâkim olduğumuzdan çok daha hâkimdirler bize ; bu gibi durumlarda belki de asıl yaşayanlar onlardır ve sadece kendilerini ölü gösteriyorlardır .. &&&& ölümlü her şey ikiyüzlüdür ; ve kuşku duyan ondan medet ummamalıdır . onlar cismani olanın duaları ve kurbanlarıyla beslenir sonra da aç kurtlar misali yoldan çıkarlar ..
  • Sen, kalbine söz geçiremeyen, bundan sonrasını okuma!
  • " Duygularımın ve Amaçlarımın tek efendisi benim: Ben hürüm!"
  • Aklımız, dünyanın sınırları değildi, hatta kendi tabiatımızın bile.
  • Kelimeler, yüreğimdeki ümitsizliği anlatmaya yetmez.
  • Küçülen aydan, Gümüş yağan geceden, Bak bana, Bak bana, Sen hep beni düşünen, Sen hep orada olan..
  • “küçülen aydan gümüş yağan geceden bak bana bak bana sen hep beni düşünen sen hep orada olan..”
  • Ben kibirli budala! Otuz yılda ne yaptım ki? Bedensel olarak en iyi olduğum onca yılda?
  • Bakışları daima kendinden ya da gönülsüzce yöneldiği şimdinin çevresinden kaçar vaziyette.
  • Heyecan ve sıkıntı seli ruhu yorduğunda genellikle öyle olduğu üzere, kendimi yine ansızın tam bir umursamazlıkla adeta tüm tasalardan kurtulmuş hissediyordum.

--reklam--

Batı Penceresinin Meleği İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kraliçe Elizabeth'in büyücüsü ve gözdesi John Dee ve onun mirasını alan Müller'in hikayesi. Müller kendisine miras kalan Dee'nin notlarını okumaya başlar böylece gizemli olaylarla dolu bir kapı aralanır. Müller, Dee'nin yazgısını tekrarlayacak mıdır? Romanda anlatılan olaylar ve Müller'in eline geçen nesneler zamanın ve mekanın ötesinde. 456 sayfa boyunca hiç bölüm arası yok, yazar dolu dolu yazmış. Yazarın hayal gücünü var olanla harmanlayışını çok beğendim. Sürükleyici ve son sayfasına değin merakımı diri tutan bir okuma oldu. Dili akıcı. Okült metinlerden hoşlanıyorsanız kaçırmayın derim. Kitapla kalın. #librarystory (Hatice şentürk)

--reklam--

Batı Penceresinin Meleği PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Gustav Meyrink - Batı Penceresinin Meleği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Batı Penceresinin Meleği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Gustav Meyrink Kimdir?

1868’de Viyana’da doğdu. Asıl adı Gustav Meyer’dir. Mistik Yahudi halk efsanelerine dayanan başyapıtı Golem 1915’te yayımlandı ve yayımlanır yayımlanmaz fantastik-ezoterik edebiyatın klasikleri arasına girdi. Bunu Kardinal Napellus gibi öyküleriyle romanlar ve denemeler izledi. Meyrink, Münih, Viyana ve Prag sanat çevrelerinde bulundu; bu kültür merkezlerinden özellikle de Prag, yazarın yazınsal çalışmasında kendine sık sık yer buldu. Meyrink gizli derneklere, cemiyetlere ve tarikatlara üye oldu; büyü, okültizm, simya, yoga ve mistik felsefe üzerine çalışmalar yaptı. Son romanı Batı Penceresinin Meleği’ni 1927’de yayımladı. Aynı yıl Protestanlıktan Budizmin iki büyük mezhebinden biri olan Mahayanaya geçtiğini açıkladı. Gustav Meyrink 1932’de Bavyera’nın Starnberg kentinde öldü.

--reklam--

Gustav Meyrink Kitapları - Eserleri

  • Golem
  • Kardinal Napellus
  • Batı Penceresinin Meleği

--reklam--

Gustav Meyrink Alıntıları - Sözleri

  • Sen, kalbine söz geçiremeyen, bundan sonrasını okuma! (Batı Penceresinin Meleği)
  • Heyecan ve sıkıntı seli ruhu yorduğunda genellikle öyle olduğu üzere, kendimi yine ansızın tam bir umursamazlıkla adeta tüm tasalardan kurtulmuş hissediyordum. (Batı Penceresinin Meleği)
  • "Şeytanın da en büyük alçaklığı sanki yokmuş gibi davranmaktır." (Kardinal Napellus)
  • İnsanların neden bu kadar çabuk öldüğünü, neden İncil'deki gibi 1.000 yıl yaşamadıklarını söyleyeyim mi size? İnsanlar, bir ağaçta süren yeşil filizler gibidir; ağacın köküne ait olduklarını unuttular, o nedenle de ilk sonbaharda solup gidiyorlar. (Kardinal Napellus)
  • Oldum olası boğucu bir acı kemiriyordu beni - sanki benden bir şeyler koparılmıştı, sanki yaşamımda bir uyurgezer gibi uçurum kıyısında uzun süre yol aldığımı anımsar gibiydim. (Golem)
  • Sırf gündüz olmasını beklemek için lamba yakma düşüncesinde çok fazla umutsuzluk vardı - ince bir korku, böyle yaparsam sabahın erişilemez bir uzaklığa itileceğini söylüyordu bana. (Golem)
  • "hayatımın anlamı beklediğim her şey bir sabun köpüğü gibi yok olup gitti gozlerimin önünde". (Kardinal Napellus)
  • Aklımız, dünyanın sınırları değildi, hatta kendi tabiatımızın bile. (Batı Penceresinin Meleği)
  • Sekiz gri ve korkunç gün boyunca ölünü bekleyecektim yani! Sonsuz bir müddet gibi geliyordu gözüme. (Golem)
  • "ölümün elinden nasıl kurtulur ki insan, beklememek ve umut etmemek dışında?" (Kardinal Napellus)
  • ''Ruhun yaşam düşüncesine gebe kaldı" (Golem)
  • Dünyada neleri başarmışsak başaralım, bunlar hep yeni bir bekleyiş, yeni umutlar doğurur; Bir türlü doğmayan bir şimdiki zamanın cesedinin saçtığı pis kokuyla doludur evren. Bir doktorun, bir memurun bekleme odasında kapıldığımız o sinir bozucu acizliği hissetmeyen var mıdır? Bizim hayat dediğimiz şey, ölümün bekleme odasıdır. (Kardinal Napellus)
  • " Duygularımın ve Amaçlarımın tek efendisi benim: Ben hürüm!" (Batı Penceresinin Meleği)
  • Küçülen aydan, Gümüş yağan geceden, Bak bana, Bak bana, Sen hep beni düşünen, Sen hep orada olan.. (Batı Penceresinin Meleği)
  • Nereye baksam solgun bir bezginlik görüyorum. İçimde her şey yırtılmış, parçalanmış. (Golem)
  • bazen nesneler bizim onlara hâkim olduğumuzdan çok daha hâkimdirler bize ; bu gibi durumlarda belki de asıl yaşayanlar onlardır ve sadece kendilerini ölü gösteriyorlardır .. &&&& ölümlü her şey ikiyüzlüdür ; ve kuşku duyan ondan medet ummamalıdır . onlar cismani olanın duaları ve kurbanlarıyla beslenir sonra da aç kurtlar misali yoldan çıkarlar .. (Batı Penceresinin Meleği)
  • İnsan birinin yalnız gövdesini değil, ruhunu da iyileştirebilir. (Golem)
  • Kitap sanki bir düş gibi sesleniyordu bana, ama daha açık, daha anlaşılır bir biçimde. Yüreğime dokunuyordu bir soru gibi. (Golem)
  • "Yalnız çok aptal olanlar dışarıya yansıyan parıltıya aldanır", diye okumuştum bir yerde bir zamanlar. Ne kadar doğru! Ne kadar doğru! (Golem)
  • Ben susuyorum, çünkü ne bildiğimi biliyorum. (Kardinal Napellus)