Kitap Künyesi
Yazar: Jean Paul Roux
Çevirmen: Lale Arslan
Yayın Evi: Kabalcı Yayınevi
İSBN: 9789759971366
Sayfa Sayısı: 479
--reklam--
Büyük Moğolların Tarihi Babur Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gazi Zahîreddin Muhammed Babur, mağlubiyetler, kaçışlar, ihanetler, kayboluşlar, zevku sefaya dalışlar, çocukluk hayellerinin peşinde boşa çıkan seferler, gizemci savruluşlar ve sert yasaklarla biçimlenen hayatını meşhur eseri Baburnâme'de [Vekayi] ayrıntılatıyla ve dürüstlükle anlatır. Baba tarafından Timurlu, anne tarafından Cengizhanlı bir hükümdar, dünya malında gözü olmayan bir "kalender," fethettiği memleketlerin havasını, suyunu, bitkilerini ve hayvanlarını anlatmayı, tecrübe ettiği cengi anlatmaya tercih eden cesur ama alçakgönüllü bir savaşçı ve Batı ve Doğu tarihinin öncü hatırat yazarlarından biridir Babur.
1500'lü yıllarda temellerini attığı Hind-Türk İmparatorluğu [Büyük Moğol İmparatorluğu] onun incelik, haz, inanç ve adaletle biçimlendirdiği dünya görüşünü Hindistan'da bıraktığı inanılmaz mimari eserler, dinsel barış ortamı ve Altay halklarına özgü özgürlük hissiyle yaşatmış ve 1877'de bu hanedanın tacı, unvanlarına eklediği "Hind-Türk imparatoriçesi" sıfatıyla Kraliçe Victoria tarafından takılmış ve kraliçe Babur'un halefi olmuştur. Babur ve Türklerinin efsanesi hâlâ Afganistan, Pakistan, Hindistan üçgeninde anlatılmaktadır - tıpkı gizli kaderdaşı Osmanlıların Orta Doğu'dan Avrupaya uzanan bir coğrafyada, atası Timur'un tüm Orta Asya'da, Cengiz Han'ın insanlığın kolektif hafızasında yaşaması gibi...
(Tanıtım Sayfası)
--reklam--
Büyük Moğolların Tarihi Babur Alıntıları - Sözleri
- (Babür) Farsça'yı oldukça iyi bilmekteydi ve Türkçeye büyük bir aşkla bağlı olmasına rağmen Farsça şiir yazacak kadar bu dile hakimdi. Daha sonra da göreceğimiz gibi Moğolcayı çok iyi bilmiyordu: Arapça konusunda da sadece temel bilgiye sahipti ve Hint dillerinin ilgisini çekmediği de açıktı.
- (Babür) Bununla birlikte onda görülen tek hoşgörüsüzlük, içmeyi bıraktığında tüm imparatorlukta fermanlarla şarabı yasaklaması olmuştur.
- Orta Asya'daki göçebe halklar, Moğollar ve Türkler, en eski çağlardan beri Hindistan'a girmeye çalışmışlardır. Tarihte bilinen ilk büyük istila Eftaliller ya da Ye-talar olarak da bilinen Ak Hunların istilasıdır.
- Ülkenin kuzeyine sefere çıkarken Türk kölesi (Memluk) Kutbeddin Aybeg'i vali olarak bıraktı. Kutbeddin kendisini "Türk ve Fars Sultanı" ilan etti ve Delhi İmparatorluğunu kurdu (1206).
- Babür büyük bir fatihtir ve oldukça kısıtlı imkanlarla, 12.000 adamı geçmeyen bir güçle, çok büyük insan kıyımlarına neden olmadan kurduğu eseri, zaferleriyle gözleri kamaştıran öteki kahramanların eserlerinden çok daha kalıcı, çok daha zengin olmuştur.
- Babür'ün son üç eşi kuzenleri olmuştur.
- Babür, Ali Şir Nevai'ye gerçek bir hayranlık duymaktaydı. Onun o çıkarcılıktan uzak halini, dönemin sanatları üzerindeki etkisini överdi ve son derece çekingen bir biçimde Nevai'yle yazışırdı ve ölümünden sonra Herat'ı ziyaret ettiüinde Şir Nevili'nin evinde kalmıştır.
- Ölümünün ardından "Firdevs Mekanı" [yeri cennet olan] unvanını alır. Bilindiği gibi Büyük Moğolların hükümdarlarına ölümlerinin ardından bir unvan daha verilirdi.
- lekeli bir giysiye sahip olmak ev sahibine saygı gösterildiğinin ifadesiydi, bu düşünce Moğolistan'da hala varlığını sürdürmektedir.
- (Timur) Suriye'de bir ölçüde sarsabildiği, ancak yıkamadığı Mısır Memlûkları dışında dönemin tüm Müslüman güçlerini, tüm Türk güçlerini alt etti: Rusya'da Altınordu, Dehli'de Tuğluk İmparatorluğu, Türkmenler, Irak ve Doğu Anadolu'daki göçebe Türkler, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri, 1402'de Ankara Savaşında I. Bayezid'in Osmanlı Devleti.
--reklam--
Büyük Moğolların Tarihi Babur İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Jean Paul Roux’dan Türklerin Tarihi’ni okuduktan sonra bu kitabı da beğenerek alıp okudum. Babür’ün hayatını, o zamanın tarihiyle, devletleriyle ve kişileriyle mükemmel bir şekilde anlatıyor. Tarih sahnesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermesini bilen yazar, öncelikle araştırmalarıyla büyük bir saygıyı hak ediyor. Zaten kaynakça her şeyi gösteriyor. Türk tarihini okuyanlar ve araştırma meraklıları için çok iyi bir kaynak.. (Hüsamettin Çalışkan)
Babur, belki de Türkiye'de en az bilinen Türk hükümdarlarından biri olarak, tarihin ilginç simalarından biridir. Fergana'da başlayan bir hayatın türlü maceralardan, inişli çıkışlı süreçlerden sonra Hindistan'da kurduğu devlet sınırları içinde son bulan bir yaşamı okuyucuya bir roman tadında sunan bu eser sayesinde, Timur'dan sonra İran'ın doğusunda ne gibi gelişmeler olduğu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. "Babur kimdir? Ne yapmıştır?" sorularını merak edenlerin okumasını tavsiye ettiğim bir eser olup, şimdiden okuyacaklara iyi okumalar dilerim. (Robert Langdon)
--reklam--
Büyük Moğolların Tarihi Babur PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jean Paul Roux - Büyük Moğolların Tarihi Babur kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyük Moğolların Tarihi Babur PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jean Paul Roux Kimdir?
Jean-Paul Roux Fransız oryantalist ve Türkolog (d. 5 Ocak 1925, Paris - ö. 29 Haziran 2009, Saint Germain-en-Laye (Yvelines)).
Yazar, öğrenimini Paris şehrinde yaptı. Eğitimine Doğu Dilleri Okulunda başladı ve daha sonra sırasıyla École de Louvre Tarih Bilimleri Akademisini bitirdi. Doktorasını ise doğubilim ve edebiyat üzerine verdi.
1952 yılında CNRS yani Fransız Ulusal Araştırma Merkezi'nde çalışmaya başladı ve 1990 yılında Araştırma Birimi Başkanı olarak emekli oluncaya kadar burada çalıştı. Yine bu dönemde 1957 ve 1990 arasında École de Louvre de akademisyen olarak da çalıştı ve Profesör ünvanını aldı ve Orta-Asya ve Türk kültür tarihi üzerine yaptığı alan çalışmaları sonucunda hazırladığı temel çalışmalarla tanındı.
La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture, 1953
Türkiye ile 1950'li yıllardan itibaren ilgilenmeye başladı. La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture adlı çalışmasını 1953 yılında yayınladı. bundan sonra peş peşe Türkiye ve Orta-Asya tarihi ve Türk örf ve adetlerini kapsayan çalışmalar yaptı.
Bu bağlamda, Türkiye'yle ilgilenmesi, 1950'li yılların başlarına rastlamaktadır. Hazırladığı La Turquie: Géographie. - Économie. - Histoire. - Civilisation et Culture (1953) adlı eserden sonra, ardı ardına Türkiye ve Orta-Asya kültür tarihi ve Türk geleneklerini kapsayan analitik-karşılaştırmalı çalışmalarla adını duyurdu. Kimi eserleri Timur (1994), Türklerin ve Moğolların Eski Dini (1994), Türklerin Tarihi: Büyük Okyanus'tan Akdeniz'e İki Bin Yıl (1995) adıyla Türkçeye çevrildi.
1971 ve 1977 yıllarında Paris'teki iki büyük İslam Sanatları Sergisi'ni organize etti.
Başta Atatürk Kültür Merkezi de olmak üzere birçok Fransız bilimsel derneğe fahri üye seçildi. Aynı zamanda Türk hükümeti tarafından 1973 yılında Devlet Ödülü verildi ve TÜTAV Ödülü aldı ve 1998 yılında da Liyakat Madalyası ile onurlandırıldı.
Jean Paul Roux'un ikiyüz makalesi ve yüzü aşkın araştırması ve bununla birlikte çoğunluğu Orta Asya ve Türk kültürüyle ilgili 25 kitabı vardır.
--reklam--
Jean Paul Roux Kitapları - Eserleri
- Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl
- Eski Türk Mitolojisi
- Moğol İmparatorluğu Tarihi
- Türklerin Tarihi
- Türklerin ve Moğolların Eski Dini
- Orta Asya
- Büyük Moğolların Tarihi Babur
- Dinlerin Çarpışması
- Altay Türklerinde Ölüm
- Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu
- Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar
- Kral
- Orta Asya Tarih Ve Uygarlık
- Aksak Timur
- Timurlenk
--reklam--
Jean Paul Roux Alıntıları - Sözleri
- Timuçin’in, genç nişanlısının evinde, müstakbel damat sıfatıyla kalmasına karar verildi. Babası ona hediye olarak yanındaki binek atını verdi. Düğün öncesi hediyesi geleneksel ve vazgeçilmezdi. Ardından baba oğul vedalaştı. Giderken Dey Seçen’e dönüp şöyle dedi: “Oğlum köpeklerden korkar. Köpeklerinin onu korkutmasına izin verme!” Bu çocuğun babasından duyduğu son sözler oldu. Köpeklerden korkan dokuz yaşındaki bu çocuk, tarihin en büyük fatihi Cengiz Han olacaktı. Dünyanın tanıdığı en olağanüstü serüven işte böyle bir masal gibi başlamıştı. (Moğol İmparatorluğu Tarihi)
- Üç kez ‘ Ben ki , Tengrinin hizmetkarıyım, bunu yazdım. ‘ diyen Gürberçin e ait küçük bir metinde , islamın etkisini görmek kesinlikle mümkün değildir. (8.yüzyıl) (Eski Türk Mitolojisi)
- Zelenine, Sibiryalıların, hayvanların cinsel organlarına verdikleri önemi fark etmiş ve ruhun burada ikamet ettiğinin ya da edebileceğinin düşünüldüğü sonucunu çıkarmıştır. Bu nokta, bizi, arkeoloji sayesinde izlerine rastladığımız erkeklik organına tapma adetine götürmektedir ve eski yazılı metinlerde bu adetin doğrulandığı görülmektedir (öyle ki, İbn Fadlan, Başkırtların kendilerine özgü bir biçimde erkeklik organına taptıklarını görmüştür; (Altay Türklerinde Ölüm)
- Babür büyük bir fatihtir ve oldukça kısıtlı imkanlarla, 12.000 adamı geçmeyen bir güçle, çok büyük insan kıyımlarına neden olmadan kurduğu eseri, zaferleriyle gözleri kamaştıran öteki kahramanların eserlerinden çok daha kalıcı, çok daha zengin olmuştur. (Büyük Moğolların Tarihi Babur)
- Zaman tanrısı karar verir, tüm insan oğulları ölümlü olarak dünyaya gelmiştir. (Eski Türk Mitolojisi)
- "Büyük Türkler olarak adlandırılacak Osmanlılara gelince Türkçe konuşan öteki devletlerin gözünde Asyalıdan çok Bizanslıydılar." (Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl)
- Eğer şimdi böylesi kötü düşüncelerimiz varsa gök tarafından sevilmeyeceğiz. (Türklerin ve Moğolların Eski Dini)
- "Ölüm şiddetli bir travmaya yol açmaktadır; önce bir korku uyandırmakta, hayatta kalanların kuşkusuna neden olmaktadır. Dolayısıyla olayın gerçekleştiği toplumun ilk tepkisinin tamamen pasif, muhafazakâr, yani kaçış niteliğinde olmuş olsa gerekir: duruma karşı gelmek bir reddediş hareketidir." (Altay Türklerinde Ölüm)
- Artık öyle görünmek, öyle olmaktan çok daha önemli hale geliyordu... (Türklerin Tarihi - Pasifik'ten Akdeniz'e 2000 Yıl)
- Sonunda Maveraünnehir özgürlüğüne kavuşmuştu. Çağataylı Kabul Han başa geçti. Türk soylular kazanmışlardı. Bağırlarından yeni bir efendi -hem de ne efendi!- çıkarmakta gecikmediler: Timur. (Orta Asya)
- Acaba hangi uygarlık, Altaylılar gibi, av çemberinde kalan hayvanlardan birkaçının kaçmasına göz yumup türlerin yok olmamasını sağlamak istemiş ya da meyve ağacında mutlaka birkaç meyve kalmasına dikkat etmiştir? Toroslu bir oduncunun birazdan keseceği ağaçtan özür dilemesini sağlayan nasıl bir duygudur? Ya da birazdan kurban edeceği horozun boynunu özenle, neredeyse şefkatle okşayan köylünün heyecanı nasıl bir heyecandır? (Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar)
- Dişe gelen her şey onların gıdası olabilir. (Cengiz Han ve Moğol İmparatorluğu)
- Büyük Şaman, Şaman başrahibi, Cengiz döneminde ve Cengiz'den önceki çağlarda beki'dir, bu kelimede Türkçedeki beg, "güçlü", sonraları bey şekline dönüşen "efendi" kelimesini bulmak olasıdır. (Türklerin ve Moğolların Eski Dini)
- Türkler İslamiyet'i kabul ettiklerinde, kendilerini Abbasi halifelerinin koruyucusu olarak görmüş, Sünni mezhebinin kural ve ilkelerini benimsemiş ve Şii mezhebini ortadan kaldırmayı da en önemli hedefleri olarak görmüşlerdi. (Dinlerin Çarpışması)
- Türklerin yaşam biçimi ve Türklere ait eşyalar günlük yaşamımıza sandığımızdan fazla girmiştir. Ortaçağda Fransa’da yel değirmenlerine turquois denilirdi. Fransızcada kiosque adıyla bilinen halka açık müzik ya da gazete bayilerimiz, Türklerin köşk adını verdikleri küçük, gösterişli binalardan devşirmedir. HollandalIların Avrupa’ya Boğaziçi’nden taşıdıkları lale, tulipe adım, bu çiçeğin taç yapraklarının bir türbanı andırmasından dolayı tülbent sözcüğünden almıştır. XIV. yüzyıldan beri Avrupalılar evlerini, çoğunlukla Türklerden, arada sırada İranlIlardan (uzakta kalan İran yerine daha çok Türkiye’den ahşveriş yapıyorlardı) aldıkları Doğu halılarıyla süslemişlerdir; ressamlar Türklerden o kadar çok etkilenmişlerdir ki, bugüne kadar ulaşan değerli birçok parçaya adlarını vermişlerdir. Bellini, Lotto, Holbein halıları (Holbeinler en ünlüleri ve en değerlileridir) XV ve XVI. yüzyıllarda ve XVII. yüzyılın bir bölümünde Türkiye’de üretilmiştir. (Türklerin Tarihi)
- Bir gün bir Çinlinin Ögedey'e rüyasında Cengiz Han'ı gördüğünü ve hemen tüm Müslümanları yok etmesini istediğini söylediğini anlatırlar. Ögedey, rüya gören kişiye sorar: "Sana hangi dilde konuştu? –Çince. –Bu olanaksız, çünkü babam yalnızca Moğolca bilirdi." Ve bu sözde rüyayı gören kişiyi öldürtür. (Moğol İmparatorluğu Tarihi)
- kral yer yöne dağılır ve her şey ona yakışır. Kainat düzenin, zamanın, doğal olayların, doğurganlığın, verimliliğin ve sağlığın düzenleyicisi ve sorumlusudur. (Kral)
- İmparatorluğun, temeli krallıktadır; krallığın temeli, ailede; ailenin temeli, bireydedir. (Kral)
- Eskiden Yakutlar ölülerini yakarlar ya da bir ağacın üzerine koyarlar ya da onları öldükleri kulübede bırakırlardı. (Altay Türklerinde Ölüm)
- Ölümünün ardından "Firdevs Mekanı" [yeri cennet olan] unvanını alır. Bilindiği gibi Büyük Moğolların hükümdarlarına ölümlerinin ardından bir unvan daha verilirdi. (Büyük Moğolların Tarihi Babur)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin