Kitap Künyesi
Yazar: Ali Haydar Zuğurlu
Yayın Evi: Buruc Yayınları
İSBN: 9750174322
Sayfa Sayısı: 120
Bilal Habeşi ve Ahad Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Adı, Bilal-i Habeşi, köle bir anne ve babanın köle oğlu olarak dünyaya geldi. Ömrünün en güzel yıllarını köle olarak yanında çalıştığı adamın zorbalığıyla geçirdi. İmanla özgürlüğe kavuştu ve kalbindeki tüm cahili putları kırdı. Gönlünü ilahi emirlere ve hareketlerini peygamberleri yaşama adadı. Dünya hayatının yaklaşık son oyuz yılını asil, saygınlık, haysiyet ve erdemlikle geçirdi. Çünkü O, bu vakitler sevgililer sevgilisine (s.a.v.) aşık olmuştu. Bir gün Habibullah (s.a.v.) bu dünya hayatını tamamlayıp gidince yetim kaldı. Bir umut, bir teselli arayıp Şam diyarına gitti. Şam kendisine yar olmasa da Yara (Segiliye s.a.v.) kavuşma yeri olacağı umuduyla..
Bilal Habeşi ve Ahad Alıntıları - Sözleri
- Deliller, düşünen bir toplum için, akıl sahipleri için etkileyici, iman arttırıcı ve Allah'ı bilme aracıdır.
- Bir gün Umeyye ile Ebû Cehil, Bilal'i yaka paça çöle götürdüler. Onu çölün kızgın kumlarına sırtüstü yatırıp ellerini, ayaklarını çaktıkları kazıklara bağladılar. Üstüne de ağır taşlar koydular. Bilhassa Umeyye'de bitmek bilmeyen bir kin vardı. O, ağzından dökülen salyalarla Bilal'e küfürler edip işkence ederken bütün Müslümanlara olan öfkesini de kusuyordu.
- Hz. Peygamber (sas.), Mekke'den ayrılırken daha 20 yaşında bir genç olan Attab b. Esid'i Mekke valisi olarak atadı.
- Ey kuşlar kaç efendi, kaç köle tanıdınız Bilal-i habeşi
- Keşke efendilerin köleleri olmasaydı Ne güzel olurdu. Bilal-i habeşi
- Akıl tamamlandı mı söz azalır
- Ey mekke! Köle olsamda sana aşığım! Ne var ki senin efendilerin bizlere yaşama hakkı tanımadı! Bilal-i habeşi
- İki rekat sabah namazı, dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır Hadis-i şerif
- Ben, Allah Teala’yı insanlardan uzakta düşünmüyorum ki, araya aracı koyayım.
- Peygambersiz bir hayat; karanlık, karamsarlık ve mutsuzluktur.
- O uzun boylu, siyah tenli, gür saçlı, çökük yanaklı, zayıf ve biraz kamburcaydı. Künyesi Ebû Abdu'l Kerim veya Ebû Abdullah'tı. Lakin herkes onu Bilâl-i Habeşi olarak biliyordu. Babası Rebâh, annesinin adı Hamâme'ydi. Mekke' de Cumâh Oğulları ailesi içinde doğup büyümüştü ve Umeyye bin Halef'in kölesiydi. Babası Habeşistan ülkesinden gelip Mekke'nin Serat bölgesine yerleşmişti. Hamâme'yle evliliğinden Bilâl, Halit ve Hûfeyre adında çocukları olmuştu. Ne var ki fazla yaşamadan vefat etmişti. Bilâl babasının vefatından sonra evin bütün yükünü sırtlamış, annesi ve kardeşleriyle hayata tutunmak için köleliğe mahkum olmuştu.
- Hz. Ebû Bekir: .. O (s.a.v) bizleri Allah-u Teâlâ'nın dinine, din kardeşliğine davet ediyor. -Senle ben kardeş olacağız öyle mi? - Evet - İyi ama sen itibarlı bir tüccarsın. Ben ise hazırken sayılmayan, olmayınca aranmayan, hesaba katılmayan bir köleyim.. Hem efendilerle köleler nasıl kardeş olur? Nasıl birlikte oturur, birlikte gezer? Hz. Ebû Bekir: - Öyle de hepimiz Allah'ın kulları değil miyiz? O (c.c.) bizleri eşit birer insan olarak yaratmadı mı? Kaldı ki üstünlük insanların ırkı, derisi, zenginliği değil, üstünlük insanın Allah'a olan bağlılığıdır.
- İşte, oğlum! O gündür bugündür, Yahudiler ve yandaşları ezanı sevmezler. Onlar, ezanın birlik ve beraberlik sağladığını ve Müslümanların harcı olduğunu iyi bilirler...
Bilal Habeşi ve Ahad İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilal herkesin gönlünde bir hüzün herkesin gözünde bir yaş Kitab diğer seriler gibi değildi sözde Bilal-i habeşi'nin hayatını kaleme almış ama yarısından fazlası Bilalle alakası konular değil çok araştırılmamış hayatı belliki kitabı bir şekilde doldurmak istemiş Yinede kalemine sağlık (illa edep illa edep)
BİLAL BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL! O, ÖTELERDE YANİ ADANMIŞLARDAN..., (Bir Ziyaretci)
güzel bir kitap. Bilali Habeşi'nin bazı bilinmeyenlerini öğrendim bu kitap sayesinde. Yazarın bu tarz kitaplar yazmasının devamlılığını dilerim. (Ömer Nas)
Kitabın Yazarı Ali Haydar Zuğurlu Kimdir?
İslam tarihi üzerine araştırmalarıyla Ali Haydar Zuğurlu, özellikle siyer ve sahabe hayatı üzerine çalışmalar yapmaktadır. Eserleri alışagelmiş eserlerden farklı bir üslup ile hazırlanmıştır. Biyografi, siyer, fikir ve sahabe hayatının roman havasında verilmesi ayrıca iyi kaynak taramasının yapılması okuyucuya ayrı bir güven veriyor.
Ali Haydar Zuğurlu Kitapları - Eserleri
- Mus'ab bin Umeyr ve Davet
- Ammar Bin Yasir ve Sabır
- Ka'b Bin Malik ve Tevbe
- Bilal Habeşi ve Ahad
- Habbâb Bin Eret ve Sebât
- Bilal-i Habeşi ve Tevhid
- Hz. Hamza ve Şehadet
- Selman-ı Farisi ve Hakikat
- Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak
- Hz. Ömer ve Adalet
Ali Haydar Zuğurlu Alıntıları - Sözleri
- Hz.Ömer, Müslüman toplumun sade ve dengeli, mütevazı ve müsamahakâr bir hayat tarzını benimsemesini her zaman tavsiye ederdi. (Hz. Ömer ve Adalet)
- Hz. Fatıma ile Hz. Ali! İmanî iklimde birbirine olan muhabbetleri özenle damıtılmış halde akıyordu. O denli özenle akıyordu ki birbirlerini ayırt edemiyorlardı. Hangisi Fatıma, hangisi Ali idi karıştırıyorlardı! Sevginin ve sevilmenin iksiri olmuşlardı adeta. Canından can sunup onun canından da kendi canına bir can katmak!.. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- Ateşle eritilen madenin köpüğü, tortusu, cürufu var. Köpük madeni örtse de hararet arttıkça uçup gidiyor ve yarar sağlayan asıl cevher açığa çıkıyor. Hakeza insanda topraktır ve toprağın balçığından süzülüp, biçimlenmiştir. Şefkat tokatları, hakikatin acı, tatlı olayları ve kaderin darbeleri onu da arındırabilir, şekillendirip demir yapabilir. (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
- "Hasret çekmeye alışmışım; ona duyduğum özlemim, her acıyı, her zorluğu kolaylaştırıyor." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- Hz. Peygamber(sallallahu ələyhi və səlləm) buyurdu ki: "Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir'i." (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
- ''Ey kavgam! Yaşasak da ölsek de biz kazanacağız!'' (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Senin bizden ümidi kesme vaktin gelmedi mi? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
- Önden gidenlere, öncü olanlara ve öldü denilenlere kavuşmak mümkün olmasın mı? (Bilal-i Habeşi ve Tevhid)
- "Ey yön! Yönsüzlüğe yön ol! (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Hangi sevgi türü olursa olsun şayet bir sevgide ilahi sevgi yoksa o sevgi eksiktir. Kalp huzurda, yüz tebessümde, el iyilikte, gönül sadakatte zayıftır. (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- İşte bu cennet! Kat kat köşkleri,altın ile gümüşten binaları ve miskten güzel meskenleri bulunan bu cennet... Gümüş kapıları,billur kupaları,altın tepsileri olan bu cennet, Canların çektiği,gözlerin hoşlandığı her şeyin bulunduğu bu cennet, Ölümün uğramadığı, gençlik ve güzelliğin sormadığımı bu cennet... Şimdi hasret içinde... Irmakları ve hurileri ile bu cennet, Şimdi özlem içinde... Bu cennet, Şimdi arzu içinde... Peki, cennet arzular mı? Hz. Peygamber buyurdu ki: “Cennet üç kişiyi arzular. Ali, Selman-ı Farisi ve Ammar b. Yasir’i” (Ammar Bin Yasir ve Sabır)
- "Onu öylesine özledim ki, kuşlardan haber arar oldum ama kanadı kırık kuş uçabilir mi? Bilmiyorum!" (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- Ne yazık ki ! Müslümanların insanlığa sunduğu binlerce güzelliği görmeyen ve kör inatlarına kapılıp aydınlıktan mahrum kalanlar,Müslümanlar arasına girmiş münafıkları görüyor. (Ka'b Bin Malik ve Tevbe)
- "kıyamet günü Ademoğlu (her insan) şu beş şeyden sorulmadıkça Rabbimin huzurundan ayrılmayacaktır. Ömrünü nerde tükettiğini Gençliğini nerede geçirdiğini Malını nerde kazanıp nereye harcadığını Bildiğine ne nedenli amel ettiği İyiliği emredip, kötülüğü men ediyor mu (Habbâb Bin Eret ve Sebât)
- Kocaman adamlar da ağlar mı annem? (Mus'ab bin Umeyr ve Davet)
- "Eğri cetvelden düzgün çizgi çıkmadığı gibi hakkaniyet üzere olmayan kanunlardan da hak ve adalet çıkmaz." (Selman-ı Farisi ve Hakikat)
- “Nasıl bir eş?” Cennet yolculuğunda bir eş! Öyle ya! Eş, eşi ile cennet yolcuğu yapmayacaksa o eş neye yarar ki? (Hz. Fatıma ve Hz. Ali İkliminde Aile Olmak)
- "Çünkü hicret, Yüce Allah için atılan kutlu bir adımdır. Kuvveti üstün gören müstekbirlerin, despotların, zalimlerin düşünce tarzına karşı bir inkılaptır. Çünkü hicret, Müslümanca yaşamak için ilahi yaşam kavgasıdır. Çünkü hicret, maddeden manaya, mahlukattan yaratana, sebepten müsebbibe, eserden müessire sığınmadır." (Hz. Hamza ve Şehadet)
- Hz. Ömer, ayetlerden çok etkilenirdi. Bazı ayetlerden öylesine etkilenirdi ki olduğu yere yığılıp kalırdı. Bir gün sokaktan geçerken evinde yüksek sesle “Andolsun Tur’a apaçık sayfalara satır satır yazılmış kitaba, onarılan eve, yükseltilen tavana, kaynayan denize andolsun ki Rabbinin azabı kesin gelecektir. Onu savacak kimse de yoktur."ayetlerini okuyan bir adamın sesini işitmişti. O denli sarsılıp korkmuştu ki bir adım dahi atamamış, evin duvarına dayanip olduğu yere çökmüştü. Onu o hâlde görenler, koluna girip zorlukla evine götürebilmişlerdi (Hz. Ömer ve Adalet)
- "...Adalet, insanın iç huzuru ve dış güvenidir. Dolayısıyla adaletin olduğu kalp, huzurlu; adaletin olduğu yer de güvenilirdir." (Hz. Ömer ve Adalet)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin