Kitap Künyesi
Yazar: John Fante
Çevirmen: Avi Pardo
Orijinal Adı: Big Hunger
Yayın Evi: Parantez
İSBN: 9789752810358
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Büyük Açlık Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yoldaki toza sorun! Mojave çölünün başladığı yerde tek baslarına duran bodur ağaçlara sorun. Camilla Lopez'i sorun onlara, ki adını fısıldasınlar. Evet, çünkü sevgilimi son gören Mojave'nin sınırında yaşayan bir veremliydi ve dediğine göre ona hediye ettiğim köpekle birlikte Batı'ya doğru gitmişti, Panço'ydu köpeğin adı, o günden sonra Panço'yu da gören olmadı. Buna inanamayacaksınız. Bir kızın ekim ayında yanına Panço adında genç bir polis köpeği alıp Mojave çölünde yürümeye başladığında inamayacaksınız, ama doğru. Köpeğin ayak izlerini gördüm kumda, yanında da Camilla'nın ayak izleri... Bir daha hiç dönmedi Los Angeles'a, annesi de onu bir daha görmedi. Bir mucize gerçekleşmemişse Mojave çölünde ölmüş olması gerekir. Panço'nun da. İkinci romanım için bir taslak hazırlamam gerekmiyor, hazır. Başıma geldi. Kız gitti, ona aşıktım ve benden nefret ediyordu, benim öyküm bu kadar.
--reklam--
Büyük Açlık Alıntıları - Sözleri
- Demek istediğim, kanında şiir var mı?
- ... Camilla için uzun bir intihar notu. Ve yazıldı, kırık bir kalple yazılmış uzun bir intihar notu, gözyaşları sabaha kadar daktilonun tuşlarına damladı o uzun intihar notunu yazarken sonra iskemlede uyuyakaldı, sonra sürünerek yatağa ulaştı, intihar edemeyecek kadar yorgundu, uyudu.
- Aşktı, biliyorum. Milyonlarca soru vızıldıyordu beynimde. Bu olduğunda, âşık oldun demektir.
- Buydu Arturo Bandini'nin özü, daha iyi biri olmak, her zaman daha iyi, yoldaki tozdan yükselmek, insanı ve hayvanı ayırmaksızın sevmek.
- İnsanlığa acıyan birine dair tuhaf bir roman verin bana.
- Ondan hoşlandın değil mi..?
- Yazarlar için uyku ve yazı kardeştir. Yazı akıyor, sayfalar birikiyorsa geceler de huzurlu geçer. Sözcükler gelmiyorsa uyku da gelmez.
- Toza Sor koydum adını kitabın, çünkü Doğu ve Ortabatı'nın tozu var bu sokaklarda, ve hiçbir şeyin yetişmeyeceği bir toz bu, kökleri olmayan bir kültür, asla onlara ait olmayacak topraklara ulaşmaya çalışan umutsuz insanların anlamsız öfkesi.
- Camilla Lopez adında bir kıza âşık oldum. Bir gece çalıştığı yere gittim ve karşımdaydı ve o günden beri o kızın güzelliğini her düşündüğümde boğulacak gibi olurum, şimdi yazarken bile.
- Büyük yazar, tozlu kitapçıların müdavimi, tozlu dergileri kaldırıp o güzel öyküsünün tozunu üflerdi, satın alırdı dergiyi, kendi öyküsünü, tozlanmasın diye.
- "Senden başka güzel şey yok bu dünyada,"
- bazıları ağlamaya başlamıştı bile. Zordu ağlamamak.
- Bir çırpıda yazdı mektubu, büyük aşkını itiraf etmeyen bir özür mektubu.
--reklam--
Büyük Açlık İncelemesi - Şahsi Yorumlar
-Yuh Olsun Dibber Lannon' a -Jakie' nin Annesi -Suçlu -Kötü Kadın -Toza Sor' a Ön Söz * -Yağmurda Sırılsıklam * -Gerçek Müptelası Bir Yazar -Otobüs Yolculuğu -Mary Osaka, Seni Seviyorum -Valenti' nin Evcilleştirilişi -Lanetli Yazarın Vakası -Mama' nın Düşü -Annenin Günahları -Büyük Açlık -Paris' i İlk Görüşüm * Kitapta yer alan hikayeler bunlar. Ben sadece 3 hikayeyi sevdim. Diğerleri olmasa da olurmuş bana göre. Toza Sor' a Ön Söz zaten kitabın arka kapağında yer alan ve sizi tavlayan hikaye, Yağmurda Sırılsıklam, Fante' nin en sevdiğim yanını içeren bir öykü; aşkı, aşık olunan kadını anlatma mevzusu, Paris' i İilk Görüşüm ise çok kısa olamsına rağmen beni vuran bir öykü oldu. Şimdi, Toza Sor' a Ön Söz isimli bir bölümü içerisinde barındıran ve ilk olarak o bölümü okuyup da ''of bee!'' dediğim bir kitap olduğu için kendisi, haliyle beklentim büyük oldu. Sonuç olarak da beklentinin altında ezildi kitap. Hiçbir numara yok hikayelerde. Fante' nin novellalarından birkaç sayfa koparılık ayrı ayrı isimlendirilerek yapıştırılmışlar gibi sanki. Bir Toza Sor' un tadını asla alamıyorsunuz hiçbir öyküde. Zaten novellalarında sıklıkla yer verdiği temaları bu kez ayrı ayrı karakterlerin maceralarında yer vermiş ama hiçbir karakteri Bandini ya da Camilla kadar çekici olmadığı gibi yaşadıkları olaylar da ilgimi çekmedi, dolayısıyla çoks evmedim kitabı. Bukowski' nin öykülerini çok yaratıcı bulduğumdan çok sevmiştim ama Fante' de tam tersi oldu. Fante okuyacaksanız novellalarını okuyun bu kitap yerine. Hem onlar daha keyifli hem de bu kitapta olan her şeyi zaten onlarda da bulacaksınız. (Utku Turhan)
Bu John Fante samimiyeti nereden mi yakalıyor? Hikayelerini anlatırken sanki sizinle birebir konuşuyormuş gibi yani olanları doğrudan size anlatıyormuş gibi bir anlatım dili var ki bunu, kafasından geçenleri hiç değiştirmeden veya lûgat sanatıyla işlemeye ihtiyaç duymadan doğrudan kağıda geçirmesiyle anlıyoruz. Bu, Büyük Açlık kitabı ise kısa hikayelerden oluşuyor. Daha önce benim de okuyup memnun kaldığım Toza Sor kitabına yazdığı önsöz de bu kitapta yer buluyor. Bu ilginç bir durum ki Toza Sor kitabındaki yayınlanan önsöz ise Charles Bukowski'ye ait. Gerçekten alışılmadık bir durum. John Fante'nin bu kitabını ve diğer kitaplarını gönül rahatlığı ile tavsiye ederim. Okuyunuz. (Black Garden)
John Fante'yi ilk kez arkadaşımın tavsiyesiyle okuduğum Toza Sor adlı romanıyla tanıdım. Kitap su gibi akıp bitti ama kitaptaki kahramanımız Bandini'ye o kadar ısınamadım ki biraz karışık duygularla koydum kitabı yerine. Yine de yazarın kitaplarını okumaya devam etmek istedim ve bu okuduğum ikinci kitabı oldu. İyi ki de okumuşum diyorum. Kitap, Toza Sor'un aksine kısa hikayelerden oluşuyor ve yine adeta sayfalar gözlerinizin önünde akıp gidiyor. Kısa hikaye diyorum ama her bir hikayeyi öyle güzel anlatıyor ki Fante, 15-20 sayfada koca bir hayatın belli kesitlerine tanık ediyor bizi. Her bir hikaye farklı bir aileye, ortama, duyguya misafir ediyor insanı. Ben de geç keşfeden biri olarak Fante'yi herkese tavsiye ederim. (Doğan Macat)
--reklam--
Büyük Açlık PDF indirme linki var mı?
--reklam--
John Fante - Büyük Açlık kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyük Açlık PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı John Fante Kimdir?
John Fante (d. 8 Nisan 1909 - ö. 8 Mayıs 1983) İtalyan asıllı ABD'li romancı, kısa hikâye yazarı, senarist.
Yaşamı
John Fante`nin babası duvar işçisi Nick Fante bir İtalyandı. Yüzyılın başında ABD`ye göç etti. 8 yıl sonra da oğul John dünyaya geldi. Boulder`da yetişti, Colorado Üniversitesi`ne kayıt yaptırdıysa da eğitimini tamamlayamadı, 20 yaşındayken okuldan ayrıldı. 1918`de ABD vatandaşı olan baba Nick Fante, 1929 yılında ailesini terk etti. Babanın da ayrılmasıyla aile gittikçe fakirleşti. John da Kaliforniya`ya gitti, bir balık fabrikasında çalışmaya başladı, kısa bir sonra da annesini de yanına aldırdı.
Balık fabrikasında çalışmaya başlayınca hayatı bir düzene girdi. Boş zamanlarında sürekli okuyan Fante, işçilikten arta kalan zamanlarda sürekli hikâyeler yazmaya başladı. 1933`te ilk romanıLos Angeles Yolunu bitirdi, bu kitapla birlikte aynı zamanda hep başkahraman olarak kalacak Arturo Bandini de doğuyordu. İlk kitabı yayınevlerince provokatif olduğu gerekçesiyle reddedildi. 1938yılında ilk romanı yayımlanabildi, Bahara Dek Bekle, Bandini. 1939 yılında da Charles Bukowski`nin öve öve bitiremediği Toza Sor yayımlandı.
Daha sonra Hollywood`a doğru kaymaya başlayan Bandini, ünlü yönetmenlerle (Orson Welles, Francis Ford Coppola) ahbap oldu. Yazın dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı, evlendi. Edebiyat dünyasına Hayat Dolu`yla geri döndü fakat eski hırçın hali biraz geride kalmış gibi görünüyordu. Hayat Dolu`nun senaryosuyla Oscar`a aday oldu. 1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi. Son romanını karısına söyledi o yazdı : Bunker Tepesi Düşleri (1982). Ertesi yıl da öldü.
Ömrünün son yıllarında Bukowski hep Fante`nin yanında oldu. Black Sparrow Press`e baskı yaparak Fante ölmeden kitaplarının tekrar basılmasını sağladı. Ona adeta tapan Bukowski, zamanında fazla ilgi gösterilmeyen Toza Sor`un en sevdiği kitap olduğunu yineleyip durdu. Arturo Bandini serisinin tekrar popüler olmasını sağladı. 2000`de John Fante biyografisi "Full of Life: The Biography of John Fante" piyasaya çıktı. 2003`de The Fante Reader takip etti, bu kitapta da bazı öyküleri ve mektupları yer alır.
--reklam--
John Fante Kitapları - Eserleri
- Toza Sor
- Bahara Kadar Bekle, Bandini
- Los Angeles Yolu
- 1933 Berbat Bir Yıldı
- Gençliğin Şarabı
- Bunker Tepesi Düşleri
- Üzümün Kardeşliği
- Büyük Açlık
- Roma'nın Batısı
- Hayat Dolu
--reklam--
John Fante Alıntıları - Sözleri
- Yoksul bir adamdı, üç çocuğu vardı; ne makarnanın parası ödenmişti, ne de üç çocuğunun ve makarnanın içinde bulunduğu evin parası. Tanrı köpektir. (Bahara Kadar Bekle, Bandini)
- Ben kavga edemiyorum,” diye hıçkırdı. “Hiçbir zaman edemedim, insanlara vurmayı sevmiyorum (Roma'nın Batısı)
- İnancını yitirince herşeyi yitiriyordun. (Bunker Tepesi Düşleri)
- Büyük yazar, tozlu kitapçıların müdavimi, tozlu dergileri kaldırıp o güzel öyküsünün tozunu üflerdi, satın alırdı dergiyi, kendi öyküsünü, tozlanmasın diye. (Büyük Açlık)
- “O denli yaraladılar ki beni, kitaplara sığındım, içime kapandım, kasabamdan kaçtım,..” (Toza Sor)
- Neydi o kitap? Bilmiyordum, ama onun gözlerinin izlediği satırları izleyebilmek için mutlaka edinmeliydim o kitabı. (Los Angeles Yolu)
- Çünkü Nietzsche’nin kitap kapaklarındaki fotoğrafları geliyordu aklıma. O salak bıyığıyla bir bira içicisine benziyordu ve ben biracılardan nefret ederim. (Los Angeles Yolu)
- Zayıflıkların gücün olduğunda, ağlarsın. (Üzümün Kardeşliği)
- Tuzak bu. Yaparsam yanlış, yapmazsam yine yanlış. (1933 Berbat Bir Yıldı)
- Dünyadaki en büyük sorun ne biliyor musun, Dino? Aile hayatı kalmadı. (Gençliğin Şarabı)
- Cahiller, budalalar ve gerizekalılarla konuşmanın yararı yok. Zeki insan dinleyicilerinin seçimini özenle yapar. (Los Angeles Yolu)
- Genç değillerdi artık, geleceğe dair umutlarını tüketmişlerdi. (Üzümün Kardeşliği)
- Beklentim çok büyüktü belki de; tüyleri ürperten coşkulu bir idrak, yeniden doğuşun baş döndürücü ihtişamı. (Hayat Dolu)
- Ne işim var burada, diye sordum kendime. Nefret ediyorum buradan, bu yalnız kentten nefret ediyorum. Neden beni istenmeyen bir öksüz gibi kendinden uzaklaştırıyordu? Yeterince acı çekmemiş miydim? Canımı dişime takıp çalışmamış mıydım? Neydi benimle alıp veremediği? O fasılasız taşralılık duygusu, başından beri taşıdığım ait olmama inancı mı? (Bunker Tepesi Düşleri)
- Tanrım... Bir işaret ver bana. Hayat yaşamaya değer mi? Her şey yoluna girecek mi? (1933 Berbat Bir Yıldı)
- "Nefret ediyorum senden" dedi. Hissettim nefretini. Kokusunu aldım,duydum hatta, ama sırıttım yine de. (Toza Sor)
- Camilla Lopez adında bir kıza âşık oldum. Bir gece çalıştığı yere gittim ve karşımdaydı ve o günden beri o kızın güzelliğini her düşündüğümde boğulacak gibi olurum, şimdi yazarken bile. (Büyük Açlık)
- Öte hayat hipotezi varsılların yoksulları uyutmak için uydurdukları bir martavaldan ibaret. Ruhun ebediyetine itiraz ediyorum. (Los Angeles Yolu)
- Bu kadar basitti. Her şey için teşekkürler. İzni olmadan onu dünyaya getirdiğim için. Onu savaş, nefret ve bağnazlıkla dolu bir dünyaya zorladığım için. Ona sahtekarlığı, yalanı, önyargıyı ve acımasızlığı öğreten okullara gönderdiğim için. Sırtına hiçbir zaman inanmadığı bir Tanrı yüklediğim için. Bir gün mahvına sebep olabilecek araba tutkusunu aşıladığım için. Çocuk kızla tanışır ve iyi adamlar sonunda hep kazanır türünden korkakça senaryolar yazan bir baba için. Her şey için. "Güle güle, evlat. Arada sırada ara." (Roma'nın Batısı)
- Aşk her şey demek degildi. Kadınlar her şey demek değildi. Bir yazar enerjisini korumak zorundaydı. (Toza Sor)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin