Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Taşağıl
Editör: Sahure Ergüzel
Tasarımcı: Ömer Faruk Yıldız
Yayın Evi: Yeditepe Yayınevi
İSBN: 9786057800046
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Bilge Türk Tonyukuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk tarihinde sayısız bilge hükümdar ve yöneticiler çıkmıştır. Her birinin derin izler bıraktığı bir gerçektir. Bunların içinde sivil idaredeki başarıları, yaptığı planlar, ürettiği stratejiler, savaş meydanlarında gösterdiği cesaret ve askerlik yeteneği bakımından ünlü Gök Türk devlet adamı Tonyukuk çok dikkat çekmiştir.
Tonyukuk, her şeyden önce bilgeliği ile Türk tarihinde çok özel bir yere sahiptir. Gerçekleştirdiği bilgece hareketlerden dolayı hem kağanların ve yöneticilerin hem de milletinin saygınlığını da kazanmıştır.
Tonyukuk Yazıtları da 1897 yılında bulunduğu günden itibaren Türk dili uzmanları tarafından defalarca çalışılmıştır. Biz de bu çalışmada Çince tarihi metinlerde Tonyukuk ile ilgili bilgileri topladıktan sonra kendi yazdıkları ile bir araya getirdik. Tonyukuk'un içinde bulunduğu Gök Türk devlet modelinin Türk tarihini bütün halinde anlamakta çok değerli olmasını dikkate alarak böyle bir bölüm ilave ettik. Ayrıca Gök Türklerin meydana getirdikleri kağanlıkları ele aldık. Bu çalışmanın kendi alanına bilimsel bir farklılık getireceğine inanıyoruz.
--reklam--
Bilge Türk Tonyukuk Alıntıları - Sözleri
- Kısacası Türk milleti varlığını Kutlug Kağan ve Tonyukuk' a borçlu idi.
- Bundan sonra Gök Türk Kağanlığı'nın merkezi Ötüken olacaktır.
- Tonyukuk zeki oluşu, akıllı yönetimi, stratejik davranışları sayesinde tanınmış bir kişiydi.
- Gök Türk tarihinin en mühim özelliklerinden birisi, hiç şüphesiz bizlere, yazıtları bırakmış olmalarıdır.
- Devleti kuran ve başarılı yapan millet idi: “Türk bodun illedik ilin... kağanladuk kağanın yitirü ıdmış = Türk milleti il yaptığı ilini... kağan yaptığı kağanını kaybedivermiş.
- II. Gök Türk Kağanlığı, Tonyukuk 'un yerinde hamleleri sayesinde büyük bir tehlikeyi savuşturmayı başarabilmişti.
- “Tonyukuk’a göre hedefler henüz büyümeden, küçültülerek imha edilmelidir.”
- Eski Türkçe anıtlar, o toprakların ilelebed Türk vatanı olarak kalacağı düşüncesinin sonucu meydana getirilmişti.
- Eğer Bilge Kağan onun (Tonyukuk’un) fikir ve tekliflerini dinlememiş olsa Türklerin büyük kısmı asimilasyona uğrarlar ya da şehirlerde kapalı kalıp düşmanlar tarafından kuşatılıp sıkıştırılarak yok olurlardı.
- "Kısacası Türk milleti varlığını Kutlug Kağan ve Tonyukuk'a borçlu idi."
- Kısaca Türk milleti varlığını Kutluk Kağan ve Tonyukuk’a borçlu idi.
- Gök Türk sosyal yapısı aile, urug ( aileler birliği), boy (ok), bodun (millet), il ( devlet) şeklinden birbirine sıkı sıkıya bağlı halkalar halinde tezahür ediyordu.
- Gök Türk devleti bütün Türk tarihi içinde model devlet olarak kabul edilmelidir. Uygur, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu ve Osmanlı devletleri bu model üzerinden yükseltmiştir.
- " Gök Türklerin gerçekte Türk tarihine en büyük katkısı siyasi tarih açısından olmuştur. Onların siyasi tabakası zayıflayıp tarih sahnesinden çekildikten sonra bünyelerinden çıkan Uygur, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere diğer Türk kökenli devlet ve beylikleri bir Gök Türk devamıdır."
- Öte taraftan, köle kelimesi hiçbir Gök Türkçe metinlerde geçmemektedir.
--reklam--
Bilge Türk Tonyukuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilge Tonyukuk: yazar/ahmet-tasagil hocanın, gayet başarılı bir önsözle başladığı Tonyukuk isimli kitabı her Türk gencinin okuması gerekir. Bu kitapta Gök Türkler ile ilgili önemli bilgileri bulacaksınız. Kitabın büyük kısmı Gök Türklerin kuruluşu ve yıkılışına kadar geçen olaylar ve Gök Türklerin sosyal ve kültürel tarihi anlatılmaktadır. Bilge Tonyukuk ile bilgiler genel olarak kısa tutulmakla beraber çin kaynaklarından ve Tonyukuk yazıtındaki bilgilerden istifade edilmiştir. Tabi kaynakların azlığı Tonyukuk hakkında ayrıntılı bilgi alabilmemizi engellemiştir. Türk tarihinde derin izler bırakan bilge yönetici Tonyukuk, daha sonra kurulacak Türk Devletlerindeki ikinci adama model olmuştur. Büyük Selçuklulardaki Nizamül Mülkün Tonyukuktan etkilendiği görülmektedir. Sıvama cilt ve özel sayfa tasarımı ile koleksiyonluk bir baskı. Kitabın sonunda ise yazar/ahmet-tasagil hocaya ait renkli fotoğraflar bulunuyor. (Yusuf Korkmaz)
Bilindiği üzere "Edebiyat ve Tarih" birbirinden ayrı düşünülemez. Sizler için yazdığım bu bilgiler, kitabın içindekiler kısmının özeti mahiyetindedir. Sayın hocamız Ahmet Taşağıl tarafından kaleme alınan ve bana da imzalı olarak gelen kitabımı bitirmiş bulunmaktayım. Kitapta önce Gök Türkler hakkında bilgiler verilip Orhun Yazıtlarından bahsedilmiştir. Sonraki bölümde Gök Türk devlet modeli ve Tonyukuk hakkında başlıklar halinde bilgiler verilmiştir. (Vatan kavramı, halkın haklark, demokrasi meselesi... Vb.) Son bölümde ise Bilge Tonyukuk 'un Gök Türk Kağanlığına katkılarından bahsedilip hocamızın, kitap hakkında bilgi toplamak amacıyla gittiği yerlerin, yazıtların görselleri ile de desteklenmiştir. Okumanızı tavsiye ederim. yazar/ahmet-tasagil (Aybüke Sömen)
Ahmet Taşağil hocanın konu üzerindeki hakimiyeti tartışmasız. Ancak doyurucu, objektif ve akademik bir çalışma okumak isteyerek bu kitabı alanlar hayal kırıklığına uğrar. Daha ziyade Göktürk tarihine ana hatlarıyla değinen ve biraz da taraflı bir dille kaleme alınmış bir hafif okuma kitabı demek daha doğru olacaktır. Bazı tespitlerin cok yerde tekrarlanması okuyucuyu sıkıyor. Kitabın bölümleri kronolojik bir biçimde kaleme alinmamis, anlamayi zorlaştıran dongusel bir kurgu var. Bir çok yerde anlatım, yazım ve noktalama hatalari var. Kitabın adı bizde Tonyukuk'un az çok biyografik olarak betimlenecegi izlenimini yaratsa da, Tonyukuk'un kişiliği derinlemesine anlatılmayıp, iki üç özelliği surekli olarak tekrar edilmiş. Her sayfanın kenarında bazı kelimelerin Göktürkçe karşılığının yazılmış olması ise hoş bir detay (kivanc ozsahin)
--reklam--
Bilge Türk Tonyukuk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmet Taşağıl - Bilge Türk Tonyukuk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bilge Türk Tonyukuk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmet Taşağıl Kimdir?
14-2-1964 tarihinde Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde doğdu. 1975'te İlyasköy İlkokulunu, 1981'de İzmit Mimar Sinan Lisesi'ni bitirdi.
İstanbul üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü'nden 1985 yılında mezun oldu. Aynı yıl Çince öğrenmek ve Orta Asya Tarihi üzerine araştırmalar yapmak üzere Taiwan'a gitti. Adı geçen ülkede Shih-fan üniversitesinde Çince kurslarına devam ederken, aynı zamanda Cheng-chih üniversitesinin Etnoloji Araştırmaları Enstitüsü'nde ve Tarih Bölümünde ders ve seminerleri takip etti. Bunun yanında dokümantasyon merkezinde Çin kaynaklarından Türk tarihine ait belgeler topladı.
1986 yılının sonunda Türkiye'ye dönüp, İstanbul üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yüksek Lisans öğrenimine başladı. 1988 yılında "Gök-Türk ülkesine Gelen Çinli Elçilerin Raporlarına Göre Gök-Türk / Çin İlişkileri" adlı teziyle master unvanını aldı. Aynı yıl bu enstitüde başladığı doktora çalışmasını 1991'de "Gök-Türkler (542-630)" adlı teziyle tamamlayarak doktor unvanını kazandı.
Bu arada 1987 yılında araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladığı Mimar Sinan üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalında, 1992'de yardımcı doçentliğe yükseltildi . 1995 yılında Genel Türk Tarihi alanında doçent unvanını kazandı. 2001 yılında profesör oldu.
1997-1998 ve 1999-2000 eğitim-öğretim yıllarında Kazakistan'ın Türkistan şehrindeki Uluslararası Hoca Ahmet Yesevi Türk-Kazak üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak görev yaptı. çeşitli seminerler ve konferanslar verdiği gibi panel ve sempozyumlara katıldı. Kazakça başta olmak üzere diğer Türk lehçelerini öğrendi. Bu esnada Özbekistan'ın Semerkand, Buhara ve Hive gibi tarihi şehirlerine, yine Güney Kazakistan'da Sır Derya boyundaki tarihi kalıntıların bulunduğu alanlara geziler yaptı. Saha araştırmalarında bulundu. Aynı üniversitede 2001-2002 öğretim yılında Tarih-Felsefe Fakültesi Dekanlığı görevini yürüttü. 2002 yılının Temmuz Ağustos aylarında Türk İşbirliği Kalkınma İdaresi'nin yürüttüğü Moğolistan Türk Anıtları Projesinde yer aldı.
2004-2005 öğretim yılında Bişkek'te bulunan Kırgızistan Türkiye Manas üniversitesinin Tarih Bölümünde öğretim üyeliğinde bulundu. Aynı üniversitenin Türk Uygarlığı Merkez Müdür yardımcılığını yürüttü. Sosyal Bilimler Dergisi yayın kurulu başkanlığını yaptı.
2007-2008 Mimar Sinan üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı. 2008 yılında Rektör Yardımcılığına atanmıştır. 2009 Nisan ayında ise Tarih Bölümü Başkanlığına atanmıştır.
Halen Mimar Sinan üniversitesi Tarih Bölümü Başkanlığı ve Rektör Yardımcılığı görevini sürdürmektedir.
Çince, İngilizce, Rusça ve Fransızca ile Türk lehçelerinden Kazakça ve Kırgızca'yı bilmektedir.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
--reklam--
Ahmet Taşağıl Kitapları - Eserleri
- Kök Tengri'nin Çocukları
- Gökbörü’nün İzinde
- Bozkırın Kağanlıkları
- Bilge Kağan'ın Vasiyeti
- Bilge Türk Tonyukuk
- Gök-Türkler 1-2-3
- Hunlar
- Türk Model Devleti Gök Türkler
- Eski Türk Boyları
- İlk Türkler Bozkırdan Dünyaya Yayılanlar
- Uygurlar
- Çin Kaynaklarına Göre Eski Türk Boyları
- Türk Bilgeleri
- Gök-Türkler
- Ergenekon'dan Kağanlığa
- Bilge Kağan'ın Vasiyeti
- Orta Asya Türk Tarihi
- İnsanlığın Serüveni
- İslamiyet Öncesi Türkler
- Göktürkler 1
--reklam--
Ahmet Taşağıl Alıntıları - Sözleri
- Atın insan için oynadığı rol, bir savaşçının en önemli yoldaşı olması, öldükten sonra en sevdiği atının kurban edilmesi, ölü ile birlikte gömülmesi çok ilginç bir durumdur. Sağlığında savaşçıya verdiği katkıya işaret ettiği gibi bunu bir şekilde kader arkadaşlığı olarak yorumlamak da mümkündür. (İlk Türkler Bozkırdan Dünyaya Yayılanlar)
- "Avrasya bozkırlarının derinliklerinde Orta Asya alanının eski tarihinde yazılı tarihi kaynaklar ışığında bilebildiğimiz kadarıyla ilk kurumsal devlet, Asya Hun İmparatorluğu, diğer adıyla Büyük Hun İmparatorluğudur. " (Hunlar)
- "Tonyukuk zeki oluşu, akıllı yönetimi, stratejik davranışları sayesinde tanınmış bir kişiydi. Özellikle askerî planlamacılığı ön plana çıkıyordu." (Türk Bilgeleri)
- Eski Türk ilinde bu coğrafi mekân, yani ülke toprağı diğer çağdaşı devletlerde olduğu gibi hükümdarın serbestçe kullanabildiği bir arazi parçası değil, korumakla görevli bulunduğu ata yadigârı idi. (Türk Model Devleti Gök Türkler)
- Çin’i en fazla korkutan Kağan Kapgan Kağan (Türk Bilgeleri)
- Tola Irmağı civarında yaşayan Dokuz Oğuz boyları, her ne kadar daha başlangıçta Uygurlara tâbi olsalar da, her an karși çıkıp bağımsızlıklarını ilan edebilirlerdi. Uygur kağanı bunu önlemek için bir kumandanını Ötüken Dağı'na yollayarak orada görevlendirdi. Öte taraftan Basmıllar ve Karluklar maglup edilerek tamamen devlete baglandılar. Kazandığı üst üste başarılar sonucu konumunu iyice güçlendiren Kutlug Bilge Kül Kagan, artık gücünü tamamen kaybederek zayıflamış olan Gök Türk Kağanı Pai-mei'e son darbeyi vurarak onların iki yüzyıllık saltanatına son verdi. Buna ragmen T'ang hanedanı imparatoru Uygur kaganını hala küçük görüyordu. Nitekim sol muhafizları kumandanı gibi bir anlama gelen unvanla taltif etti (745), Son saldından kurtulan Gök Türk hanedan ailesinden gelen 10 bin kişilik grup. Çin'e giderek oradan sığınma istedi. Geri kalanları ise Uygur Kağanlığı'na bağlanmak durumunda kaldı. (Uygurlar)
- Hunların savaş zamanlarında yağmurun yağması en çok çekindikleri konudur. Çünkü, yağmurun yağması ile yaylar işlemez hale geliyordu. Hunlar bu yüzden gece seferlerinde dolunay zamanını beklerlerdi. (Kök Tengri'nin Çocukları)
- Chou-p'an'da Gök-Türkleri durdurmakla vazifeli Ta-hsi Changju'nun ordusu, İşbara'nın yüz bin kişilik ordusunu görür görmez şaşkına dönmüş ve büyük bir korkuya kapılmıştı. Ona yardım etmekle vazifeli dük Yü Ch'ing-tse, takviye kuvvet larak onların yanına gitmeye çekindi. (Gök-Türkler 1-2-3)
- Eski Türkçe anıtlar, o toprakların ilelebed Türk vatanı olarak kalacağı düşüncesinin sonucu meydana getirilmişti. (Bilge Türk Tonyukuk)
- Türk tarihinin başlangıcında yani M.Ö 3000'lerde Afanasyevo kültürü söz konusudur ve yaklaşık olarak M.Ö 3300-1700 tarih aralığında değerlendirilmektedir. Bu kültürün merkezi Hakasya topraklarıdır. Daha sonra aynı bölgedeki Andronovo, Karasuk, Tagar Taşık kültürleriyle adım adım Türk tarihini izleriz (Gökbörü’nün İzinde)
- Orta Asya'da Kao-che boyları Ting-ling'lerin yerini almışlardı. (Eski Türk Boyları)
- Her şeye rağmen Orta Asya'nın geniş bozkırlarında hakim hayvan türü koyundur. (İlk Türkler Bozkırdan Dünyaya Yayılanlar)
- Milletine o derece güveniyor ve ebediliğine inanıyordu ki; “Ey Türk! Üstte gök yıkılmaz, altta delinmezse senin devletini, töreni kim bozabilir?” demektedir. (Türk Bilgeleri)
- "Hunların Göğe Ch'eng-li (tengri) dedikleri kut karşılığında ise K'ut'u kullandıkları ifade edilmiştir. Hükümdarlık unvanı Ch'an-yü ise enginlik anlamına gelmektedir. Kısacası hükümdarlarını Gök gibi Engin sonsuz Genişlikte olarak tanımlarlardı." (Türk Bilgeleri)
- 6. Asırda Gök Türkler tarih sahnesine çıkarken Orta Asya 'da yaşayan boyların genel adı Töles olarak beliriyordu... (Eski Türk Boyları)
- Çinliler gibi protokol ve görgü kurallarına uymadıkları belirtilmiştir. En yüksek mevkideki hükümdar da en alt seviyedeki normal vatandaşta beslediği hayvanın etini yer, derisinden elbise yapar, kürkünü kullanırdı (İlk Türkler Bozkırdan Dünyaya Yayılanlar)
- Dünya tarihi hakkında yazılan çoğu kitapta hakları yense de bir şekilde Türklerin Tarihine vurgu yapmak zorundadırlar (Türk Model Devleti Gök Türkler)
- Gök Türk Devleti, bütün Türk Tarihi içinde model devlet olarak kabul edilmelidir. Uygur, Karahanlı, Gazneli, Selçuklu ve Osmanlı devletleri bu model üzerinde yükselmiştir (Türk Model Devleti Gök Türkler)
- Hun kanunlarında bir kişi eğer adam öldürmek maksadıyla bıçağını sıyırırsa idam edilir. Hırsızlık yapanın mallarına el konulur. Bir suçluya hafif bir ceza verilecekse bir uzvu ezilir Ağır ceza verilecekse idam edilirdi. Hapis müddeti on günü geçmezdi. Mahkûmların sayısı ancak, birkaç kişidir. Hun sosyal hayatımı düzenleyen kanunlar, Çin'deki gibi karışık ve zor uygulanır değil, kısa ve kesin hükümlerdi. Cezaların ağır olması caydırıcı gücü ve milletin erdem sahibi olmasını, suçluların sayısının çok az olması sonucunu doğuruyordu. Bu konuyu Çin kaynakları "mahkûmların sayısı ancak birkaç kişidir" ifadesiyle açıklarlar. (Kök Tengri'nin Çocukları)
- Cengiz Han 1277'de büyük batı seferinden döndükten iki yıl sonra ölür. Cenazesi bilinmeyen bir yere defnedilmiştir. Çünkü onu gömen kişilerin tamamı ortadan kaldırılmıştır. Cengiz Han'ın cenazesinin yerini 8 asırdır kimse bilmez. (Gökbörü’nün İzinde)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin