Kitap Künyesi
Yazar: Vedat Türkali
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755399539
Sayfa Sayısı: 192
Bitti Bitti Bitmedi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
(...) Ustalıklı roman akışının yanı sıra kullanılan tarihsel veriler, Vedat Türkali'nin kitabına Ermeni sorunu konusunda gerçekten değerli bir belge niteliği kazandırmış. Soykırımın canlı tanığı Dede'nin siyasal örgütlenmeler üzerine anlattıkları da son derece önemli. Genelde azınlıklar, özelde ise Ermeni, Rum ve Kürt kırımları konusunda TKP'nin, hatta genelde Türk solunun tavrı, bazı istisnalar dışında, pek de tutarlı olmadığından, bu tarihi yaşamış bir Ermeni şahsiyetin bu konudaki değerlendirmelerine keşke daha geniş yer verilebilmiş olsaydı. (...) Her halükârda kitap, 1915'in 100. Yıldönümü'nde bu konuda yayımlanan ve yayımlanması beklenen birçok eser arasında önemli bir yer tutacak.
-Doğan Özgüden-
(...) Bildiğim kadarıyla, hassas ve örselenmiş ruhları müzikle tedaviye başlamak iyi bir yöntem. Siz de, sözcüklerin ve yazının müziğiyle benzer bir şey yapıyorsunuz. Sanatın ve sanatçının böylesi bir derman olma, tabiplik görevi de var herhalde. Hastalığıyla yüzleşmeye zorlananlarda, ilk başlarda, büyük öfke patlamaları da ortaya çıkabiliyor. Siz böylesi patlamalara da yüreğinizi siper etmektesiniz kuşkusuz. Bu da henüz insani aşamaya geçememiş sınıflı toplumlardaki (gerçek) aydın-Sanatçı'nın kara yazgısı olmalı. Bir "psikiyatri seansı" gibi algılanmalı yazdıklarınız (...)
-Haluk Gerger-
(...) Kürt meselesi, Ermeni meselesi, faşizm, Anadolu isyanları, katliamlar, ırkçılık, sosyalist mücadele, Ortadoğu'da olanlar, Nazi dönemi, Evren dönemi gibi hem güncel hem tarihi birçok konuda (...) ve de Ermeni sosyalisti Paramaz'ın Beyazıt'ta asılması ve son sözleri gibi çok ama çok önemli ve çarpıcı simgelerle (...) onun duygusunun bizim Erdal Eren'imizle örülmesi gibi çok anlamlı, derinlikli bir kurguyla (...) içine düştüğüm bu romandan hazine bulmuş da zenginleşmiş olarak çıktım.
-Nihat Behram-
(Tanıtım Bülteninden)
Bitti Bitti Bitmedi Alıntıları - Sözleri
- - Kolay ne var bu dünyada? Sen bunları kolay mı yaşadın?
- Seni sen kurtaracaksın
- “Güzel günler göreceğiz çocuklar” Ona ben de inanıyorum. Başlasın ama artık!
- Ne biçim ülke bu be?
- Hiç dünya olaysız olur mu?
- Zulmedenden hesap sorulur , sorulsun.
- Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları!
- Tüm dünya insanlar için bir gömütlüktür aslında. Yaşamı sürdürmekle yükümlüyüz biz.
- Giresunlu Erdal Eren’i bilir misin?
- Ne biçim ülke bu be? Yalnız ülke mi; ne biçim dünya? Kanlı dünya bu oğlum..
- İyi günler göreceğiz. … İyilik gelecek ! Ne kadar bekleyeceğiz bakalım.
- Dünya tatlı da,birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları.
- Tüm dünya insanlar için bir gömütlüktür aslında.Yaşamı sürdürmekle yükümlüyüz biz.
- Gülümsedi; dizeler söyledi Nazım 'dan "Güzel günler göreceğiz çocuklar!" Ona ben de inanıyorum..
Bitti Bitti Bitmedi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bitti bitti bitmedi: Vedat Türkali'den okuduğum 8.kitap oldu bu eser. Zaten yazdığı son eseri bu kitap. Çok ısrar üzerine yazdığı biliniyor. Bu kitabı yaşı hayli ilerlediği için yazdığından olsa gerek anlattıkları yüzeyde kalıyor, ana olaylara şöyle bir değinip geçiyor. Bu olayları ise roman kurgusu içinde veriyor. Vedat Türkali bu eseri için şunları söylemiştir:"Bu benim için tanıklık ettiğim, yaşadığım ve çok şey borçlu olduğum bu toplumun roman çerçevesinde tamamlanması demek." Eserde olaylar Diyarbakır ve Adana cezaevinde başlıyor, çekilen işkencelerle şöyle bir ürperiyoruz. Eserde Ermeni olan Dede ile 1915 İttihat ve Terakki dönemi, 1938 Atatürk Türkiyesi gibi geniş bir tarihi yelpaze açılıyor. Torunu Lüsi ve sonradan damadı olacak Tarık'a ölmeden önce yaşadıklarını, duyduklarını, Ermenilerin ve Kürtlerin neler yaşadıklarını anlatarak yakın dönem Türkiye tarihini gözler önüne seriyor. Bu kısımlar, konuşma dili sıradanlığıyla çok hızlı aktarılıyor. Eski kitaplarındaki edebi dil burada yok. Onun baş yapıtı kabul ettiğim Bir Gün Tek Başına eserinde bir yaşantının acısı, mutluluğu, mücadelesi ve kavgası daha edebi, daha derin tahlillerle aktarılmıştı.Eserde ayrıca insanların yarım kalmışlığı, ikiyüzlülüğü, çelişkileri, hem politik hem aşk eksenindeki iç hesaplamaları muazzam anlatılmıştır. Gerçi şu gerçeği unutmamak gerekir. Vedat Türkali 95 yıllık yaşamında bu topraklarda yaşanan sosyal olayları vicdanlarımızı titreterek yazmış, bombayı toplumsal hafızamızın orta yerine bırakmayı bilmiş en büyük, en başarılı yazarlardan biri olmayı başarmıştır. Güven isimli 2 ciltlik eseri ise kendisinin ustalık eseridir zira bu kitap 2. Dünya Savaşı yılları Türkiyesinin siyasal ortamını, savaşın kara nasıl dönüştüğünü, çıkar çevrelerinin elde ettiklerini, Tkp nin durumunu, yaşanılan tutuklamalar ve işkenceleri belgesel havası ve roman çizgisinde aktarmıştır. Tanıtım yazım Bitti Bitti Bitmedi üzerine olacaktı ama eski kitaplara geçmeye başladım:) Eğer Türkali hiç okumadıysanız Bir Gün Tek Başına ile başlayın. Bu eseri yazının başında da değiğim gibi son kitabı olduğu ve çok yaşlıyken yazdığı için olsa gerek diğer eserlerinin yanında sönük kalıyor. (Arzu Polatkan)
Vedat Türkali yaşamı boyunca sosyalist mücadelenin içinde olmuş bir yazar. Kitaplarında da bu mücadeleyi anlatmış ve örnekler vermiş. Bu kitabında da 80 ihtilalinde Diyarbakır cezaevinde yaşanan olaylardan başlayarak 1915 Ermeni olaylarını da anlatan bir roman yazmış. Romanda genelde gerçek kişilerin anlatıları var, yazarin romanı 96 yaşında yazdığı ve yazarın son romanı olduğunu da hatırlatalım. (Salih Yaz)
Karakterlerin gerçek olması etkileyici ancak anlatılanlar arasında kopukluk olduğunu düşünüyorum romanda. Bir yere bağlanacak mı diye bekledim belki de ondandır . Doğrudan makale olsaydı daha verimli olabilirdi. (Aylin)
Kitabın Yazarı Vedat Türkali Kimdir?
Vedat Türkali (doğumu. 13 Mayıs 1919, Samsun) Abdülkadir Demirkan 'ın (1950'li yıllarda Abdülkadir Pirhasan olmuştur) yazılarında kullandığı ismidir. Senarist, şair ve romancı olan Türkali, liseyi Samsun Lisesi'nde okuduktan sonra 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olmuştur. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan'la evlenmiştir.
Maltepe Askeri Lisesi ve Kuleli Askeri Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra 1951'de siyasi eylemleri sebebiyle tutuklanmış; 9 yıl ceza almış 7 yıl sonunda koşullu olarak serbest kalmıştır. Gar Yayınları'nı Rıfat Ilgaz ile kurduktan sonra, 1960'da Dolandırıcılar Şahı ile senaristliğe başlamıştır. Senaristliğine devam eden Türkali, 1965'de yönetmenliği denemiştir.
Bir Gün Tek Başına ve Mavi Karanlık gibi romanları Türk edebiyatının en büyük eserleri arasına girmiş; daha sonra da Yeşilçam Dedikleri Türkiye ve Tek Kişilik Ölüm romanlarını da yazmıştır.
Mihri Belli'nin yakın arkadaşı ve Atıf Yılmaz'ın arkadaşı ve akrabasıdır. TKP'nin eski üyelerindendir. 2002 seçimlerinde DEHAP'dan aday olarak aktif siyasete atılmıştır.
Vedat Türkali, oyuncu Deniz Türkali ve yönetmen Barış Pirhasan'ın babası, Deniz Türkali'nin kızı şarkıcı Zeynep Casalini'nin dedesidir.
Vedat Türkali Kitapları - Eserleri
- Fatmagül'ün Suçu Ne?
- Güven - Cilt 1
- Güven - Cilt 2
- Bir Gün Tek Başına
- Mavi Karanlık
- Özgürlük İçin Kürt Yazıları
- Şeytanın Kaşık Oyunları
- Tüm Yazıları Konuşmaları
- Yalancı Tanıklar Kahvesi
- 141. Basamak
- Bu Ölü Kalkacak
- Dallar Yeşil Olmalı
- Eski Filmler
- Eski Şiirler Yeni Türküler
- Üç Film Birden
- Yeşilçam Dedikleri Türkiye
- Komünist
- Ölmedikçe
- Kayıp Romanlar
- Tek Kişilik Ölüm - Komünist
- Tüm Yazıları Konuşmaları 2
- Özgürlük İçin Kürt Yazıları 2
- Bitti Bitti Bitmedi
- Tek Kişilik Ölüm
- Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler
- Bu Gemi Nereye
- Yanıtlar
- Güven (4 Cilt Takım)
- Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap)
- Güven - Özel Baskı(İkinci Kitap)
- Güven - Özel Baskı(Üçüncü Kitap)
- Güven - Özel Baskı(Dördüncü Kitap)
- Mavi Karanlık
- Eski Şiirler Yeni Türküler
- Tiyatro Oyunları
Vedat Türkali Alıntıları - Sözleri
- Kitap rüzgâr olmalı, perdeyi kaldırmalıdır. (Komünist)
- Bedenini söküp atabilseydi, yaksaydı onu, başka bir beden giyinebilseydi... (Fatmagül'ün Suçu Ne?)
- Dünyanın en acımasız canavarı yatıyor içimizde. (Mavi Karanlık)
- Evlenmek, işte böyle bir eve tıkılmak, yemek pişirip çocuk doğurmak, erkeğini beklemek, bir süre sonra da sevişmenin tadını tuzunu yitirmek olmalı. (Güven - Cilt 1)
- "Kirlendik mi, hiçbir yağmur arıtmıyor bizi!" (Mavi Karanlık)
- En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası ! (Tek Kişilik Ölüm)
- Nazım'ın dizelerindeki gibi. ''Nereden ,nasıl geleceğini bilmeden gelecek dehşetli güzel günlere inanıyorduk!..'' (Tek Kişilik Ölüm - Komünist)
- Enişte sözü çirkin. Keşke hiç olmasaydı Türkçede böyle bir söz daha iyiydi! (Güven - Cilt 1)
- Korkuyorum yalnızlıktan; senin olmadığın her yerde yalnızım. (Mavi Karanlık)
- "Itri'yi de dinleyeceksin,Bach'ı da .Marks'ı da bileceksin,Bedrettin 'i de . Nâzım'ın şiiri olmasa nerden bilecektik Bedrettin'i?" (Güven - Özel Baskı(Birinci Kitap))
- Bir bilsen dostunu düşmanını kardeş Bir bilsen nedendir çektiklerimiz Nasıl da başka olacak yaşamanın tadı (Bekle Bizi İstanbul Eski Şiirler Yeni Türküler)
- Yıkılamaz, görkemli sosyalist toplum, bu sindirilmiş aydınlarla, "depolitize" edilmiş emekçi sürüleriyle mi kurulacaktı? (Komünist)
- Dünya tatlı da, birbirlerine çirkin yazgılar oluşturmak için insanlar yaratıyor tatsızlıkları! (Bitti Bitti Bitmedi)
- ...yönetmen hamit akınlı ''bu ölü kalkacak''ı şehir tiyatrosu'nda sergilemek için bana başvurduğunda, elimde oyunun teksti bile yoktu. sağolsun, seçici kurul üyesi iken edinip sakladığı oyunla çalışmalara girişebilmişti sayın akınlı. oyun fatih şehir tiyatrosu'nda oldukça iyi karşılandı. yılın ikinci yarısında üsküdar şehir tiyatrosu'na geçirilince nerdeyse kapalı gişeye gidiyordu ki, bir ''ihbar'' sonucu savcılık kararıyla oyun durduruldu... ... (vedat türkali) (Bu Ölü Kalkacak)
- - Kolay ne var bu dünyada? Sen bunları kolay mı yaşadın? (Bitti Bitti Bitmedi)
- İngiliz kompradorları olan Ermeni varsılları üstüne Kürtler'in saldırtılması, kıyıma uğratılması, ittihatçılarca da benimsenip sürdürülen bir Abdülhamit kalıtıdır.. Ancak Kürtler'i sindirip yok etmenin de yollarını ararlar. I. Dünya Savaşı başlarında, Ermeni saldırısından korunması gerekçesiyle, Kürtler'i yerlerinden, yurtlarından ayırıp yoğun Türk bölgeleri arasında dağıttıkları bilinir. Bu göçlerde, açlıktan, soğuktan, hastalıktan ölenlerin sayısı belli değildir. 1920 yılındaki Koçgiri Kürt halk başkaldırısını canavarca kıyım, kırımla bastıran Sakallı Nurettin Paşa'nın "Türkiye'de Zo' diyenleri yok ettik, 'Lo' diyenleri de ben kökünden temizleyeceğim!" sözleri ulusalcılık savındaki ittihatçı kafasının göstergesi gibidir. (Özgürlük İçin Kürt Yazıları)
- ...boşuna çekilmedi bunca acılar istanbul bekle bizi... ... (eylül 1944,akşehir) (Eski Şiirler Yeni Türküler)
- Şu para denen pisliği bulanın... Kes zevzekliği de işine bak! Bin yıllardır dünyayı o pis para değiştiriyor; sövgülere şerbetli! (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
- "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" diyor Başbakan. Desen ne olacak, demesen ne olacak. Devletin tüm önemli koltuklarını bölüşüp oturmuş faşistler. (Yalancı Tanıklar Kahvesi)
- Alıştık, dedi. Herkes kendi acısını yaşıyor sonunda.. (Kayıp Romanlar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin