Kitap Künyesi

Yazar: Jean Echenoz

Çevirmen: Mehmet Emin Özcan

Yayın Evi: Helikopter Yayınları

İSBN: 9786055819316

Sayfa Sayısı: 52

--reklam--

Bir Yıl Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Daha dün gibi hatırlıyorum bu küçümen kitabı nereden aldığımı. Montparnasse garından trene binip Marsilya'ya gidiyordum. Büyülendim. Kısa bir sürede bitince, tüm iyi romanlarda sizi çarpan his, geldi çöktü üstüme: "Niye bitti ki?" Hakikaten, niye bitmişti ki? Ben, Echenoz'un yeni Fransız romanının en büyük üstatlarından biri olduğunu bu romanla anladım. Arkasından Ben Gidiyorum'u okudum. Aynı minvalde bir hikâyeydi. O da şahaneydi. İşin tuhaf tarafı, bu küçümen Bir Yıl da, Goncourt ödülü alan Ben Gidiyorum da, aslında, amaçsız, plansız, nedensiz bir kaçışın hikâyesi. Kahraman niye kendini yollara vurur, niye oradan oraya salınır, başına niye tüm bu anlamsız şeyler gelir, dünyaya niye böyle bakar ve daha da önemlisi, nasıl böyle büyük bir kayıtsızlıkla, büyük bir şefkatle bakar, sorup durdum kendime… Çözemedim. Çözdüğüm tek şey, bu romanların büyük bir okuma keyfi barındırdığı. Bu tecrübenin kaçırılacak bir tecrübe olmadığını düşünüyorum.

--reklam--

Bir Yıl Alıntıları - Sözleri

  • ’işte böyle, dedi , victoire - kendimi kaybettiğimi düşünüyorum. - bu çok da kötü bir şey değil, dedi ,.poussin kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz ...’’
  • Şubat ayının bir sabahı, önceki akşamdan hiçbir şey anımsamayan ve Felix’in yatakta, yanıbaşında ölmüş olduğunu gören Victoire, valizini hazırladı, bankaya uğradı, ardından bir taksiye atlayıp Montparnasse Garı’na yollandı.
  • Aşkın ne olduğunu bilirsin, merhamet ya da yansıma, hep aynı.
  • Ne iyi olurdu, dalgaların doğuşunu ve yükselişini, her bir dalganın kendi versiyonunu, kendi dalga yorumunu sergileyişini izlesek, oluşumlarını, birbirini izleyişlerini, seslerini karşılaştırsak...
  • Kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz.
  • "Bu yol sahilden uzak; plajı göremiyor ve üzülüyoruz. Ne iyi olurdu dalgaların doğuşunu ve yükselişini, her bir dalganın kendi versiyonunu, kendi dalga yorumunu sergileyişini izlesek, oluşumlarını, birbirini izleyişlerini, seslerini karşılaştırsak..."
  • Ama, nasılsa bir gün ölünmeyecek mi, şimdi olsun, karanlığın ortasında her şey berbat oldu zaten, yağmur, dikenler, soğuk, en iyisi umutsuz bir ameliyat öncesinde, anestezisti gülümsemeyle karşılar gibi, hemen şimdi yitirelim bilincimizi, olsun bitsin.
  • "kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz."
  • Şubat ayının bir sabahı, önceki akşamdan hiçbir şey anımsamayan ve Felix'in yatakta, yanı başında ölmüş olduğunu gören Victoire, valizini hazırladı, bankaya uğradı, ardından bir taksiye atlayıp Montparnasse Garı'na yollandı.
  • Kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz.
  • Aşkın ne olduğunu da bilirsin, merhamet ya da yansıma, hep aynı.
  • Kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz.

--reklam--

Bir Yıl İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Herkes incelemesinde kitaptaki kadının kaçışının ve kayboluşunun felsefesini yapmış fakat benim aklımda cevaplanmamış çokça soru var açıkçası. Belki yazarın istediği de budur bilemiyorum. Victoria felix in ölüp ölmediğini cidden kontrol etti mi yoksa bu bir bahane miydi kaçmak için? Madem kadına ilk başlarda sürekli bilgi toplayan arkadaşı kadının gidişinden hemen sonra öldü , öyleyse nasıl kadınla iletişime geçebildi? Yoksa bu sadece bir anımsama mıydı? Kadın kendini mi kandırıyordu düşlerinde? Eğer öyle değilse yani ortada bir kendini kandırma yoksa bütün bunlar nasıl olabildi? (astrea)

Bir sabah uyandığında sevgilisini yatakta, yanı başında ölmüş olarak görüp, tüm sessizliği ve sakinliğiyle usul usul kaçan Victoire' ın, kendi özüne dönüş yolundaki kayboluşunun hikayesi. (oqres)

Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. Kitabın ilk cümlesi böyle ilginç başlıyordu. "Şubat ayının bir sabahı, önceki akşamdan hiçbir şey anımsamayan ve Felix’in yatakta, yanıbaşında ölmüş olduğunu gören Victoire, valizini hazırladı, bankaya uğradı, ardından bir taksiye atlayıp Montparnasse Garı’na yollandı." Victoire işte böyle kaçıyor. Kaçtığı o bir yıl içerisinde başından geçen tuhaf olayları, sefil oluşuna ve yaşadığı o korkularına tanıklık ediyoruz. Sonunda aklımda soru işaretleri kaldı. Kısa ve tuhaf bir kitaptı diyebilirim. Bazı kitaplar tuhaf olsa da hissettirdiği etki bakımından beğenilir fakat ben çok da beğenmedim. Ama sevmedim de diyemiyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim. (Sessiz Okur)

--reklam--

Bir Yıl PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Jean Echenoz - Bir Yıl kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Yıl PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jean Echenoz Kimdir?

Fransız yazar Jean Echenoz, 1947’de doğdu. Sosyoloji eğitimi gördü. Echenoz’un duru bir dil ve üslup haline getirdiği süssüz anlatımı, Fransız edebiyat çevreleri tarafından büyük ilgi ve takdir topladı. Fransa’da "Fransız edebiyatının son yıllarda yetiştirdiği en büyük ustalardan" sayılan Echenoz, 1983 yılında yazdığı "Cherokee" adlı romanıyla Médicis Ödülü’nü aldı. 1989’da yayımlanan "Lac" adlı eseriyle de Avrupa Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Yazarın Doğan Kitapçılık tarafından yayımlanan Türkçe’deki ilk romanı "Ben Gidiyorum", 1999 yılında Fransa’nın en saygın edebiyat ödülü olan Goncourt’u kazandı.

1999 Goncourt Ödülü (Ben Gidiyorum)

1989 Avrupa Edebiyat Ödülü (Lac)

1983 Médicis Ödülü (Cherokee)

--reklam--

Jean Echenoz Kitapları - Eserleri

  • 1914
  • Koşmak
  • Bir Yıl
  • Şimşekler
  • Ravel
  • Jerome Lindon
  • Kraliçenin Huysuzluğu
  • Casus
  • Göl
  • Ben Gidiyorum
  • Piyano
  • Sarışın Bombalar

--reklam--

Jean Echenoz Alıntıları - Sözleri

  • Birkaç yıldan beri, bu adamın iki gülüşü olduğunu farkediyorum: o küçük, haşin gülüş, ve bir kitabı beğendiğinde, kitabın satışları iyi gittiğinde, sizi görmekten memnun olduğunda, onu mutlu eden bir şey olduğunda, ama özellikle, yakınlarının başına iyi bir şey geldiğinde beliren o büyük, sıcak gülüş. (Jerome Lindon)
  • Bir cümlede tekil şahıs kullanmak mümkünse, tekil her zaman çoğuldan iyidir. (Jerome Lindon)
  • cılız, cansız, gösterişsiz ama inatçıdırlar, hayatta küçücük bir rolleri vardır, hayatta küçücük bir rolleri olduğunu bilirler ve buna sıkı sıkıya tutunurlar. (Ben Gidiyorum)
  • kendinden memnun olabilirdi, ama her zaman olduğu gibi yine memnun değil. (Koşmak)
  • Ama, nasılsa bir gün ölünmeyecek mi, şimdi olsun, karanlığın ortasında her şey berbat oldu zaten, yağmur, dikenler, soğuk, en iyisi umutsuz bir ameliyat öncesinde, anestezisti gülümsemeyle karşılar gibi, hemen şimdi yitirelim bilincimizi, olsun bitsin. (Bir Yıl)
  • "Kuş uçar, balık yüzer, insan koşar." Emil Zapotek (Koşmak)
  • ’işte böyle, dedi , victoire - kendimi kaybettiğimi düşünüyorum. - bu çok da kötü bir şey değil, dedi ,.poussin kendimizi kaybetmezsek kaybolur gideriz ...’’ (Bir Yıl)
  • ... düşüşün hem öznesi hem de dikkatli izleyicisi, aklına itaat etmeyen bir bedenin içine canlı canlı gömülmüş, kendi içinde bir yabancının yaşadığını görüyor. (Ravel)
  • Pek bir şey yok, diyor, önemli bir şey yok. Zaten bu sağcı bir gazete , öyle ya. (Ravel)
  • Dinle, diyor bir süre sonra, her rekor kırdığımızda gelip birbirimizi kutlamaya kalkarsak işin içinden çıkamayız. Bu işin sonu yok. Çünkü, yani, ben, daha çok rekor kıracakmışım gibime geliyor. Her defasında bu kadar mesafeyi kat etmeden birbirimizi kutlamanın en iyi yolu belki de beraber yaşamak? Ne dersin? (Koşmak)
  • ...otuz gun bittikten sonra, başka günler ve başka haftalar birbirine eklenince, yağmurlar başlayıp günler kısalmaya, havalar soğumaya yüz tutunca, işlerin düşünüldüğü gibi olmayacağı anlaşıldı. (1914)
  • Şubat ayının bir sabahı, önceki akşamdan hiçbir şey anımsamayan ve Felix'in yatakta, yanı başında ölmüş olduğunu gören Victoire, valizini hazırladı, bankaya uğradı, ardından bir taksiye atlayıp Montparnasse Garı'na yollandı. (Bir Yıl)
  • Oysa, çalmaya devam ederken bir bulutun dağılıp sessiz mavi bir gökyüzünü ortaya çıkarması gibi, uğultunun dağıldığını hissetti. Dinleyicileri büyülemekte, bir boğa gibi kendine getirmekte, dikkatlerini yoğunlaştırmakta, onları zapt edip kıstırmakta olduğunu fark etti. Bir süre sonra, salondaki sessizlik, müziğin kendisi kadar cafcaflı, çekici ve güçlü oldu. (Piyano)
  • Sır hep iyi bir şeydir. (Koşmak)
  • En iyisi tesadüfen karşılaşmayı beklemek,hepsinden önemlisi de hiç beklemiyormuş gibi görünmek. (Ben Gidiyorum)
  • 1927'nin son günlerinden biri, sabahın erken saati. Her gece olduğu gibi az ve kötü uyumuş Ravel'in her sabah olduğu gibi keyfi kaçmış durumda, hatta nasıl giyineceğini bile bilmiyor, keyifsizliğini arttıran başka bir olgu da bu. (Ravel)
  • Aures habet, et non audet (Kulakları vardır ama duymazlar) (1914)
  • ve çok yoğun bir yağmur, sanki sessizlik yaratmak ister gibi (Şimşekler)
  • Askerler bir yandan yürüyor bir yandan da yol kenarlarında toplanmış kadınlara bakıyorlardı, bazen genç ve güzel olanlara da rastlanıyordu. (1914)
  • "... diğerleri gibi buruşturup çöp sepetine atıyor:dolu çöp sepeti aktif bir adam anlamına geliyor." (Casus)