Kitap Künyesi
Yazar: Mine G. Kırıkkanat
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi
İSBN: 9786054927012
Sayfa Sayısı: 188
--reklam--
Bir Hıristiyan Masalı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Papalık makamı ve devletinin kurucu yasası, Vatikan'ın gizli arşivlerinde "Donatio Constantini" başlığıyla yer alan Büyük Konstantin'in vasiyet belgesi, dünya tarihinin en büyük sahtekârlığı, Avrupa'yı Asya'dan ayıran siyasal oluşumun temel yalanıdır.
Böyle bir vasiyet yoktur. Papalık devleti bir tezgahtır ve Papa'ların ne ruhani, ne de siyasal meşruiyeti vardır. Büyük Konstantin'e atfedilen sahte vasiyet, Hıristiyan dünyaya önderlik ve devletler üstü yetki makamını, Konstantinopolis'ten Roma'ya kaydırmaya yaramıştır.
Bir Hıristiyan Masalı, 1684 yıl önce dünyanın merkezi İstanbul'a karşı kurulan çokuluslu komplonun, polisiye tadında tarihidir. İstanbul, 1123 yıl süreyle Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi. Sadece 561 yıldır bizim mülkümüz. Geçmişini doğru okuyamazsak, geleceğini çaldırabileceğimiz bir mücevher.
Çünkü komplo baki…
Komplocular, pusuda.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Hıristiyan Masalı Alıntıları - Sözleri
- Katolikler, Ortodoksların kadim başkentini yıktılar, tüm zenginliklerini ve "Kutsal Emanetler"ini yağmaladılar ama en önemlisi, Hıristiyanlık âlemi önderliğini çaldılar!
- Unutmayalım ki İncil, "Eski Ahit" ve "Yeni Ahit" olarak adlandırılan iki kutsal kitabın birleşimidir. Eski Ahit, ibranilerin, İsa'dan önceki kutsal metinlerinden oluşan Tevrat ve Zebur'dur. Yeni Ahit ise, eskisine eklenen 27 bölümde İsa ve sonrasıni, havarilerin kutsal metinleriyle anlatır.
- Ümmet"ten "millet"e geçişi yüz yılı bile bulmayan toplumların, hızlı bir geri dönüşle tekrar "ümmet" çatısına yönel- diği bir süreç yaşıyoruz. Kimi yerde zorla, kimi yerde halkoyuyla gerçekleşen ümmetçiliğin başlıca aracı, dün olduğu gibi bugün de din ve iman!
- Gerek esas, gerekse usûlde, İsa'nın yeryüzündeki temsilcisi sayılan Papa'yı ancak ve yalniz Doğu Roma İmparatoru yargılayabilirdi.
- Oysa Müslüman bir ülkede var olma savaşı veren Fener Rum Patrikhanesi'nin Ortodoks âlemine "ekümenik", yani kü- resel öncülük iddiası, dün Osmanlı İmparatorluğu'nun işine geldiği gibi, günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nin de uluslararası ilişkilerde yararınadır. En azından hiçbir biçimde zararına değildir!
- Hıristiyanlık, ilk çağlarda başlı başına yeni bir din öğretisi değil, bir Yahudi mezhebi olarak algılanıyordu. Hıristiyan alemi, boynuzun kulağı geçtiği gibi, zaman içinde Yahudiliğin onüne geçmekle kalmadı, beslendiği kaynağa düşmanlık yaptı. İsa'nın çarmıha gerilmesi"nden sorumlu tuttuğu Yahudiliği aşağıladı ve Yahudilere soykırım dahil, çeşit çeşit eziyet etti. Ama akraba olduğunu hiç unutmadı ve Yahudiliğe karşı işlediği günahlardan nedamet getirdiği 20. yüzyılın ikinci yarısında, Batı kültürünü bu nedametin göstergesi olarak Yahudi/ Hıristiyan ortak kökeni ilan etti. Günümüzde de İsrail'i, "İndi efsanesinin gerçeğe dönüşümü" olarak koruyup kolluyor.
- Latin ve Ortodoks kavgasında, gerekçenin de silahın da Latince ile Yunanca arasındaki rekabet olduğunu düşünürseniz, din savaşlarının inanç farklılığından çok dil farklılığından ciktığı; dolayısıyla cemaatlerde bile asıl ortak kültürü, imanın değil, etnik aidiyetin biçimlediği çok açıktır...
- Hangi dinden olursa olsun toplumu kutsal hükümlerle yönetmeye kalkan tüm dinci iktidarlar, işte bu yüzden felsefe ve mantık biliminin yayılmasını engellemeye çalışırlar. Çünkü istisnasız tüm din dogmaları, ya doğa yasaları ya da kendi içlerinde celişir. Dolayısıyla bu çelişkileri ortaya koyacak olan felsefe ekolleri ve mantık yöntemleri, her dinden softaların nefret odağıdır.
- Büyük Konstantin'in sahte vasiyeti, tarihte aynı Tanrı'ya inanmışlara söylenen en büyük yalan olmakla kalmadı. 'Sevgi ve Barış' diye tanımlanan İsa'nin kutsal öğretisine de en büyük ihaneti etti. Hıristiyanlığın insanları sevmek ve bağışlayıcı olmak koşuluna dayalı temel felsefesinin tam tersine, müminleri birbirine düşürdü, imani böldü.
--reklam--
Bir Hıristiyan Masalı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mine G. Kırıkkanat 'ın "Bir Hristiyan Masalı" adlı bu eseri oldukça ilginç gerçeklere ışık tutabilecek bir araştırma. Tarihin en büyük sahtekarlığı olarak gösterdiği "Konstantin'in Vasiyeti" diye bilinen düzmece belge ile Katolik Kilisesi'nin ve Papalık kurumunun dünya üzerinde nasıl iktidar sahibi olduklarını okuyabiliyoruz. (Melek Ceylan)
Sahte olduğu kesin olarak kanıtlanan "Konstantin'in vasiyeti" üzerine inşa edilen ve tarih boyuca tüm dünyayı etkileyen gelişmelere son derece akıcı bir dille yer verilmiştir.. (Dursun Yener)
--reklam--
Bir Hıristiyan Masalı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mine G. Kırıkkanat - Bir Hıristiyan Masalı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Hıristiyan Masalı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mine G. Kırıkkanat Kimdir?
Mine Gökçe Kırıkkanat (d. 1951, Ankara) Türk gazeteci, yazar ve köşe yazarı.
Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'ni ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünü bitirdi. Gazeteciliğe Cumhuriyet Gazetesi'nin İspanya muhabiri olarak başladı, Cumhuriyet Gazetesi Fransa temsilciliğine getirildi.
1992 yılında Milliyet Gazetesi'ne geçti. 1996 yılında Milliyet Fransa muhabirliğiyle birlikte, Radikal Gazetesi'nde köşe yazarlığı yaptı. 2005-2010 yılları arasında köşe yazılarını Vatan Gazetesi'nde devam ettirdi. Daha sonra kendi deyimi ile 'yuvaya dönen' yazar, 2010 sonbaharından itibaren yazılarını Cumhuriyet Gazetesi'nde sürdürüyor. Fransızca TV5 Monde kanalının yabancı gazeteciler ekibinde yer alıyor. Yazarın edebi eserleri deneme, araştırma, öykü ve roman türünde olup yapıtlarını Sinek Sarayı, Bir Gün Gece ve Destina (Literatür Yayınları, 2008), Bir Nehir Roman oluşturmaktadır.
Mine Kırıkkanat Fransızca ve İngilizce bilir. Bir çocuk annesidir.
--reklam--
Mine G. Kırıkkanat Kitapları - Eserleri
- Sinek Sarayı
- Destina
- Bir Hıristiyan Masalı
- Gülün Öteki Adı
- Hiç Kimse
- Bir Gün, Gece
- Paris Dünyanın En Romantik Kenti
- Carissima Sevgilim
- Aşk Hikayeleri
- Yalnız Kalem Unutmaz
- Kaf Dağının Ardı Belki
- Adnan'ın Tek Taşı
- Madrid
- Umudun Kırık Kanatlarında
- New York Amerikan Rüyasının Başkenti
- Adı Öküzden Sonra Gelen
- Aşk Varmış, Aşk Yokmuş
- Her Şeye Rağmen
- Bir Gün Gece
- Örtülü Özgürlük
- Pandispanya
- Büyümek İstemiyorum
- İyi Kötü Kadın
- Bir New Varmış York Olmuş
- Ben, Siz ve Köpekbalıkları
- Topuk Tıkırtıları
- Yalnız Kalem
--reklam--
Mine G. Kırıkkanat Alıntıları - Sözleri
- Gerçek aşk yırtık olmaz. (Bir Gün, Gece)
- evlilik, toplumun aşkı zaptı rapta alabilmek için icat ettiği bir yöntemdir. (Adı Öküzden Sonra Gelen)
- Doğru ya da yanlış, her şeyin bir anlamı olmalıydı (Hiç Kimse)
- Hangi dinden olursa olsun toplumu kutsal hükümlerle yönetmeye kalkan tüm dinci iktidarlar, işte bu yüzden felsefe ve mantık biliminin yayılmasını engellemeye çalışırlar. Çünkü istisnasız tüm din dogmaları, ya doğa yasaları ya da kendi içlerinde celişir. Dolayısıyla bu çelişkileri ortaya koyacak olan felsefe ekolleri ve mantık yöntemleri, her dinden softaların nefret odağıdır. (Bir Hıristiyan Masalı)
- Hiçbir olgu, bir oluşumun omurgasına eklemlenmeden gerçekleşemez. (Gülün Öteki Adı)
- Yağmuru ıslanmadan seyretmek hoştur. (Kaf Dağının Ardı Belki)
- Eğlenmek için ömür boyu, dinlenmek için ölüm boyu zamanımız vardır. (Adı Öküzden Sonra Gelen)
- "..dün gece sen uyurken yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana..." (Destina)
- ".. zamanla felaketler için ve felaketler içinde de yaşamaya alışıyor insan... " (Bir Gün, Gece)
- Önce ormanları yok ettiler, sonra denizleri kirlettiler, havayı solunmaz hale getirdiler, suları tükettiler, hayvanat bahçesindeki hayvanları kesip yediler, kitapları yaktılar, sirkteki hayvanları yaktılar, okumayı öldürdüler, yazıyı öldürdüler, gazeteleri öldürdüler. (Sinek Sarayı)
- Bu ülke insanlarının ne kadar cömert olduklarını bilirim. Ama cömert duyguların yaraladığı insanlar vardır. İyi niyet, aşağılayıcıdır kimi zaman. Nefrete dayananların, merhametle öldürüldüklerini gördüm. (Sinek Sarayı)
- Engizisyon'un temelini oluşturan inanca göre, kişi suçsuz ise ateş onu yakamazdı.” Tutuşturulan odunlardan kimse canlı çıkmadığına göre... Demek hepsi suçluydu. (Gülün Öteki Adı)
- “Trenler bazen kavuşmak içindir. Bazen de ayırmak.” (Aşk Hikayeleri)
- Neyseki burası Fransa ve hala demokrasi var, sanırım Melenchon’u Silivri’ye kapatamazlar! (Paris Dünyanın En Romantik Kenti)
- “Bir gürültü duydum, meğer yalnızlığın ayak sesleriymiş” (Sinek Sarayı)
- Asıl zor olan, taviz vermek. Çünkü tavizin sonu yok. Bugün bir ucu, yarın öbür ucu, öteki gün ortası derken, belkemiksiz kalan insanı bekleyen evrim bir tür entelektüel sürüngenlik (Yalnız Kalem Unutmaz)
- Hırsızlık yaparak aşık olunmaz. Aşk taklidi yapılmaz. Sahtesi yoktur. Oysa arzunun taklidi yapılır. Ama erkekler değil, kadınlar tarafından. (Aşk Hikayeleri)
- Latin ve Ortodoks kavgasında, gerekçenin de silahın da Latince ile Yunanca arasındaki rekabet olduğunu düşünürseniz, din savaşlarının inanç farklılığından çok dil farklılığından ciktığı; dolayısıyla cemaatlerde bile asıl ortak kültürü, imanın değil, etnik aidiyetin biçimlediği çok açıktır... (Bir Hıristiyan Masalı)
- "Kocaman kalabalığın ortasında yalnızlık duymak da bir beceriydi." (Sinek Sarayı)
- Yalancılıktan mı suçludur kadın, yoksa erkeğinin eksikliğinden mi sorumlu tutulmaktadır? Bilinen tek gerçek, kadın ile erkek arasında cinayete varan düşmanlığın temelinde bir aşk ve cinsel doyumsuzluğun bulunduğu. Sorun bireysel özgürlük anlayışında. Türk erkekleri, tatmin edemediği kadının özgür olduğunu kaç yüzyıl sonra anlayacak acaba? Ya kadının özgürlük hakkını kavraması? (Aşk Hikayeleri)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin