Kitap Künyesi

Yazar: Celil Oker

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9789752119352

Sayfa Sayısı: 224

Bin Lotluk Ceset Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Çalışanlarından birinin şirket sırlarını rakip firmalara sattığından şüphelenen bir borsa aracısı tarafından tutulan Dedektif Remzi Ünal, aslında başka bir amaca hizmet ettiğini düşünmektedir. Çünkü şüphelenilen eleman olağanüstü derecede güzel bir kadındır ve patron da mutsuz evliliğinden mustarip yalnız bir adam. Dedektifimiz o kendine özgü "şartları" kabul edilir edilmez kadını takibe koyulur. Sabahın erken saatlerinde köpeğini gezdirmeye çıkan şüphelinin ardına düştüğünde, aslında onu başkalarının da izlediğini fark eder. Ancak onların amacının ne olduğunu anlamasına fırsat kalmadan alacakaranlığı yırtan silah sesleriyle birlikte kendini kanlı bir maceranın içinde bulur. Bin Lotluk Ceset size entrikalar ve yalanlarla dolu bir dünyanın kapılarını açacak.

(Tanıtım Bülteninden)

Bin Lotluk Ceset Alıntıları - Sözleri

  • İnsan olmak zor.
  • "İnsan tanıdıklarının toplamıdır," dedim kendi kendime. Nereden duyduysam.
  • İnsan tanıdıklarının toplamıdır.
  • Karşımdaki kitapları seyrettim. Ne kadar çok kitap vardı. Muhtemelen o kitapları yazanlar, o kitapları yazarak bir sürü insanın, bir sürü hayatını değiştirmişti. İsteyerek ya da istemeden.
  • Bazı kapılar kendiliğinden açılmıyorsa onları açmak gerekir.
  • İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor.
  • Ama doğru cevaplar almak için doğru sorular sormak gerekiyordu.
  • "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez.
  • İnsanın keşke böyle olmasaydı dediği anlar vardır.
  • İnsan, tanıdıklarının toplamıdır.
  • "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin."
  • Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam.
  • İnsan tanıdıklarının toplamıdır
  • "İnsan tanıdıklarının toplamıdır."
  • İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor

Bin Lotluk Ceset İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Remzi Ünal karakterine alıştım ve basit kurgulu bu cinayetler ile de bir sorunum yok gayet kendini okutuyor. Tek sorun kurguların kendini tekrarlaması bir önceki kitabı okuyalı uzun zaman olmasına rağmen bu kitabı okurken sürekli o kitabı düşünmem. Şirket, patron ve eşleri paradoksundan çıkmalı artık. Aşırı karışık kurgular beklemiyorum bu kitabın basitliğini seviyorum. Bu kitapta tekrarlanma ile ufak mantık hataları dışında Remzi Ünal okumayı özlediğimi de fark ettim. Diğer kitaptan devam… (cans pa)

Oker'in üçüncü kitabı olan Bin Lotluk Ceset bir önceki kitabın şablonu ile yazılmış, yani konusu değişmiş ama giriş, gelişme ve sonuç birebir aynı. Bazen telefona bir oyun indirirsiniz de çok sevip bir benzerini ararsınız. Sonra benzerini bulup oynamaya başlayınca fark edersiniz ki aslında oyun motoru aynı, hatta firma da aynı, sadece grafikler farklı. Ufak çaplı bir hayal kırıklığı olur. Bu kitapta böyle hissettim. Kitabı Storytel'de dinledim, seslendiren iyi iş çıkarmış (yer yer ufak hatalar yapmış olsa da). Daha önce Ahmet Ümit kitaplarında da bahsetmiştim, aynı karakteri (bu durumda Remzi Ünal) farklı kişiler seslendirince insan garipsiyor. O yüzden keşke Başkomser Nevzat veya Özel Dedektif Remzi gibi karakterleri hep aynı kişi seslendirebilse (Storytel yöneticileri okusa "bulmuş da bunuyor" derdi heralde). İsminden de anlaşılacağı üzere, finans yatırım sektöründe yer alan bir firma sahibinin, birisini hafta sonu boyunca izlemesi için Remzi Ünal tutulur. Takibin daha başında bir cinayet işlenince olaylar farklı bir yöne doğru gider. Her ne kadar Remzi Ünal insanların hayatına dokunmayı sevmese de kendi deyimiyle "geri dönülmez yola girmiştir" ve işi sonuna kadar götürmeye karar verir. Finalde de tıpkı önceki kitapta olduğu gibi olayların tüm aktörlerini bir araya toplar ve küçük bir şovla tüm olan biteni açıklar. Sıkılmadım dinlerken ama her kitap böyle aynı formatta olacaksa araya birkaç kitap koymak iyi olabilir. (İ. B.)

Seriye devam ettim ve 3. Kitabını da okudum. Remzi Unal karakterini sevdim ama hala tam olarak kafamda canlandiramiyorum. Misal Baskomser nevzati kafamda resmedebilirim ama Remzi Ünali değil... Karakterlerin derinlikleri yok ne yazik ki... Artı kitaplardaki kurgu gittikce düzelse de hala gereksiz anlatımlar var ayrıca olayların çözümü pat diye bitiyor. Seriye şans verilir mi? Evet. (Arzu Onuklu)

Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?

1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.

Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.

Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.

Celil Oker Kitapları - Eserleri

  • Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
  • Çıplak Ceset
  • Kramponlu Ceset
  • Bin Lotluk Ceset
  • Rol Çalan Ceset
  • Ateş Etme İstanbul

  • Son Ceset
  • Yenik ve Yalnız
  • Bir Şapka Bir Tabanca
  • Sen Ölürsün Ben Yaşarım
  • Beyaz Eldiven Sarı Zarf

Celil Oker Alıntıları - Sözleri

  • İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
  • Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
  • "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
  • "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
  • "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
  • “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)

  • "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
  • İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
  • ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
  • Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
  • Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
  • Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
  • Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)

  • "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
  • “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
  • Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
  • "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
  • Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
  • "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
  • Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)