Kitap Künyesi

Yazar: Muriel Spark

Çevirmen: Püren Özgören

Tasarımcı: Nazlım Dumlu

Orijinal Adı: The Prime of Miss Jean Brodie

Yayın Evi: Siren Yayınları

İSBN: 9786055903411

Sayfa Sayısı: 152

--reklam--

Bayan Jean Brodie'nin Baharı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ölmeden önce okumanız gereken 1001 kitaptan biri!

Çağdaş edebiyatın devlerinden Muriel Spark’tan anlatıda zaman algısını ters yüz eden, vurucu bir roman: Bayan Jean Brodie’nin Baharı.

Uygun adım yürüyenlere, liderlerin gölgelerinde büyüyenlere ve kendi gözlerinde yücelenlerin sefaletlerine zarafetle atılan hınzır bir bakış, trajik bir komedi.

Muriel Spark, çağdaş klasiklerden sayılan bu kendi küçük, etkisi büyük romanda karizmatik ve tartışmalı bir liderin, Bayan Jean Brodie’nin baharını, verimli topraklar üzerine değil, dünya adını da verdiğimiz çorak manzaranın koyu gölgesine itiyor.

Bayan Jean Brodie’nin Baharı, çapraşık bir alemde gelişen fidanların, zamanın insafına kalmış yaşamların ve birey olmanın imkansızlığının çarpıcı resmini gözler önüne seriyor.

Bayan Jean Brodie'nin Baharı Alıntıları - Sözleri

  • Gerçek, kurmacadan çok daha tuhaftır.
  • Sizinle tartışmayan, sadece gülümseyen bir erkeği ikna etmek olanaksız.
  • Benim için eğitim, zaten orada, öğrencinin ruhunda olan bir şeyin dışarıya çıkması için yol göstermekten ibarettir.
  • ...eski tanıdıklar insana isteseler bile asla yardımcı olamazdı.
  • "Ergenlik çağında insanın nelerin etkisinde kaldığı çok önemlidir,"
  • Gölden çıkan bir köpeğin tüylerindeki damlaları silkelemesi gibi, Bayan Brodie'nin olanca etkisini üs­tünden atıverdi.
  • "Güç anlarda tek kelime etmemek en iyisidir; ne şu ne de bu. Söz gümüşse sükut altındır.
  • "'Takım ruhu' türü deyimler daima bireyselliğin, sevgi ve kişisel sadakatin önünü kesmek için kullanılır,"
  • Aşırı suçluluk duygusunun insanları aşırı ey­lemlere itebildiğini biliyoruz;
  • "Hayal gücünün olmadığı yerde," ……………………………… "insanlar yok olur.

Bayan Jean Brodie'nin Baharı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

DİPÇE : Bayan Brodie bir öğretmen, sınıf öğretmeni.Çalıştığı okulun kurallarını ve müfredatı biraz öteleyerek kendi doğrularıyla hareket eden,  emek verdiği bir öğrencisinin çok sonraları ifade edeceği gibi doğuştan faşist yaratılışlı bir kadındır. Bayan Brodie, sınıfından bir grup öğrenci seçerek onları kendi ruhuna göre yetiştirir, onlara kendi farklılığından katar, bu öğrenciler tavırları ve duruşlarıyla okulun fark edilenleri arasında yer alır. Bu ayrıksılık çok geçmeden okul idaresinin de konusu olur ve Bayan Brodie'yi istifaya zorlayacak şekilde iz sürmelerine yol açar. Bu denetimler altında Bayan Brodie asla taviz vermez,  algısını değiştirmez ve öğrencileri ile ketum bir ilişkiye devam eder. Fakat bu eser bir okul hatıratının çok ötesindedir ve yazara hayranlık duyduğumuz kısım da burada saklıdır. Bayan Brodie ve altı kız öğrenci ile iki erkek öğretmen arasında dönen kurgu; yazarın çığırtkansız bir söylemle faşist feminist algıyı yerle bir edişini okutur bize. Yüreğinize iz bırakan herkesi her sistemi ve despotluğu sorgulatırken, kendi karakterlerini de dar ağacına çektiren yazar,  çocukluk ve ilk gençlik arası dönemi usturuplu bir şekilde ortaya döker. Bu hassas dönemin psikolojik ve sosyolojik yansımalarını karakterlerine  seçtiği kaderlerde  hissettirir. Ayrıca Bayan Brodie 'nin kendi hodbinliği ve şaşaasını , o her şeyi bilen içgüdü ve içgörüsünü bir "acaba" sorusuyla nasıl damla damla tükettiğini günbegün nasıl erittiğini gösterir.Bu yazarın baş karakterine yine sesini yükseltmeden biçtiği cezadır. Kitap çok basit görünen fakat çok yönden ele alınabilecek katmanlı dediğimiz bir yapıya sahip. Takım ruhu açısından bireylerin farklılığı, grup içi rollere uymaları ve bunlara kanalize edilmeleri ayrı birer inceleme konusudur. Ayrıca liderin yönlendirmek için  ne denli sınırlar aşabileceği de ayrı bir maddedir. Bayan Brodie takımının yönlendiricisi olarak kendi politik ve psikolojik çarpıklığı ile bir öğrencisinin ölümüne ,bir öğrencisinin  de aşk/cinsellik seçimine tesiri örnek olarak verilebilir. Bayan Brodie'nin Mussolini ve Hitler hayranlığı 1930'lu yıllarda değişen siyasi dengelerin eleştirisi olarak karşımıza çıkar.Tüm bunları , okuru bir gençlik masalının ortasına çekerek ılgın ılgın anlatır. 1001 kitap listesinden tanıdığım yazar Spark, Sürücü Koltuğu'ndaki farklılığı ile dikkatimi çekmişti. Bu kitabı okurken hem yaşamı hem yazını ile daha çekici bir hale büründü. Spark'ın yaşamına baktığımızda 1918'de savaş sonrası etkiyle geçen bir çocukluk görüyoruz . Aile Yahudi fakat dini öğretilere çok bağlı bir aile değil, bunun etkisiyle belki, yazar daha sonraları Katolik oluyor. Evlenip Afrika'ya yerleştikten sonra eşinin manik depresif kişiliğiyle karşı karşıya kalıyor ve onu terk ediyor ikinci dünya savaşı sırasında haberleşme bölümünde görev alıyor. Böyle değişimlere açık birisi Spark. Bu eserde de yaşamından tanıdık kesitlere rastlıyoruz. Bayan Brodie'nin esin kaynağı kendi ilkokul öğretmeni ve onun yazarlığını o yıllarda öngören Bayan Kay olduğunu öğreniyoruz. Yine erkek öğretmenlerin Bayan Kay'ın yaşamında etkisi olan kişilerden kurgulandığını  ve Sandy adlı karaktere de birkaç özel detayını serpiştirdiği gibi. Öğrenci Sandy eserin sonunda din değiştiren bir yazar rahibedir ve kendisine sorulan öğrenciliğinizde sizi etkileyen başlıca etmenler nedir sorusuna:  "Bayan Brodie diye biri vardı, hayatının baharındaydı." diye yanıt verecektir. Muriel Spark, muazzam uyguladığı ileriye sıçrama (flash forward) tekniği ile;  hayatının baharlarında olanlara, baharlarıyla  gölgelik yapanlara ve bu dominizme maruz kalan tomurcuklara incelikli bir portre çiziyor. 1001kitap seçkisiyle farklı ve güzel bir eser. Keyifli okumalar. Esen kalın. (Gncokuyor)

Kitap Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap Listesinde .. Çağdaş klasik olarak tanımlanıyor.. Kitap beni icine çekti … Marcia Blaine adlı okulda Bayan Brodie’nin takımında olan kız öğrenciler.. Monica, Rose, Eunice, Sandy, Jenny , Mary …. Ve tabii hayatının baharındaki Bayan Brodie ‘nin hikayesi birey olmanın zorluklarını anlatan traji komik bir hikaye diyebilirim.. Zamanda atlamalarla kızların ve Bayan Brodie’nin farklı dönemlerine tanık oluyoruz. Ben severek okudum. (psk.okuyor)

Kitabı okuyanlar tarafında kitapla ilgili çok farklı düşünceler mevcut. Çok beğendiğini söyleyip, neredeyse nefret edende var. Ben kendi anladığımı ve kitapta gördüklerimi yazmak isterim belki de yardımcı olabilirim okurlara. Kitaptan ilk anladığım feminist bir metin olması. Kitabın başından sonuna kadınların domine ettiği hikayeler var. Aşı geçen bütün erkekler bir ya da birkaç yönden kadınların etkisi altında ve hikayede kenar süsü olarak kullanılmış. Bu açıdan ben çok beğendim çünkü zamanının ötesinde ve insanın gözüne sokmadan, bütün kadınsı duyguları anlatıyor. Daha sonra alt mesajlara girdiğimizde karşımıza bir anti faşist metin çıkıyor. Yazar bir savcı edasıyla bayan Brodieyi soruşturuyor, en sonunda bir hakim gibi yargılayıp cezasını veriyor. Hayatı boyunca dik durmuş, güzelliğiyle fark yaratmış, insanlara tepeden bakmış, insan sevgisi hiç olmayan ülküleri için çocukları oyun hamuru gibi büken gerekirse eski sevgilisinin kucağına atmayı planlayacak kadar bir megaloman olan ve her gezisinde Mussolini, hitler güzellemelerini el altından dağıtan kadını yalnızlığa ve hiçliğe mahkum ediyor. Bütün günahlarını gören ama değerlendiremeyen en güvendiği öğrencisi, sonunda görüyor ve kadından nefret eden güruha, bir öğrencisini faşist franconun yanında savaşmaya göndermesini öğrendikten sonra bayan brodieyi teslim ediyor. Mükemmel bir sembolikte anlatımla bayan brodienin aslında nasıl bir faşist lider gibi çevresini yönettiğini anlatan ayrıca feminist altyapısıyla, atlamalı zaman örgüsüyle, bilinç akışı yöntemiyle harika bir kitap. Benim en çok sevme sebebim ise anlattığını düşündüğüm çok büyük toplumsal gerçeklere (faşizm, Feminizm, megalomani gibi) kitabın hiç manifesto içermeden yazılması. Manifestolardan sıkılan biri olarak bu dolaysız anlatıma, mesaj içerecek cümlelerin sırıtmadan kalışına hayran kaldım. Okumaması gereken insanlar ise bence idealistler, cümle altı çizip paylaşmayı ve kullanmayı sevenler, özellikle vurucu anlatım isteyenler. (Mustafa dönmezer)

Bayan Jean Brodie'nin Baharı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Muriel Spark - Bayan Jean Brodie'nin Baharı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bayan Jean Brodie'nin Baharı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Muriel Spark Kimdir?

Muriel Sarah Spark 1 Şubat 1918’de Edinburgh’ da doğdu. Aynı kentteki James Gillespie’s High School’u bitirdikten sonra Heriot Watt College’da okudu.

II.Dünya Savaşı sırasında 1944-1945 yıllarında Dışişleri Bakanlığı’na bağlı siyasal haber alma örgütünde çalıştı. 1947-1949 arasında The Poetry Review, dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü.

Spark genellikle değişik konuları fantastik ve alaycı bir üslupla işler. 1959’da yayımladığı ve daha sonra sahneye de uyarlanan Memento Mori adli romanı pek başarılı olmasa da, değişik konusu ile dikkati çekmiştir. 1960’ta yazdığı The Ballad of Peckham Rye (“Peckham Rye Baladı”) ile aynı yıl yayımlanan The Bachelors (“Bekarlar”) gerek konu, gerek üslup bakımından daha yetkin yapıtlardır.

Bu romanlarda gülmece öğesi ağır basar. Spark’ın ününü pekiştiren yapıtı The Prime of Miss Jean Brodie’de de (“Bayan Jean Brodie’nin Olgunluk Çağı”) gene gülmece öğesi ve canlı bir anlatım belirgindir. Bu yapıt tiyatro, televizyon ve sinemaya da uyarlanmıştır.

Spark özellikle 197C’ten sonraki yapıtlarında kötülüğü, kasvetli ve ağır konuları işlemiştir. 1962’de İtalia Ödülü’nü alan Spark 1965’te de The Mandelbaum Gate (“Mandelbaum Kapısı”) adli yapınyla James Tait Black Memorial Ödülü’nü kazanmıştır.

--reklam--

Muriel Spark Kitapları - Eserleri

  • Sürücü Koltuğu
  • Bayan Jean Brodie'nin Baharı
  • Sempozyum
  • Avutucular

--reklam--

Muriel Spark Alıntıları - Sözleri

  • "'Takım ruhu' türü deyimler daima bireyselliğin, sevgi ve kişisel sadakatin önünü kesmek için kullanılır," (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • İnsanlar yıllar boyu tatsız birtakım şeyler yaşarlarsa yaşlanırlar. (Sürücü Koltuğu)
  • "Kimi gizemcilere bakarsanız en hayırlı şey insanın ev sevdiği malından, mülkünden vazgeçmesidir." (Sempozyum)
  • ...öyle şeyler vardır ki sorgulanamaz. (Sürücü Koltuğu)
  • "Hayal gücünün olmadığı yerde," ……………………………… "insanlar yok olur. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • Güzel olan her şeye son kezmiş gibi bak, Her dakika... (Sempozyum)
  • Aşk tutkusuyla edilen yeminler işkence altında edilen itiraflara benzer. Erotik aşk bir deliliktir. (Sempozyum)
  • "Güç anlarda tek kelime etmemek en iyisidir; ne şu ne de bu. Söz gümüşse sükut altındır. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • Aşırı suçluluk duygusunun insanları aşırı ey­lemlere itebildiğini biliyoruz; (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • “Sen açlık duymuyor musun?” “Hayır, yalnızlık duyuyorum ben.” (Sürücü Koltuğu)
  • “Önemli olan yüzün ifadesidir,” dedi Margaret. “İfadedir insanın özdeki kişiliğini dışa vuran.” (Sempozyum)
  • İfadedir insanın özdeki kişiliğini dışa vuran. (Sempozyum)
  • "Ergenlik çağında insanın nelerin etkisinde kaldığı çok önemlidir," (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • Krem peynir -daha doğrusu tereyağ, süt, inekten elde edilen her şey- aşırı Yin'dir. Ne yersek oyuz biz. İnek yersen inek olur çıkarsın. (Sürücü Koltuğu)
  • - "Sen açlık duymuyor musun?" - "Hayır, yalnızlık duyuyorum ben." (Sürücü Koltuğu)
  • Sizinle tartışmayan, sadece gülümseyen bir erkeği ikna etmek olanaksız. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • Benim için eğitim, zaten orada, öğrencinin ruhunda olan bir şeyin dışarıya çıkması için yol göstermekten ibarettir. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • ...eski tanıdıklar insana isteseler bile asla yardımcı olamazdı. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • Gölden çıkan bir köpeğin tüylerindeki damlaları silkelemesi gibi, Bayan Brodie'nin olanca etkisini üs­tünden atıverdi. (Bayan Jean Brodie'nin Baharı)
  • “İnsan her zaman nazik olmalı. Bu belki de son şanstır. “ (Sürücü Koltuğu)