Kitap Künyesi

Yazar: Ayşegül Kocabıçak

Yayın Evi: Nota Bene Yayınevi

İSBN: 9786059679688

Sayfa Sayısı: 80

--reklam--

Ben Söylemem Sen Anla Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Şimdilerde hayal meyal, ama sıcacık bir sevinçle hatırlıyorum, çocukluğumda "anlatan kadınlar" vardı. Annemlerin günlerine, güne paralarıyla katılmadıkları halde, sırf sohbetleri güzel diye davet edilirlerdi. Çantası gibi annemin elinde günden güne gezen ben, minnacık aklımla bu kadınların anlattıklarını, onları anlatırken hikâyeye kattıkları kimi neşeli, kimi üzgün detayları hayranlıkla dinlerdim. Alelade bir şeyden bahsediyor bile olsalar, bunu öyle güzel, öyle "anlatıcı" bir havada yaparlardı ki, çocukluğumun televizyonsuz, gazetesiz, kitapsız dünyasına bir gökkuşağı neşesi getirirlerdi. Ayşegül Kocabıçak'ın kurduğu anlatının, hikâyeleme yeteneğinin ardında bir yerlerde işte o kadınların saklandığını hissediyorum okurken. Üstelik bunu kalemi günden güne daha da keskinleşip parıldayan çok iyi bir öykücünün akıl ve duygusuyla yaptığını, yarattığı capcanlı ve diri anlatımı, öyküde kendine özgü bir kadın dili kurmaktaki başarısını hayranlıkla izliyorum. Kaleminin neşesinin, hikâyesinin soluğunun hiç tükenmemesi dileğiyle!” Mahir Ünsal Eriş

Ayşegül Kocabıçak, ilk öykü kitabı Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları ile fazlalıklarından arınmış ve sadeliğiyle öne çıkan bir öykü dili yaratarak, özellikle kadınlar ve çocukların, gündelik hayatta her an yaşadıkları travmalar karşısında dilsiz ve suskun bırakılmalarına dair metinlere hayat verdi. Toplumsal cinsiyet kodlarının gelenekle beslenerek nasıl yeniden üretildiği, daha da önemlisi nasıl görmezden gelindiği Kocabıçak öykülerinin konusu oldu. Yazar, ilk kitabında dahi oldukça “zor” konuları, meselenin önüne geçmeyen bir dil kullanarak anlatmayı tercih etti. Başarmış olmalı ki, ilk kitap kısa zamanda ikinci baskıya ulaştı.

Ben Söylemem Sen Anla, yazarın ikinci kitabı. Ayşegül Kocabıçak bu kitabında da bağırmayan bir dil kullanarak, usulca eleştirmiş “hallerimizi”. Bilinen ama anlatılamayan, görmezden gelinen travmaların aslında onu yaşayan bireyler için ne denli yaralayıcı ve unutulmaz olduklarına işaret ederken, ilk kitabında olduğu gibi usulca ama rahatsız eden bir anlatım dilini tercih etmiş. Tek bir taşla camı çerçeveyi indirerek değil, camı kırmadan küçük taşlarla sabaha kadar o pencereyi taşlayarak…

Ayşegül Kocabıçak, kadınların kırılgan, ama bir o kadar neşeli ve direngen hallerini taşımış metinlerine. Penceremize attığı o küçük taşlardan kurtulmak ne mümkün… Yazar adeta “Pencerenizi açın!” diye bağıran bir çocuk! İster istemez açıyorsunuz pencerenizi. Bu sefer de, “Ben Söylemem Sen Anla” diyor, çaresiz anlamaya çalışıyorsunuz, anlamak istiyorsunuz. Sonra “anlamak” eylemi bir şenliğe dönüşüyor. Anladıkça sevilirmiş her şey, anlıyorsunuz…

--reklam--

Ben Söylemem Sen Anla Alıntıları - Sözleri

  • Senden bilirim güzel olan ne varsa. Gülün pembesi, günün ışığı sendendir. Adın anılır bir sohbette, içim pır. Yüzünü görürüm, yüzüm kızarır.
  • Yaşından çok, yaşadıkların yaşlandırıyormuş demek.
  • Ağlamak değil yaptığım, başka bir şey. Gözlerinden akanlarla yıkanmak, kendini durduramamak, sessiz geçen dokuz ayı gözünden akıtmak.
  • "Yağmur dindiğinde, mağaranın kapısında açmış kırmızı siyah gelinciği koparıp tutuşturdum eline. Boynuma sarıldı. O güzelim saçlarından öptüm sessizce. Ararsın dedi. Peri kızları aranmaz hayal edilir dedim. Çoktan gitmişti."
  • Çocukluğumdan beri yaptığım gibi birikmiş yaprakları eziyet ede ede durağın yolunu tuttum.
  • Bazi sessizliklerin sonu bellidir. Iki tarafta susar bekler.ilk konuşan zararlıdır, ilk kendini savunan haksız!
  • Peri kızları aranmaz; hayal edilir.
  • Yirmi yılı aşmış bir evlilik sadece "birlikte alınmış eşyalar" demektir.
  • Yüzü netti artık. Aramızda bir metre ya var, ya yok! Gozlerinin elasını, kirpiklerinin uçurumunu, bakışlarının sonsuzlugunu net olarak gördüm.
  • Getirdiğin kitaplarda altını çizdigin kelimelerden anlıyorum hüznünü, bekleyişini, kederini.
  • Yumuşacıksın... Ne kadar sıkarsan sık kendini, yumuşacıksın.
  • "Nasılsın?" diyorum. Hep ben soruyorum bunu. Sen bilmek istemiyorsun.
  • Gülüşürüz, tartışırız. En çok tartışırız, en çok tartışırken severiz birbirimizi.
  • Kumdan bir kaleydi kalbim.
  • “Sonbaharın hüznü sarı bir yorgan gibi yol kenarında biriken yapraklara çökmüş. Ne çok ağlamışlığım var sarı yorganımın altında. Sarı; hüznün, ayrılığın, yalnızlığın, gözyaşının rengi. Sararmış mutsuz yapraklar da ağaçların gözyaşı mı?”

--reklam--

Ben Söylemem Sen Anla İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kalemin neşesi de hüznü de bir kadına ne kadar güzel yakisirsa, o derece yakismis öyküler Ayşegül Kocabıyık' a. Hissederek okudum, tekrar okudum bazı cumleleri, hikaye anlatmak bir yetenek işidir aslında. Kısacık cümleleri iğnelestirmek meziyettir. Bu öykü kitabinda Ayşegül hanım bunu basarmak için uğraşmış, başarmış da. Her kadının saklandığı bir dünya vardir kendince, erkeklerin giremedigi, girmeye cesaret edemedigi.. Öyle kadınlar çıkıyor karşıniza bu kitapta. Keyifle okuyun... (İbrahim Demiröz)

Bugün sanki komşu teyze gelmiş de bana bir sürü yaşanmış hikaye anlatmış da ben her birinde ayrı ayrı şaşırmışım gibi hissediyorum. O anlattı ben Aaa! diye nidaladım durdum. Diğer kitabına göre çok daha sakin ve romantik öykülerin olduğu Ben söylemem sen anla okunası bir öykü kitabı. Ayşegül Hanım'ın her iki kitabının kapağına da bayıldığımı belirmek isterim. Nevin Hirik tablolarının güzelliği kitaplara güzellik katmış kesinlikle. Öykü severler bu baskıları sakın kaçırmasın derim ben. (Burcu Bergen)

"Öykülerimle kocaman iddialı taşlar atıp camı çerçeveyi indirmek yerine her bir öykü minik bir çakıl parçasıymışcasına sırayla hayatın kara penceresine çarpsın ve okuyanı düşündürsün rahatını bozsun istedim." diyen Ayşegül Kocabıçak'ın bu öykü anlayışını Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları'nda gerçekleştirdiğini görmüştüm.İlk öykü kitabını okuduktan sonra yeni kitabını sabırsızlıkla beklediğim bir yazar olmuştu.Ben Söylemem Sen Anla'da da aynı öykü anlayışını devam ettirdiğini gördüm ve çok mutlu oldum.Ayşegül Kocabıçak hiçbir kelime fazlalığına gitmeden öylesine yalın ve dümdüz söylüyor ki söyleyeceğini, kısa kısa cümlelerle.Ama bu kısa cümlelerin kendi içinde ritmi var sanki.Her öyküden sonra durup düşünüyorsunuz.Böylesine kısa cümlelerle öyle gerçek dünyalar kuruyor ki kısa öyküde en iyilerden biri olma yolunda ilerliyor benim için. (Özlem Akbaş)

--reklam--

Ben Söylemem Sen Anla PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ayşegül Kocabıçak - Ben Söylemem Sen Anla kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ben Söylemem Sen Anla PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ayşegül Kocabıçak Kimdir?

2013 Eylül ayından beri öykü yazıyor. Öyküleri; Sarnıç, 14 Şubat Dünyanın Öyküsü, Evrensel Kültür, Ekin Sanat, Tefrika, Lacivert, Kitapçı, Sancı Kültür Sanat dergilerinde, Galapera, Öykü Burcu ve Balkon fanzinlerde, Parşömen sanal fanzin ve Theleme Tekkesi bloglarında yayınlandı. Olmaz mı isimli öyküsü Ölüm Vardiyası öykü seçkisinde yer aldı. Ankara’da yaşayan öykücü, Aybüke ve Ahmet Berk’in annesidir…

--reklam--

Ayşegül Kocabıçak Kitapları - Eserleri

  • Run Gülüzar Run
  • Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları
  • Ben Söylemem Sen Anla
  • Keşke Koleksiyoncusu
  • Youtuber Berk Zorbalık mı Kankalık mı?
  • Youtuber Berk'in Gizli Dünyası
  • Aşk Bu

--reklam--

Ayşegül Kocabıçak Alıntıları - Sözleri

  • Kötü hatıraları unutan, aynı yerden yeniden yaralanmayı hak eder.. (Keşke Koleksiyoncusu)
  • Yüzü netti artık. Aramızda bir metre ya var, ya yok! Gozlerinin elasını, kirpiklerinin uçurumunu, bakışlarının sonsuzlugunu net olarak gördüm. (Ben Söylemem Sen Anla)
  • Uğraşmakta başarmak kadar kıymetli.. (Run Gülüzar Run)
  • Acı aşk istemiyorum ben, acımasın! Sınırlamasın beni (Run Gülüzar Run)
  • Gökyüzündeki beyaz tüyün yeryüzüne inmeye başladığı anda bir ıslaklık hissettim.Yıllardır beklediğim bedensel değişimin yıllardır hayal ettiğim en romantik anı seçmişti.Genç kızlığın hazin sonucu. (Run Gülüzar Run)
  • Düşündüklerimi, hissettiklerimi açıklayamadan, -mış gibi yaparak yaşamak, aslımı inkar etmek, aslıma ters düşmek. Bir türlü anneme layık kız, babaannemin gönlündeki torun olamamak. Olmak istediğim Gülüzar'ı, içimdeki gerçek Gülüzar'ı onlara anlatamamak. Arada kalmak, öteki olmak. Sıkıcısın Gülüzar, kendine yalancı, çevrene yalancı ve mutsuzsun işte! (Run Gülüzar Run)
  • Yaşından çok, yaşadıkların yaşlandırıyormuş demek. (Ben Söylemem Sen Anla)
  • “Sonbaharın hüznü sarı bir yorgan gibi yol kenarında biriken yapraklara çökmüş. Ne çok ağlamışlığım var sarı yorganımın altında. Sarı; hüznün, ayrılığın, yalnızlığın, gözyaşının rengi. Sararmış mutsuz yapraklar da ağaçların gözyaşı mı?” (Ben Söylemem Sen Anla)
  • "Kötü hatıraları unutan, aynı yerden yeniden yaralanmayı hak eder." (Keşke Koleksiyoncusu)
  • Geçen karşıya inşaatta oynarken dirseğimi çarpmıştım duvara. Öyle hızlı da değildi ama dirseğimden kalbime bir elektrik gitmişti de bir anda kalbimi ağlatmıştı sanki. Onun gibi bir acı var işte. Sadece dirseğimi değil her yerimi çarpmışsın gibi; gözümden kalbime, karnımdan kalbime, dilimden kalbime, kalbimden her yanıma yayılan bir acı, bir elektrik var. Geçmiyor (Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları)
  • Özleyerek ölmek kaç yıl sürer? Özlemenin acısıyla zehirlenerek! (Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları)
  • Senden bilirim güzel olan ne varsa. Gülün pembesi, günün ışığı sendendir. Adın anılır bir sohbette, içim pır. Yüzünü görürüm, yüzüm kızarır. (Ben Söylemem Sen Anla)
  • Bazi sessizliklerin sonu bellidir. Iki tarafta susar bekler.ilk konuşan zararlıdır, ilk kendini savunan haksız! (Ben Söylemem Sen Anla)
  • Biliyor musun sevgili günlük, babam hiç masal anlatmadı bana… (Run Gülüzar Run)
  • Korku ile bir kere tanışan hep korkar. (Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları)
  • Aşk mı aptallıklar yaptırıyor, yoksa sadece aptallar mı aşık oluyor, karar veremiyorum... (Keşke Koleksiyoncusu)
  • Peri kızları aranmaz; hayal edilir. (Ben Söylemem Sen Anla)
  • “Kutsal aşk, bitmeyen aşk; her konuda özgür bırakılan aşktır bence.” (Run Gülüzar Run)
  • Düşüneni ve doğruyu söyleyeni yaşatmazlar bu ülkede, ya vurulursun ya da hapislerde sürünürsün... (Run Gülüzar Run)
  • Gündüzün güzelliği ile gülerek taklit ettiğimiz anlar gecenin siyah pelerinninni giyince komik olmuyor. Annem içeride bana belli etmeden, ben balkonda ondan gizli, Sema teyze uluorta; ağlaşıyoruz. İçerisi de dışarısı korkulu bu gece... Kurt adamlar acıdan mı oluyor? Yalnızlıktan mı? (Dilsiz Annelerin Sessiz Çocukları)