Kitap Künyesi
Yazar: Boris Vian
Çevirmen: Zühre İlkgelen
Orijinal Adı: Les Morts Ont Tous La Même Peau
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9789752732728
Sayfa Sayısı: 142
--reklam--
Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Muriel.... Kalmam gerek... Karım gidecektir.."
"Karım rahat bırak. Hem, zenci olduğunu ona söyledin mi önceden?"
Dan'ın yüzü sertleşti. Güçlükle soluk alıyordu.
"bir daha bunu söyleme," dedi. "Tavsiye etmem sana."
(Ön Kapak)
'Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır', 'Mezarlarınıza Tüküreceğim'in zorunlu devamıdır. Lee, beyaz derisi sayesinde Beyazların arasına girip onlara karşı beslediği amansız intikam susuzluğunu gideren sahici bir Siyahtı. 'Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır'daki Dan ise bir Beyazdır, fakat kanı bakımından Siyah olduğuna inanır. Beyazlara duyduğu kini yaptığı işle, kötü şöhretli bir gece kulübünün kabadayısı olmakla yüceltir ve Siyahları ezen Beyaz ırkla yavaş yavaş özdeşleştiğinin farkına varmaksızın o gece kulübünde elinden geldiğince hem vurur hem kadınlarla birlikte olur.
Boris Vian'ın Vernon Sullivan imzasıyla yazıp kendini kitabın çevirmeni olarak gösterdiği ve kitaba yazdığı önsözde eleştirmenleri eleştirdiği bu romanı sadece yabancı bir topluluğa katılıp ırkdaşlarına yüz çeviren ayrıksı bir kişinin öyküsü olarak okumamak gerekir. Olayın arkasında zengin bir ülkenin alt katmanlarında su yüzüne pek çıkmayan toplumsal sıkıntıları görürüz.
'Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır' ırkçılığa karşı yazılmış ağıt misali bir roman...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır Alıntıları - Sözleri
- Şu herifler benim yaşamımı berbat etmeden ben onları ezip yok edecek zamanı bulabilsem bir... Yemin ederim, ondan sonra tek gün can sıkıntısı diye bir şey yaşamam artık.
- Bu kadınların içinde ne vardır. Onlara böyle şeyler söyleten nedir?
- Yazarına göndermelerde bulunmadan, adamın ıncığını cıncığını deşmeden bir kitaptan söz etmeyi ne zaman göze alacaksınız?
- Bir uçurumun kıyısındaymışım gibi geliyordu bana. Zamanın akışında en ufak bir kesiklik olsa denge bozulacaktı.
- Evlisin. Kızlarla yatarsın da hiç sıkılmazsın. Ama karını bir başkasıyla düşündün mü, tüm dünyayı gebertmeye kalkarsın. Bu iş böyle, arada hiç benzerlik yoktur. Erkeğin yaptığı, hiçbir zaman karısını aldatmak değildir.
- "Evet," dedim. "Nick'le olan sıkıntılar. Kendisine fazla paraya mal oluyormuşum." "Yeterince müşterisi olmayan o," dedi. "Ona bunu söyleyemem." "Ona para getirmeyen kadın müşterilerle uğraşmak işine geliyor. " Benden ayrıldı, ben de yeniden yaklaşmaya çalışmadım. Kendimi iyi hissetmiyordum; tedirgindim ve umutsuzca belleğimi kurcalayıp içinden anılar çıkarmaya çalışıyordum. Nick'in yerindeki geceler, telefon kulübelerinde birlikte oldugum kızlar, temasları herhalde bana güç veren esmer kızlar, sarışın kızlar canlanıyordu gözümde. Beni sevmeyen ve bende benim onlarda bulduğum şeyi yani kolay, sevişmeye alışık bir eş bulan kadınlarla olan o birliktelikler, genellikle, beni yormak şöyle dursun, Sheila'ya daha çok istek duymama yol açardı. Sanki onların ve benim duyduğumuz isteğin sırf maddesel oluşu, tüm ruhumla sevdiğim o kadına beni daha büyük bir güÇle yaklaştırırdı.
- Merdivenin yukarı başında da yine kadife bir perde vardı. Nick kadifeyi pek severdi. Kadifeyi ve şişman kadınları. Bir de parayı...
- ...daha geçmemiş bir yaranın zonklayan acısı - ve buna önem vermekten utanç duyulacak kadar da üstünkörü bir acı.
- Bir çeşit yürek sıkıntısı, kovalanan insanın kaygısı hattâ bulunduğu yere mıhlanıp kalmış da avcıya ödün vermeye çalışan av hayvanının yürek darlığı içindeydim.
- Peki, beni onun yanında bulunduran neydi? Niçin içimde o boşluk duygusu uyanmaksızın ondan uzaklaşamıyordum? Onu yeniden bulma gereksinimi. Onun bana ait olduğunu bilme gereksinimi. Onu görmesem bile istersem görebileceğimi bilme gereksinimi. Aşk bu mudur? Ciddi işmiş. kuşkusuz, yapacak bir şey yok.
- Hep böyledir. Evlisin. Kızlarla yatarsın da hiç sıkılmazsın. Ama karını bir başkasıyla düşündün mü, tüm dünyayı gebertmeye kalkarsın. Bu iş böyle, arada hiç benzerlik yoktur. Erkeğin yaptığı, hiçbir zaman karısını aldatmak değildir.
- "Yaşamak istiyorum," dedi. "Dan'ı çok seviyordum. Fakat bu adam, benim sevdiğim Dan değil artık. Nasıl bu korkunç şeyleri yapabildiğine şaşıyorum." "Damarlarında zenci kanı var,” dedi Cooper. "Bu, ne de olsa, birçok şeyi açıklar."
--reklam--
Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üslup,konu,biçem,tarz vs. gibi kullandığı içerikleri itibariyle pörsümüş bir yazar..Böyle yazarları o dönemin şartlarını ve koşullarını gözümde canlandırabildiğim kadarıyla değerlendirmeye almaya çalışıyorum..Ve de olumlu puan almayı hak ediyor doğrusu..Boris Vian nam-ı diğer Vernon Sullivan.. (Emre AK)
Boris'in bu kitabıyla Mitos yayınlarından çıkan" Derilerinizi Yüzeceğim"aynı kitaptır.Siyahların da beyazlar kadar acımasız olabileceğini göstermek düşüncesiyle,"Vernon Sullivan"takma adıyla yazdığı dört romandan birisidir. (Mehmet Kesdal)
--reklam--
Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Boris Vian - Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Boris Vian Kimdir?
Boris Vian ( d.10 Mart 1920 - ö.23 Haziran 1959) Fransız yazar, şair, müzisyen, şarkıcı, gazeteci, senarist, oyuncu, eleştirmen, çevirmen ve maden mühendisi. Vernon Sullivan takma adıyla da yazdı. Daha çok yazdığı roman ve tiyatro oyunları ile tanınır.
Yaşamı
10 Mart 1920’de Paris yakınlarındaki Ville d’Avray’da doğdu. Beş yaşında okuma yazma öğrendi. Hayatı boyunca yaşadığı kalp rahatsızlıkları ilk olarak on iki yaşında başlamıştır. Yine bu yaşlarda tifoya yakalandı.
İlk romanında Fransız bürokrasisini eleştirdi. 17 yaşında trompetle tanıştı. Versailles Lisesi'nde felsefe ve matematik dallarında çok başarılıdır. 1940’ta tanıştığı Michélle Leglise ile bir yıl sonra evlendi. 1942 yılında Maden Mühendisliği dalında üniversite diploması aldı; "Office Professionel des Industries et des Commerces du Papier et du Carton" adlı firmada çalışmaya başladı. 1947'de görevine son verilinceye kadar iki kitap yazmış, daha sonra da çevirilerle geçinmiştir. 1946 yılında en tanınmış üç romanını olan Günlerin Köpüğü (L'Écume des jours), Mezarlarınıza Tüküreceğim (J'irai cracher sur vos tombes) ve Pekin'de Sonbahar'ı (L'Automne à Pékin) yazdığında, henüz 26 yaşındaydı. Alfred Jarry'nin geliştirdiği patafizik felsefeye bağlı bir tarzda yazdı.
Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı kitabını "Vernon Sullivan" takma adıyla yazdı. Roman, Afrika kökenli ABD vatandaşı Anderson'ın erkek kardeşinin linç edilerek öldürülmesiyle başlar. Roman kahramanı Anderson, intikamını beyaz kızlara tecavüz ederek alır ve yakalanıp asılır. Kitap yasaklanmadan önce 100.000 adet satmış, Vian ise 100.000 frank para cezasına çarptırılmıştır. Yürek Söken (L'Arrache-cœur) adlı roman en son romanıdır. Bu kitabından sonra Vian müzikle daha çok ilgilenmeye başladı. Kardeşleri Alain Vian ve Léilo Vian ile birlikte Fransız caz topluluğu Claude Abadie'ye girdi. Claude Luter ile birlikte çalıştı. Jazz Hot, Jazz News gibi dergilerde modern cazın Fransa'da kabul görmesi konusunda yazılar yazmıştır. Sadece cazla değil, Bertolt Brecht'in şiirlerinden uyarlamalar ve rock ile de ilgilenmiştir. Evliliği 1952'de sona erdi; 2 yıl sonra İsviçreli dansçı Ursula Kübler'le evlenmiştir.
1954'te Cezayir Savaşı'nı ve bir barışseveri konu edinen Asker Kaçağı (Le Déserteur) adlı şarkısı büyük yankı uyandırdı. Binlerce satışa rağmen Fransız vatanseverlerinin öfkesi üzerine şarkı yasaklanmıştır. Tiyatro oyunlarında avangart tarzla absürt tarzı harmandı. Herkes Av (L'Équarissage pour tous) olarak bilinen oyununda Normandiya Çıkarması sırasında bir ailenin yaşadığı gülünçevlilik sorunlarını anlatır. İmparatorluk Kuranlar ya da Schmurz (Les Bâtisseurs d'Empire ou le Schmurz) adlı oyununda ise kapitalist bir ailenin, yeni bir apartman dairesine taşınması ve burayı istila etmesi konu edilir. Bu oyun, 1962'de İngiltere'de, 1968'de New York'ta, Vian'ın ölümünden yedi yıl sonra da Fransa'da sahnelenmiştir. Gerçekçiliğe şiddetle karşı çıkan Vian, varoluşçuluğu(egzistanyalizm) benimsedi.
Filmlerde küçük rollerde oynayan ve senaryo yazan Vian, 23 Haziran 1959 günü Mezarlarınıza Tüküreceğim adlı romanından uyarlanan filmin galasında, Cinéma Marbeuf’te kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Ölümü uzun süredir mağruz kaldığı kalp atışı düzensizliğine bağlanmıştır.
--reklam--
Boris Vian Kitapları - Eserleri
- Mezarlarınıza Tüküreceğim
- Günlerin Köpüğü
- Pekin'de Sonbahar
- Yürek Söken
- Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır
- Çıtırlar Farkında Değil
- Generallerin Beş Çayı
- Generallerin İkindi Kahvaltısı
- Kasaplığın Elkitabı
- Kızıl Ot
- Savrulan Otlar Arasında
- Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek
- Jöleli Şarkılar
- Kızlar Farkına Varmıyor
- Bir Kara Kedi İçin Blues
- Kurtadam
- Vercoquin ve Plankton
- Karıncalar
- Pornografi Üzerine
- Derilerinizi Yüzeceğim
- Sıradan Kişiler İçin Peri Masalı
- Vasatlar İçin Peri Masalları
- İmparatorluk Kuranlar
- Mezarlarınıza Tüküreceğim
- Günlerin Köpüğü (Çizgi Roman)
- Geceyarısının Yarısına Doğru
- Barnum's Digest
- Mezarlarınıza Tüküreceğim
- Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek
--reklam--
Boris Vian Alıntıları - Sözleri
- Hep böyledir. Evlisin. Kızlarla yatarsın da hiç sıkılmazsın. Ama karını bir başkasıyla düşündün mü, tüm dünyayı gebertmeye kalkarsın. Bu iş böyle, arada hiç benzerlik yoktur. Erkeğin yaptığı, hiçbir zaman karısını aldatmak değildir. (Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır)
- Adelphin siyah kumaştan (iç kısmı ise kıpkırmızı kadife) dikilmiş pelerini içinde çok yakışıklıydı. Funda ağacından, topuzcuğu elektrikle karartılmış bastonunu almak için aniden eğildi ve iki gün önce soyunurken olduğu gibi, gene yere düşen yaka düğmesini çıkardı yatağın altından bir yerden. (Savrulan Otlar Arasında)
- Çin: ülke. Çinliler yaşar. Sayıları birden fazladır. Oraya gitmek için oraya götüren yoldan geçmek gerekmektedir. (Vasatlar İçin Peri Masalları)
- Çiçekçilerin asla demir parmaklıkları olmaz. Kimse çiçekleri çalmayı aklına getirmez. (Günlerin Köpüğü)
- Can sıkıntısından ölemeyecek kadar gencim. (Geceyarısının Yarısına Doğru)
- Ritchie'den daha sakar bir herif görmedim hayatımda; tıpla uğraştığını düşününce, hastaları için fena halde kaygılanıyorum. Umarım ruh doktoru olur, bu dalda en boktan herifler bile başının çaresine bakmayı başarıyor her zaman, tedavi edilecek hastaların en kaçığından daha kaçık olmak yetiyor. - sf. 61 Şayet bu aynasıza, havanızı yesinler dediysem, öyle düşündüğümdendir, kötülük bunun neresinde? Hiçbir şeyin, açık yürekliliğin yerini tutamayacağı kanısındayım. - sf. 67 ..., zira viski, bütün Amerika'da bulunabilecek en sağlıklı içkidir kesinlikle. - sf. 95 (İthaki Yayınları - 3. baskı - Hakan Tansel çevirisi) (Çıtırlar Farkında Değil)
- Neyse ne, batacağımız kadar battık bir kere.. (Generallerin Beş Çayı)
- " Bir çağlayanda, suyun düşüşünde, " dedi, önemli olan düşüştür, su değil. " (Kızıl Ot)
- ... gerçekte demek pek bir şey ifade etmez aslında, olsa olsa dış görünüşe bakıp yargılama alışkanlığımızın, yengeç ve kabuğu misali, kalbimizin derinliklerine demir atmış olduğunu hatırlatır ... (İmparatorluk Kuranlar)
- Siz düşünmek için yaratılmışsınız.. (Generallerin Beş Çayı)
- Fakat kapıyı açamadı, üstüne üstlük bir de süpürgeyle alnını şişirdi, zira şövalye dediğin sayısız silah kullanabilir ama süpürge, asla! (Vasatlar İçin Peri Masalları)
- " Kendimizi bu kadar sevmeseydik, hep yalnız kalırdık. " (Kızıl Ot)
- “İnsan ancak hiçbir şeye heves duymadığı zaman özgür olur ve tam anlamıyla özgür olan bir yaratık hiçbir şeye heves duymaz.” (Yürek Söken)
- .. fakat bu savaşta bize asla seçenek sunulmuyor. (Karıncalar)
- Ne kadar yürürsen yürü; arkanda bıraktığın yol kadar güçlü, ve henüz yürümediğin yol kadar zayıfsın. (Savrulan Otlar Arasında)
- Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. (Günlerin Köpüğü)
- - Hayat böyle. - Hayır. (Günlerin Köpüğü)
- Biçimlendirmeyi başaramadığı belli belirsiz bir düşünce kafasını kurcalıyordu yine de. Belli belirsiz bir düşünce. Bir düşünce ki belli belirsiz. (Yürek Söken)
- Müstehcenlik yalnızca onu keşfedenlerin ve bundan dolayı başkalarını mahkûm edenlerin beyinlerinde var olur. (Pornografi Üzerine)
- Bütün hızımızla geleceğe doğru yol alıyoruz, o kadar hızlı gidiyoruz ki şimdiyi göremiyoruz; arkada bıraktığımız toz duman, geçmişi de siliyor gözümüzden. (İmparatorluk Kuranlar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin