Kitap Künyesi
Yazar: Taşkın Tuna
Yayın Evi: Şule Yayınları
İSBN: 9799756446170
Sayfa Sayısı: 348
Bir Elma İki Ayna Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
O, sonsuz zaman öncesinden beri sürekli olarak aşk saçar. Her anda maşukluk yüzünden bir perde kaldırır, her nefes aşıklık yüzünden destan yaratır. Bütün alem aşk nağmesinin sessiz bir sedasıdır.
Aşık, isim ve sıfatlarla maşuka aynadır.Maşuk da ayna olarak nurunu yayar. Ay, güneşe ayna olunca, ne güneş zatından aynada ve ne de aynanın zatından bir şey güneşte vardır.
O'ndan başka hiçbir varlığın, O'ndan üstün bir varlığa sahip olmaması gerçeği; O'nun dışındaki tüm 'görünen' varlıkların 'gerçek' vücutlarının olmadığını açıklar.
O zaman tüm bu evren ve içindekiler nedir? Sadece bir hayal, bir serap ya da rüya mı? Hayal perdesinde oynaşıp duran gölgelerin ahenkli ve ritmik bir raksı mı?
Taşkın Tuna, 'aynalara' yansıyan bu hayallerin gölgeli oyununu, usta bir yönetmenin titiz ve çarpıcı yorumu ile dile getiriyor. Heyecan, düşünce ve duygu yüklü öyküleri ile..
(Arka Kapak)
Bir Elma İki Ayna Alıntıları - Sözleri
- Allah, kâinatı sevgiden yaratmıştır. Aşk güçlerin en kuvvetlisidir. Aşk en büyük meziyettir. Gerçek aşk; İlâhî aşktır. İnsanlar bu sevgi ile birbirine bağlanırlar, ama farkında değildirler.
- " bana bakanlar gövdemi görürler Oysa ben başka yerdeyim Beni gömenler gövdemi görürler Oysa ben başka yerdeyim Cübbeni aç Cüneyd, Cübbeni Altında görünmeyeni Cüneyd nerde Cüneyd'e ne oldu? Sana bana olan, ona da oldu Kendi cübbesi altında Cüneyd yok oldu "
- " Aşk yakıcı bir ateştir, insanın bedeni suyla nasıl temizlenirse, ruhu da ancak aşkla arınır. Aşk bir kez uyandı mı, bir daha uyumaz! "
- " Hamd Allah'a dır ki, dilediğine bir iğnenin ucundan bile görünür ve dilediğine göklerde ve yerlerde bile görünmez olur. "
- Düşüncelerinize dikkat etmeniz lazım. Çünkü düşünceler kelimelere dönüşür; kelimelerden fikirlere, fikirlerden fiillere, fiillerden alışkanlıklara, oradan da karaktere dönüşürler. Karakterinize dikkat ediniz, alın yazınıza dönüşürler.
- " Her bildiğini söyleme, ama her söylediğini iyi bil."
- " ... maşrapan küçükse deryâyı suçlamaya hakkın yok ! "
- "İnsan, insanın aynasıdır. İnsanda gördüklerin kendi iç dünyanın huzursuzluklarıdır. Bunun için boş görme, hoş gör. "
- "Hayalin gözümde, adın dilimde, nazlanamazsın! Makamın kalbimde, durağın bende, gizlenemezsin!"
- " Her sebep, bir sonucu oluşturuyor ve ilk sebeple son sonuç nihayette birleşiyor. " İbn-i Sina
- O'ndan başka hiç bir varlığın O'ndan üstün bir varlığa sahip olmaması gerçeği O'nun dışındaki tüm "görünen " varlıkların "gerçek " vücutlarının olmadığını açıklar ."
- İnsan, varlığının bilincinde (şuurunda) olması tamamen doğal bir tarzdır. Bilincinin bilincinde olmak, çalışmakla sağlanır.
- Şu da bir gerçek ki, ister akıllı, ister ebleh olsun herkes, çevresinde gördüğü hârikulâde olaylardan etkilenecek; başını bir an için göğe çevirse, sayısız denecek kadar çok yıldızın bir baştan bir başa tüm semayı haşmetle kuşattığını görecek; çiçekleri, böcekleri ve hayvanları incelese, bundaki düzeni ve ahengi, bir yağmur damlasındaki zarafetle birleştirerek, rahmetin her tarafı kuşattığını idrak edecektir. İşte 'insan' olmanın en önemli erdemi bu!
- İnsan, Allah'ın aynasıdır.
- Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, Allah'ın var olmadığı bir zaman dilimi bulunamaz.
Bir Elma İki Ayna İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Okuyalı yedi&8 yıl kadar olmuştur. Orijinal güzel bir kitaptı okuyacak arkadaşlara tavsiyemdir. Dili biraz ağır gelebilir fakat tasavvuf seviyorsanız ara ara barındırdığı sözler sizi kitaba daha çok çekecektir. (İsmail KORAL)
Kitabın Yazarı Taşkın Tuna Kimdir?
Taşkın Tuna, bürokrasinin üst kademelerinden gelen bir yazardır. 1962 yılında Ankara Fen Fakültesinden Fizik Yük. Müh. olarak mezun oldu. Daha sonra DMİ Genel Müdürlüğüne geçen Tuna, Almanyada staj ve eğitim aldı. 1969 yılında İngilterede Reading Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi gören Tuna, burada Master düzeyinde ihtisas yaptı. Yurda dönüşünde ODTÜde öğretim görevlisi olarak çalıştı. ABDde çevre sorunları konusunda da eğitim gören Tuna, 1987-1991 yılları arasında İngilterede Avrupa Meteorolojik Tahmin ve Araştırma Merkezinde uzman olarak hizmet verdi. Daha sonra Yurda dönen Taşkın Tuna Çevre Bakanlığına Genel Müdür olarak atandı ve burada da 3 yıla yakın bir süre çalıştıktan sonra emekli oldu.rnrnTuna’nın ses getiren kitapları arasında, ‘OKU AMA NEYİ’ Şule Yayınları tarafından kısa sürede sekizinci baskısı yapılmış ve geniş bir okuyucu kütlesi tarafından beğeni ile karşılanmıştır.rnrnTaşkın Tunanın, 1945-1960 yıllarındaki siyasi çalkantıları kapsayan ‘ADNAN MENDERES’İN ANILARI’ adlı bir kitabı da Şule yayınevi tarafından Ekim 2002 tarihinde basılmış ve çok satan kitaplar listesine girmiştir.rnrnYazarın SON BASAMAK adlı çalışması, 2003 Nisan ayı ortalarında piyasaya çıkmış ve basında geniş yer almıştır. SON BASAMAK, daha çok bilimsel gerçekleri; bu arada uzay, zaman, yaratılış ve atom altı parçacıkların davranışlarını ele alan bir popüler bilim kitabı olarak değerlendirilebilir.rnrnTuna’nın 2003 yılı sonlarında çıkan bir diğer kitabı da ‘BİR ELMA İKİ AYNA’ ismini taşıyor. Bu eserde Tuna, asırlara imzasını alan bazı öncü sufîlerin hayat hikâyeleri ile günümüze kadar ulaşan fikir ve düşünce tomurcuklarını sergiliyor.rnrnTaşkın Tuna, ‘BİR ÇARPI BİR’ adındaki eserinden sonra, bu kez Big Bang konusuna el attı. Evrenin yaratılışı, zamanımızdan yaklaşık 14 milyar yıl önce çok sıcak, çok yoğun bir madde ve enerji yumağının, birdenbire uzay boyutlarına taşması ile oluşan kozmik fırtınanın, akıllara idraklere ve zihinlere sığmayacak kadar muhteşem bir mucizenin, imanlı yürekleri titreten esintisidir! OL DEDİ OLDU isimli bu çalışmasından sonra ‘Büyük Patlama’nın ikinci kitabı da okuyucularla buluştu. ‘OL DEDİ OLDU’ ‘ama nasıl oldu?’ İşte bu soruyu ikinci kitapta bulacaksınız. Kara delikler, UFO’lar, uzayda hayat arama girişimleri, paralel evrenler, zaman ve zamanda yolculuk kavramı ve nihayet canlılık. Ve sonra ölüm! Yani kıyamet!rnrnTuna, 2007 yılında uzun yılların araştırmalarına dayanarak hazırladığı ‘Muhammedi Bilinç’ adlı kitabıyla, maddenin esasını bilinç boyutunun penceresinden bakarak anlatıyor. Madde, enerji, evren, uzay ve zaman konularında alışılmadık bir bilincin varlığı fizikî gerçeklerin nefes kesen yorumlarıyla şekil ve vücud buluyor. Önce ‘hayret’, daha sonra da ‘hayranlık’ vadisinde dolaşmak isteyenlere harika bir yapıt.rnrnGele gele geldik, 2008 yılına! Muhamedi Bilinç’in ikinci kitabı yerine, “ÖLÜ KÖPEĞİN GÜZEL DİŞLERİ” adlı yeni bir çalışma ile Tuna karşımıza çıkıyor. Sabır, sevgi, hoşgörü, güven, yardımlaşma, dayanışma; özetle İslamî Ahlak anlayışı çerçevesi içinde “sıratı mustakim” istikametinde bulunmak! Biraz zor, ama temiz vicdanlara çok kolay gelen bir çizgi!rnrnBu çizgide bulunanlar, hep güzel dişleri görürler de ondan!rn
Taşkın Tuna Kitapları - Eserleri
- Ol Dedi Oldu 1
- Oku Ama Neyi?
- Ol Dedi Oldu 2
- İnsan Yağmurları
- Uzayın Sırları
- Bir Elma İki Ayna
- Adnan Menderes'in Günlüğü
- Muhteşem Tasarım
- Ölü Köpeğin Dişleri
- 1x1
- Uzayın Ötesi
- Muhammedi Bilinç
- Son Basamak
- Noktanın Seyri
- Hayalin Hakikati
- Sonsuz Uzaylar
- Alem ve Adem
- Şeytani Bilinç Muhammedi Bilince Karşı
- Uzay ve Dünya
- Yeryüzü Dengesi
- Hayat Kaynağımız Güneş
Taşkın Tuna Alıntıları - Sözleri
- Geçmişe doğru ne kadar gidilirse gidilsin, Allah'ın var olmadığı bir zaman dilimi bulunamaz. (Bir Elma İki Ayna)
- Tekrarlayalım, onlar temizdirler. Çünkü Allah, Ehl-i Beyt'e tertemizliği lütfetmiştir de ondan! (İnsan Yağmurları)
- Eğer durmakta olan trenin arka vagonuna bir lokomotif usulca bağlanır ve lokomotif treni harekete geçirirse, vagonlar son vagonun yol almasıyla beraber peş peşe harekete geçerler. Bir süre sonra lokomotif en arkadaki vagonla bağını ayırsa bile, vagonlar uzun bir süre yol almaya devam edeceklerdir. Lokomotifi görmeyen bir gözlemci, hayretler içinde bu tren nasıl oluyor da hareket ediyor diye merak edecektir. Oysa treni harekete zorlayan lokomotiftir. Onun görünmez oluşu, bazı kişilerin aklını karıştırsa da, görebilenler için hayret verici değildir. (Muhammedi Bilinç)
- Kur'an'ı özne olarak değil de nesne olarak kabul edişimizin hüznünü yaşıyoruz. (İnsan Yağmurları)
- Evren yok olacak, yokluğa gidecek! Siz isterseniz buna "kıyamet" de diyebilirsiniz (Muhteşem Tasarım)
- Bütün minicik proton, nötron ve temel parçacık olan kuarkları doğa alfabesinin "harfleri" gibi düşünebiliriz. Bu harflerin çeşitli şekillerde birleşmesinden atom dediğimiz "sözcükler" ortaya çıkar. Atomların birbiriyle kaynaşmasından molekül diye isimlendirdiğimiz "sahifeler" oluşur. Çevremizde moleküllerden meydana gelen milyonlarca türdeki madde de işte bu "Evren Kitabı"nı inşa eder! (Noktanın Seyri)
- " ... maşrapan küçükse deryâyı suçlamaya hakkın yok ! " (Bir Elma İki Ayna)
- "Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma. Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben." // Ömer Hayyam (Ölü Köpeğin Dişleri)
- "Ne kadar okursan oku;bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan, CAHİLSİN demektir..!" (Noktanın Seyri)
- Ay'ın bir yıl boyunca yansıttığı aydınlanma, Güneş'in yalnızca 20 saniyedeki aydınlatma gücüne eşittir. (Uzayın Sırları)
- "İnsan aklı, insan aklını yansıtan bir evreni yansıtır." J. G. Pearce (Muhteşem Tasarım)
- Hubble'nin ortaya attığı genişleyen evren modeli, hayali ve soyut bir tez değil; aksine fizikteki Doppler olayına dayanan, matematik değerlere bağımlı, şaşırtıcı fakat kesin ve çarpıcı bir gerçektir.Doppler olayı bir dalganın, örneğin bir ses dalgasının bizden uzaklaşması halinde, dalga uzunluğunun artacağı esasına dayanır ve yüzlerce kez test edilmiş, doğrulanmış ve kesinleşmiş bir fizik kaidesidir...Genişleyen evren modeli, bize Evren'in her geçen gün büyüdüğünü anlatır.Bu gerçeğe göre Evren geçen yıl, bu yıla göre daha küçüktü.Bu yargıdan hareketle, evrenin bin yıl önce, bir milyon yıl önce, bir milyar yıl önce, bir önceki döneme göre daha ufak olduğu sonucuna ulaşılır.Bu kesin sonuç, bizi 14 milyar yıl geriye götürür ve evrenimizin yaratılış anı ile baş başa bırakır. (Ol Dedi Oldu 2)
- "Dünyayı isteyen ilme sarılsın; âhireti isteyen ilme sarılsın." Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi vesellem) (Oku Ama Neyi?)
- Neyin peşindeyiz? Bizler kimiz? Bizi biz yapan nüfus idaresinin verdiği kimlik numarası mı? "Ben" dediğim zaman kimi anlayacağım? Atom yığınından ibaret olan anatomik bedenimi mi? İçimde korkunç girdapların, şiddetli fırtınaların hüküm sürdüğü ruhsal varlığımın bilinç yapısını mı? Kimi? (Muhammedi Bilinç)
- "Bilimde kesinlik yoktur, ancak doğruya yakın bir yaklaşım vardır. " (Son Basamak)
- "Kimin aşka meyli yoksa, o kanatsız bir kuş gibidir, vah ona!" (Ölü Köpeğin Dişleri)
- Andromedea Galaksisi, bize en yakın olanıymış! Onun gibi sistemlerden evrenimizde 300 milyar galaksi daha varmış.Uzaklıklar, zaman, mekân, uzay ve sonsuzluk! Belki şaşırmak, hayret etmek, belki en iyisi hayranlık duymak! Peki sonra? Sonra sadece iki kelime yeter! Allahu ekber! (Alem ve Adem)
- Hakikatte, Mutlak Vücûd yönünden her damla bir okyanus, her bir zerre güneş kadar büyük ve parlaktır. (Şeytani Bilinç Muhammedi Bilince Karşı)
- "Güneş de yörüngesinde belli bir vakit için hareket halindedir... Bu üstün hüküm ve hikmet sahibi Allah'ın (c.c) takdiridir. " - Yasin,38 (Uzayın Sırları)
- "İnci de denizin dibinde iken acaba deniz nerede diye sorup durur.Sedef gibi olan hayâl, ona bir perdedir." (Not : İnci tanesi, kendisini tamamen kapatan sedef kabuğu içinde kaldığından, denizi göremiyor ve deniz nerede diye soruyor. Bunun gibi , İlâhî Nûr içinde bulunduğumuz hâlde, sırf dünya hevesleri ve aşırı maddi ilişkilerimiz yüzünden bizi örten bir kabuk gibi hicap denilen perde arkasında kaldık.) (Hayalin Hakikati)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin