Kitap Künyesi
Yazar: Angutyus
Yayın Evi: Okuyanus Us Yayınları
İSBN: 9786054054633
Sayfa Sayısı: 217
--reklam--
Bir Apaçi Masalı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dizüstü Edebiyatın son kitabı yine çok farklı, yine çok eğlenceli!
"Masallar dinleyerek büyümeyen çocukların masal gibi hayatları olur" diyerek başladı yola.
Toprak kokusundan arabeske, gecekondu yaşamından barmenliğe, Alanyadan İsveçe ve dünyanın 80 ülkesine! Sosyal, sınıfsal, duygusal ne derdimiz varsa hepsini yaşamış ve "Apaçi" deyip de anlayamadığımız gençlerin hayatını modern bir masala dönüştürmüş Angutyusla tanışıyorsunuz.
--reklam--
Bir Apaçi Masalı Alıntıları - Sözleri
- Çocuklarına masallar okuyacak zamanı olmadı ekmek peşinde koşmaktan. Çocukları da kendi masallarını kendileri yazdı.
- Insanı sevmekle başlar Herşey öyle bir memlekette yaşıyoruz ki birbirimize etiketler vurmayı bayılıyoruz insanları yaptıkları işleri giyimleri konuşma tarzları otobüste oturmaları ile yargılamak bu ülke insanının en büyük ahmaklığı başkalarını saçmalıkları Ve eksiklerinden tiksinerek sanırım kendimizi ifade edemediğimiz aptallık larımızı örtüyoruz iç huzur çok önemlidir insanın iç huzuru yakalaması için bu hayatı Hem kendisi ile hem de çevresi ile yaşamayı bilmesi gereklidir
- İnsanı sevmekle başlar her şey. Öyle bir memlekette yaşıyoruz ki, birbirimize etiketler vurmaya başlıyoruz. İnsanları yaptıkları işleri, giyimleri, konuşma tarzları / otobüste oturmaları ile yargılamak, bu ülke insanının en büyük ahmaklığı. Başkalarının saçmalıkları ve eksikliklerinden tiksinerek sanırım kendimize ifade edemediğimiz aptallıkları örtüyoruz. İç huzur çok önemlidir. İnsanın içi huzuru yakalaması için, bu hayatı hem kendisiyle hem çevresiyle yaşamayı bilmesi gereklidir.
- Korkuların da kendisine göre çeşitleri varmış. Sahipsiz olmak, gidecek bir yerinin olmadığını bilmek, en kötüsü, ne yapacağını bilememek, korkuların en büyük olanıymış.
- Bundan büyük bir keyif yoktu. Bu çok farklı bir duyguydu. Kendine inanmak, inandığın yolda ilerlemek ve sonunda karşılığını almak.
- Hep bir bahanem oldu yollara düşmek için... Hep bir bahanem oldu terk etmek için... Hep bir bahanem oldu dönüp arkama bakmamak için... Terk ettiğim insanlarında hep bir bahaneleri oldu peşime düşmek için... Hep bir bahaneleri oldu affetmek için... Hep bir bahaneleri oldu bana hak vermek için...
- Bir Erdal Abim vardı.O anlatırdı.Öğretmen bir kompozisyon ödevi vermiş."Ankarayı nasıl bilirdiniz?" giriş/gelişme/sonuç kurallarına göre yazın falan... Ödevler hazırlanmış,Herkes kafasına göre yazmış Ankarayı.Bir tanesi yazmış Kızılay çok güzel,Gima'nın önü buluşma noktası.Kuğulu Park harika.Bir tanesi yazmış Atakule muhteşem,Papazın Bağı nefis,Seymenler Parkı tam gezilecek görülecek yerler.Bir tanesi yazmış Atatürk Orman Çiftliği'ndeki hayvanat bahçesi muhteşem,kokoreç pek meşhur.Herkes kafasına göre yazmış işte,Ankara'nın en güzel yerlerini en yaşanası bölgelerini. Bir tanesi de "bu anasını .......... Ankara'sına Çankaya'dan bakınca pek bir güzel de,gel bir de Saimekadın'dan Abidinpaşa'dan bak nasıl görünüyor yazmış.O hesap..
- Hep bir bahanem oldu yollara düşmek için... Hep bir bahanem oldu terk etmek için... Hep bir bahanem oldu dönüp arkama bakmamak için... Terk ettiğim insanlarında hep bir bahaneleri oldu peşime düşmek için... Hep bir bahaneleri oldu affetmek için... Hep bir bahaneleri oldu bana hak vermek için...
- Lütfeder gibi sevmenin küfreder gibi sevmekten farkı yoktur.
--reklam--
Bir Apaçi Masalı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bizim gençliğimizde inci sözlük pek meşhurdu ama ben pek bakmazdım dünyaya sadece kendi yönlerinden bakan heriflerdi bunlar ağızlarından küfür hiç eksik olmazdı kaderlerine enine boyuna küfrederlerdi işte bu adam hayatını hayatın zorluklarını küfürle anlatmış beğendim mi küfür hariç yaşam hikayesini ve akıcılığını evet ama sonunun böyle bitmesini istemezdim farklı şeyler bekliyodum bana göre pek değil bu kitap ama her kitaptan hayat dersi çıkarmaya çalışıyorum... (nur çalhan)
Bol bol küfür var, başka bir şey yok. Edebiyatta elbette mizah olacak. Hiciv ve mizahsız bir edebiyat düşünemiyorum. Ama bu kitapta mizah yokki. Bol bol belden aşağı, bol bol küfür. Lise son sınıfa giden oğlum var. O da okumuş. Baba ben de bu yazar gibi olacağım diyor. Aynı yazarın Fedai isimli kitabını okumuştum. Onun üzerine satın aldım. Ama hiç beğenmedim. Okuyucuya bir şey katmıyor. (Aziz DEMİR)
Yazarın üslubu bana biraz garip gelse de konusu hayattan alınan tüm hikayeleri severim. Küfürlü bir dili var ama Türkiye gerçeğini yazmış... Kızamadım küfür ettiği için... (Mehtap Akbudak)
--reklam--
Bir Apaçi Masalı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Angutyus - Bir Apaçi Masalı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Apaçi Masalı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Angutyus Kimdir?
İnci Sözlük'te yazdığı bir hikayeden sonra ünlenen ve sözlüğü kilitleyen şahıs.
--reklam--
Angutyus Kitapları - Eserleri
- Bir Apaçi Masalı
- Kebabman
- Fedai
- Gurbet Kuşu
- Biz Ucuz Adamlardık
- Artık Bu Numarayı Arama Anne
- Ecel Perileri
- Velkam on Bord
--reklam--
Angutyus Alıntıları - Sözleri
- Çocuklarına masallar okuyacak zamanı olmadı ekmek peşinde koşmaktan. Çocukları da kendi masallarını kendileri yazdı. (Bir Apaçi Masalı)
- Turizm daha başlamadan bu ülkede katledilmişti. (Velkam on Bord)
- Tanrı, insanoğluna en büyük bela olarak açlığı vermiş. (Gurbet Kuşu)
- Ben solağım , gözükara solağım , fanatik solağım. (Kebabman)
- Bir şeyler gerçekten eksikti bu ülkede sanki. Benim çocukluğumda yaşattığım, büyüttüğüm ve en önemlisi en zor günlerimde sarıldığım hatıralarım çoktan gerçekliklerini yitirmişti. Bir acayip olmuştu buralar. Kendimi o kadar yabancı hissediyordum ki… (Velkam on Bord)
- "Baba ölünce, erkek ölünce kadın da, çocuk da, aile de ölüyor bizim oralarda. Ataerkil toplumlarda yabancı hikayeler değil bunlar." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Tatlı su hümanistliği ile sağa sola bulaşanlar... Akıl verenler ilk önce kendi at gözlüklerini çıkarmalılar ki ciddiye alınsınlar. (Gurbet Kuşu)
- Masal dinlemeyi bilmeyen çocukaların masal gibi hayatları olur. (Velkam on Bord)
- "Seni seviyorum diyebilmek çok zor imiş. Geçen her gün, sırtıma yediğim her tekme beni biraz daha kurutmuş. Yüreğimi, vicdanımı, kalbimi... Geriye de artık hayal kırıklıkları bile olmayan pis bir herif kalmış." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- İbne olmanın iyi tarafı da bu oğlum. Hem karıların hem de erkeklerin ruhundan anlıyoruz. (Fedai)
- Bir zenci abimiz vardı. Yetmişli yaşlardaydı , muhabbet ederdik. Eski günleri anlatırdı. '' Çok değil daha 30-40 sene önce '' Bizi bu katillerin elinden karıları , kızları kurtarırdı , '' derdi. Londra metrosunun hikayesini anlatırdı. Londra'yı boydan boya saran , medeniyetin sembolü olan o metronun yapımında kaç tane Hintli , Pakistanlı , Jamaikalı , Afrikalının yeraltında doğup büyüyüp çalıştığını , güneş görmeden öldüğünü anlatırdı. '' O metronun her karışında siyah adamların gözyaşı , nefreti , cesetleri vardır , '' derdi. '' Lanetlidir Londra metrosu. Kaza , felaket eksik olmaz. Siyah adamın bedduaları... '' derdi. İngiliz hükümeti bir vefa borcu olarak siyahlara ve Doğululara iş verir sadece metroda. Adam kendi memleketinin vatandaşına güneş yüzü göstermiyor ki sana , bana göstersin. Hayatın gerçekleri keşke filmlerdeki kadar kolay , şiirler kadar romantik olsaydı , ama değil işte , gerçekler acı. (Kebabman)
- "çok mu çirkinim, çok mu kötüyüm." "Çirkin olan benim. Kötü olan da benim Debby" (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Hep bir bahanem oldu yollara düşmek için... Hep bir bahanem oldu terk etmek için... Hep bir bahanem oldu dönüp arkama bakmamak için... Terk ettiğim insanlarında hep bir bahaneleri oldu peşime düşmek için... Hep bir bahaneleri oldu affetmek için... Hep bir bahaneleri oldu bana hak vermek için... (Bir Apaçi Masalı)
- İngiltere'nin havasına , parasına , karısına güvenmeyeceksin!... (Kebabman)
- Koduğumun İngilteresine herkes sığdı , bir ben sığamadım. Herkese sevgi verdi , herkese kucak açtı , beni , sevemedi gitti bu İngiltere. Gerçi benim de İngiltere'yi pek sevdiğim söylenemez. Birbirinden nefret eden ama takıntılı bir ilişkiyi devam ettirmek için sırayla alttan alan iki manyak karı-koca gibi olmuştuk İngiltere ile... (Gurbet Kuşu)
- Korkuların da kendisine göre çeşitleri varmış. Sahipsiz olmak, gidecek bir yerinin olmadığını bilmek, en kötüsü, ne yapacağını bilememek, korkuların en büyük olanıymış. (Bir Apaçi Masalı)
- Bir insanda olması gereken en büyük silaha sahipti : Alçakgönüllülük. Alçakgönüllü adam kendisini her zaman sevdirir. (Kebabman)
- Sorunlu büyüklerin ve sistemin ruh sağlığını bozduğu çocuklara yardım etmek için çalışıyoruz. Hiçbir çocuk sorunlu değildir. Sorunlu doğmaz. Büyüklerin hastalıklı düşünceleri, kimi zaman onları birer suçlu haline getirir. (Ecel Perileri)
- "Sevemedim ben, sevmelere de alışamadım." (Artık Bu Numarayı Arama Anne)
- Insanı sevmekle başlar Herşey öyle bir memlekette yaşıyoruz ki birbirimize etiketler vurmayı bayılıyoruz insanları yaptıkları işleri giyimleri konuşma tarzları otobüste oturmaları ile yargılamak bu ülke insanının en büyük ahmaklığı başkalarını saçmalıkları Ve eksiklerinden tiksinerek sanırım kendimizi ifade edemediğimiz aptallık larımızı örtüyoruz iç huzur çok önemlidir insanın iç huzuru yakalaması için bu hayatı Hem kendisi ile hem de çevresi ile yaşamayı bilmesi gereklidir (Bir Apaçi Masalı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin