Kitap Künyesi
Yazar: Hatice Meryem
Editör: Tanıl Bora
Çizer: Seda Mit
Tasarımcı: Seda Mit
Yayın Evi: İletişim Yayınevi
İSBN: 9789750527562
Sayfa Sayısı: 84
--reklam--
Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir kadını öldürmeden önceki birkaç saat içinde yemek yemeyin. Aranızda, öldüreceği kadının pişirdiği yemeği yiyenler var ki, siz onlardan olmayın. Midenize fesadı sokmayın. Gazlı içeceklerin kıyısından geçmeyin. Mazallah geğirirsiniz. Zihniniz dağılır. Elinize yüzünüze kan bulaşır. Hatta ve muhtemeldir ki kusabilirsiniz. İz bırakmamak için kusmayın.
Hatice Meryem felaketten bir çığlık yaratıyor. Güya kınansa da, “olağan” sayılanın korkunçluğunu, “olağanlığın” vahametini hepimizin yüzüne vuruyor. O “olağanlığın” karanlığına bakma cesaretiyle... Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? katilin portresini çiziyor: Genç, yaşlı, erkek, zengin, fakir, erkek, iyi, kötü, erkek, evli, bekâr, erkek, taşralı, kentli, erkek, başarılı, işsiz, erkek, uyumlu, asabi, erkek, okumuş, ilkokul terk, erkek, bizim oralı, yabancı, erkek, akraba, komşumuz, erkek.
--reklam--
Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? Alıntıları - Sözleri
- Polislere verdiğin ilk ifadede "Eşim bir gün önce doğum yaptı. Çocuk bana benzemiyordu. İzzeti nefsime dokundu. Eski elektrikçi çırağıyım, elim alışık, eşimin şakaklarına elektrik verdim, ölünce sizi aradım," dedin.
- bir kadının neresinden başlanırsa başlansın kolayca öldürebileceğini gördüm. kolundan budundan, gelmişinden geçmişinden, şakasından gülüşünden, batılı yaşam tarzını örnek aldığından, bakire(!) olmadığından, radyoda tüm sevenlere ve sevilenlere anonsuyla bir şarkı istettiği için, sine- maya gittiği için, pantolon giydiği için, dondurmayı yalayarak yediği için, kaşından, gözünden, bakışından... ben bu kitabı bunun için yazdım
- Onu seviyorsun ve her zaman seveceksin. Onunsa yapması gereken şey gayet basit. Kendisini sevmene izin verecek. Ondan kolay ne var?
- evde her an her dakika bir cinayetin işlenebileceğini söylerdim. “yok artık!” der, abarttığımı söylerlerdi. ebeveynlerimin birbirlerini çok sevdiklerini, işte bu yüzden böyle şiddetli kavgalar ettiklerini söylerlerdi. şaşkına uğrardım. göz göre göre yaklaşan bir cinayeti önleyebilecekken hiçbir şeyin yapılamayışına. insanlığa inancımı kaybettiğim zamanlardı.
- Huzursuzluğun o an büstünü yapacak olsalar, bu siz olurdunuz.
- "2009 yılında televizyon ekranlarında devrin adalet bakanı çıktı ve açıkladı. O yıl erkek şiddetiyle öldürülen kadın sayısı 963'tü. Bu, o yıl terörle savaşta ölenlerin sayısından fazlaydı."
- kadın cinayetleri hakkında söz almak, ayağa kalkmak, gerekirse tartışma yaratmak için yazdım ben bu kitabı. mesela “kadın cinayetleri” demek yerine “erkek cinayetleri” desek nasıl olur diye sormak için yazdım. ne de olsa erkek şiddetinin doğurduğu suçlar değil mi bunlar?
- Terliklerini sürüye sürüye geliyor yanına. Hep böyle yapar. Sürür terliklerini. Sırf onun yüzünden sürüyen terlik sesini seviyorsun. Onu ve onun sevdiği her şeyi seviyorsun. Varlığın onun varlığıyla ancak bir anlam kazanabiliyor. Onsuz bir hiçsin. Buna kalben inanıyorsun.
- bugün dünyayı dehb bozukluğu olan, hiperaktif çocuklar yönetiyor. ehil değiller. her kararları falso. dünyanın içine sıçtılar. delilikleriyle kadın cinsini ne idüğü belirsiz bir varlığa çevirdiler, çeviriyorlar ve çocuklarımızı öldürüyorlar. tarih önünde onları suçluyorum.
- Benim ol, yaşatayım kız seni..
--reklam--
Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitaba hiç araştırma yapmadan başladım. İlk bölümde taşlama olduğunu anladım ama yine de çok garipsedim yazarın üslubunu. Çünkü yazar katillerin gözünden öyle bir savunma yapıyor ki bazı yerlerde katillere hak verirken yakaladım kendimi. Hemen kızmayın.. ya da kızın.. Bu kitap çok kaliteli bir kitap ve amaçladığı uyandırmayı en güzel şekilde yerine getiriyor. İlginç kadın cinayetlerini araştıran ve bunlar hakkında bilgi veren bir çok kitap var. Bu kitabı farklı kılan ise, psikolojik yöntemlerle okuyucusunu (erkeklerde daha etkili olacağına inanıyorum) potansiyel bir katil olduğuna inandırmak. Yazarımız bazı şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyor. Mesela cinayetleri işleyenler erkekler iken bunlara neden "kadın cinayeti" dendiğini soruyor. Ve şiddet mağduru kadınların psikolojisi üzerinde duruyorken, öldürülen bir kadının acıklı durumu ve o anki psikolojisi üzerinde o kadar duruyorken, neden bütün dünya erkeklerinin psikolojisi üzerinde durmadığımızı soruyor. Olayları yanlış değerlendiriyoruz. Yanlış şeyler talep ediyoruz. Tanıdığım bir sürü öfkeli insan var ( biri benim). Öfke ve cinnet anında hiç kimse alacağı cezayı düşünmez. Ben yasakların ve cezaların suçları azaltmada etkili olduğuna asla inanmadım. Benim istediğim suçu işleyenin elini kolunu sallayarak gezmemesi. Kötü olanın hak ettiği cezayı alması bizim yüreğimize su serper, ama ya kurban? Geri gelecek mi? Hayır.. Konuyu kişiselleştirmek istiyorum biraz; burda eşini, annesini, kız kardeşini herifin biri ile uygunsuz bir vaziyette yakalayıp sinirlenmeyecek erkek var mı? Peki babasını veya ağabeyini bir kadın ile yakalayıp cinnet geçirebilecek erkek var mı? İşte erkeğin psikolojisi üzerinde bu yüzden durmak zorundayız. Ben bu kitaptan o kadar etkilendim, o derece kötü hissettim ki.. ne söyleyeceğimi gerçekten bilmiyorum. Ama burası kalabalık bir insan grubuna hitap edebileceğim bir yer olsaydı, şöyle derdim; "tıp dünyasına sesleniyorum.. psikologlar, psikanalistler.. bize yardım edin. Bana yardım edin. 'namus belasına gardaş, yatarız zindan bizim' diyen şu şarkıyı susturun. 'kocanı kızdırma' diyen nenelerin sesini susturun. 'kardeşlerine sahip çık' diyen sesleri susturun. Kadınları bizim himayemize veren, bizi onlar üzerine hak sahibi kılan tüm otoritelerin izlerini beynimizden silin. Kadınları düşünüp durmaktan vazgeçin! Onların yardıma falan ihtiyacı yok. Yardıma ihtiyacı olan, hasta olan biziz. Bizi kurtarın yalvarırım sizlere!!!" (Adem)
Kendi kafalarında kurdukları o sapkın dünyalarını okurken biraz mide bulandırıcı bir hal alabiliyor. Hiçbir suçu olmayan kadınların nasıl canice ve sapkinca düşüncelerle öldürüldüklerini yazar çok güzel anlatmış. Bu kötü insan denilen yaratıkların çerçevesinden, kendilerini sürekli nasıl haklı buldugunu çok net bir şekilde görüyoruz. Kadınları öldürmek için milyonlarca nedeni var. Ne yaptı bu kadınlar size diyeceğim ama siz tamamen sadece kafanızdaki kurgu dünyasında yaşıyorsunuz. Üzüldüm, sinirlendim öyle bir kitap. (Melis Kaçan)
Can sıkıcı bir kitap, canı sıkan tarafı kitabın kötü yazılması değil, kötüyü yazıyor olması. Erkek katillerin savunma mekanizmasını deşifre ediyor. O kadar çok erkek katil var ki ve çoğu da beraber yaşadıkları kadınları katlediyor. Değişik bir bakış açısı ile farkında olmaya teşvik eden bir kitap. Okurken canımı sıktı maalesef. Okunmasını tavsiye ederim (Emra Ergüzeloğlu)
--reklam--
Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hatice Meryem - Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hatice Meryem Kimdir?
1968 Kasım'ında İstanbul'da doğdu. 9 Eylül Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü'nden mezun oldu. Üç buçuk yıl bir bankada çalıştı. 1994 yılında mesleğini bırakıp Londra'ya gitti. Orada temizlikçilik, çocuk bakıcılığı, ütücülük, gazete dağıtıcılığı gibi çeşitli işlerde çalıştı. 1996-2001 yıllan arasında Öküz dergisinin Genel Yayın Koordinatörlüğü'nü yaptı. 1999 yılında Varlık dergisinin düzenlediği "Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülleri Yarışması"nda "Siftah" adlı öyküsü öykü dalında dikkate değer bulundu. 2000 yılında Siftah adlı öykü kitabı Varlık Yayınlan'ndan çıktı. Öyküleri Varlık ve E dergisinde yayımlandı. Amatör olarak fotoğrafçılıkla uğraşıyor. Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun adlı kitabı 2002 yılında yayımlanmış ayrıca Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konmuştur. 2008 yılında İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar, 2013'te ise Beyefendi adlı kitapları İletişim Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
--reklam--
Hatice Meryem Kitapları - Eserleri
- Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?
- Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun
- Yetim
- Aklımdaki Yılan
- İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar
- Beyefendi
--reklam--
Hatice Meryem Alıntıları - Sözleri
- beklemekten yorulunmaz beyefendi beklemek en eski düşünme biçimi beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
- Terliklerini sürüye sürüye geliyor yanına. Hep böyle yapar. Sürür terliklerini. Sırf onun yüzünden sürüyen terlik sesini seviyorsun. Onu ve onun sevdiği her şeyi seviyorsun. Varlığın onun varlığıyla ancak bir anlam kazanabiliyor. Onsuz bir hiçsin. Buna kalben inanıyorsun. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- İnsan yavrusu annesiz hayatta kalamıyor, ölüyor dedim. Annelik, insan soyunun sürmesi için en elzem kaynak, en mühim vazife dedim. Bu mühim vazife kesinlikle cinsiyet farkı gözetilmeksizin insanlığın geleceği için yeni baştan ele alınmalı dedim. Günümüz dünyasında ebeveynlerin çocuklarına -bilerek ya da bilmeyerek- ettiği zulmün haddi hududu yok, belki de en doğrusu çocukları anne babaların insafına bırakmamaktır, belki de tarçın ve süt kokulu evler inşa edilmeli, belki de çocuklar oralarda bol miktarda şefkat duygusu yüklenilmiş robot anne babalar tarafından büyütülmelidir dedim. Hem böylece insanlık ilk kez çocukluğunda yara almamış, aile içi şiddete maruz kalmamış, şiddeti aileden görüp tanımamış bir kuşakla tanışmış olur dedim. Dedim de dedim. (Yetim)
- ...hayat gaddar, bu kadar yufka yürekli olma yiğidim... (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
- evde her an her dakika bir cinayetin işlenebileceğini söylerdim. “yok artık!” der, abarttığımı söylerlerdi. ebeveynlerimin birbirlerini çok sevdiklerini, işte bu yüzden böyle şiddetli kavgalar ettiklerini söylerlerdi. şaşkına uğrardım. göz göre göre yaklaşan bir cinayeti önleyebilecekken hiçbir şeyin yapılamayışına. insanlığa inancımı kaybettiğim zamanlardı. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- Huzursuzluğun o an büstünü yapacak olsalar, bu siz olurdunuz. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- Benim ol, yaşatayım kız seni.. (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- "2009 yılında televizyon ekranlarında devrin adalet bakanı çıktı ve açıkladı. O yıl erkek şiddetiyle öldürülen kadın sayısı 963'tü. Bu, o yıl terörle savaşta ölenlerin sayısından fazlaydı." (Bir Kadını Öldürmeye Nereden Başlamalı?)
- "istersen babanın evine dön Filiz, yeniden evlenirsin, çocuğun da olur hem!" derdi. "Yok," derdim, "Yok, ben bir yere gitmem, yanından ayrılmam, ne yapalım kadir Mevla'm böyle uygun görmüş, hem belli mi olur yaradanım işi, sen bakma doktora, nice doğuramayan kadın ansızın çatır çatır doğuruyor, nice... " (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
- Sevgi bazen gözüme ne kadar itici görünüyordu. (Yetim)
- (...) onu görür görmez içimde kurumaya yüz tutmuş bir çıranın tutuştuğunu hissettim. (Aklımdaki Yılan)
- Kozluk'ta bir kadın yatak döşek hastaysa, değil bir komşusu, padişah gelse kılını kıpırdatmazdı ve inim inim inleyerek daha da perişan ederdi kendini.Yatağın yorganın hakkını verirdi.Bir misafir,bir yabancı gibi durmazdı içinde.Bir kardeş gibi sarılırdı yorgana.Mezara girer gibi gömülürdü yatağa.Yastık ne tarafta, çarşaf ne yanda bilmezdi hiç!Yolunu şaşırmış bir yolcu gibi gözlerini kaydırır, müebbet hapse mahkûm biri gibi umutsuzca susar, ziyaretçilerine anlatacaklarını aralayabildiği gözleriyle anlatırdı yalnız. (İnsan Kısım Kısım, Yer Damar Damar)
- İnsan kendine söz geçirmez, geçiremezse başkaları diş tırnak geçirir, bunu bilmiyor muydum? (Yetim)
- Kabusların gerçeğe, gerçeklerin kabusa dönüstugu zamanlardi. (Yetim)
- Evliliğinde acıdan başka bir şey bulmayan bir kadın, kızına evliliği telkin etmemeliydi. (Aklımdaki Yılan)
- kentleri aldık bilinçaltımızın kabesi yaptık köy ölüm çünkü beyefendi kelimelerimizin kentindeyiz burada sizinle yanyanayken bile (Beyefendi)
- Beklemekten yorulunmaz beyefendi Beklemek en eski düşünme biçimi Beklemek ağır aksak bir isyanın adı (Beyefendi)
- kadınlık destanının ilk mısraı “erkekleri seviniz” başımızın üstünde yeriniz var beyefendi ikinci mısra-ı da şöyle “kelimelerini de size kaba davranana kadar ve hoşnut edenlerini tutun kıymetli yatağınızda diğerlerini çalıştırın ey hanımlar tarlaya ırgat verin başka ne işe yararlar yatakta mutlu etmedikçe sizi biz sizi memnun etsin diye yarattık onları” yatak sağlık sıhhattir beyefendi neşedir yaşamın ta kendisidir yatağına sahip çıkacak yeni kadın beyefendi bir an önce edinecek kendine ait bir yatak yoksa altına kaçıracak daha kaç nesil daha (Beyefendi)
- oturup karşılıklı birer kahve içsek unutsak kaldığımız yerleri unutsak kaldığımız yerlerdeki tüm kelimeleri (Beyefendi)
- Ben oğlumun karısı olsaydım eğer... şaşacak bir şey yok bunda, her kadın bir oğul doğurduktan sonra, kocası 'dost'u olur doğallıkla. (Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin