Kitap Künyesi
Yazar: Şükrü Erbaş
Yayın Evi: Kanguru Yayınları
İSBN: 9786054373697
Sayfa Sayısı: 79
--reklam--
Bir Çınlama Boşlukta Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çınlama
Bin çeşit sarının içinden geçtim. Yollar kirpikti. Evler
yapraktı. Kocaman bir ağaçtı gökyüzü. İnsanlar
toprağın elleriydi. Bulutların kum saatinde bir büyük
zaman. İçimde sözünü bulamamış hayatların gizi.
Çaresiz iyiliktim. Ekimdi, kasımdı. Bir kadın bembeyaz
susmuştu. Dışarda gecenin siyah lalesi. Camlar acıydı.
Ağzımda karıncalanmış bir dünya. İğde kokularından
yaz ölüleri. Soğumuş sözdüm. Gözlerim çocukluğun
yıldızları. Her arzu bozkırla yaralanıyordu. Yağmurun
raylarında bir tren. Bir istasyon unutmaktı öteki
gökkuşağı. İnsan geçmişi değil geleceği bağışlarmış.
Alnımda ışığı kalmamış harfler. Gittim, anıların kederine inanarak.
Şiirmiş, aşkmış, iyilikmiş… bir çınlama boşlukta…
kaldım öylece…
Şükrü Erbaş
--reklam--
Bir Çınlama Boşlukta Alıntıları - Sözleri
- Ey insanı anısıyla yıkan Şiirin bile kurtaramadığı Sıradanlık...
- Kimsenin kimseyi anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne işe yarıyor ki?
- Ey insanı anısıyla yıkan Şiirin bile kurtaramadığı Sıradanlık...
- Puhu kuşlarının avazından bir yol Giden mi daha eksik kalan mı?
- Seslensem kim duyar sesimi yalnızlıklar katından?
- Şiirmiş, aşıkmış, iyilikmiş... bir çınlama boşlukta...kaldım öylece...
- İnsanın zamana karşı biricik şansıdır aşk Onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
- Soluk soluğayım soğuk odalarda Eğme kirpiklerini yüreğim üşüyor.
- Ey kendine acımaktan yapılmış sevgi Nerden bulalım seni özgür kılacak geçmişi.
- Ey sabah sevinçleri, akşam kederleri... Ey yaseminlerin sessiz görkemi. Unutmaktan koruyun beni. Yaşama bilginize geldim.
--reklam--
Bir Çınlama Boşlukta İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir Çınlama Boşlukta: Sızıyor sessizce kendi derinine, Çıkışını bulamayan sular. İnsan aynı türküyü aynı içtenlikle, Söyleyemiyor ki uzun zaman, Böyle karşılıksız, yankısız. Değişiyor eski duygular. Biliyor musun, kalbim artık Bir kuş gibi çırpınarak pencere önlerinde, Titrek kanatlarıyla umudun, Düşmüyor bekleyişin hayal camlarına, Gelmene yakın saatlerde. Hayat dolduruyor her boşluğu kendince, Bir başka başlangıçta, Tutuşmak üzere yeniden. Pembe üflemeleriyle bir ince soluğun, Soğuyor acılar bile. (İdal Brn)
NOT : Ayrılığa dair şiirler içerir , kafa yapar. İki gün önce aldığım Şükrü Erbaş'ın iki kitabından birisiydi " Bir çınlama boşlukta " kitabı. Bu kitaptaki 6-7 şiir, " Kum ile Su" eserindeki şiirlerle aynıdır. Okudukça okuyorsunuz , sıkılmak ne mümkün... Ömür Hanım'la güz konuşmaları yazısı da bu kitaptayken tadından yenmedi. " Yazgı " ve "Seni korumak için " adlı yazılarını mutlaka anlayarak okumaya çalışın. Çok ehemmiyetli konulardan bahsediyor. Muhteşem bir eserdi , denemek isteyenler için kesinlikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar (Banksy)
Betimlemelerini ve anlatım bütünlüğünü sevdiğim bu yazarın ruhuma hitap eden cümleleri, coşturduğu imgeleri ve kelimelerin raks edişini okumak oldukça keyifliydi. Kapınız hep bir şiire açılsın.. Ne yapacağımı sanıyorsun ki? Tenin tenime bu kadar sinmişken, Ömrüm azala azala önümden giderken önümde, Gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken... Senin korkularını, benim inceliğimi doldurup yüreğime bıraktığın boşluğu yonta yonta binlerce heykelini yapacağım. (Matmazel)
--reklam--
Bir Çınlama Boşlukta PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şükrü Erbaş - Bir Çınlama Boşlukta kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Çınlama Boşlukta PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şükrü Erbaş Kimdir?
7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya geldi. Annesi, Lalezar Hanım; babası Doğan Erbaş'tır. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı.
Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu.
1984 yılında başladığı edebiyat hayatının ilk yıllarında, Yarın dergisinde kurul üyesi olarak yer aldı. Edebiyatçılar Derneği'nde 1993-1995 yılları arasında genel sekreterlik, 1998-1999 yılları arasında başkanlık yaptı. İlk şiiri 1978 yılında, Varlık Dergisi'nde yayımlanan sanatçı; "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987'de Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne layık görüldü. Şiir dışında deneme ve antoloji dallarında da eser veren Erbaş, halen PEN Yazarlar Derneği üyesidir.
Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı (1984). Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik görevinde bulundu (1993-1999). Şair, halen Antalya'da yaşamaktadır.
Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.
Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
--reklam--
Şükrü Erbaş Kitapları - Eserleri
- Bağbozumu Şarkıları
- Bütün Şiirleri 1
- Bütün Şiirleri 2
- Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri
- Çekilme Suları
- Unutma Defteri
- Bir Çınlama Boşlukta
- Bütün Şiirleri 3
- Pervane
- Gülün Sesi Gül Kokar
- Aykırı Yaşamak
- Eşik Burcu
- İnsanın Acısını İnsan Alır
- Kül Uzun Sürer / Derin Kesik
- Üç Nokta Beş Harf / Yalnızlık Heceleri
- Yolculuk / Kimliksiz Değişim
- Bütün Mevsimler Güz / Dicle Üstü Ay Bulanık
- Sarkacın Kalbi
- Sonsuzun Uçları
- Cam û Kevîr - Cam ile Taş
- Bir Gün Ölümden Önce
- Gölge Masalı
- Yaşıyoruz Sessizce
- Kum ile Su
- Kuş Uçar Kanat Ağlar
- Küçük Acılar
- Yolculuk
- Kimliksiz Değişim
- Dicle Üstü Ay Bulanık
- Bütün Mevsimler Güz
- Kül Uzun Sürer
- Derin Kesik
- Üç Nokta Beş Harf
- Yalnızlık Heceleri
- Toplu Şiirler 1
- Seçilmiş Şiirler
- Eşikler Kirpikler
- Otların Uğultusu Altında
- Çekilme Suları
- Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
- Bütün Şiirleri 4
- Toplu Şiirler 2
- İnsan Bir Eksik Sözdür
--reklam--
Şükrü Erbaş Alıntıları - Sözleri
- Dünyayı hafife almak kendi ağırlığını, şiiri hafife almak sözün ağırlığını bilmemektir. (Gülün Sesi Gül Kokar)
- Sahi yaşlılık, bir derin iç çekiş, yanılmış bir çocukluk olmasın Ömür Hanım? (Dicle Üstü Ay Bulanık)
- Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil... (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
- ".. Sevmeyi özledim biliyor musunuz ? Kayıtsız şartsız bir gülüşü ..."~~°° (Bir Gün Ölümden Önce)
- Durmadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında Öyle kolay anlaşıyoruz ki… (Kum ile Su)
- "Yüzünü camlardan toplayıp dönmüştün uzun yolculuğundan. (Sonsuzun Uçları)
- Sesini öperim çocuk Yüreğinin, kirpiklerinden sızan O dilsiz ince türküsünü Öyle mahzun durma ne olur. (Kimliksiz Değişim)
- Yapilacak iş elbette yılmak değil, bilgi sahibi olmak. Hemen bir yığın kitap getirip okumaya, adam olmaya çalışacağım. (Gülün Sesi Gül Kokar)
- Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, sonsuz olur, insanın küçücük ömrü karşısında. (Dicle Üstü Ay Bulanık)
- Yüreğimin kanatları terli bir kumru Uçup Uçup kirpiğinin ucuna konuyorum... (Bütün Mevsimler Güz)
- Ölüm... Hepimiz senin için yaşıyoruz… (Otların Uğultusu Altında)
- Yazmasaydım Borçlu ölürdüm aşka. (Derin Kesik)
- kiminin kültürü yoksun ahlaktan kimi de ahlaktan yoksun kültüründe. (Çekilme Suları)
- 'İçim dışım uzaklık. kimseye anı olmadan geçtim.' (Yalnızlık Heceleri)
- Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. (Bir Gün Ölümden Önce)
- İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım. (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
- Bir kapı önündeyim Girsem suç Gitsem ayaz (Kül Uzun Sürer)
- Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin. (Kum ile Su)
- Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne cepler de tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. "İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!" (Eşikler Kirpikler)
- Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu; Toprağı rüzgârı denizi göğü O her zaman bir insanla anlamlı Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların Ve ucuz korkuların kör kuyularına Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz. Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan. Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı Küçük çıkarların büyük kurnazları Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst Dışa vurmayı duygularınızı Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış. Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim -Ki bu en büyük kötülüktür size- Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz. Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.. (Bütün Şiirleri 1)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin