Kitap Künyesi
Yazar: Ahmet Ümit
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051851631
Sayfa Sayısı: 308
Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir Ses Böler Geceyi
Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cem evi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam. Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...
"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."
Çıplak Ayaklıydı Gece
Ülkenin en kararlı, en özverili, en iyimser çocukları. Sert, acımasız, zalim günler. Zor günlere inat gülümsemelerini korumaya çalışan gençler. Kahramanlıklar, ihanetler, acılar ve aşklarla dolu romantik bir yaşam. Demokrasi ateşini, diktatörlüğün en karardık döneminde yakmaya çalışanların serüveni. 12 Eylül darbesine direnen insanların gerçek yaşamlarından çarpıcı öyküler."Büyük bir çatışma çıkmıştı kentte. Biz, insanlar, çiçekler, karıncalar, kuşlar, balıklar ve yıldızlar öldürülmesin diye sokaklara renk renk yazılar yazıyor, duvarlara afişler asıyorduk. Hepimiz gençtik; yaşlı olanlarımız da vardı aramızda ama hepimiz gençtik. Onlar, insanları, çiçekleri, karıncaları, kuşları, balıkları ve yıldızları öldürmek için çıkmışlardı sokağa. Hepsi yaşlıydı; genç olanları da vardı aralarında ama hepsi yaşlıydı. Ve hepsi silahlıydı. Çeşit çeşit sustalılardan otomatik tabancalara kadar bir iyice kuşanmışlardı silahlarını. Bir köşe başında bekliyorlardı bizi. Bekledikleri yerde karşılaştık. Belki daha elverişli bir köşe başı ve daha uygun bir zaman bulunabilirdi ama bu karşılaşma kaçınılmazdı. Çatışma uzun sürdü. Karanlık bir dönemin bitişinden karanlık bir dönemin başlangıcına kadar. Yenilmiştik. Yenileceğimiz belli değildi ama çok da şaşırmadık. Şimdi kaçıyorduk işte. Yakalanmamak için, yeniden dövüşebilmek için kaçıyorduk. Belki de bastığımız bu ham toprak İstanbul'un karanlık, suskun sokaklarıydı. Bırakıp geride karımızı, çocuğumuzu, basılacak evimizi terk ediyorduk..."
Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece Alıntıları - Sözleri
- "Ben yine de insanlığın savaşsız,sömürüsüz bir dünyayı kuracağına inanıyorum. Uzaklarda bir yerlerde hiç yaşanmamış güzel günler, serüven duygusunu akılla birleştirebilecek insanları bekliyor."
- Belki de onların ilişkisi başından beri aşk değil de, zor koşullarda dayanışma duygusunun ağır basmasıyla gelişen arkadaşça bir sevgiydi.
- İnsan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. Başka çaren olmadığı için katlanıyorsun ama alışmıyorsun.
- insan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. başka çaren olmadığı için katlanıyorsun, ama alışmıyorsun.
- Ama görmek istemeyen gözden daha kör, duymak istemeyen kulaktan daha sağır olamaz.
- “Pek hoşlanmıyorsun bu insanlardan galiba?” “Onlar da benden hoşlanmıyor." "Neden?” “Yaşam tarzım onlara ters geliyormuş." Başıyla Cemil'i işaret edip sesini biraz kıstı. “Yanındaki söyledi bunu bana.” “Yaşam tarzında ne var ki?” "Bana göre bir şey yok. İstediğim gibi, hiçbir kuralla kendimi sınırlamadan yaşamayı deniyorum ben.”
- Melisler ne kadar farklı. Ne kadar rahatlar, hiçbir şey umurlarında değil. Sanki dünyada onlardan başka kimse yok. Bizden tamamen ayrı, yalnızca kendileri için yaşayan bir kuşak bu.
- "(...) O günlerde benim için çok önemliydin ya da öyle olduğunu sanıyordum. Şimdi geçmişe daha soğukkanlı bakabiliyorum..."
- Öğrendikçe bilmediklerim çoğalmaya başladı. Bu nasıl bir bilmecedir, çözemedim gitti.
- “Çok açıksözlüsün.” “Geçmişte o kadar çok şeyi içimize attık ki artık hiçbir şeyi gizlemekten yana değilim.”
- Her gün birileri televizyonda, gazetelerde: “Teknoloji sosyalizmi yendi,” diye bangır bangır bağırırken, epeyce geç kalmış bir yolcunun telaşıyla o kitaptan, bu kitaba savrularak, düşünsel bir histeriyi yaşamaya başladım.
- Devrimci olan bizdik, bir avuç inanmış, idealist insan. Bizi güzel kılan yanımız , muhalif olmamızdı. Kaybeden taraf olmamız. Bana kalırsa, devrimciler hep muhalefette kalmalı, hep aykırı olmalı. İktidar, kirletiyor. İktidar, bize göre bir şey değil.
- Bakışlarındaki Akdeniz deli ediyordu beni. Hemen, “Aşk,” demeyin buna sakın. Aşk tüm güzelliğine karşın insanı sınırlayan bir yan taşır. Bizim yüreklerimizde sınır yoktu. Aşk, yaşamı belirleyen çizgilerden yalnızca bir tanesidir. Bizim soluduğumuz ise yaşamın kendisiydi.
Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hayat: İki ayrı kitap iki hikaye... çıplak ayaklı gece kitabında 9 ayrı hikayeden oluşan yaşamdan kesitler sunarken bir ses böler geceyi hikayesinde bir hayatı yaşanılanları daha çok Alevilikle ilgili bildiler anlatmaktadır (Evsiz karınca)
Kitabın Yazarı Ahmet Ümit Kimdir?
Ahmet Ümit, 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova’da, Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi gördü. Şiirleri, 1989 yılında Sokağın Zulası adıyla yayımlandı. 1992’de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu Bir Ses Böler Geceyi, Agatha’nın Anahtarı, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. Hem çocuklara hem büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke kitapları ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk romanı Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından Kar Kokusu, Patasana ve Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta’nın Bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek,Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ve Elveda Güzel Vatanım adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit’in, İsmail Gülgeç’le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Çiçekçinin Ölümü ve Başkomser Nevzat-Tapınak Fahişeleri, Aptülika (Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Davulcu Davut’u Kim Öldürdü? ve Bartu Bölükbaşı ile birlikte hazırladığı Elveda Güzel Vatanım-İttihatçıların Yükselişi adlı çizgi romanları da bulunmaktadır. Eserleri yirminin üzerinde yabancı dile çevrilmiştir. Yazarın tüm yapıtları Everest Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.
Ahmet Ümit Kitapları - Eserleri
- Sultanı Öldürmek
- Bab-ı Esrar
- Kukla
- Sis ve Gece
- Sokağın Zulası
- Çıplak Ayaklıydı Gece
- Bir Ses Böler Geceyi
- Masal Masal İçinde
- Başkomser Nevzat: Tapınak Fahişeleri
- Agatha'nın Anahtarı
- Kar Kokusu
- Patasana
- Şeytan Ayrıntıda Gizlidir
- Beyoğlu Rapsodisi
- Aşk Köpekliktir
- Başkomser Nevzat: Çiçekçinin Ölümü
- Kavim
- Ninatta'nın Bileziği
- İnsan Ruhunun Haritası
- Olmayan Ülke
- İstanbul Hatırası
- Başkomser Nevzat: Davulcu Davut'u Kim Öldürdü?
- Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
- Elveda Güzel Vatanım
- Kırlangıç Çığlığı
- Elveda Güzel Vatanım-İttihatçıların Yükselişi
- Aşkımız Eski Bir Roman
- Orhan Kemal
- Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece
- Kayıp Tanrılar Ülkesi
Ahmet Ümit Alıntıları - Sözleri
- “Aman be ! İyi ki parayı kitaba ,musikiye harcamışım .” (Başkomser Nevzat: Davulcu Davut'u Kim Öldürdü?)
- İnsanın bir üslubunun olması lazım. Ama bu kolay kazanılmaz. (Agatha'nın Anahtarı)
- Mavi damlalar toplayın Solgun çiçeklerin rüzgârından Bir tutam gökyüzü, Bir parça deniz Görkemli düşlerimiz kirlenmesin Duvarların pençesindeyken bedenimiz. (Sokağın Zulası)
- Büyüyünce bugünleri hatırla; öfke ve nefreti değil, sevgiyi miras bırak çocuklarına. (Olmayan Ülke)
- "Lafa geldi mi herkes şikayetçi. Fakat bir şeyler yapalım dediğinizde, önce kendi çıkarlarına bakıyorlar." (İstanbul Hatırası)
- "Yine bir sızı var içimde, akşam oldu diye." (İstanbul Hatırası)
- Acıyı bilmeden sevincin anlamını kavrayamayız. (Masal Masal İçinde)
- İnsanın en büyük trajedisi ölümlü olduğunu bilmesidir . (İnsan Ruhunun Haritası)
- "Bu memlekette kadınların eti de, canı da sudan ucuzdur." (Beyoğlu'nun En Güzel Abisi)
- "Kimse iyi dediği birine aşık olmaz..Aşkın iyilikle ilgisi yoktur... " (Aşk Köpekliktir)
- Ey, aradıkça arayacakları çoğalan, buldukça bulacakları çoğalan… (Ninatta'nın Bileziği)
- Yaşam insanoğlu için bir armağan mıdır, yoksa ceza mı? (Masal Masal İçinde)
- ..çünkü şairler aşklarına asla ihanet etmezler. (Aşkımız Eski Bir Roman)
- “Bütün aşklar er ya da geç aynı sonla yüzleşmek zorunda kalmazlar mı?” (Sis ve Gece)
- Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını görüyorum... Kimseye kırgın değilim, dünyadan payıma düşen bu kadarmış, aldım gidiyorum. (Agatha'nın Anahtarı)
- Gerçekler her zaman güzel olmayabilir. Bazen ne kadar az şey bilirsen, o kadar iyidir. (Kavim)
- insan her şeye alışır diyorlar ya, öyle değil aslında. başka çaren olmadığı için katlanıyorsun, ama alışmıyorsun. (Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece)
- " Şahane bir aşk, çoğu zaman harcanmış bir hayat demektir." (Sultanı Öldürmek)
- " Her dağın kendine göre karı vardı." (Kar Kokusu)
- "Bazı şeyler, hiçbir zaman unutulmaz." (Sultanı Öldürmek)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin