Kitap Künyesi

Yazar: Halil Cibran

Yayın Evi: Araf Yayıncılık

İSBN: 9786055205324

Sayfa Sayısı: 64

Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

O zengin bir şehirde açlıktan ölmek üzere olan bir ozandı. O bu fani dünyaya insanların gönüllerini o güzel ve derinden etkileyici sözcükleriyle doldursun, yüreklerine canlılık getirsin diye yollanmıştı. Asil ruhlu bu genç insan ruhunu sakinleştirsin ve sevgi doldursun diye “Hoşgörü Tanrıçası” tarafından gönderilmişti. Ama nerede! O, üstünde yaşamakta olan tuhaf sakinlerinden bir gülücük bile beklemeden, bu soğuk dünyaya seve seve elveda diyordu.

Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır Alıntıları - Sözleri

  • Para! Vefasız aşkın kaynağı; sahte ışığın ve zenginliğin kaynağı; zehirli su dolu bir kuyu; ta geçmişten gelen bir gözü dönmüşlük.
  • O zengin bir şehirde açlıktan ölmek üzere olan bir ozandı.
  • Gel ey barışçıl Ölüm Meleği!.. çünkü dostlarım bana ihtiyaç duymuyorlar.
  • "Bu öyle bir şeydi ki , sabırla güçlenir, zorluklara karşı büyüyüp serpilir, kışları sıcacık olur, baharda çiçekler açar, yazları serin esintiler çıkarır ve sonbaharda meyveler verirdi.."
  • Yağmurun şarkısı.. Ben denizin iç çekişiyimdir; Tarlanın neşesi; Gökyüzünün gözyaşları. Böyle işte sevgiyle... İç çekiş derin şefkat denizinden; Ruhun rengârenk tarlasından sevinç; Sonsuz anıların gökyüzünden yaşlar.
  • "Bugün, tek yürekle söylediğim şeyler yarın birçok yürekte dile gelecektir.."
  • Tanrım, insanın cehaleti ne kadar acımasız!
  • Çünkü mutluluk anlıktır, yoksa hiç yoktur..
  • Yağmurun şarkısı.. Ben denizin iç çekişiyimdir; Tarlanın neşesi; Gökyüzünün gözyaşları. Böyle işte sevgiyle... İç çekiş derin şefkat denizinden; Ruhun rengârenk tarlasından sevinç; Sonsuz anıların gökyüzünden yaşlar.
  • Yaşamda anlık gelip geçen mutlulukların farkına var, çünkü hüzün hep bolca vardır.
  • Yorgun yüreğim bana elveda dedi
  • Hey Aşk, mutluluğu nerede bulabilirim?

Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Halil Cibran okumak inanın zordur. Kaleminin zorluğundan değil öyle cümleler ve kelimeler okuyorsunuz ki insanın bamteline basmaması mümkün değil. Üstelik bunu bütün kitaplarında hissediyorsunuz. Bu eserinde içerisinden şiirsel anlatımınıda bulacaksınız öykülerinin çoğu insanlik dersi vermekte. Şimdiden keyifli okumalar dilerim (S.H)

Ben Halil Cibran'a çok ilgi duyduğum için her kitabını okumak istedim. Lübnan'dan o coğrafyadan modern zamanda böyle bir filozofun yetişip, yazılarını yazması benim onu okumam için yeterliydi. Bu kitabında da ölümü merceğine alıyor Cibran. Hayatta hiçbir şey ile anlatılamayacak hatta anlatılmaya cesaret edilemeyecek ölüm hissini kelimelere sığdırmaya çalışıyor. Başarılı da oluyor kendi kanımca. Eğer orta doğu mistisisizmi severlerdenseniz tavsiye ederim. (Göksel Göktürk)

O Zengin bir şehirde açlıktan ölmek üzere olan bir ozandı.O bu fani dünyaya insanların gönüllerini o güzel ve derinden etkileyici sözcükleriyle doldursun ,yüreklerine canlılık getirsin diye yollanmıştı.Asil ruhlu bu genç insan ruhunu sakinleştirsin ve sevgi doldursun diye “Hoşgörü Tanrıçası”tarafından gönderilmişti.Ama nerede !O ,sakinlerinden bir gülücük bile beklemeden ,bu soğuk dünyaya seve seve elveda diyordu. (Ezgii)

Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?

Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.

1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.

Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.

Halil Cibran Kitapları - Eserleri

  • Ermiş
  • Fırtınalar
  • Ermişin Bahçesi
  • Asi Ruhlar
  • Kum ve Köpük
  • Aforizmalar

  • Vadinin Perileri
  • Rüzgar Gülü
  • Gönlün Sırları
  • Bilgelik Kitabı
  • Bütün Eserleri - 2
  • Bütün Eserleri - 1
  • İnsanlık Yalnızlığında Oturur

  • Umutsuz Aşık
  • Bilgelik ve Erdem
  • Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
  • Mezarlar Ne Söyler?
  • Haberci
  • Aşk Mektupları
  • Meczup

  • Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
  • Gezgin
  • Kendimle Konuşmalar
  • İnsanoğlu İsa
  • Lazarus ve Sevgilisi
  • Dost Mektupları
  • Sevgili Ermiş

  • Kabuklar ve Özler
  • Yeryüzü Tanrıları
  • Cibran Neden Evine Gidemedi?
  • Ermiş - Gezgin
  • Gece ile Sabah Arasında
  • Usta'nın Sesi
  • Derin Akıl ve Derin Yürek

  • Bütün Eserleri
  • Öz
  • Kırık Kanatlar
  • Musiki
  • Sus Kalbim
  • Ben Bir Sisim
  • Kum ve Köpük - Avare

  • Şeytan
  • Seçme Eserleri
  • Medcezir
  • Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
  • Kafir Halil
  • Reenkarnasyon Öyküleri
  • Gavur Halil - Deli

  • Felsefi Öyküler
  • Halil Cibran Seti
  • Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
  • Şairin Ölümü Hayatıdır
  • من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
  • Vadinin Perileri

Halil Cibran Alıntıları - Sözleri

  • Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
  • Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
  • "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
  • Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
  • Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
  • - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)

  • Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
  • Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
  • “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
  • "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
  • Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
  • Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
  • Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)

  • "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
  • Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
  • Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
  • "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
  • Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
  • *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
  • " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)