Kitap Künyesi

Yazar: Ergun Candan

Yayın Evi: Sınır Ötesi Yayınları

İSBN: 9789758312078

Sayfa Sayısı: 331

--reklam--

Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

2000 yıldır saklanan "Sırlar Bilgisi" 2000 yıl sonra açılıyor...

Şimdiye kadar hiç bir yerde yayınlanmamış çok özel bilgilerin ele alındığı bu kitap; "Dinler Tarihi'nin gizli kalmış önemli bir bölümüne ışık tutacak nitelikte hazırlanmıştır.

Son üç dinin bilinmeyen gizli tarihi içinde yolculuk yaparken, o yılları yeniden yaşayacaksınız... Böylelikle; "Niçin dinler devri artık kapanmıştır? "Dinleri içinde geçen 'cennet - cehennem' gibi temel sembol ve kavramlar aslında ne anlama gelir?" gibi sorularınız da kitabın satırları içinde cevaplanacaktır. Keyifli bir yolculuğa hazır mısınız?...

Dinlerin en temel kavramlarının bile yanlış anlaşıldığı bir dönemde, bu kitabın çıkartılmış cesaret isteyen bir işti... Ancak birilerinin bunları aktarması gerekiyordu...

2000'li yılların dünyasında, bu bilgileri "Sınır Ötesi Okurları" ile paylaşıyoruz...

Umarız zamanı gelmiştir...

(Arka Kapak)

--reklam--

Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber Alıntıları - Sözleri

  • "Okuma-yazma bilmek yeterli değildir. Okumak gerekir"
  • Okuma-yazma bilmek yeterli değildir. Okumak gerekir.
  • Tek bir hayat süresine bakıp da herhangi bir yargıya varamayız.. insanların tanımaları gereken bir yasa vardır : sebep sonuca bağlıdır... İnsanlar tek bir kısa hayatın havası içerisinde uçup duracak ve sonra hiçlik içerisinde kaybolacak toz zerreleri değildirler. Onlar, sadece tanrısal benliklerini geliştirmek üzere yeryüzünün ve Yüce Öte Alem'in havasının içerisinde birçok kez gelip giden Ebedi Bütün'ün ölmeyen parçalarıdırlar
  • İnanmış olduğu Kur'an-ı Kerim'i bir kerecik bile okuma zahmeti göstermeyen, ancak kendisini Kurban Bayramlarında koyun kuzu keserek ve cumadan cumaya camiye giderek Müslümanlığın koruyucu şemsiyesi altında hisseden insanların sayısı göz ardı edilemeyecek kadar çoktur.
  • Böyle bir anlayışta olanların bir kısmı ibadetlerini eksiksiz yerine getirirler. Ve böylelikle ölümden sonraki hayatlarını garanti altına aldıklarını zannederler. Çünkü Allah’a karşı ibadetlerini yerine getirdikleri için Allah da onları cennette alacaktır. Evet böyle bir mantık güderek, yani cennete gitmek için ibadetlerini yerine getiren sayısız insan vardır. Bir karşılık beklemek, bu tür ibadetlerin temel dayanak noktasıdır. Onlar için inanmış oldukları kutsal kitaplarını anlayacakları kendi dillerinden okunması ve incelenmesi gibi bir ihtiyaç bile yoktur.
  • "İsrail, Tanrı'sına ihanet etti... Onun için göğün dört bir bucağına çil yavrusu gibi dağılsın!" Bir peygamber için ne kadar zor bir an. Uğruna bu kadar uğraştığı halkına beddua ederek bu dünyadan ayrılıyordu. Halkı için son sözü bir beddua olmuştu.
  • Yukarıda aktardığımız gelişmelerden sonra hemen herkesin aklına takılan şu soru, peki o halde İsa Peygamber'e ne oldu sorusuydu. Aslında bu soruya ezoterik bilgiler binlerce yıl önce açıklama getirmişti ama işin güzel tarafı ezoterik öğrettiler ile günümüz biliminin belli bir noktada buluşmuş olmasıydı. İşin bir başka ilginç yanı ise Kur'an-ı Kerim'de de İsa Peygamber'in çarmıhta ölmediğinin söylenmesiydi. "Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uyumaktan ibarettir. Kesin olarak onu öldürmediler." (NİSA 4/156-158)
  • Düşüncelerinizden de sorumlusunuz...
  • Dikkatlerden kaçmaması gereken bir başka nokta da, dünyaya belli bir görevle doğan büyük vazifelilerin, çevrelerinde kendilerine yardımcı olacak kadroyla birlikte dünyaya gelmiş olduklarıdır. Peygamberlerin etrafındaki halka gibi toplanan bu özel vazifeli gurup; Hıristiyanlık "havariler" İslamiyete "sahabeler" olarak adlandırılmıştır.
  • İsa dedi: “Ne mutlu imtihanı bilen adama. O hayatı buldu…”
  • Kendimizi anlamak istiyorsak, hem kendi yeteneklerimizden üstün olanı, hem de aşağıda olanı dikkate alıp, aradaki farkı görmek lazımdır.
  • Sıradan halk ramazan ayında oruç tutarken bunu sadece aç kalarak yerine getirdiğini zanneder. Oysa ki, oruç tutarken maksat sadece aç kalmak değildir. Aynı zamanda zihinsel olarak da oruç tutulması gerekir. Oruç sadece aç kalmak anlamına gelmez. Asıl oruç insanın her türlü negatif duygu ve düşüncelere zihninde yer vermemesi anlamına da gelir. Yani aç kalarak hem bedenine hakim olma çalışmasını yerine getirirken, aynı düşüncelere set çekerek zihinsel olarak da kendi üzerinde hakimiyet sağlamaya çalışmaktır.
  • Namaz kılmak... İşin şekilsel yanı ile uğraşan sıradan bir Müslüman, islam’ın şartlarından biri olan 5 vakit namaz kılmaya aşırı bir özen gösterir. ... asıl hedeflenen insanın iç alemindeki sırları keşfetmesidir. Eğer bunlar yapılamıyorsa birtakım duaları mırıldanmak, eğilmek, bükülmek, alnını seccadeye değdirmek hiç bir şey ifade etmez. Hz.Muhammed Peygamber’in sahabelerinden Hz.Ali’nin en çok kortuğu şey olarak namaz kılmayı göstermiş olması boş ve anlamsız değildir. Burada da anlatılmak istenen maalesef anlaşılamamıştır. Ali, namazın gerekli şartlarını yerine getirebilip getiremekten endişe duyuyordu. Asıl endişe duyduğu buydu yani gerekli konsantrasyonu sağlayarak kendi iç aleminin derinliklerindeki sırlara nüfuz edip edemeyeceğinden endişe duymaktaydı.
  • Eski inisiyatik öğretiler ve kutsal kitaplar, ezoterik bilgiler ışığında incelenecek olursa, insanın meydana getirilişinin 2 safhalı olduğu görülür. Birincisi: "Galaktik İnsan", ikincisi ise "Yeryüzü İnsanı" dır. Galaktik İnsan, bir zamanlar yeryüzünde Altın Çağı"nı meydana getirmiş olan varlıklara verilen bir isimdir. Yeryüzü insanının söz konusu edilen" Galaktik İnsan" ile çok uzaktan bir akrabalığı vardır
  • “Kimsenin kimseden faydalanamayacağı, kimseden bir şefaat kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceğini o günden korunun.”

--reklam--

Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dinler tarihinin gizli kalmış önemli bir bölümüne ışık tutuyor ... Âlemlerin varlık sebebi Peygamber Efendimiz, nezih bir gençlik ve ulvî bir âile hayâtı ile sergi­lediği müstesnâ mükemmelliklerin ardından, kırk yaşlarında iken peygamberlik mertebesine nâil oldu. Kırk yaşına altı ay kala, ilâhî kudret O’na Mekke’deki Hirâ Mağarası’nı kudsî bir mektep olarak açtı. Mübârek Ramazan ayının 17. günüydü. (İbn-i Sa’d, I, 194.) Resûl-i Ekrem Efendimiz, mûtâdı üzere Hirâ Mağarası’nda idiler. Cebrâîl Aleyhisselam geldi ve Hazret-i Peygamber’e: “–Oku!” dedi. (Büşra)

3 peygamberle ilgili bilinen efsanelerin (ezoterik kaynaklar vasıtası ile) anlatımı, zevkli ve akıcı. Okunmalı. Son çeyrekteki siriusa kadar her şey çok iyiydi ama sirius kısmı (ki yazara göre en mühim ayrıntı) dikkat dağıtıyor.Özetle, tavsiye ederim. (Murat Özdenvar)

Oldukça güzel bir tarihi araştırma eseri. Her ne kadar kitabın ismi yanlış olsa da son 3 din olan Musevilik, İsevilik ve Müslümanlık dinlerinin kurucusu olan peygamberlerimiz hakkında oldukça detaylı bilgiler veren bir eser. Peygamber olmadan önceki hayat hikayeleri, peygamber olma süreçleri, mucizeleri ve çektikleri sıkıntılar detaylı bir şekilde anlatılıyor. Ayrıca bu olaylara ezoterik bilimler ışığında bazı yorumlar getiriliyor. Özellikle Kurban, Hac, Namaz, Kıyamet Alametleri gibi konularda farklı yorumlar getiriliyor. Tufan'dan önceki üstün insan ırkı olan Galaktik nesil ile şimdiki yeryüzü neslinden bahsediliyor. Melekler ve diğer dini kavramlar hakkında çeşitli yorumlar yapılıyor. Kitap, içerisinde pek çok bilgi ve farklı yorumlar içeren bir kitap olduğundan mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)

--reklam--

Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ergun Candan - Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ergun Candan Kimdir?

1961 İstanbul doğumlu olan Ergun Candan,1980 yılında "Türkiye Metepsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneğinde Ezoterik ve Metapsişik Kültürle tanıştı. 1985 yılında Dernek Yönetim Kurulu Üyeliği "Öğretim Sorumlusu" görevine seçildi. 1993 yılının sonuna kadar bu görevini sürdürdü. Bu süre içinde çok sayıda konferans veren Ergun Candan'ın Ruh ve Madde Dergisi'nde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.

1994 yılında Dernek'te baş gösteren bazı olumsuzluklardan dolayı, Derneğin 2. Başkanı da dahil olmak üzere çok sayıda üye dernekten istifa etti. Bunların arasında Ergun Candan da vardı. Dernekten ayrıldıktan sonra, bir grup arkadaşıyla birlikte araştırmalarını bağımsız olarak sürdürmeye başladı.

1994- 1996 yılları arasında Milliyet Gazetesi'nin radyosu Radyo Kulüp'te (Bu radyonun ismi daha sonra Radyo D olarak değişmiştir.) SINIR ÖTESİ adıyla bir program hazırladı ve sundu. Hafta için hergün 22.00 - 24.00 sattleri arasında yayınlanan bu program, dönemin en çok dinlenen radyo programları arasında ilk sıraları aldı. 1995 yılında AKŞAM Grubu'na bağlı DOST GAZETESİ'nde yazı dizisi hazırladı. 1996 yılında Kanal D'de SINIR ÖTESİ adıyla hazırladığı program çok sayıda birinciliklere imza attı. RTÜK'ten gelen baskılar ve kanalın kapatılma cezalarından dolayı yayın hayatına son vermek zorunda kaldı. Aynı yıl Ekibiyle birlikte POSTA GAZETESİ'nde "GİZEMLER DÜNYASI" adıyla yayınlanan bir ek gazete çıkarttı.

1998 yılında kendi yayınevini kurdu. Çeşitli televizyon programlarına konuk konuşmacı olarak katıldı. Çalışmalarına halen bu yayınevinin araştırma ekibiyle birlikte devam etmektedir. Yayınlanmış 14 kitabı bulunmaktadır.

--reklam--

Ergun Candan Kitapları - Eserleri

  • Gizli Sırlar Öğretisi
  • Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri
  • Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber
  • Antik Mısır Sırları
  • Ezoterizme Giriş
  • Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi
  • Atalarımızın Gök Tanrı Dini
  • Gizli Yönleriyle Atatürk
  • Ölümden Sonra Neler Oluyor?
  • Türkler'in Kültür Kökenleri
  • Kıyamet Alametleri
  • Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz Olaylar
  • İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi
  • Nuh'un Gemileri
  • Hz. Muhammed'in Vahyi Alışı
  • Türkler’in Kültür Kökenleri
  • Sufi Bilgesi Nasreddin Hoca
  • Rüyalarımızdaki Atatürk

--reklam--

Ergun Candan Alıntıları - Sözleri

  • İnsanlık; içinde insanlığın pek kalmadığı bir 'insanlık tablosunu' çizme gayreti içindedir. (Gizli Sırlar Öğretisi)
  • "Paşam, Mevlana'nın makamını müze yapmamız üzerine halk buraya akın etmeye başladı. Bu bir sakınca doğurmasın" "Eğer, Mevlana'yı hakkıyla tanımak ve benimsemek için ziyarete gittiklerine inansam öteki dergahların da açılmasını sağlardım.Çünkü Mevlana'yı tanımak ve anlamak zaten diğer tüm tehlikeleri de ortadan kaldırmaktır" M. Kemal (Gizli Yönleriyle Atatürk)
  • . Altaylılar'ın ruh anlayışı bizim bugün Parapsikoloji ve Metapsişik çalışmalarda elde ettiğimiz bilgilerle tamamen örtüşen bir özelliğe sahipti ... Altaylılar yaşamın ve varoluşun temel yapı taşlarından biri olarak ele aldıkları ruhsal enerjinin, insanda nasıl işlediğine dair bilgilere de sahiptiler. Parapsikoloji'de "Astral Beden" kavramı Altaylılar'da "sünne" olarak isimlendirilmişti: İnsan'ın sünnesi vücuttan ayrılıp dağlarda, bozkırlarda dolaşabilir. Vücuttan ayrılıp gezinen "sünne"yi Şamanlar, mükaşefe kudretine sahip bazı adamlar ve nadiren köpekler görebilirler ... Köpek "sünne"nin yaklaştığını uzaktan, acı uluma ile haber verir. . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
  • Parça; bütüne aittir. (Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi)
  • Eğer her şey göründüğü gibi idiyse, görünen neden insanlara yetmedi de görünenin ardındaki görünmeyen Ezoterik Prensiplere ulaşılmaya çalışıldı. (Antik Mısır Sırları)
  • . Yüz, Eski Tükler'e göre insanın en önemli yeriydi. Utanç, kötülük, iyilik ve hatta kutsallık bile insanın yüzüne akseden özelliklerdi. Bu sebeple kötülerin yüzü “kara”, iyilerin yüzleri “ak” , kutsal insanların yüz rengi ise ''Gök Mavisi” olarak mitolojide sembolleştirilmiştir. Eski Türkler, Oğuz Kağan'ın doğarken yüzünün gök renginde olduğunu söyleyerek, onun gökten geldiğini ve Tanrısallığın rengini taşıdığını ifade etmek istemişlerdir. Bu tanımlamalarla; O ’nun sıradan bir kişi olmadığı ve göksel bilgilerle olan ya da olacak irtibatı, efsanenin daha başında okuyucuya aktırılmış bulunmaktadır. Gelelim Oğuz Kağan'ın ağzının “ateş rengi”ne benzetilmesine... Arınmanın, sadeleşmenin, fazlalıklardan ve astral tortudan kurtulmanın sembolü olan “Ateş”, diğer ulusların mitolojilerinde olduğu gibi Türkler’e ait diğer efsanelerde de kullanılmıştır. “Ateş Sembolü” nün bir başka paraleli de al rengidir. Yani kırmızı... Bu renk de Oğuz Kağan’ın gözlerinin rengi olarak gösterilmektedir. . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
  • Bir yolcunun yolda yürüyebilmesi için ufku görmesi yeterli değildir... Ufkun Ötesi'ni de görmesi gerekir. (Gizli Yönleriyle Atatürk)
  • Toprağın çocuğu! Kelâm sendedir de ondan. Sende bulunup da hareket eden, gören ve işiten şey Kelâm"ın ta kendisidir. Kutsal Ateş senin içinde gizlidir. (Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi)
  • Hazreti İsa "Dünya bir köprüdür; bunun üzerinden geçin; ama bunun üstüne ev inşa etmeyin." (İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi)
  • İnsanlar ölümlü tanrılardır, tanrılar ölümsüz insanlar. (Antik Mısır Sırları)
  • Okuma-yazma bilmek yeterli değildir. Okumak gerekir. (Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber)
  • Her şeyin üzerinde hüküm sürmek ise artık realitelerin üstüne çıkması ve tüm realitelerin üstünde meselelere bakmaya başlaması anlamına gelir. Bu; maddenin, egonun ve otomatizmanın esaretinden kurtuluş, bir diğer deyişle aydınlanma yani şuurlanma aşamasıdır. Bu hâle ulaşan insan, görünenin hiç de göründüğü gibi olmadığını anlar. Sonra da dünyanın ne kadar fani olduğunu farkeder. Ama bir taraftan da, bu fani dünyanın içinde ne kadar büyük bir ilâhi senaryonun oynanmakta olduğunu da görür. Ve en önemlisi de bu ilâhi senaryoda kendisinin nasıl bir rol aldığını anlar. Bu dünyaya doğuş amacının anlaşılması demektir. (İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi)
  • bir şeyi gök rengine büründürmek türk kültüründe o şeye bir kutsiyet yüklemek anlamına geliyordu. (Atalarımızın Gök Tanrı Dini)
  • . Türklerin, iki ayrı alemleri vardı. Bunlardan biri, kendi aile dünyaları ki, bu kendi çadırlarından kurulmuş olan düzendi. Diğeri de büyük Gök-Tanrısı'nın Alemi... Uygurca yazılmış olan Oğuz destanında, Oğuz Han şöyle diyordu: "Kun tu bolgıl, kök kurıkan!" Yani: "Güneş, tuğumuz, bayrağımız olsun; gök de çadırımız!" . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
  • Musa Peygamber'in bir Osiris rahibi olduğunun sakli tutulmasında o kadar başarılı olunmuştu ki, bu büyük sır halk tarafından yüzyıllarca anlaşılamadı. (Antik Mısır Sırları)
  • Bu sonsuz evrende, bu sonsuzluğa uzanan yolda ilerleyen biz insanlık ailesi olarak, bir gün hepimiz bu dünya gezegeninden ayrılacağız... Ve o zaman bu dünya gezegeninde yaşadıklarımızın tümü, kozmik bir anı olarak ruhsal hafızamızda saklı kalacaktır. (Ölümden Sonra Neler Oluyor?)
  • Tibetlilere göre Ölüm bir sanattır. (Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz Olaylar)
  • . "Son araştırmalara göre örf, adet, geleneklerine ve dil yapılarına, kullandıkları aletlere bakılarak Sümerler' in Mezopotamya'ya Orta Asya' dan geldikleri, Türk olabilecekleri tahmin edilmektedir." . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
  • İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, işte o havuz da kokuşur, o havuzda ölüp giderler. (Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri)
  • "Güneş altında söylenmemiş söz yoktur." (Gizli Sırlar Öğretisi)