Kitap Künyesi

Yazar: Patrick Modiano

Çevirmen: Filiz Deniztekin

Orijinal Adı: Un Cirque Passe

Yayın Evi: Varlık Yayınları

İSBN: 9754345117

Sayfa Sayısı: 128

--reklam--

Bir Sirk Geçiyor Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir delikanlı, bir genç kız ve rastlantı sonucu bir karşılaşma. Delikanlı nereden geliyor? Önemli değil. Kız kim; saf biri mi, yoksa karmaşık bir geçmişin ağırlığını mı taşıyor? Önemli değil. Delikanlıyı Paris’te bir entrikanın içine sürükleyip ortadan kaybolacak. Sirk geçer, belli belirsiz görünen ufuklar kapanır. Ama izleri sonuna kadar kalacaktır...

2014 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Patrick Modiano Bir Sirk Geçiyor’da birbirine zıt unsurları şiirsel bir dille buluşturuyor, okura büyüleyici bir yolculuk sunuyor.

--reklam--

Bir Sirk Geçiyor Alıntıları - Sözleri

  • Yine de sen kahveni iç

--reklam--

Bir Sirk Geçiyor İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dilini ve yarattığı atmosferi sevdim. Kurgu da iyi. Ama işlenişi olmamış. İki arada bir derede yazılmış izlenimi verdi bana. Derinleşememiş öykü, karakterler. (Seda kendir)

Modiano beni çok etkileyen bir yazar. Eski kız arkadaşımın tabiriyle(En Uzağından Unutuşun için demişti bunu) puslu bir kitap bu da diğer kitapları gibi. Modiano, Engin Ardıç' ın da bir köşe yazısında(gerçi bir yerlerden okuyup sonra yıllardır kendi fikriymiş gibi yazmış sanki ya neyse) değindiği üzere Türk okurunun çok seveceği bir yazar şekil(az sayfalı, kısa ve basit cümleli kitaplar) itibarıyla; ancak iş üsluba ve hikayeye geldiğinde iş değişiyor ve bu noktada uzaklaşıyor Türk okuyucusundan. Melankolik olan ama asla drama yaklaşmayan, basit cümlelerle anlatılan ama asla basitleşmeyen olayları hikayeleştiriyor Modiano. Kitaplarının başında bir olay başlayıp sonunda da o olay bir finale bağlanmıyor bana göre. Bu yönüyle birazcık Sait Faik tadı veriyor okuyucuya. Elinde bir cımbızla hayatın içinden herhangi birini(Modiano hep yalnız gençleri çeker alır o cımbızla) alıp o an onun hayatında olan biteni bize anlatıp sonra onu tekrar hayatın bilinmezliğine usulca bırakıyor. Bunu yaparken karakteri hiç incitmiyor, onu özel bir hikayenin içerisine konu ettiğini ne karaktere ne de okuyucuya hissettiriyor ve sanırım benim büyülü olarak tanımladığım o hüzünlü üslubunda sırrı burada yatıyor. Modiano kalem yerine kuş tüyü kullanıyor gibi, ama yaralı bir kuş. Cümleleri öylesine hafif, öylesine kırılgan... Bu kitapta yine Paris sokaklarını arşınlayan bir gencimiz var. Yine aile tarafından terk edilmiş, yalnız bir genç ve kısmen kendisi gibi olan genç bir kıza tutunuyor savrulmamak için ya da belki de onunla savrulmak için. Neredeyse ilk cümleden son cümleye kadar yalnızlık, hüzün hiç eksik olmuyor kitapta. Başta dedim ya puslu bir kitap bu da diğer kitapları gibi. (Utku Turhan)

Uzun zamandır kitaplığımdaydı ve hiç bir iz, öz, söz bırakmadan çıkan kitaplardan oldu. Belki çeviri yapıldığında özelliği kaybolmuştur diye düşündüğüm bir başka kitap diyerek geçiştiriyorum. Okuyacak kitabınız kalmadığında başvurabilirsiniz. (w)

--reklam--

Bir Sirk Geçiyor PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Patrick Modiano - Bir Sirk Geçiyor kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Sirk Geçiyor PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Patrick Modiano Kimdir?

İtalyan Yahudisi bir babanın ve Belçikalı bir annenin oğlu olarak 1945 yılında dünyaya gelen Modiano, Fransa’nın başkenti Paris’te doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında Paris’te hayata gözlerini açan yazar, ortaokulu devlet yardımıyla bitirdi. Lisede ünlü Fransız yazar Raymond Queneau’dan geometri dersi almaya başlayan Modiano, böylece edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Queneau ile tanışması hayatında bir dönüm noktası olan başarılı edebiyatçı, Fransa’nın ünlü yayınevi Éditions Gallimard’ın kokteyline katıldı. Modiano, 1968 yılında ilk romanı “La Place de l’Étoile”i (Yıldızın Yeri) yayımladı. Kitapları 2 filme de konu olan başarılı yazarın ilk romanı, 42 yıl sonra Almanca’ya çevrildi. Bu romanıyla Alman Südwestrundfunk Radyosu’ndan ödül alan Modiano, Yahudi karşıtı politikalar yüzünden onca beklemek zorunda kaldı. 1978'de Goncourt ödülünü kazanan yazar, sade dili ve kısa cümleleriyle “Modiano stili”ni yarattı. Modiano, eserlerinde sık sık 20. yüzyıl şehir insanının yakın geçmişini buruk bir hüzünle hatırlayışını işliyor. Türkçe’ye çevrilen eserlerinden bazıları, Bir Sirk Geçiyor, Babam ve Ben, Bir Gençlik, En Uzağından Unutuşun, Kötü Bir İlkbahar ve Yıkıntı Çiçekleri. 1970 yılında Dominique Zerhfuss ile hayatını birleştiren Modiano, evli ve 2 çocuk babası.

Patrick Modiano, geçmişte yolculuğa çıktığında bunu bir bakıma, insanların kendi rollerini, yaşamın rastlantılarına göre üstlendiği bir dünyanın tiyatrosal yanını gözlerimizin önüne sermek için yapar. Son derece yalın bir üsluba sahiptir. Modiano, Rue des Boutiques obscures adlı romanıyla 1978'de Goncourt Ödülü kazanmıştır.

--reklam--

Patrick Modiano Kitapları - Eserleri

  • En Uzağından Unutuşun
  • Mahallede Kaybolma Diye
  • Babam ve Ben
  • Karanlık Dükkanlar Sokağı
  • Bir Gençlik
  • Bir Sirk Geçiyor
  • Kötü Bir İlkbahar
  • Yıkıntı Çiçekleri
  • Qaranliq Otaqlar Küçəsi
  • Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar
  • Möcüzəli Balaca

--reklam--

Patrick Modiano Alıntıları - Sözleri

  • Evet, haziran akşamlarında burada ağaçların dallarında yaprakların hışırtısını dinleyerek bir içki içmek gerçekten de çok hoş olurdu... (Bir Gençlik)
  • — Anlıyor musunuz, küçüğüm, bütün bu fotoğrafların her biri benim için bir pişmanlık sanki... Her şeyi kökünden kazıyıp atmak en ıyisı... (Kötü Bir İlkbahar)
  • Neden varlığından bile habersiz olduğunuz, bir kez rastladığınız ve bir daha görmeyeceğiniz insanlar, kıyıda köşede kalarak hayatınızda önemli bir rol oynarlar. (Mahallede Kaybolma Diye)
  • "Kitap yazmak, aynı zamanda, izini kaybettiği insanlara deniz feneri ya da mors alfabesiyle işaretler yollamaktı." (Mahallede Kaybolma Diye)
  • Bu fotoğrafların başına ne geldi acaba? Bunları çekmiş olan insana ne olduğunu bilmeyince gel de çık i§in içinden! (Kötü Bir İlkbahar)
  • Bu düş gerçek yaşamda neye denk düşüyor acaba? (Yıkıntı Çiçekleri)
  • Mən divar donunda itib-batmışam. Divarın kölgəsinə qarışıb, onun rənginə düşüb görünməz olmuşam. Və mənə elə gəlir, məni bu qaranlıqdan çıxarmağa heç kimin gücü çatmaz. (Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar)
  • Geçen zamana ve dünyanın duyarsızlığına karşı koyamayacağının birden bire farkına varıyordu... (Bir Gençlik)
  • Gecenin on biri bile olsa, ağacın sessiz varlığıyla rahatlıyordu (Mahallede Kaybolma Diye)
  • "Neden varlığından bile habersiz olduğunuz, bir kez rastladığınız ve bir daha göremeyeceğiniz insanlar, kıyıda köşede kalarak hayatınızda önemli bir rol oynarlar?" (Yıkıntı Çiçekleri)
  • “Neyin hayalini kuruyorsun Catherine? Gözlüklerini takmalısın.” Sözünü dinlerdim, böylece her şey olağan ciddiyetine yeniden kavuşurdu. Gözlüklerimle dünyayı olduğu gibi görürdüm. Hayal kurmak güçleşirdi. (Babam ve Ben)
  • Gözlüklerimle dünyayı olduğu gibi görürdüm. Hayal kurmak güçleşirdi. (Babam ve Ben)
  • Yine de sen kahveni iç (Bir Sirk Geçiyor)
  • Birbirimize sarılmıştık boşluğa düşüyorduk. (En Uzağından Unutuşun)
  • Yavaş yavaş zaman kavramını yitiriyorlardı; Dış dünyadan aldıkları son izlenim, bütün gün pencerenin önünden aşağı doğru kayarcasına inen kar tanecikleriydi... (Bir Gençlik)
  • Dünyayı olduğu gibi görmeye cesaretiniz yok . Gözlüklerinizi takmalısınız... (Babam ve Ben)
  • Mən divar donunda itib-batmışam. Divarın kölgəsinə qarışıb, onun rənginə düşüb görünməz olmuşam. Və mənə elə gəlir, məni bu qaranlıqdan çıxarmağa heç kimin gücü çatmaz. (Kimliyi Bəlli Olmayan Qadınlar)
  • Bir hafiflik duyuyordum içimde. Hiç kimseye verilecek hesabım, dilenecek özürüm, fısıldanacak yalanım yoktu.. (En Uzağından Unutuşun)
  • "Bu elbiseyi sık giyer misiniz?" "Burayı kiraladığımda bu evde buldum. Önceki kiracıya ait olmalı" "Ya da bir önceki yaşamınızda size aitti" (Mahallede Kaybolma Diye)
  • İnsanlara hayallerindeki kişiyi yaşamaları için izin vermeliyiz. (Babam ve Ben)