Kitap Künyesi

Yazar: Hakan Bıçakcı

Editör: Levent Cantek

Yayın Evi: İletişim Yayıncılık

İSBN: 9789750509483

Sayfa Sayısı: 162

--reklam--

Ben Tek Siz Hepiniz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Beni beklerken, her zaman olduğundan daha güzel, daha savunmasız, daha cazip, daha derindi. Kendi eksikliğimi onun anlamlı yüzünden okumak...

 Ya gelmezsem kaygısıyla gerilen hatları, büyüleyici bir tereddütle etrafına bakınması, milyarlarca insanın yaşadığı koskoca dünyada sadece beni bekliyor olması... İşte bu baş döndürücü görüntü karşısında huzur içinde ölebilirdim. İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey. Biliyorum, bu pek rastlanacak bir manzara değil. Çünkü o seni beklerken, sen orada olmazsın. Orada olduğundaysa, artık seni beklemiyordur.

 Cenaze evleri, egzoz kokusu, ucuz filmler, bağıran televizyonlar, kanepeler, uğultulu fotoğraflar, şehrin ağrıyan mafsalları, radyonun dalga boyunda sıkıntı, yağmurluklu adamlar, yılın en kötü gününün en berbat saatinde yaşanan hortlak beyazlığında tesadüfler, gazete ilanları, hırlayan köpekler, tribün çocukları, Hakan Bıçakcı apartmanları, paranormal domatesler, flaşlar ve evet Ninjalar Tekmili birden...

 Hakan Bıçakcı tedirginliği, saplantıyı ve tatminsizliği ustaca anlatıyor. Romanlarındaki tekinsizliği bu defa hikâyeleriyle sürdürüyor.

 Hakan Bıçakcı'dan tuhaf hikâyeler... Ürkek ve kasvetli zaman prelüdü...

 (Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Ben Tek Siz Hepiniz Alıntıları - Sözleri

  • Mutluluktan bayıldım...
  • Ölüm eski bir şeydir ama, her insana yeni görünür.
  • Üzüntü paylaştıkça falan azalmıyordu.
  • Ölüm eski bir şeydir ama, her insana yeni görünür.
  • Psikolojik kambur... Olan biten hiçbir şeyin merkezinde değildim. Hiçbir zaman, hiçbir yerde önem taşımıyordum. Sadece geçip gidiyordum. Dokunmadan. Teğet... Rolüm yoktu. Figüran gibi...
  • Aşkımız bir zafer marşı falan değil, o soğuk ve kırık bir haleluya..
  • Mutluluğun anısı kişiye mutluluk vermez. Acının anısı ise acıyı yeniden duyurur.
  • “İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey. Biliyorum, bu pek rastlanacak bir manzara değil. Çünkü o seni beklerken, sen orada olamazsın. Orada olduğundaysa, artık seni beklemiyordur.”
  • Ölüm eski bir şeydir ama, her insana yeni görünür.
  • “İnsanın aşık olduğu kişinin kendisini bekleyişini izlemesi harika bir şey. Biliyorum, bu pek rastlanacak bir manzara değil. Çünkü o seni beklerken, sen orada olamazsın. Orada olduğundaysa, artık seni beklemiyordur.”
  • Başımızdan geçen hikayelerle kafamızdan geçen hikayeler arasında hiçbir fark yoktur.. R. L. Stevenson
  • Bu saldırgan sesi sabahın en güvenli saatinde özgür kılan ben olamazdım. Bunu yapan bir başkası, bir tür düşman olmalıydı. Gece alarmı kuran suikastçıyla sabah yatakta can çekişen kurbanın aynı kişi olmasına imkân yoktu.
  • Ağır parfümünü sayısız kez üzerine sıkarak tuvalet masasından kalkıp tuvalete girdi. Parfümün kokusu ne kadar kadınsıysa, tuvaletin kokusu o kadar hayvaniydi. Melahat Hanım'ın araştırmacı burnu, parfüm kokusunun derinlerinde yatan bu korkunç kokuyu alabilecek kadar şeytaniydi. Sifonu çekti. Tuvaletten çıkıp tuvalet masasına döndü. Birkaç kez daha parfüm sıktı. Boynuna sefil bir sinek gibi konan Melahat Hanım'ın üzerine böcek ilacı sıkar gibi...
  • Herkes kahraman olamaz. Kimilerinin de onları alkışlaması gerekir.. W. Rogers
  • Kadınların cehennemi yaşlılıktır.

--reklam--

Ben Tek Siz Hepiniz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ben Tek Siz Hepiniz: Hakan Bıçakçı'nın 27 hikayeden oluşan kitabı. Birbirinden absürd, sıradışı ve komik hikayeler... Altını çizmeden bitirdiğim bir okuma oldu ama eğlenceli bir kitaptı. Nafiz ismine niye bu kadar takmış onu anlamadım? (rs40)

Ben Tek Siz Hepiniz, Hakan Bıçakcı’nın ilk okuduğum kitabı. Yazardan önce ilk olarak yayınevine dair bir yorum yapacak olursam, İletişim Yayınları bir kez daha boş bir kitap basmayacağını kanıtladı. Türk edebiyatında yeni bir akım yaratabilecek bir özgünlüğe sahip bir kısa öykü kitabı ile karşı karşıyayız. Kitabın okuduğum ilk üç öyküsü kısa süren bir hayal kırıklığı yaratsa da, ardından gelen öyküler, yazarımızın tarzını zaman içinde daha da ustalaştırdığını gösterdi. Kitabın başında yer alan notta belirtildiği üzere, kitapta yer alan 27 öyküden 15’i daha önce, Oğlak Yayınları tarafından basılmış olan Bir Yaz Gecesi Kabusu kitabında yer almış ve bu kitapta yer almadan önce gözden geçirilmiş. Diğer 12 öykü ise ilk kez yayınlanmış. Öykülerde gerçekdışılık, gerçekdışılığa yaklaşan gerçeklik ve gerçekliğin absürtlüğü iç içe geçen durumlarla, ustaca işlenmiş. Hemen hemen bütün öyküler, modern zamanlarda, modern bireyin günlük yaşamının sıradan yaşam parçaları. İkizinin cenazede kardeşinin resmini yakasına iğneleyen adam…. Deniz otobüsüne yetişmeye çalışan yolcu… Yıllardır aynı evrak çantası ile evrak dağıtan memur ve onun parmakları… Radyosunun pilinin bitmesinden korkan gece bekçisi… Canlı müzik çalınan bar arayan turist… Buluşma yerini gözetleyip kız arkadaşını seyreden sevgili… Kahve falı… Sokak köpeği ile gözgöze gelen öğretmen… Tuvalete kilitli kalan müşteri… Sokak soyguncuları… Çocuk bakıcısı… Sokakta terk edilmiş bebekler… Hep aynı domates dilimini yiyen adam ve Japon Ninjaları… Uykular, kabuslar, hayaller, Deja vu’lar, sanrılar, hayal güçleri iç içe günlük, sıradan yaşamların içinde, hepsi kısa öykülerin içine sığışmış. Kitabın yeterince olgun, ustalık eseri bir kitap olduğunu iddia etmeyeceğim. Ama kendisine ait bir tarz geliştirmeye çalışan yazarın, emek sarf edilmiş, üzerine emek sarf edilmiş eseri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Öyküler ilerledikçe, kitapta çizgiroman yazarlığı tadı aldığımı düşünürken, kitabın son öyküsü de bir çizgiromanın hikayesini anlatıyordu. Kitaptaki öykülerin bir çoğu, çizgiromanı çizilebilecek, o tekniğe uygun hikâyeler. Böyle düşündükçe öykülerin zihinde canlandırılması da daha keyifli bir hal alıyor. Bu kitap, beni Hakan Bıçakçı’nın diğer kitaplarını da okumak konusunda heyecanlandırdı. İletişim Yayınlarının eselerinden kuşku duymamam gerektiğini de bana bir kez daha hatırlattı. (Sinan Tütüncüler)

Büyük bir hevesle almıştım.Muhtemelen algımı çok yükselttiğim için kitap biraz düşük kaldı.Yazarla okuycu arasında bir frekans vardır.O frekansın tutması gerekir ne yazıkki bu kitapla aramda bir frekans tutturamadık.Belki kitaptan belki benim kitapla ilgili yeterli birikimim olmasından bilemiyorum. (Halis Yıldız)

--reklam--

Ben Tek Siz Hepiniz PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hakan Bıçakcı - Ben Tek Siz Hepiniz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ben Tek Siz Hepiniz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hakan Bıçakcı Kimdir?

1978’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1996 yılında üniversite eğitimi için Ankara’ya gitti. 2001’de Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirerek İstanbul’a döndü.

İlk romanı “Romantik Korku” 2002, ikinci romanı “Rüya Günlüğü” 2003, üçüncü romanı “Boş Zaman” 2004, ilk öykü kitabı “Bir Yaz Gecesi Kâbusu” 2005 yılında ve dördüncü romanı “Apartman Boşluğu” 2008 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıktı.

Beşinci romanı “Karanlık Oda” 2010 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 2011 yılında "Apartman Boşluğu", "Boş Zaman" ve "Rüya Günlüğü" İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Yeni ve eski öykülerden oluşan öykü kitabı "Ben Tek Siz Hepiniz" 2011’de İletişim’den çıktı.

"Apartman Boşluğu", 2009 yılında Arnavutçaya, 2010 yılında Arapçaya, 2011 yılında Bulgarcaya ve İngilizceye çevrildi.

Çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, sinema, popüler kültür konulu yazıları yayımlandı.

Yayımlanmış Kitaplar:

Ben Tek Siz Hepiniz / öykü / 2011

Karanlık Oda / roman / 2010

Apartman Boşluğu / roman / 2008

Bir Yaz Gecesi Kâbusu / öykü / 2005 

Boş Zaman / roman / 2004 

Rüya Günlüğü / roman / 2003 

Romantik Korku / roman / 2002

--reklam--

Hakan Bıçakcı Kitapları - Eserleri

  • Ben Tek Siz Hepiniz
  • Uyku Sersemi
  • Rüya Günlüğü
  • Apartman Boşluğu
  • Doğa Tarihi
  • Boş Zaman
  • Hikayede Büyük Boşluklar Var
  • Karanlık Oda
  • Otel Paranoya
  • İki Rüya Dokuz Gerçek
  • Normal Nefes Almaya Devam Edin
  • Romantik Korku
  • Bir Yaz Gecesi Kâbusu

--reklam--

Hakan Bıçakcı Alıntıları - Sözleri

  • Cevabı bende olmayan karmaşık soruların ve dağınık düşüncelerin yoğun sıvılar gibi birbirine karışarak yer ve şekil değiştirdiği bir bataklığın içine gömüldüğümü hissediyordum. (Boş Zaman)
  • Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi. (Apartman Boşluğu)
  • Gerçekçi düşler ve düş gibi bulanık bir gerçeklik algısı birbirine karıştı. Kontrol, televizyon kumandalarından, platonik aşkın dirilttiği tesadüfi umudun eline geçti. Yetişkinliğin yıllar süren karanlığında zamanın nasıl geçtiği anlaşılamadı ve zihin aradaki boşluklara girebilmek için direksiyonu gizemli bir yola, kirli ucuz bir otele, terk edilmiş bir lunaparka kırdı. Dışarıda ısıtmayan bir güneş, ıslatmayan bir yağmur, üşütmeyen bir rüzgâr vardı. (İki Rüya Dokuz Gerçek)
  • Her insan uyanıkken ortak bir dünyadadır. Fakat uykuda herkes kendi dünyasındadır. (Karanlık Oda)
  • Saatine baktı: On bir buçuğu geçiyordu. İşe gidenlerin telaşlı kesmekeşiyle, öğlen yemeğine çıkanların açgözlü kalabalığının arasındaki tenha zaman dilimi... (Apartman Boşluğu)
  • Kendi ülkesinde heykelleri yakıp yıkan politikacılara işleri yolunda gidiyor diye oy verip, yurtdışı gezilerinde heykellere sokulup otuz iki dişini göstererek gururla poz veriyordu... (Doğa Tarihi)
  • Bir yerde işler kötüye gitmeye başladı mı, orada böcekler gözükmeye başlar. Sağda solda, irili ufaklı böcekler... Zaten böceklerin bulunduğu bir yerdeyse sayıları artar. Kimseyle paylaşmadığım bu ipe sapa gelmez inanış çocukluğumdan beri sürmekte. (Boş Zaman)
  • "Bu gezegende korkmamız gereken tek yaratık insandır." (Apartman Boşluğu)
  • Güldü. Gülüşünde hiçbir kendini beğenmişlik izi yoktu. Aksine sanki bu kadar çok şey bilmesi onu incitiyor, utandırıyor, ürkütüyordu. (Rüya Günlüğü)
  • "Hiçbir şey üretmeyip üretilenleri tekrarlamak tüketmişti bizi." (Apartman Boşluğu)
  • Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Hem fazla ayrıntı bir süre sonra insanın ayağına takılıyor. (Otel Paranoya)
  • Artık sona yaklaşıyoruz. Sen geride kaldın gibi. Dünyada hayat olduğu zamanlarda... (Hikayede Büyük Boşluklar Var)
  • Sessizliğimiz renk değiştirdi. (Rüya Günlüğü)
  • İçi kaçma hissiyle doldu. Kendinden kaçmak istiyordu. Tüm hızıyla koşarak... (Doğa Tarihi)
  • '' Herkes güler. Kurumsal kahkahalarını ortalığı dağıtmamaya özen göstererek etrafa saçar. Bu, sosyal gülmedir. Sadece ağızla yapılır. Gerçek gülmede olduğu gibi gözler devreye girmez. Sosyal sosyal gülünür, sonra dağılınır. '' (Doğa Tarihi)
  • Sıkılıyordum ama içimde gizli bir sevinç vardı. Seviniyordum ama içimde gizli bir sıkıntı vardı. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
  • Kendi gözleriyle değil, başkalarının gözleriyle bakıyordu kendine. (Doğa Tarihi)
  • Genelde pek bir cazibesi olmayan insanlar gülünce güzelleşirler. (Normal Nefes Almaya Devam Edin)
  • Tam da o hat için bomba ihbarı yapılmış bir sabah, metroya binmiş insanlar gibi. Şefkatle yaklaşıyordu herkes birbirine. Hep birlikte ölümü göze almanın yatıştırıcı ve yakınlaştırıcı ruh hali. Yıkılacak binaların sakinleri. (Uyku Sersemi)
  • Seviye düşünce eğlence artar. Bu kural asla değişmez. (Hikayede Büyük Boşluklar Var)