Kitap Künyesi

Yazar: Selvi Atıcı

Yayın Evi: Nemesis Kitap

İSBN: 9786052164051

Sayfa Sayısı: 488

--reklam--

Biz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Zengin, güçlü ancak bir o kadar da sert ve soğuk bir adam.

Sorumlulukları onu erkenden ve belki de biraz fazla olgunlaştırmış. Âdeta çelikten bir duvar.

Üç parça takım elbisesi, geniş omuzlarına oturan kaliteli paltosu ve kasketiyle tamamlıyor zırhını. Dışarıdan göründüğü kadarıyla bir masalı yaşıyor

bu şövalye. Hayatında yeniliklere, sarsıntılara, yani aşka yer yok. Zaten kadınları da bir türlü anlamıyor.

Ama bir gün; hayata karşı sağlam duran,

hedefleri olan ve bunlara ulaşmak için çabalayan muhteşem bir kadın çıkıveriyor karşısına. Artık kendi kararlarını vermeye ant içmiş azimli bir kadın.

Kaçınılmaz bir çarpışmayla bir araya geliyorlar.

Peki, birbirlerine tamamen zıt hayatlarının kavuşması için kendilerine izin verecekler mi?

Mevzubahis

aşk olunca, geriye kalan her şey önemsizleşir mi? Ne kadar ödün verebilir insan kişiliğinden, hedeflerinden, geçmişinden ve ailesinden? Hızla gelen bir

mermi, çelik bir duvarla karşılaşırsa ne olur?"

--reklam--

Biz Alıntıları - Sözleri

  • Hayatına birini dâhil etmek kadar zordu hayatından birini çıkarmak! Ve Çelik hiçbir şeyi yarım yapmazdı.
  • Tatsızca, "Ben, sana iyi gelmem, beyefendi!" dedi. "Bence, ona karar veren kişi ben olmalıyım. Tabii sen de beni istersen!"
  • Üç tarafı denizle çevrili olmasına rağmen çipurayı çiftlikte yetiştirmeyi başaran Türkiye... Dünyanın en güzel meralarına sahipken, ineği de taaa Uruguay 'dan getirmeyi başardı. Karkas etten sonra, canlı hayvan ithalatı başlamıştı. Türkiye'nin nüfusu 72 milyon, inek sayısı 10 milyondu. Uruguay'ın nüfusu alt tarafı 3 milyon, inek sayısı 13 milyondu... Çünkü üç cocuk değil, 3 inek yapmaktı maharet!
  • "Yüksek egonuzu doyurmayı her ne kadar istemesem de... Her akşam uyumadan önce ve her sabah uyandığımda kendimden daha güzel bir şey görüyorum!" Genç kadın içini çekti. Çelik'in kalbş sanki olabilir gibi daha fazla büyüyordu. "Sis hanımefendi, kalbimin belasısınız!"
  • "Abi! Lütfen, benim narin ve masum karım hakkında böyle ithamlarda bulunma! Kalbimi kırıyorsun." Demir'in ciddiyetle söylediği sözler, Süheyla'nın gülümsemesine, Çelik'inse önce kadına bakmasına, ardından da istemsiz bir kahkaha atmasına neden oldu.
  • "Söyleme gereksinimi duymam. Çok lazım olursa da lavaboyu kullanacağımı söylerim! Adabı muaşeret denen bir şey var!" "Aman Allah'ım! Adam resmen lavaboya işiyor ve bir de tutmuş adabı muaşeretten bahsediyor." "Münasebetsiz!"
  • “Bu arabaya üç kişi nasıl sığacağız?” “Sayı saymayı da mı bilmiyorsunuz, Çiğdem Hanım? İki kişiyiz. “Gayet iyi biliyorum.” Kadın parmaklarını havaya kaldırıp saymaya başladı. “Sen,ben ve egon...Ki egondan bahsediyoruz! Oldukça yer kaplayacaktır!” Adama sevimli bir gülücük attı. “Ben taksiyle geleyim mi?”
  • "Bu arabaya üç kişi nasıl sığacağız?" "Sayı saymayı da mı bilmiyorsunuz, Çiğdem Hanım? İki kişiyiz!" "Gayet iyi biliyorum." Kadın parmaklarını havaya kaldırıp saymaya başladı. "Sen, ben ve egon... Ki egondan bahsediyoruz! Oldukça yer kaplayacaktır!" Adama sevimli bir gülücük attı. "Ben taksiyle geleyim mi?" Çelik, kadına hoşnutsuz bir bakış attı. "Münasebetsiz!"
  • “Kalabalıktan nefret ederim!” “Yarın aktivitemizi birlikte belirleriz!” “Yarına hasta olmayı planlıyorum!” Çiğdem, hafifçe gülmeye başladı. Adam da gülümsüyordu. “O zaman ben de çorba yaparım!” “İstediğini her zaman alıyorsun, değil mi?” “Her zaman…”
  • "Yaralar ancak üzerine düştüğünde kapanır! Bisiklete binmekten korkmak gibi! Miden ağzından çıkacak gibi hissedersin ama inatla binersin. Çünkü aslında, miden ağzından çıkmayacaktır."
  • Her insan,yaptığı seçimlerin sonuçlarına tek başına katlanmalıdır.
  • İnsan,her şeyden kaçıyordu ama kendinden kaçabilmesi mümkün değildi.
  • Hayat sana bir darbe vuruyorsa,bir dahaki sefere üzerine kalkanını alırdın.
  • Hayatı en iyi tecrübe ederek öğreniyordun.

--reklam--

Biz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Çelik Mızrak, hayatından sayısız kadın geçen, sayısız insanla muhatap olan, sayısız başarılara imza atan ve duruşundan hiçbir şey kaybetmeyen adam, otuz sekiz yaşında, olgunluğunun en güzel zamanlarında, hadsizin birine körkütük âşık olmuştu. ... "Yüksek egonuzu doyurmayı her ne kadar istemesem de... Her akşam uyumadan önce ve her sabah uyandığımda kendimden daha güzel bir şey görüyorum!" Genç kadın içini çekti. Çelik'in kalbi sanki olabilir gibi daha fazla büyüyordu. "Siz hanımefendi, kalbimin belasısınız!" ... Bütün Selvi Atıcı kitaplarında olduğu gibi yerinde aksiyonu, mükemmel betimlemeleri, akıcı ve eğlenceli sahneleri ile keyifle, nasıl bittiği anlaşılmayacak bir hızla bitecek bir kitap Biz. Daha önce Sen kitabını okuduğum için az buçuk Çelik Mızrak'ı tanımış olsam da kendi kitabındaki Çelik biraz üzdü, biraz eğlendirdi. Eski zamanlardan kalma halleri ve konuşmaları ile biraz da kalbimi çalmış olabilir. Hatta Çiğdem'e biraz gıcık olmuş da olabilirim. Çelik, çocuğu olmayacağını öğrenince karısı tarafından terk edilen yine de kardeşi için ayakta kalan ve kardeşinin mutluluğu için çabalayan bir adam. Çiğdem ise kimsesizliğin gölgesinde kalmış, kendi kendine büyümeyi öğrenmiş bir kadın. Her iki karakter de mutluluk kavramına uzak. Çiğdem'in hayatına üzülsem de en çok Çelik kırdı beni. İçindeki korkular ve bu korkular için sebepleri çok haklı ama bir o kadar da üzücüydü. Çiğdem ve Çelik'in diyolagları ve Çelik'in her şekilde koruduğu beyefendiliği gerçekten eğlenceliydi. Her 'hanımfendi' ve 'münasebetsiz' deyişinde kahkaha attığımı itiraf ediyorum. Ama kitaptaki favori karakterim Süheyla. Her sözü her hareketi ile hem kahkaha attırdı hem de hayran bıraktı. Olgun, aklı başında ve en önemlisi doğrularını yanlışlarını ayırt edip gereksiz gel gitlere girmeyen karakterleri okumayı seviyorum. Üstelik kurgu öyle güzel işlenmişti ki aşk ve olaylar ne hızlı ne de yavaştı. Dolu dolu attığım kahlalar ise kitap boyunca bitmedi. Yazarın kalemini çok sevdiğim için okuduğum her kitabını şiddetle önermekten asla vazgeçmem. O yüzden okumayanlarınız varsa şiddetle öneririm. (Ümmühan)

Kibir abidesi, fi tarihinden kalma karakter, GQ kapak mankeni kıvamında ağabey Çelik Mızrak ve geçmiş gizemleriyle kafamızı kurcalayan Çiğdem'in hikayesi. Bu çiftin tanışması Umut adında tatlı bir bebiş vasıtasıyla gerçekleşiyor. Çiğdem Hanım kızımız geçici bir süreliğine Umut'a bakıcılık yapıyor. Çelik çooookk tatlı bir karakterdi. Çiğdem'in kendini bilen hallerine bayıldım. O kadar aheste, yavaş, sindire sindire bir yandan da şimşek misali bir aşk bekliyor sizi. İkilinin diyalogları beni çok eğlendirdi. Güldürdü. Kapağına ayrı bayıldım. Cuk oturmuş gerçekten Sevgili Selvi Atıcı, sen ne yaptın kadın! Hem okumak için çıldırmak hem bitecek diye okumamaya çalışmak arasında mekik dokuttun bana! (angelsbooks)

Klişe!: Insanlar neden özgün hikayeler yazmıyorlar. Yani şu kitap için yapılan bu kadar güzellemeye bakıyorum da ben nerede yanlış yapıyorum diye düşünmeden edemiyorum. Karakterler o kadar klişe ki yani wattpad çöplüğüne bir süzgeç daldırıp çıkartsanız tam da bu karakterleri çeker alırsınız içinden. Hikaye basit. Aşk teması bayağılaşmış. Şu kitabı beğenerek okuyan biri muhtemelen Hakan Günday falan okusa kafayı yer heralde. Kitao ciddi kötü arkadaşlar buradaki yorumlara aldanıp okumaya falan kalkmayın. Yerli dizi izleyin en azından ses var görüntü var bu saçmalığı kafanızda canlandırmak için uğraşmazsınız. Neden 3 verdim? Bilmiyorum 1 de verebilirim elim 3'e gitti. (Asya)

--reklam--

Biz PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Selvi Atıcı - Biz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Biz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Selvi Atıcı Kimdir?

Evli, iki kız annesi otuz yaşında bir ev hanımıyım Asıl ben buyum Her ev hanımı gibi günlük işimi, yemeğimi yapar, kızlarımla ilgilenirim.Sessiz biriyim, tüm canlıları acayip şekilde severim, dostluk ve arkadaşlığa çok önem veririm. İnsanlar için çok fazla kredim vardır, ama bittiğinde de kesin bir bitişi olur. Yazmak dışında yine ortaya bir şeyler çıkaracak ufak şeylerden hoşlanıyorum. Kalemlikler, çöp kovaları, örgü... Bunun gibi şeylerle uğraşıyorum. Favori kitap deyince benim için biraz zor oluyor Ben okuduğum her kitabı severim aslında. İçinde mutlaka alacağım bir şeyler olur. Sıkıldığım kitaplar da vardır elbette, ama genel olarak çok kısa süre içinde tırnaklarımı yiyerek okuduğum bir Milenyum serisi vardır Bunun dışında Tess Gerritsen, Jean Christophe Grange, Lisa Valdez, Judith Mcnaught, Ayşe Kulin gibi yazarları favorilerim olarak sıralayabilirim. Daha da çok var aslında Film ve dizi kültürüm çok yeni bunun için heyecanla beklediğim üç diziyi söyleyebilirim; Walking Dead, Game of Thrones ve bir de Yabancı Amma uzatmışım

--reklam--

Selvi Atıcı Kitapları - Eserleri

  • Kimliksiz
  • Gitme
  • Pinokyo'nun Rüyası
  • Sen
  • Yarasa
  • Kalbim Sende Kalmış
  • Biz
  • Ben İyi Bir Kızdım
  • Vahşi
  • Uygar

--reklam--

Selvi Atıcı Alıntıları - Sözleri

  • Demir Bey'in bir eli pantolonunun cebine doğru usulca yol alırken, diğer elinin parmakları dalgınca burnunun ucunu kaşıdı. "Bağışlayın, ama sözlerinizden hiçbir anlam çıkaramadım." Dudakları titredi ve gözlerinde çılgın bir parıltı oldu. Süheyla başını yana eğdi. "Sözlerimin anlamını kavrayacağınız gibi boş bir umuda hiç kapılmamıştım." Demir Bey, genç kadını şaşırtarak güldü. "Sanırım benimle ciddi ciddi alay ediyorsunuz." (Sen)
  • "Anlamlarını kavramadan dinlediğinde bir şarkı, aslında hiç bir şeymiş." (Kimliksiz)
  • Üç tarafı denizle çevrili olmasına rağmen çipurayı çiftlikte yetiştirmeyi başaran Türkiye... Dünyanın en güzel meralarına sahipken, ineği de taaa Uruguay 'dan getirmeyi başardı. Karkas etten sonra, canlı hayvan ithalatı başlamıştı. Türkiye'nin nüfusu 72 milyon, inek sayısı 10 milyondu. Uruguay'ın nüfusu alt tarafı 3 milyon, inek sayısı 13 milyondu... Çünkü üç cocuk değil, 3 inek yapmaktı maharet! (Biz)
  • "Tatlım, hiç bu derece dobra oluşunun yanlış bir davranış olduğunu düşünmedin mi?" "Hayır." "Annen çok naif, kibar ve düşünceli bir kadın-" "Belki de ben dobra, yakışıklı ve gayet çekici olan babama benzemişimdir." (Sen)
  • Val, beyaz dişlerini ortaya sererek sırıttığında Ros, kendini hatırlatmak zorunda hissetti. "Gördüğüm kadarıyla... İkiniz oldukça iyi anlaşıyorsunuz!" (Vahşi)
  • Val hafifçe gülümsedi. “Biliyor musun, Ale? Seni seviyorum!” Ros gürültüyle öksürürken Ale çenesini kaldırıp Ros’a kibirle baktı. “Sonuçta ikinci tercihi bendim!” Val kahkaha attı. “Hayır, Ale! Son tercihim bile olmazdın.” Ale, Val’a öfkeyle baktı. “Tanrım! Şurada gururumu kurtarmaya çalışıyorum. Biraz yardımcı olabilirdin.” (Uygar)
  • İnsan,her şeyden kaçıyordu ama kendinden kaçabilmesi mümkün değildi. (Biz)
  • "Seni nerede görüyorum biliyor musun, Val? Tüm her şeyin ve herkesin tepesinde! Herkes sana geliyor! Herkes! Savaşçı, kadın, çocuk... Bizse insanlarımızı savaşarak ve zorla elde etmiştik! Arkanda, uygar topluluklar gibi bir krallık yaratıyorsun. Belki sen farkında değilsin, ama bir gün olacaksın. O zaman da bu söylediklerim aklına gelsin. Al onları! Al, eğit ve senin olsunlar! Çevreni ve vahşi krallığını bir demir gibi kuşatsınlar!" (Vahşi)
  • Son zamanlarda kadınlar konusunda şansları pek bir yüksekti. Ve bu kadın, koca bir orduyu yıllarca eğitmiş, savaşlar kazanmış, kimi diyarlarda ismi efsane olan Zek'i resmen azarlıyordu. (Vahşi)
  • İnsanlar hep birbirinden uzaktı. Şüpheli ve kayıtsızlardı. Yanlarından bir çocuğu zorla götüren biri olduğunda 'Aman babasıdır!’ deyip geçebiliyorlardı. Sonra da o çocuk haberlerde tecavüze uğramış, ardından da öldürülmüş olarak görülüyordu. (Yarasa)
  • …..Öyle çok seviyordu ki, o anda kendi benliğinden tamamen vazgeçti.Ruhundan,amaçlarından, intikamından… Kendi kanından vazgeçti. (Uygar)
  • “Bu arabaya üç kişi nasıl sığacağız?” “Sayı saymayı da mı bilmiyorsunuz, Çiğdem Hanım? İki kişiyiz. “Gayet iyi biliyorum.” Kadın parmaklarını havaya kaldırıp saymaya başladı. “Sen,ben ve egon...Ki egondan bahsediyoruz! Oldukça yer kaplayacaktır!” Adama sevimli bir gülücük attı. “Ben taksiyle geleyim mi?” (Biz)
  • "Seni sevmekten nasıl vazgeçebilirim ki? Ben geçsem bile kalbim vazgeçmez..." (Kimliksiz)
  • “Kalabalıktan nefret ederim!” “Yarın aktivitemizi birlikte belirleriz!” “Yarına hasta olmayı planlıyorum!” Çiğdem, hafifçe gülmeye başladı. Adam da gülümsüyordu. “O zaman ben de çorba yaparım!” “İstediğini her zaman alıyorsun, değil mi?” “Her zaman…” (Biz)
  • Her insan,yaptığı seçimlerin sonuçlarına tek başına katlanmalıdır. (Biz)
  • O ,bir uygar değil, artık bir vahşiydi! (Uygar)
  • “Sana ne zaman aşık olduğumu bilmek isterdim ama sanırım öyle hızlı çarptın ki beni, fark edemedim..” (Gitme)
  • Durup biraz nefes almak için bir saniyesi bile yoktu. O saniyenin adı olsa olsa Ölüm olurdu. (Pinokyo'nun Rüyası)
  • Ve Ali, gözlerinde yüzen yoğun duyguları tek tek okuduğunda kurşun yemiş gibi irkildi. "İçime işlemişsin, hücrelerime, iliklerime…" Yutkundu. "Gitmek bir işe yaramadı. Bedenimi senden kaçırırken, unuttuğum bir şey varmış; seninle dolan kalbim, sende kalmış!" (Kalbim Sende Kalmış)
  • "Neden hep ben bir şeyler veriyorum. Hem de her seferinde bir zorlamayla. Neden kimse bana bir şey vermiyor? Ben kimseyi ilgilendirmiyorken neden ben birilerini umursamak zorundayım? Neden ben bir hiçim?’’ (Ben İyi Bir Kızdım)