Kitap Künyesi
Yazar: Yaşar Seyman
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789752205949
Sayfa Sayısı: 296
--reklam--
Benazir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Benazir Bhutto, Yaşar Seyman’a babası tarafından örnek gösterilen kadın…
Otuz beş yaşında ülkesinin –Müslüman bir ülkenin– ilk kadın başbakanı oluyor. Suikastlara uğruyor. Hapiste, sürgünde yaşıyor. Ölümünden iki ay önce bitirdiği Doğu’nun Kızı adlı kitabında “Babamın öldüğü yaştayım” diyor, sürgünden ülkesine döndükten iki ay sonra, elli dört yaşında öldürülüyor.
Direnç, inanç, vatan sevgisi…
Zekâ, öngörü, sağduyu…
Yaşar Seyman dürüstçe bakmış Benazir’e. Sevgisini de sitemini de esirgememiş yazarken.
Dünyanın en önemli kadınlarından Benazir Bhutto’nun anısına içten bir saygı duruşu…
--reklam--
Benazir Alıntıları - Sözleri
- “Annem, özlemleri doğrultusunda beni eğitiyor. Babamın onun için koyduğu yasaklar benim özgürlüğüm oluyor.”
- “SORU tanrıya şöyle soruyordu gözü tok yoksulun biri: “yoksulum bu derdimden hiç mi hiç yakınamam sana ama bağışla n’olur, meleklerine izin veren sen misin kişiliksiz alçaklara devleti ve zenginliği dağıtmak için?” Muhammed İkbal Çeviri: Kenan Hanok
- "Kurşun yarası yoktu." Otuz bes yaşında ülkesinin(Müslüman bir ülkenin) ilk kadın başbakanı olan, sayısız suikastlere uğrayan Benazir Bhutto, ölümünden iki ay önce bitirdiği Doğu'nun Kizı kitabında "Babamın öldüğü yaştayım" diyor ve sürgünden ülkesine döndüğü ikinci gün, 54 yaşında öldürülüyor.
- Siyasi ailelerin çocuklarinın bazıları siyasi olaylarla ilgili oluyor, bazılari bu dünyanın dışında olmasına karşın ülkenin koşulları nedeniyle siyasetin içine çekiliyorlar.
- Bir gün trenle Karaçi'den Larnaka'ya giderken, annem çantasından çıkardığı ince kara örtüyü omuzlarıma sardı ve "Artık çocuk değilsin" dedi. Böylece ben de çocukluktan çıkmış ve yetişkin olmuştum ama birden hayal kırıklığına uğradım. Gökyüzünün, çayırların, çiçeklerin rengi birden değişmiş, solmuş, griye dönüşmüştü. Gözlerimin önündeki peçe yüzünden her şeyi bulanık görüyordum. Trenden indiğimde, başımdan ayaklarımın ucuna kadar inen çarsaf yüzünden rahat yürüyemedim. Esen rüzgarı kesen peçe, ter içinde kalmama neden oldu.
- El-Murteza'ya vardığımızda annem, orada bizi bekleyen babama, "pinkie bugün ilk kez çarşaf giydi" dedi. Babam biraz düşündü ve sonra, "Çarşaf giymek zorunda değil" dedi. "Hz.Peygamber en iyi peçenin, gözlerin arkasındakı peçe olduğunu söylemiş. Bırak onu kıyafetiyle değil, aklıyla ve karakteriyle yargılasınlar" böylece ben gri yaşamdan kurtulan ilk Bhutto kadını oldum.
- Generallerin darbe yaptığı tüm ülkelerde önce ülke yararına yapılacak reformlardan, halk yararına düzenlemelerden, erinçli bir ortamdan söz ederler. Bu demeçler çok kısa sürer. İntikam rüzgarları esmeye, sevgisizlik yaşamı kurutmaya, kan akmaya başlar. Darbenin darağaçları kurulur. Önce liderler asılır... Aynı zamanda yüzlerce insan işkencelerde can verir, sakat kalır. Yaralanan sadece bedenler değildir. Firarlar, tutuklanmalar, sürgunler, gözaltılar... Kısa sürede cezaevleri dolar. Sağır ve dilsizler bile slogan atmaktan tutuklanır.
- İnsanın amacı ve mücadele inadı olursa her şeye dayanıyor.
- "Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan Karabasanlar gibi çizer kadınların yüzünü" Nazım Hikmet
- Benazir'in, gönüllü olarak sürgune gittiği Londra'dan dönmesi Pakistan'ı allak bullak eder, göstericiler saatlerce bekledikleri sıcağın, kavuran güneşin altında "Benazir, Benazir" diye sokaklara dökülür, devlet güçlerinin ateş açması sonunda otuza yakın kişi can verir.
- Darbeler, baskılar, yokluk, yoksulluklar ülkeleri geri götürmekle kalmaz; kolay kitleleri afyonlayan inanç adı altında dini örgütler boy verirler. O güne değin adı duyulmamış imamlar, hocalar, mollalar gözyaşlari dökerek konuşmalara başlarlar. Darbeci generaller hangi ülkede olursa olsun nasıl birbirine benziyorsa, din bezirganları da birbirlerine benzerler. Çünkü darbe yapan generaller konuşmalarını dini konulara dayandırarak ayetleri kendince yalan yanlış yorumlayarak, özünden uzaklaştırarak hep aktarirlar...
- "Kadınlarla erkekler yan yana olmadığı sürece hiçbir mücadele başarıli olamaz. Dünyada iki güç vardır; biri kılıç, diğeri kalem. İkisinden daha kuvvetli olan üçüncü güç ise kadınların gücüdür." M.Ali Cinnah
- Afganistan'da özellikle Taliban döneminde kadınlar kafese konmuş, burkalar arkasında dünyaya bakıyor ve çalışma yaşamından çıkarılıyor. Taliban zihniyeti kadınları, kızları burkaya koymakla yetinmeyip, okumalarına engel olarak, çocuk gelinler dönemi başlatıyor.
- "Kuru ekmek yiyip Kötü elbiseler giyinirsin Genç kız olduğunda Babanın nefreti daha da artar; Kalkman, oturman, yürümen ve gezmene Öylesine öfkeyle bakar Ki ufacık bir gafletinde Kaçacakmışsın gibi... On altına girer girmez Bir erkek kendi sorumluluğunun yükünü Başka bir erkeğin bedenine yıkar. Sadece ev ve efendidir değişen. İşin aynı iştir. Hatta biraz daha fazlası... Şimdi sorumluluklarının arasında Ekmek yedireni Gece boyunca mutlu etmek de vardır." Pakistanlı lirik şiirlerin şairi Pervin Şakir
--reklam--
Benazir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
21 haziran 1953'te Karaçi'de doğan Benazir, Pakistan'lı bir babanın, İran'lı Kürt bir annenin ilk çocuğu. Benazir'in babası Zulfikar Ali Bhutto Pakistan'ın seçimle gelen ilk lideridir. Aynı zamanda Benazirin örnek aldığı, izinden gittiği, bayrağı devraldığı insandır. Pakistan bağımsız ülke olmasından 41 yıl sonra 19 kasım 1988'de Benazir Bhutto ilk kez Müslüman ülkenin kadın başbakanı olur. 35 yaşındadır. 2 aylık annedir. Kitap Benazir'in içinde yaşadiğı sartları, yaşantısını, babasınin idamini, sürgünleri, hapis gunlerini, ülkeye donusunu, suikastleri ve tüm sevenlerinin ısrarına, uyarısına karsın gittigi mitingte bir suikast sonucu 27 Aralık 2007 de öldürülüsünü anlatiyor. Benazir babasının idam edildiği şehirde, babasının öldüğü yaşta ölür. Yazar Yaşar Seyman'ın Benazir Bhutto'ya olan hayranlığı ona bu biyografik romanı yazdırmıs. Çok sevdiğı Benazir'i özellikle kadınlar icin birseyler yapmadığı icin yer yer elestirmesi, Radikal örgütlerden ornekler verirken lanet, vahşi teror orgutu isid'in Ezidi halkına yaptığı canilikleri, zulmüde görmezden gelmiyor ve göclerden, çocuk gelinlerede değinmeden gecmiyor. (Razmuhi)
Kitabın adı:Benazir Yazarın adı:Yaşar Seyman Okuyanın adı: Sıdıka Topal Sayfa Sayısı:317 Yine cesur ileriyi gören iyiliksever bir insan bir kadının yok edilişi anlatılıyor. Siyasetçi bir ailede siyasetin içinde doğan Benazir babası Zülfikar Ali Butto bir suikast sonucu öldürülünce kendini başbakan olarak bulur dünyada komşu Hindistan'ın başbakanı İndra Gandhi'den sonra ki kadın başbakanıdır. Ömrü kendini müslüman sanan asalaklarla örümcek kafalılarla mücadele ederek geçer. Bu dünyada kadına değer vermeyen örümcek kafalılar oldukça daha çoook ister başbakan olsun ister siyasi özelliği olmasın kadın olduğu için öldürülen kadınlar olur öldürün artık beyninizdeki örümcekleri..... (SIDIKA TOPAL)
#okudumbitti #kitaptanıtım Benazir Yaşar Seyman BİLGİ YAYINEVİ Sayfa Sayısı: 320 Benazir Bhutto, Yaşar Seyman’a babası tarafından örnek gösterilen kadın… Çocuk gelinlere de değinilen kitap güzel bir biyografi olmuş. Yazar tarafından yer yer savunulduğu bölümler varken yer yer eleştirilmekten de geri kalınmamış. Benazir'in hayatından yola çıkılarak, kadınların yaşamdaki yerinden, hayat mücadelesinden bahseden kitap Türkiye gerçeklerine de dokunmuş. https://zebramo.com/users/323273809 https://www.instagram.com/sihirliflut/ https://www.facebook.com/groups/2073632296251282/?ref=bookmarks (SihirliFlut)
--reklam--
Benazir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Yaşar Seyman - Benazir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Benazir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Yaşar Seyman Kimdir?
Sendikacı, yazar ve siyasetçi, kadın hakları savunucusu. 17 Mart 1954 tarihinde Erzincan / Tercan’da doğdu. Ankara Eğitim Enstitüsü’nü ve Bankacılık Enstitüsü’nü bitirdi. İş yaşamına Türkiye İş Bankası’nda başladı ve 1976–87 yılları arasında bu işyerinde çalıştı. Aynı yıllarda işyeri temsilciliğinden başlayarak sendikacılık yaptı. 1983 yılında Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) Ankara ve İç Anadolu Bölge Şube Başkanlığına seçildi ve uzun yıllar aynı görevi sürdürdü.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) genel kurullarına tek kadın delege olarak katıldı. Sendikal mücadelesini siyasete de taşıyan Seyman, 1998 yılında CHP Parti Meclisi üyesi, 1999 yılında CHP’nin ilk kadın Genel Başkan Yardımcısı oldu, bu görevini 2000 yılına kadar sürdürdü. 1989 yerel seçimlerinde SHP’den Ankara / Mamak Belediye Başkanı adayı olduysa da seçilemedi. Sendikacı-yazar olarak yaşamını Ankara’da sürdürdü.
Yaşar Seyman’ın ilk yazısı (“Ozan Ali Yüce ile Söyleşi”) “Hürriyet Gösteri” dergisinin Ekim 1982 sayısında yer almıştı. Daha sonraki yıllarda öykü ve yazıları “Gösteri”, “Sosyal Demokrat Dergi”, “Dünya”, “Milliyet”, “Cumhuriyet” dergi ve gazeteleri ile çeşitli kültür-sanat dergilerinde yayımladı. Yedi yıl “Bizim Gazete”de köşe yazarlığı yaptı. 14 Nisan 2004 tarihinden itibaren de “BirGün” gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. Ayrıca kimi TRT televizyon dizilerinde danışman olarak görev aldı.
“Hüznün Coşkusu Altındağ” kitabı ile 1986 Akademi Kitabevi araştırma - inceleme ödülünü aldı. Bir Ankara /Altındağ monografisi olan bu eser, tiyatroya uyarlanarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda (1993), 2005’ten itibaren müzikal olarak Ankara, Bursa, Antalya ve Van Devlet Tiyatrolarında sergilendi. Bu eserle tiyatro alanında, 1993 yılında Sanat Kurumunca Övgüye Değer Yazar Ödülü’nü ve 1995 Kültür Bakanlığı Özel Ödülü’nü aldı. Seyman, 1998 yılında “Sabah” gazetesince Cumhuriyet’in 75. Yıldönümü nedeniyle seçilen “Aydınlanmanın 75 Kadını”ndan biri oldu. 13 Nisan 2007 tarihinde Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin makale dalındaki ödülünü aldı. 23 Nisan 2007’de, Global Unıon (UNI) tarafından verilen Avrupa’nın Başarılı Kadın Sendikacısı Ödülü Atina’da kendisine verildi.
Örgütlü toplum ve örgütlü birey olmayı savunan Yaşar Seyman’ın, “Bir kelebek kadar ömrüm olsa, örgütlü yapılarda tüketirim” sözü onun hayat felsefesinin özeti olarak değerlendirilebilir. Yüzlerce panel, tartışma programı yönetti ve bu tür etkinlilere konuşmacı olarak yer aldı. Metin yazarlığını yapmış olduğu “Kadının Türküsü” müzikali, 3 Nisan 2004 tarihinde Almanya-Oberhausen’de Türkçe – Almanca olarak sunuldu. Yirmi beş ülkeden kadın sanatçının katıldığı oyunu on iki bin kişi izledi.
Yaşar Seyman; SODEV, BASİDAV, BASİSEN, TÜRK – İŞ, Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği ve PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Ayrıca, Avrupalı Sanatçılar Derneği (SANDER)’nin başkanıdır.
--reklam--
Yaşar Seyman Kitapları - Eserleri
- Zine
- Benazir
- Tarihin Deltasına Yolculuk
- Yangın Yeriydi Yurdum
- Umut Gün Işığında
- Göçmen Kalem
- Fırat'a Mektuplar
- Altındağ
- Fındık Çicek Açınca
--reklam--
Yaşar Seyman Alıntıları - Sözleri
- "Kadınlarla erkekler yan yana olmadığı sürece hiçbir mücadele başarıli olamaz. Dünyada iki güç vardır; biri kılıç, diğeri kalem. İkisinden daha kuvvetli olan üçüncü güç ise kadınların gücüdür." M.Ali Cinnah (Benazir)
- Kadınları sevelim. Mücadelelerinde yalnız bırakmayalım. Kadınların mücadelesi hepimizin! (Zine)
- "Sizlere sevgiden söz etmek istiyorum. Kimse inanmıyor sevgiye oysa. Konuşabilmek için sevgimi nereye saklayacağım." Yannis Ritsos (Zine)
- İnsanın amacı ve mücadele inadı olursa her şeye dayanıyor. (Benazir)
- Generallerin darbe yaptığı tüm ülkelerde önce ülke yararına yapılacak reformlardan, halk yararına düzenlemelerden, erinçli bir ortamdan söz ederler. Bu demeçler çok kısa sürer. İntikam rüzgarları esmeye, sevgisizlik yaşamı kurutmaya, kan akmaya başlar. Darbenin darağaçları kurulur. Önce liderler asılır... Aynı zamanda yüzlerce insan işkencelerde can verir, sakat kalır. Yaralanan sadece bedenler değildir. Firarlar, tutuklanmalar, sürgunler, gözaltılar... Kısa sürede cezaevleri dolar. Sağır ve dilsizler bile slogan atmaktan tutuklanır. (Benazir)
- "Kurtuluş hep birlikte olacaktır. Hep birlikte kurtulacağız; hep birlikte mücadele edeceğiz. Hep birlikte kazanacağız." (Zine)
- “SORU tanrıya şöyle soruyordu gözü tok yoksulun biri: “yoksulum bu derdimden hiç mi hiç yakınamam sana ama bağışla n’olur, meleklerine izin veren sen misin kişiliksiz alçaklara devleti ve zenginliği dağıtmak için?” Muhammed İkbal Çeviri: Kenan Hanok (Benazir)
- "Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır Acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan Karabasanlar gibi çizer kadınların yüzünü" Nazım Hikmet (Benazir)
- El-Murteza'ya vardığımızda annem, orada bizi bekleyen babama, "pinkie bugün ilk kez çarşaf giydi" dedi. Babam biraz düşündü ve sonra, "Çarşaf giymek zorunda değil" dedi. "Hz.Peygamber en iyi peçenin, gözlerin arkasındakı peçe olduğunu söylemiş. Bırak onu kıyafetiyle değil, aklıyla ve karakteriyle yargılasınlar" böylece ben gri yaşamdan kurtulan ilk Bhutto kadını oldum. (Benazir)
- "Bazen insan öyle özlenir ki, özlenen bilse, yokluğundan utanır." ( Aziz Nesin ) (Zine)
- "İnsanlar geçiyor sokaklardan Kendi ölüleri omuzlarında" Cahit Irgat (Zine)
- "... Ümitten korkuyorlar Robson, ümitten Korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam Türkülerimizden korkuyorlar." Nazım Hikmet (Zine)
- Adres yanıltmasın sizi Kendinden bile taşınır insan" Murathan Mungan (Zine)
- "Öldürdüler onu döverek, bağırmadı bir kez olsun... Ben utanmalara doymadım, utanması gerekenler utanmadı!" (Zine)
- "Kurşun yarası yoktu." Otuz bes yaşında ülkesinin(Müslüman bir ülkenin) ilk kadın başbakanı olan, sayısız suikastlere uğrayan Benazir Bhutto, ölümünden iki ay önce bitirdiği Doğu'nun Kizı kitabında "Babamın öldüğü yaştayım" diyor ve sürgünden ülkesine döndüğü ikinci gün, 54 yaşında öldürülüyor. (Benazir)
- Afganistan'da özellikle Taliban döneminde kadınlar kafese konmuş, burkalar arkasında dünyaya bakıyor ve çalışma yaşamından çıkarılıyor. Taliban zihniyeti kadınları, kızları burkaya koymakla yetinmeyip, okumalarına engel olarak, çocuk gelinler dönemi başlatıyor. (Benazir)
- Saraylar saltanatlar çöker kan susar bir gün zulüm biter. Menekşeler de açılır üstümüzde Leylaklar da güler. Bugünlerden geriye, bir yarına gidenler kalır bir de yarınlar için direnenler. Adnan Yücel (Zine)
- Benazir'in, gönüllü olarak sürgune gittiği Londra'dan dönmesi Pakistan'ı allak bullak eder, göstericiler saatlerce bekledikleri sıcağın, kavuran güneşin altında "Benazir, Benazir" diye sokaklara dökülür, devlet güçlerinin ateş açması sonunda otuza yakın kişi can verir. (Benazir)
- Siyasi ailelerin çocuklarinın bazıları siyasi olaylarla ilgili oluyor, bazılari bu dünyanın dışında olmasına karşın ülkenin koşulları nedeniyle siyasetin içine çekiliyorlar. (Benazir)
- Bir gün trenle Karaçi'den Larnaka'ya giderken, annem çantasından çıkardığı ince kara örtüyü omuzlarıma sardı ve "Artık çocuk değilsin" dedi. Böylece ben de çocukluktan çıkmış ve yetişkin olmuştum ama birden hayal kırıklığına uğradım. Gökyüzünün, çayırların, çiçeklerin rengi birden değişmiş, solmuş, griye dönüşmüştü. Gözlerimin önündeki peçe yüzünden her şeyi bulanık görüyordum. Trenden indiğimde, başımdan ayaklarımın ucuna kadar inen çarsaf yüzünden rahat yürüyemedim. Esen rüzgarı kesen peçe, ter içinde kalmama neden oldu. (Benazir)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin