Kitap Künyesi
Yazar: Halide Nusret Zorlutuna
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9789752638259
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Benim Küçük Dostlarım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İdealist bir öğretmenin kitap gibi okuduğu öğrencilerini ve anılarını edebi bir dille anlattığı doyumsuz bir eser olan Benim Küçük Dsotlarım aynı zamanda MEB’in tavsiye ettiği 100 Temel Eser’de yer almaktadır.
Her çocuk, bence zevkle okumaya değer meraklı bir kitap; karşısında uzun uzun, hayran hayran düşünülecek bir bilinmeyenler âlemidir.
Yirmi bir yıldan beri bu kitapları yaprak yaprak,satır satır okumaya ve anlamaya çalışıyorum.
Fakat hala "Çocuk" adlı kitapla anlayamadığım, sökemediğim cümlelere rastladığım olur.
Bu itirafımdan sonra, okuyucularım bu eserde, tecrübelerin belki haklı; fakat herhalde soğuk ve tatsız gururunu elbette aramayacaklardır.
Hayır, sevgili okurlarım elinizdeki kitap, ağırbaşlı, psikolojik bir eser olmak iddiasında değildir.
Buna bir "hikaye kitabı" da denilemez. Çünkü içinde bir damlacık hayal bulamayacaksınız.
Ben bu kitapta sadece, gördüklerini ve duyduklarımı değil, hissettiklerimi sunuyorum. O kadar çok sevdiğim "Küçük Dostlarım"ı, daha doğrusu binlerce küçük dostumdan, rast gele birkaçını okurlarıma da tanıtmak istedim.
Bir kırık dökük çizgi, bir avuç gölge.. Boyaların parıltılı dilinden yoksun, kara kalem bir çocuk portresi, bir küçük insan kişiliği! Ve çok defa bu kişiyi benim hafızamın köklerine altın çivilerle perçinlemiş olan bir küçük olay. İşte kitabımda bunları bulacaksınız... Basit şeyler ama, içlerinde hoşunuza gidenler, gözlerinize bir damla yaş, dudaklarınıza bir küçük gülümseme getirenler, hatta başınızın karanlık bir köşeciğine titrek bir mum alevi uzatanlar olacak sanıyorum. Şüphesiz bir meşale, kuvvetli bir elektrik lambası değil, ancak bir mum alevi...
Fakat ne de olsa bir ışık...
--reklam--
Benim Küçük Dostlarım Alıntıları - Sözleri
- Niçin yalan söylüyorlar? Niçin?.. - Nasıl da masum masum yalan söyleyebiliyorlar?
- Birbirimize karşılıklı inanıyor ve güveniyorduk.
- Sesim boğularak ekledim: - Türk çocuğu yalan söylemez!
- Saklamayın, suçu saklamak, inkâr etmek; onu işlemekten daha ayıptır.
- Yeniden kızmaya başlıyorum. Bu yumurcaklar benim tahammülümle oynuyorlardı.
- Hem de nasıl masum masum yalan söyleyebiliyorlardı. Yarabbi!..
- Saklamayın, suçu saklamak, inkar etmek; onu işlemekten daha ayıptır.
- Bazen bir insanı mesut edebilmek için ne kadar az bir şey yetiyor.
- Dünyada en çok sevdiği ve tek dayanabileceği insanın ölmüş olmasını, onun tarafından ihmal edilmiş olmaya tercih ediyordu!
- "Bazen bir insanı mesut edebilmek için ne kadar az bir şey yetiyor!”
- Hâlbuki sıhhat, güzellik, şöhret, servet gibi Allah’ın en büyük nimetlerine sahip oldukları hâlde "saadet”i tatmamış nice bedbahtlar da vardır!..
- Yerlerde, göklerde, her şeyde gurbet...
- Niçin yalan söylüyorlar? Niçin?.. Nasıl da masum masum yalan söyleyebiliyorlar?
--reklam--
Benim Küçük Dostlarım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Yalnız sevimli, terbiyeli, zeki ve çalışkan olanları değil, -Böylesini herkes sever!- ben sevimsiz, somurtkan, haylaz, hatta aptal çocukları da severim. Bana “Öğretmenim!” diyen ses, beni “Annem!” diye çağıran ses kadar sevgili ve kıymetlidir." İlk olarak ortaokulda Türkçe Öğretmenimin önerisiyle alıp okuduğum bende anısı olan kitabı tekrar okuyup bu incelemeyi yapmak istedim. Yazar kitapta kısa kısa öğrencileriyle olan anılarından bahsediyor. Bu çocukların hepsi birbirinden farklı ve Halide Nusret'in bu bambaşka dünyalardan olan çocukları anlatma biçimi çok etkileyici. Öğretmenliği sadece görev olarak görmeyen, her karakterden çocuğun içini görmek isteyen bir öğretmen.. Mükemmel bir kitap diyemem belki ama sıradan bir kitap da değil. Küçük yaşta okuma alışkanlığı kazanmama yardım eden bir kitap olmuştu. Keyifli okumalar.. (eda)
Yalnız sevimli, terbiyeli, zeki ve çalışkan olanları değil, -Böylesini herkes sever!- ben sevimsiz, somurtkan, haylaz, hatta aptal çocukları da severim. Bana “Öğretmenim!” diyen ses, beni “Annem!” diye çağıran ses kadar sevgili ve kıymetlidir. Yukarıdaki kitap alıntısından yola çıkarak; “öğretmen öğrenci ilişkisinde, önemli olanın sevildiğine güvenmektir” diyebiliriz. Öğretmenler buna özen gösterir ve öğrencilerini yetiştirirken çocuğa uslu, başarılı, sevimli, güzel, akıllı, zeki olduğu için değil kendisi olduğu, birey olduğu için sevildiği inancını verdiğinde çocukların yaşamlarında mutlu gelecekler inşa edildiğini görebileceklerdir. (Elif Mert)
Hayatımda gördüğüm en iyi öğretmenlerden biri Halide Nusret... Onu birebir gördüm mü? Hayır. Lakin öğrencilerini anlattığı, onları içtenlikle tasvir ettiği satırlar öyle yüreğime kadar işledi ki keşke benim de öğretmenim olsaydı demekten kendimi alamadım. "Öğrencilerim" demekten çok onlara "benim küçük dostlarım" demeyi tercih ediyor ve öğretmenden çok anne olarak addediyor kendini. Bir annenin evlatlarını sahiplenmesi gibi öğrencilerini sahipleniyor, onların dertleriyle dertleniyor. Bazen yılların verdiği tecrübeye güvenip yanılıyor ve tekrar tekrar anlıyor ki hepsi ayrı birer kitap. Hepsini anlamak için sayfa sayfa okumak gerek. Ben bu küçük dostlarla anıları okurken kâh kahkahalarla güldüm kâh fazlasıyla duygulandım. Şiddetle tavsiyemdir. Mutlaka yazarın hem bu eserini hem de diğer eserlerini kitaplığınıza ekleyin. Asla pişman olmazsınız. Biz grubumuzla okuduk ve de kitapvebenimdunyam ile #kitap #instagood #love #instalike #bestoftheday #instagram #look #amazing #explore #bookstagram #book #booklover #books #bookworm #keşfet #words #comment #reading #story #bookphotography #bookshelf #serverbedi #kitaptavsiyesi #okurrehberi (Feyza Uçak)
--reklam--
Benim Küçük Dostlarım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna - Benim Küçük Dostlarım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Benim Küçük Dostlarım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Halide Nusret Zorlutuna Kimdir?
"Kadın yazarların annesi" olarak anılır. Hece ölçüsünde hamasi şiirleri ve konuşulan Türkçe ile yazılmış romanları vardır. Romancı Emine Işınsu'nun annesi, Pınar Kür'ün teyzesidir.
Yazımının dönemi 1901 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Erzurumlu Zorluoğullarından gazeteci Mehmet Selim, daha sonraki adı ile Avnullah Kazımi Beydir. Ünlü gazeteci Süleyman Tevfik Özzorluoğlu ise amcasıdır. Halide Nusret'in babası Avnullah Kazimi Bey, 1908 yılında "Fedekeran-i Millet Cemiyeti" adlı bir siyasi parti kurup muhalefete başladığı için İttihat ve Terakki Partisi yönetimi tarafından yıllarca sürgün ve zindan hayatı yaşamak zorunda bırakılmıştı; bu nedenle Halide Nusret çocukluğunda babasını çok az görebildi. Avnullah Bey bir süre siyasetten çekilmeyi kabul edip Kerkük'te mutasarrıf olarak görevlendirildiğinde ailecek Kerkük'e gittiler. Halide Nusret, bu dönemde özel hocalardan ders alarak Arap ve İran dillerindeki bilgisini geliştirdi. Kerkük'teki çocukluk yıllarını Bir Devrin Romanı adlı anı kitabında aktardı.
Aile, I. Dünya Savaşı'nın başladığı sırada İstanbul'a dönünce Halide Hanım Erenköy Kız Lisesi'ne devam etti. Bu okulda orta tahsilini yapmakta iken babasını kaybetti. Babasının ölümü üzerine yazdığı "Ağlayan Kahkahalar" adlı yazısı 1917 yılında Talebe Defteri adlı derginin yarışmasında birinci olup yayımlanınca edebiyat dünyasına adım atmış oldu.
Lise öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Ekonomik koşullar nedeniyle çalışmak zorunluluğu doğunca Darülmuallimat sınavlarına girdi ve öğretmen olma hakkını elde etti. Öğretmenlik mesleğini çok sevdi ve kendisinin öğretmen olmak için yaratıldığı inancını her zaman ifade etti. İstanbul'da öğretmenlik yaparken bir yandan İstanbul Darülfünun'da Tarih Bölümü'ne devam etti, özel olarak İngilizce öğrendi.
Öğretmenlik Hayatı
Halide Hanım, 1924'te Edirne Muallim Mektebi'nde başladığı öğretmenlik görevini sırasıyla Kırklareli, Kars, Ardahan, Urfa, Karaman, İstanbul ve Ankara gibi yurdun çeşitli yerlerindeki liselerde yıllarca sürdürdü. 1926 yılında süvari yarbayı Aziz Vecihi Zorlutuna ile evlendi. Evlilik hayatı, eşinin 45 yıl sonraki vefatına kadar sürdü. 1930'da oğlu Ergün, 1938'de kızı Emine dünyaya geldi. Çok severek yaptığı öğretmenlik görevinden 1957'de Ankara Kız Teknik Öğretmen Okulu'nda çalışmaktayken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Öğretmenlikle ilgili anılarını "Benim Küçük Dostlarım" adlı kitabında topladı.
Edebi Hayatı ve Faaliyeti
Halide Nusret, Küller adlı ilk romanını 19 yaşında iken kaleme almıştı. Milli Mecmua, Türk Kadını, Kadınlar Dünyası, Aydabir, Salon Mecmuası, Çınaraltı, Çağrı, Hilal, Defne, Hisar, Ayşe, Töre, Türk Edebiyatı dergilerinde ve Vakit, Zafer, Kudret, Haber, Yeni İstanbul, Sabah, Hürriyet gazetelerinde yazılar yayımladı. 1923'te yayımladığı Hanım Mektupları adlı eseri ile edebiyat dünyasında ilgi uyandırdı.
Şiir yazmaya mütareke yıllarında başladı. Kurtuluş Savaşı'nın etkisi ve heyacanıyla milli edebiyat akımına katıldı. Milli duygularla kaleme aldığı 'Git Bahar" adlı şiiri tanınmasını sağladı. Milli edebiyat akımı içinde değerlendirilen şiirlerinde hececi anlayışa bağlı kaldı. Ünlü şair Yahya Kemal'in şiirlerini ezberlediği ender şairlerden birisi olarak bilinir.
Halide Nusret'in sahnelenmemiş ancak basılmış piyesleri de vardır. Bazılarının adları şunlardır: Hatırsaymaz Kaymakam, Peçe ve Kafes, Rüzgardaki Yaprak, Suçlu Kim?, Asıl Aşk, Ali Usta'nın Torunları, Gecekondu Gülleri.
Sosyal Hayatı ve Faaliyeti
Halide Nusret, genç yaşlarından itibaren sosyal kuruluşlarda ve hayır cemiyetlerinde çalıştı. Türk Kadınlar Birliği, Türk Ocakları, Halkevleri, Muallimler Birliği, Yardım Sevenler Derneği, , Söroptomistler, Çocuk Haklarını Müdafaa Cemiyeti ve Çocuk Esirgeme Kurumu(Himaye-i Etfal Cemiyeti) yönetim kurullarında uzun yıllar hizmet verdi. 1959'da Türk Anneler Derneği'ni kuruluşuna öncülük etti. Türk Dil Kurumu'nun da kurucu üyelerindendi.
1975 yılı Birleşmiş Milletler tarafından 'kadın yılı' olarak ilan edildiğinde 'Kadının Sosyal Hayatını İnceleme ve Araştırma Derneği' tarafından düzenlenen sergi ve toplantıda Halide Nusret'e 'Ümmü'l-Muharrirat' (kadın yazarların annesi) unvanı verildi. 1983 yılında ise Basın Yayın Genel Müdürlüğü ile Türk Basın Birliği tarafından 'Basın Mesleği'nde 50 Yıl Şerefli Hizmet' belgesiyle plaket verildi.
Halide Nusret Zorlutuna, 10 Haziran 1984 günü İstanbul'da hayatını kaybetti.
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna Kitapları - Eserleri
- Benim Küçük Dostlarım
- Bir Devrin Romanı
- Aşk ve Zafer
- Küller
- Aydınlık Kapı
- Beyaz Selvi
- Sisli Geceler
- Bütün Şiirleri
- Gül'ün Babası Kim?
- Büyükanne
--reklam--
Halide Nusret Zorlutuna Alıntıları - Sözleri
- Yoksa siz sade Türkçe taraflısı değil misiniz? (Büyükanne)
- Fakat zaman; hangi ateşi küllemez ki?... (Bir Devrin Romanı)
- Bir yanda bu sefahat, öbür yanda alabildiğine sefalet: Sessiz sedasız aç biilâç ölen, bu memlekete hizmet etmiş ihtiyarlar… Bu memlekette belki en büyük hizmeti edecek çocuklar… Dayanamıyorum, kafam ve kalbim parçalanıyor. (Aydınlık Kapı)
- ../“ilk ders”ten çıkarken birdenbire Tanrı’nın beni “öğretmen olsun” diye yarattığını anlamış, bir anda bu mesleğe şifasız bir tutku ile tutulmuştum.. (Bir Devrin Romanı)
- "Bana ta'neylenen gafil, Seni görgeç utanmaz mı?" (Aşk ve Zafer)
- Sanki namütenahi büyük bir ayna, sonra üstünde pembe, samani, erguvani pırıltılar... Düşündüm ki hayatta, kalbi bu denize benzeyen insanlar da vardır.. (Sisli Geceler)
- “Bilmez, anlamaz, yapamaz!” hükümlerini kaç defa, kaç yüz defa, bir idam hükmü dinler gibi, içimde bir şeyler yırtılarak, koparak dinlemişimdir! (Aydınlık Kapı)
- "Dün gece pür sitare göklerde İki yıldız ilişti gözlerime. Eğilip derhal eyledim secde, Benziyorlardı çünkü gözlerine!..." (Aşk ve Zafer)
- "İslâm'ın beş temelinden biri olan 'zekat'a gereken önemi verirsek elbette anayurt sınırları içinde aç, çıplak, sefil bir tek insan kalmaz Nur Kardeş." (Büyükanne)
- "Kızları da içimize alalım. Onlar da Türk çocuğu değil mi? Şerefimizi kurtarma işine onlar da katılsınlar." ...Atamız ne demiş: 'Yalnız erkekleri çalışan bir millet, tek kanatla uçmak isteyen bir kuşa benzer, yükselemez.' (Büyükanne)
- Ya Rabbi! Çilem daha dolmayacak mı? (Gül'ün Babası Kim?)
- "Seni Suzan"dedim. "Bu sene geçen seneden, bugün dünden ve şu dakikada da bir dakika evvelinden daha çok seviyorum." (Küller)
- İhtiyaca yabancı geçebilse bir günü Böyle paçavra gibi sürünmezdi ömrünü Hayat değil onunki, zaten, uzun bir sızı, İhtiyaç! Yılan yüzlü, ölüm yüzlü ihtiyaç! Bir tek gün çalışmazsa yavruları kalır aç! (…) Her ne olursa olsun mevkiiniz, yaşınız Karşısında hicapla iğilmez mi başınız? (Bütün Şiirleri)
- "Sever hayatı beşer ta seri mezarında!" (Sisli Geceler)
- Otomobilinden bile biraz in Gözlerini yuman gururunu yen Eğer bir parça et değilse kalbin Parça parça olur merhametinden Burada öyle feci manzaralar var! (Bütün Şiirleri)
- "Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer!" (Küller)
- "Dünyada vatan aşkından daha büyük bir aşk tasavvur edebilir misiniz...?" (Aşk ve Zafer)
- Dünya bedbahtlarla, yaralılarla dolu, yarasız insan yok… Kimsenin derdi kimseninkine benzemiyor. (Aydınlık Kapı)
- Niçin yalan söylüyorlar? Niçin?.. - Nasıl da masum masum yalan söyleyebiliyorlar? (Benim Küçük Dostlarım)
- İçime damla damla "ölüm" çöküyor. Bu soluk mavi gökte, bu gümüş afaklarda²⁰⁷, bu ıslak toprakta hep ölüm... Hep ölümün sonbahara ve sonbaharın ölüme benzeyen o gizli, o acı yeisi var!... 207 Afak: Ufuklar. (Küller)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin