Kitap Künyesi
Yazar: Peter Ackroyd
Çevirmen: Ayça Sabuncuoğlu
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750731952
Sayfa Sayısı: 224
--reklam--
Bir Zamanlar Londra'da Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Mary Lamb, deli bir baba, baskıcı bir anne ve aklı havada bir kardeşle tıkılı kaldığı evde yitip gitmektedir. William Ireland'la tanışınca, ona bir kurtarıcıya sarılır gibi yapışır. William, babasının kitapçısında çalışan silik bir gençtir. Tesadüfen tanıştığı bir kadının, merhum eşinin terekesinde bulduğu, Shakespeare'in imzasını taşıyan senedin, babasının ve edebiyatseverlerin nazarında kendisine saygınlık kazandıracağını ummaktadır. Senedi, mektuplardan şiirlere Shakespeare'in çeşit çeşit belgesinin keşfi izlerken Mary ile William kendilerini etrafları büyük ozanla sarılmış, hayaller içinde yüzer halde bulurlar. Asıl soru, bu hayallerin asılsız olup olmadığıdır...
Peter Ackroyd edebiyat tutkusu ile Londra sevgisini bir kez daha bir araya getiriyor. Hem on dokuzuncu yüzyıl İngiltere'sinin hem de Shakespeare döneminin ayrıntılarıyla bezeli Bir Zamanlar Londra'da, tüm zamanların en büyük ozanı üzerinden dönen bir gizem hikâyesi.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Zamanlar Londra'da Alıntıları - Sözleri
- dediklerine göre, mucizeler geçmişte kalmış, çünkü şimdi artık düşünürlerimiz varmış: olağanı olağanüstü göstermek, aklımızı karıştırıp bildiklerimizi de unutturmak için tabii.
- … “insanlardan çok kitaplarla daha iyi anlaşıyor”du.
- Önemli olan ayrılış değil, ayrılış tarzı.
- ‘Gelecek, her şey olduğu kadar hiçbir şeydir. Geçmiş ise hiçbir şey olduğu kadar her şeydir.’
- “Arzu bir canavardır William. Asla çok fazla arzu etme.”
- “Peki ya biz ne başarmış olacağız?” (…) “Biz nasıl hatırlanacağız?”
- “Charles, sen de bir âşık için fazla ölçülüsün. Bir âşık ihtiras teneffüs etmeli.”
- “Her birimizin,” diyordu de Quincey, “bu kadar küçük bir varlık merkezi olmasından nefret ediyorum. Ben. Benim düşüncelerim. Benim zevklerim. Benim eylemlerim. Varsa yoksa ben. Bir hapishane bu. Dünya tamamen bencil insanlardan oluşuyor. Başka hiçbir şeyin önemi yok. (…) “Kendimin ötesine geçmek isterdim.”
- "Ben fazla düz bir insanım sanırım." Ralph Hart konuklarına biraz daha çay koydu. "Gördüğüme inanırım." William Irelamd güldü. "Ben inandığımı görürüm."
- Mary yavaşlığı için özür diledi. "Korkarım pek zarif değil bu." "Zarafetsiz de değil Mary. Mecburiyetin kendi zarafeti vardır."
- Gelecek , her şey olduğu kadar hiçbir şeydir . ... Geçmiş ise hiçbir şey olduğu kadar her şeydir .
- Charles dükkâna girer girmez tek ve iki kırımlı eski kitapların güve kokulu kapaklarının kokusunu aldı ; öğrenmenin tozunu içine çekti ,kendine has bir lezzeti vardı bu tozun .
- Bir kitap ne kadar iyiyse ciltten o kadar az şey ister.
- Önemli olan ayrılış değil dedi kız "ayrılış tarzı"...
--reklam--
Bir Zamanlar Londra'da İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üzerine master tezimi yazdığım eserlerden biri. Betimlemeleri ile size olayları an an yaşatan bir kitap. Kültürel ögeleri çokça barındıran ve sizde hedef kültüre asinalik kazandıran bir roman. Farklı kültürlere ilgisi olanları doyuracak nitelikte. Mutlu okumalar (Hawwa)
Puanım 2/5 (%45/100) Elimdeki kitaplar ya ağır ya da bir seriye ait olduğu için araya bir kitap sıkıştırmak istedim. Can Yayınları 7 TL indirimden aldığım bu kitabı tek alma sebebim kapağında Shakespeare olmasıydı. Shakespeare varsa güzeldir diye başladım. Kitabın başlarında olayların gelişmesi ve bu sırada karakter tanıtımı oldukça başarılıydı. Ayrıca 19. yüzyıl Londra'sını da çok güzel anlatmış Ackroyd. Fakat kitabın ortalarına doğru klişe aşk hikayesi girmeye başlayınca yavaştan sıkılmaya başladım. Neyse düzelir umarım umuduyla devam ettim ve bitirdim kitabı. Çok düzeldi mi bilmiyorum ama kitabın sonları çok güzeldi. Daha düşük puan vermeyi düşünürken bir anda kurtardı yazar. Kitap daha çok William Ireland ve Mary Lamb üzerinden geçiyor. Nedense bana Aşk ve Önyargı'yı hatırlatan bir kitap oldu. Ireland babasının yanında kitapçıda çalışan bir genç. Lamb ise varlıklı bir ailenin kızı ve sıkıcı bir hayatı var. İki genç birbiriyle tanışıp aşık olduktan sonra hayatları değişmeye başlıyor. Bunun üzerine Shakespeare'e ait olduğu tahmin edilen bir metin bulununca karışıyor her şey. Kitaptaki en sevdiğim ve yazarın da aslında kitabı üzerine kurduğu şey Shakespeare. Shakespeare'in sanırım bütün oyunlarından, hayatından, sonelerinden ve birçok özelliğinden bahsediliyor. Özellikle William'ın yerli yersiz Shakespeare alıntılarını çok beğendim. Kitaplar içinde büyüyen bu gencin yaşına rağmen olgun ve zeki olması da Shakespeare ile alakalı. Pek okumadığım bir türden bir kitaptı hatta tam olarak ne tür oluyor ondan bile emin değilim fakat Shakespeare seviyorsanız okumanız gereken bir kitap. Romantik elementler de seviyorsanız 5 üzerinden 5 vereceğiniz bir kitap olabilir. (Mert Öncel)
Güzel bir hikaye. Akıcı, sevimli bir trajedi. Sadece sonunu beğenmedim. Yazar tüm hikayeyi örüp sonunu bir yerde düğümlemiş. Bu düğüm kısmı çok hızlı geldi bana. 15-20 sayfa da bütün olay sonuca bağlanıyor. (siyal)
--reklam--
Bir Zamanlar Londra'da PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Peter Ackroyd - Bir Zamanlar Londra'da kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Zamanlar Londra'da PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Peter Ackroyd Kimdir?
Peter Ackroyd 1949'da Londra'da doğdu. Cambridge Üniversitesi'ni bitirdi. Yale Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu.
1973-1982 yılları arasında Spectator dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ackroyd, The Times gazetesinin de baş kitap eleştirmenidir. Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanmaktadır.
Ackroyd'un ilk romanı 1982'de yayımlandı: The Great Fire of London (Londra Yanıyor, çev. Aslı Çelik, 2002). 1983'te çıkan The Last Testament of Oscar Wilde (Oscar Wilde'ın Son Vasiyeti, çev. Tomris Uyar, 1994) ile Somerset Maugham Edebiyat Ödülü 'nü kazandı. Türkçeye çevrilen öteki romanları: Booker Ödülü'ne aday gösterilen Chatterton (1987; çev. Füsun Elioğlu, YKY, 1995), English Music (1992; İngiliz Müziği, çev. Oya Dalgıç, YKY, 1995), The House of Doctor Dee (1993;Doktor Dee'nin Evi, çev. Özcan Kabakçıoğlu, YKY, 2004), Dan Leno and the Limehouse Golem (1995; Cinayet Sanatı, çev. Burçin Karamercan, 2002), Hawskmoor (1985; çev. Gül Tekay Baysan-Candan Baysan, YKY, 2006) ve First Light (1989; İlk Işık, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2007), The Fall of Troy (2006; Troya'nın Düşüşü, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2009).
Romanları yanında William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T. S. Eliot gibi ünlü yazar ve düşünürleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınan Ackroyd'un ayrıca şiir ve deneme kitapları da vardır.
--reklam--
Peter Ackroyd Kitapları - Eserleri
- Bir Zamanlar Londra'da
- Cinayet Sanatı
- Poe: Kısacık Bir Hayat
- Londra Yanıyor
- Chatterton
- Doktor Dee'nin Evi
- Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti
- Victor Frankenstein'ın Vaka Defteri
- Troya'nın Düşüşü
- Platon Günlükleri
- İngiliz Hayalet
- Hawksmoor
- İlk Işık
- İngiliz Müziği
- Alfred Hitchcock
- Ezra Pound ve Dünyası
- Charlie Chaplin
--reklam--
Peter Ackroyd Alıntıları - Sözleri
- Mary yavaşlığı için özür diledi. "Korkarım pek zarif değil bu." "Zarafetsiz de değil Mary. Mecburiyetin kendi zarafeti vardır." (Bir Zamanlar Londra'da)
- Her şey benden uzaklaşıyor. Yanmakta olan evim ben. Ah Tanrım, zehir. Eriyorum. (Chatterton)
- Yalan söylemek onun doğasında vardı .. (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- "Gidip şu peyniri alacağım," dediğinde peynirin kokusunu alabilirsiniz ve birini vurmaya kalktığında tüfeği görüp sesini bile duyabilirsiniz. (Cinayet Sanatı)
- “Charles, sen de bir âşık için fazla ölçülüsün. Bir âşık ihtiras teneffüs etmeli.” (Bir Zamanlar Londra'da)
- Kendin olamıyorsan bile, başkası olmayı deneme. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- 1843 yazında Poe bir yayında ayyaş olarak hicvedilmisti .. Thomas Dunn English "Ayyaşın kaderi" romanında onu "hainlik ve yalanın vücuda gelmiş hali" olarak tasvir ediyordu .. Poe ilk kez kurmaca bir esere giriyordu ama bu son olmayacaktı . (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- (Charlie Chaplin)
- "Sınırsız acıların sonucunda insanoğlunun kendisini hayat şartlarına uydurabilme becerisi olduğunu düşünmüşümdür." (Cinayet Sanatı)
- Dünyanın gerçek tarihi bir gün yazıldığında büyük bir giz de açıklık kazanacak - sevgi ile sezginin yalnız hayattan yara almış kişilerde bulunabileceği ... (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- Genelde ilgimizi fazla çekmeyen şeylere sanat deriz.. (Londra Yanıyor)
- En mutsuz kişiler en büyük mutluluğu yaşayabilecek olanlardır. (Londra Yanıyor)
- "Büyük umutlar" dan bir sayfa kopardı ,kıvırdı büktü ve ağzına atıverdi .. Eski bir alışkanlıktı bu .. Kitap yemeye karşı koyamıyordu .. (Chatterton)
- Gelecek , her şey olduğu kadar hiçbir şeydir . ... Geçmiş ise hiçbir şey olduğu kadar her şeydir . (Bir Zamanlar Londra'da)
- Bir şeyi dile getirmek, gerçekleşmesini sağlamaktır. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
- "Yaratıcı aklın en üst düzeyi her zaman rakipsiz biçimde matematikseldir " (Poe: Kısacık Bir Hayat)
- Sonuçta insan dediğiniz, sahip olmadığına açlık duyan, önüne konanı ise beğenmeyen birinden başka nedir ki? (Doktor Dee'nin Evi)
- "Hakiki kitaplar çağların mirası olan idrakin gücüyle doludur " (Doktor Dee'nin Evi)
- Bu dünya kendi benliğinden ibarettir. (Doktor Dee'nin Evi)
- Hayat bu, bir hazza karşılık bin dert. (Doktor Dee'nin Evi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin