Kitap Künyesi
Yazar: Murat Türk
Yayın Evi: Aram Yayınları
İSBN: 9789944222426
Sayfa Sayısı: 207
--reklam--
Böğürtlen Zamanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Böğürtlen Zamanı" kitabını okurken Mitka Grıbceva'nın "Seni Halk Adına ölüme Mahkum Ediyorum" kitabını, faşizme karşı direnen partizanlardan Ognyana'nın yaşadığı ölümcül sahnelerle dolu sayfalarını anımsıyorum.
Ancak "Böğürtlen Zamanı" kitabının kahramanı Şervan'ın yaşadıklarını okurken merak duygusu daha bir artırıyor. Böylece Şervan'ın yaşadıklarıyla Ognyana'nın yaşadıklarını karşılaştırmak basit kalıyor. Şöyle ki; Bingöl'ün kuzeyi.. Şeytan Dağları... Temmuz 1995. Bir grup gerilla ve kara aşamasındaki öncüleri... Tercih edilen yol, askerlerle karşılaşmayı ve çatışmayı gerektiren bir noktaya götürüyor. Derken, silahlar durmadan konuşuyor ve bu sırada yaralanan Şervan, bir süre sonra grubundan kopuyor. İşte Şervan'ın hikayesi, o kopuşun ardından başlıyor. Şervan'ın, grubuna yeniden ulaşması serüveni, romanın olay örgüsünü oluşturuyor.
Romanın sağlam bir kurgusu var. Olayın başlangıcı, gelişimi ve sonuçlanması belli bir zaman kapsıyor. Zaman, romanın ruhuysa, yazarı o ruhu yakalamış. "Bögürtlen Zamanı", bir yol romanı aynı zamanda. Bir yazarın dediği gibi, "Bir roman bir yol boyunca gezdirilen aynadır." "Böğürtlen Zamanı"nın yazarı Murat Türk, Şervan'ın günlerce yürüdüğü yol boyunca bize ayna tutyor romanında.
Vedat Çetin
--reklam--
Böğürtlen Zamanı Alıntıları - Sözleri
- Bazı duyguları yaşamak için sadece aynı derecedeki zorlu koşullardan geçmek yetmiyor. İnsan, severek birbirine emek vermiş olmalı önce; her zerresine kadar kendini adamış olmalı bir de... Umudu ve direnci, yoldaşlık ruhunun imbiğinden geçirip bunu birkaç söze dökmeli...
- Devrim olmuş da haberim yokmuş!
- "Böğürtlen getirmedin, bari bir çay yap heval Hasan..." dedim. Küçük çaydanlığı önüme bıraktı, kapağını kaldırdı: Ağzına kadar böğürtlen doluydu çaydanlık! "Tam zamanında geldin!" dedi küçük Hasan, "Böğürtlen zamanında..."
- "Bak!" dedi. "Nasıl olsa savaşta öleceğim diyerek dumanı o kadar çekme! Her nefeste dumanın yüzde seksenine hooop dışarı, kalanını da ciğerine indirmeden bırak!" Tarif ettiği gibi hemen yaptım, Musa dayı gülümsedi...
- Bütün bu gelgitler bana şunu öğretmişti: "insanın zayıf düştüğü anlar, insanın en güçlü olduğu anlardan biridir. İnsan bazen gücünün doruğunda da ağlayabilir."
- Yaralı birinin beslenmesi yatıp dinlenmesi gerekiyor. Sen bunun tersini yapmakla hayatını tehlikeye atıyorsun. Yaşamak istemiyormusun?
- İnsanın, hayatta güç alabileceği manevi kaynaklarının olması ne güzel.
- Bazı duyguları yaşamak için sadece aynı derecedeki zorlu koşullardan geçmek yetmiyor. İnsan, severek birbirine emek vermiş olmalı önce; her zerresine kadar kendini adamış olmalı bir de…
- Günbatımları bana hep ölümü çağrıştırırdı, bir de yalnızlığı. Ne zamandır böyle yalnız olduğumu hatırlamaya çalıştım. Günleri saymamıştım, ama çok olmuştu. Artık ulaşmam gerekiyordu bir yerlere.
--reklam--
Böğürtlen Zamanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
EYLEM öncesinin heyecanını, soğukkanlılığını, gerilimini ve birimizden ötekine geçen, içimizdeki korkuyu derinlere gömen savaşın o yıkıcı ruhunu duyumsuyordum. O an, birinin ayakkabısını bağlayışını, birinin yeleğinin fermuarını çekişini, birinin kefiyesini toparlayışını, birinin son kez kol saatine bakışını, birinin yanındakiyle fısıltıyla konuşup sessizce gülüşmelerini izledim. Ardından da, herkesten daha hızlı bir şekilde hazırlığımı yapar, insanın bütün benliğine ayna tutan çatışmaya başlama işareti verildiğinde ise, kendimi o eylemden de başarıyla dönmeye kilitler, olası bir yaralanmaya ve ölmeye de hazırlardım kendimi.” Alıntı bir gerillanın başından geçenlerin anlatıldığı “Böğürtlen Zamanı” adlı romandan. Aram Yayınları’ndan çıkan romanın yazarı Murat Türk müebbet hükümlüsü olarak Bolu F Tipi Cezaevinde kalıyor. Türk 1992’de katıldığı özgürlük mücadelesinde 1995’de tutsak düştü. (...mcanan...)
Ahh özgürlük kokan dağlarda gezmek, her adımda özgürlüğe daha da susamak sen harikasın serwan. Iyi ki yollarımız kesisti de seni tanidimm. Yazarın betimlemeleri harika (Gulistan coşkun)
Hayatta kalma mücadelesi ihanet,yoldaşlık ve uzun bir arayış.Hepsini iliklerinize kadar hissebileceginiz bir eser.Şu var eğer mücadelesi sizin için bir anlam taşıyorsa... (Sidar)
--reklam--
Böğürtlen Zamanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Murat Türk - Böğürtlen Zamanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Böğürtlen Zamanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Murat Türk Kimdir?
Kendi sözleriyle Murat Türk:
Ben Diyarbakır’da doğdum. Çocukluğum, “Özgürlük Mücadelemizin” sıcak ortamlarında geçti. Erken yaşta devrimci mücadele ile tanıştım. Her zaman tutkulu bir arayışım vardı. O ruhu el değmemiş bir yerde hala koruyorum.
--reklam--
Murat Türk Kitapları - Eserleri
- Böğürtlen Zamanı
- Böğürtlen Zamanı 2
- Köprüdeki Düşman
--reklam--
Murat Türk Alıntıları - Sözleri
- Onu anlıyordum; çünkü düşler, kuşlar ve çocuklarda özgürlük tutkusu zaptedilmesi imkansız bir fırtınadır. (Köprüdeki Düşman)
- Zamanı ve mekânı yoktu direnmenin. Yeter ki kendini aşmayı istesin insan; o yürek, o cevher ışıldasın gözlerde... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Devrim olmuş da haberim yokmuş! (Böğürtlen Zamanı)
- "Böğürtlenleri en çok iki kişi sever: Karnında can taşıyan bir kadın ve yaralı bir özgürlük savaşçısı... Çünkü ikisi de kanıyla bir şeyleri besliyordur:biri yeni bir hayatı, diğeri özgürlüğü.. (Köprüdeki Düşman)
- Genç yüreğindeki azim ve kararlılık, ölümlerin betonlandığı mezarları çatlatan kelebeğin kanatlarındaki etkiden daha kuvvetliydi. (Böğürtlen Zamanı 2)
- İnsanın kendi kendisini iyileştirmesinden daha iyi bir şey varmı? Herkesin asıl doktoru kendi içinde. (Böğürtlen Zamanı 2)
- "Bak!" dedi. "Nasıl olsa savaşta öleceğim diyerek dumanı o kadar çekme! Her nefeste dumanın yüzde seksenine hooop dışarı, kalanını da ciğerine indirmeden bırak!" Tarif ettiği gibi hemen yaptım, Musa dayı gülümsedi... (Böğürtlen Zamanı)
- Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek. (Köprüdeki Düşman)
- Günbatımları bana hep ölümü çağrıştırırdı, bir de yalnızlığı. Ne zamandır böyle yalnız olduğumu hatırlamaya çalıştım. Günleri saymamıştım, ama çok olmuştu. Artık ulaşmam gerekiyordu bir yerlere. (Böğürtlen Zamanı)
- Zaman, her an sınırsız olanaklar sunar insana. Yeter ki insan kendisine inansın önce. Umudun kaynağı orada, hep orada... Yeter ki umudun sürekli varlığı unutulmasın. Umut hiç bitmiyordu, hiç tükenmiyordu. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Özgürlük, hiç ummadığımız yerlerde daha gür, daha görülür halde yapraklanacak... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Ne acı! Sadece bir kere geri sarma şansımız olsa zamanı... Bir saat önceye dönsek, o anda bir şey olsa, eylem iptal edilse ya da bu savaş bitse... Ne ağır bedel, zamana kan verip özgürlük istemek. (Köprüdeki Düşman)
- Öyle sessizlikler vardır ki öfke patlamalarından daha şiddetlidir. İnsana daha ağır, daha sarsıcı gelir. Çünkü sessizlik sürekli içe doğru patlar; art arda bir patlamalar dizisidir ve insanı önce yüreğinden vurur. Sessizliğin ardındaki şiddeti ölçmek güçtür. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Yalnızlık anlarında, ruhumda bir yerde muazzam bir devinim başlar. Belli belirsiz esercesine uyuyan bir fırtınanın ağır, bulutsu devinimi gibi... Dokunsan bir okyanus gibi dalgalanmaya başlayacak... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Yaralı birinin beslenmesi yatıp dinlenmesi gerekiyor. Sen bunun tersini yapmakla hayatını tehlikeye atıyorsun. Yaşamak istemiyormusun? (Böğürtlen Zamanı)
- "Böğürtlen getirmedin, bari bir çay yap heval Hasan..." dedim. Küçük çaydanlığı önüme bıraktı, kapağını kaldırdı: Ağzına kadar böğürtlen doluydu çaydanlık! "Tam zamanında geldin!" dedi küçük Hasan, "Böğürtlen zamanında..." (Böğürtlen Zamanı)
- Ölümü bazen bir koku çağrıştırır insana, bazen bir ses... Bunu bende çok yaşamıştım; ama korkuyu aşan anlamlarım varsa, korku anlamsızlaşırdı benim için. (Böğürtlen Zamanı 2)
- Böğürtlen... Benim için direncin meyvesidir. Azmin ve umudun, haylaz çocukluğumun, yaralı yürüyüşümün... Özgürlüğe tırmanan patikalarda soluklanırken yediğim, maneviyatımı derinleştiren muhteşem meyve... (Böğürtlen Zamanı 2)
- Bazı duyguları yaşamak için sadece aynı derecedeki zorlu koşullardan geçmek yetmiyor. İnsan, severek birbirine emek vermiş olmalı önce; her zerresine kadar kendini adamış olmalı bir de… (Böğürtlen Zamanı)
- İnsanın, hayatta güç alabileceği manevi kaynaklarının olması ne güzel. (Böğürtlen Zamanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin