Kitap Künyesi
Yazar: Stephen W. Hawking
Çevirmen: Mehmet Ata Arslan
Yayın Evi: Alfa Yayıncılık
İSBN: 9786051719092
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanlar her daim büyük sorulara yanıt bulmak istemiştir:
Tanrı Var mı? Nereden geldik? Her Şey Nasıl Başladı? Evrende Bizden Başka Akıllı Yaşam Var mı? Zamanda Yolculuk Mümkün mü? Yapay Zekâ Bize Üstün Gelecek mi? Her şeyin gerisinde duran anlam ve tasarı nedir? Geçmişin yaratılış üzerinden açıklamaları bugün artık çok daha az uygun ve güvenilir görünüyor. Bu açıklamaların yerini New Age’ten Star Trek’e uzanan kendilerine yalnızca hurafe diyebileceğimiz çeşitli şeyler aldı. Gelgelelim gerçek bilim, bilimkurgudan çok daha tuhaf ve tatmin edici olabilir. Günümüzde bilim bütün bu sorulara yanıt
bulmaya başladı.Hawking’in ölümünden önce yazdığı son yazıların derlemesi olan bu kitap,tarihin en önemli zihinlerinden birinin büyük sorulara verdiği yanıtlardan oluşuyor.
Her Şeyin Teorisi filmindeki performansıyla Oscar kazanan Eddie Redmayne’in önsöz, Nobel Ödüllü bilim insanı Kip Thorne’un giriş ve Hawking’in kızı Lucy’nin sonsöz kaleme aldığı Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar bir dehanın dünyaya bıraktığı son mesaj niteliğinde.
“Hawking, insan zihninin artan gücünün bir sembolü.” -The Washington Post
“Hawking’in okuyuculara son mesajı insanlık için umut olduğu yönünde.” -CNN
“Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar bilimin ve insanlığın geleceğine son derece açık ve anlaşılır bir bakış sunuyor.” -The Wall Street Journal
“Bu olağanüstü kitap, görkemli bir yıldızın son parıltısı.” -The Telegraph
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar Alıntıları - Sözleri
- (...) fakat kuşku yok ki insanlar dine bağlı kalmaya her daim devam edecekler, zira bir yandan din avuntu ve huzur sağlarken, diğer yandan da insanlar ya bilime güvenmiyor ya da bilimi anlamıyor.
- Cesur olun, meraklı ve kararlı olun, zorlukların üstesinden gelin.
- (…) Hamlet oldukça haklıydı. Bir ceviz kabuğuna bile sığabilir ve yine de kendimizi sonsuz uzayın kralı sayabiliriz.
- Dünyaya uzaydan baktığımız zaman kendimizi bir bütün olarak görüyoruz. Ayrışmaları değil, birliği görüyoruz. Bu, mücbir bir mesajı olan öylesine basit bir görüntü ki; tek gezegen, tek insan ırkı.
- (…) kuşku yok ki insanlar dine bağlı kalmaya her daim devam edecek, zira bir yandan din avuntu ve huzur sağlarken, diğer yandan insanlar ya bilime güvenmiyor ya da bilimi anlamıyor.
- Tarih çalışmak için büyük bir zaman harcıyoruz, ancak kabul edelim ki bu tarih çoğunlukla aptallığın tarihidir.
- Yaşamın olduğu yerde, umut da vardır.
- Bize kim olduğumuzu söyleyen şey geçmişin ta kendisidir. O olmadan kimliğimizi kaybederiz.
- Gerçek bilim, bilimkurgudan çok daha tuhaf ve tatmin edici olabilir.
- Tarih çalışmak için büyük bir zaman harcıyoruz, ancak kabul edelim ki bu tarih çoğunlukla aptallığın tarihidir.
- Avusturalya'da kanatlarını çırpan bir kelebek, New York Central Park'ta yağmura neden olabilir. Ancak buradaki sorun bunun tekrar edilebilir olmamasıdır. Kelebek kanatlarını bir dahaki sefere çırptığında çok sayıda şey farklı olacaktır ki bu da hava durumunu etkileyecektir. Söz konusu kaos faktörü hava tahminlerinin bu kadar güvenilmez olabilmesine neden olan şeydir.
- Ayaklarınızın altına değil, gökyüzüne, yıldızlara bakmayı unutmayın. Hayal gücünüzü serbest bırakın. Geleceğe şekil verin.
- Evren zorlu ve yaman bir yerdir. Gezegenleri yutan yıldızlar, süpernova patlamalarının uzay boyunca yaydığı ölümcül ışınlar, birbirlerine çarpan kara delikler ve saniyede yüzlerce kilometrelik hızda hareket eden asteroitler.
- Eğer genel görelilik doğruysa ve maddenin enerji yoğunluğu pozitifse - ki genellikle durum budur- bu durumda olay ufkunun yüzey alanı, yani bir kara deliğin sınırı, kara deliğin içine fazladan madde ya da ışıma düştüğünde her zaman artmak gibi bir özellik gösterir. Dahası iki kara delik çarpışıp tek bir kara delik oluşturmak üzere birleşirse bu olay sonrasında oluşan kara deliğin etrafındaki olay ufkunun alanı, çarpışmadan önceki kara deliklerin olay ufuklarının alanı toplamından büyük olur.
- Evren zorlu ve yaman bir yerdir. Gezegenleri yutan yıldızlar, süpernova patlamalarının uzay boyunca yaydığı ölümcül ışınlar, birbirlerine çarpan kara delikler ve saniyede yüzlerce kilometrelik hızda hareket eden asteroitler.
--reklam--
Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
HAWKİNG VE EVREN: Stephen Hawking gibi büyük bir dahiyi anlatmadan yapılan bir incelemenin, çok güdük kalacağını söyleyerek incelememe başlamak istiyorum. Yine kitap ile yapacağım inceleme spoiler içerebilir, o yüzden bunu dikkate alarak okumanızı tavsiye ederim. Stephen Hawking, Einstein'den bu yana en parlak fizikçi kabul edilir. Hawking 21 yaşında motor nöron hastalığına yakalanmıştır. Doktorlar tarafından kendisine 2 yıl ömrü kaldığı söylenmesine rağmen , o asla pes etmemiştir. Önce Gonwille ve Cauius College'de öğretim üyesi oldu, daha sonra Newton'un 1663 yılında sahip olduğu kadro olan olan Lucas matematik ve Fizik profesörlüğü ünvanını aldı. Otuz yıl boyunca bu görevi sürdürdü. Çok sayıda onur ödülü aldı. (Bildiğim kadarıyla 12 ödül aldı.) Hawking aynı zamanda Kraliyet Derneği ve Abd Bilim Akademesi üyeliği yapmıştır. Hawking'in yazdığı kitaplardan bazıları ise sırasıyla şunlardır. Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar, Zamanın Kısa Tarihi, Kara Delikler, Büyük Tasarım, Zamanın ve Uzayın Doğası, Zamanın Kısa tarihi , Zamanın Daha Kısa Tarihi , Aforizmalar , Ceviz Kabuğundaki Evren , Benim Kısa Tarihim , Zamanın resimli kısa tarihi. Eğer bilime, fiziğe ilgili iseniz ,evrenin nasıl oluştuğunu merak ediyorsanız yukarıda yazdığım Hawking kitaplarınıda okumanızı tavsiye ederim. Neyse biz dönelim Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar kitabımıza... Hawking bu kitabında şu 10 temel soruya yanıt arıyor. 1. Tanrı var mı ? 2. Herşey nasıl başladı? 3. Evrende bizden başka akıllı yaşam var mı? 4. Geleceği öngörebilir miyiz 5. Bir kara deliğin içinde neler var? 6. Zamanda yolculuk mümkün mü? 7. Dünyada hayatta kalmayı sürdürebilecek miyiz? 8. Uzayda kolonileşmeli miyiz? 9. Yapay zeka bize üstün gelecek mi? 10. Geleceği nasıl şekillendiriyoruz? Stephen Hawking yukarıdaki soruları yanıtlamadan önce neden büyük sorular sormalıyızı yanıtlamış kitabında. Hawking kendisinin bir bilim insanı olduğunu , fiziğe, kozmolojiye, evrene ve insanlığın geleceğine ilişkin derin bir ilgisi olduğunu ve ailesinin kendisine bilimin bizlere sunduğu pek çok soruyu araştırıp bunlara yanıt aramak için yetiştirildiğini söylüyor. Hawking bir çocuğun yetiştirilmesinde eğitimin ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatıyor. Özellikle Stephen Hawking kuramsal fizik alanında yaptığı çalışmaları asla yeterli görmüyordu. Bu konuda bilim dünyasına , küresel çalışmalara katkı sağlamak istiyordu. Stephen Hawking okulda kendisine arkadaşları tarafından Einstein lakabı takıldığını (ne kadar güzel bir lakap ) ancak ders notlarının çok iyi olmadığını bize söylüyor. Yani demem o ki çocuklarınız okulda dersleri iyi değilse bu onların dahi olmayacağı anlamına gelmiyor. Okulu çok dikkate almayın yani . Çocuğunuzun yeteneklerine bakın. Einstein , Hawking gibi insanları düşünün biraz. Neyse biz dönelim yine incelememize. Okulda arkadaşları ile tartıştıkları büyük sorulardan biri de evrenin başlangıcı (aslında yanıtını bilime meraklı herkesin merak ettiği soru) ve bu başlangıçta bir Tanrı'nın müdahalesi var mı , yok mu? Stephen Hawking ALS hastalığını öğrendikten sonra ve hastalığı iyice ilerledikten sonra bir süre doktora çalışmalarına ara veriyor. Ancak daha sonra hastalığının ilerlemesi yavaşlayınca, çalışmalarına yeniden başlıyor. "Yaşamın olduğu yerde umut da vardır" diyerek. Asla pes etmiyor ve umudunu kaybetmiyor. Bu sırada yeni tanıştığı ve daha sonra evlendiği Jane ona çok yardımcı oluyor. 1965 yılında evleniyorlar. Stephen Hawking'in bu evlilikten üç çocuğu oluyor. Çocuklarına da her zaman büyük sorular sormayı aşılıyor. 1974 yılında Kraliyet Derneğinin üyesi seçiliyor. Üye seçildiğinde araştırma görevlisi idi. Üç yıl içinde profesörlüğe seçiliyor. Kara delikler üzerine yaptığı çalışma (Hawking Işıması) her şeyin kuramını keşfedeceğimize dair ona umut vermişti. Burada aslında kısaca Hawking Işımasından da bahsetmek isterim." Uzaydaki kara delikler, çok büyük sönmüş yıldızlardır ve çekim güçleri nedeniyle ışığın bile dışarı kaçamadığı kabul edilir. Hawking, evren Büyük Patlama ile oluşurken mikro kara deliklerin meydana geldiğini, bunların az da olsa parçacık ve ışığın kaçmasına izin verdiğini açıklar. Bu nedenle, mikro kara deliklerden çıkan ışınlara Hawking Radyasyonu ya da Hawking Işıması adı verilir." 1979 yılında Newton ile Paul Dirac'ın bulunduğu Lucas matematik profesörlüğüne seçilir ve bu O'nun moralini yükseltmiştir. 1985 yılında Stephen Hawking'in hastalığı iyice ilerlemiştir. Artık konuşamamaktadır Hawking. Ancak Walt Woltosz adında bir bilgisayar uzmanı ona bir bir bilgisayar programı vasıtasıyla tekerlekli sandalyeden, bilgisayar ekranında bulunan bir menüden elinde bulunan bir düğmeye basarak sözcükleri seçmesine olanak sağlıyordu. Daha sonra ise İntel firması tarafından geliştirilen bir sistemle ve gözlüğünde buluna küçük bir sensörün yanak hareketlerini algılaması ile kontrol ettiği acat adında bir program kullanarak konuşmasını sağladı. Stephen Hawking kendisinin sorduğu soruların kendisinde yarattığı heyecanın ve onda yarattığı heyecanı anlayabilmek ve bu yoldaki arayışın onda yarattığı coşkuyu paylaşabilmek, O'nun temel amacıdır. Yani Hawking bu sorulara yanıt bulabilmek ve onları insanlarla paylaşıp ,insanların aydınlanmasını sağlamak istiyor. Tıpkı bir aydın sorumluluğu gibi. Gelelim efendim bu temel sorulara Hawking'in verdiği yanıtlara . Aslında burda hepsini tek tek ,bu soruların yanıtlarını incelemek istemiyorum. Çünkü kitap hakkında ve bu soruların yanıtları hakkında çok bilgi vermiş oluruz. Sadece önemli gördüğüm en önemli iki soruya hepsi de önemli gerçi ama bu ikisinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu soruların yanıtı aslında bir çok şeyinde anlaşılmasını sağlayabilir. Tanrı var mı ve Herşey Nasıl Başladı? İnsanlığın yüzyıllardır yanıtını aradığı , sorguladığı bir soru aslında. Stephen Hawking aslında net olarak şunu söylüyor. Benim Tanrı ile ( aslında olmadığını gayet net biliyor ve açıklıyor) alıp veremediğim bir şey yok. Herkes istediği şeye inanmakta özgürdür diyor ama ben ne Tanrının ne cennetin, ne de cehennemin olduğuna inanmıyorum. Herşey ama kesintisiz herşey doğa yasaları ile olmuştur diyor. Bu yasaların keşfedilişinin insanoğlunun en büyük başarısı olduğunu söylüyor. Temel soru şudur . " Evrenin başlama şekli , bizim anlayamayacağımız nedenlerden Tanrı tarafından mı seçildi yoksa bir bilim yasası tarafından mı belirlendi ? Ben bilim yasalarına inanırım diyor Hawking . Aslında söylemi gayet net ve açık. Sorulardan biriside şu(benim sorduğum bir soru bu aslında).Eğer başlangıç Tanrı tarafından yaratıldıysa , başlangıç öncesinde bir Tanrı'nın olması gerekmiyor mu? Ya da Tanrı ne zaman doğdu ?(Bu da onu kim yarattı sorusunu akla getirir) bunlara asla bir yanıt bulamazsınız . Hawking bize net olarak evrenin başlangıcını bilim yasaları ile açıklıyor. Evrenin başlangıcının büyük patlama ve kozmik genişleme ile ilgili olduğunu bize net olarak söylüyor. İkinci sorusuna yanıtı ise bize evrenin başlangıcı ile net cevaplar veriyor. Evrenin genişlemesinin keşfi 20. yüzyılda oldu. Bunun keşfi evrenin başlangıcına ait tartışmaları tamamen değiştirdi. Galaksiler günümüzde birbirinden uzaklaşıyorsa geçmişte birbirine daha yakın olmalıdır. Dolayısıyla herşeyin uzaydaki aynı noktada bulunduğu söz konusu zamanda başlamış gibi görünüyor. Stephen Hawking bize evrenin başlangıcını bilim temelinden anlamaya çalışmalıyız diyor. Stephen Hawking ve Roger Penrose Einstein'ın genel görelilik kuramından hareketle , evrenin bir başlangıcı olması gerektiğini gösteren geometrik teoremi kanıtlamayı başardılar. Hawking'e göre matematiksel bir teoreme karşı çıkmak oldukça zordur. Hawking ve Penrose'un teoremleri evrenin bir patlamayla ,eşdeyişle evrenin tamamının ve içindeki herşeyin sonsuz yoğunluktaki tek bir noktaya sıkıştığı , bir uzay zaman tekilliğiyle başladığını gösteriyordu. (bakın buralarda hiç bir Tanrının etkisi yok) Evrenin son derece yoğun bir başlangıcı olduğu fikrini destekleyen gözlemsel bir kanıt 1965 yılında , uzaydaki zayıf mikrodalga alanının keşfedilmesiyle birlikte geldi. Evenin genişlemesiyle ışıma , bugün gözlemlediğimiz sönük kalıntısına gelene dek soğumuştur. Hawking'e göre evrenin başlangıcını anlamak için Genel Görelilik Kuramı ile Belirsizlik İlkesinin birleştirilmesi gerekir. Hawking'in söylediği bir başka şey , evrenin başlangıcına bir olasılık atfetmek gerekir. Dolayısıyla evren , her biri kendi olasılığını içeren çok sayıda olası geçmişe sahip olmalıdır. Evrenin bir çok geçmişe sahip olduğu fikri , halihazırda bilimsel bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Bunun mucidi ise Richard Feynman'dır. Feynman'ın fikri geleceği öngörmek adına da iyi çalışır. (Aslında bu soru Hawking'in geleceği öngörebilir miyiz sorusuna da yanıt olabilir .) Bilim adamları günümüzde Feynman'ın Çoklu Geçmişler kuramı ile , Einstein'ın Genel Görelilik Kuramını bir araya getirmeye çalışıyorlar. Hawking'in üzerinde durduğu bir başka önemli kuram ise, M Kuramı. Bütünlüklü bir birleşik kuram için en iyi adayda M kuramı ,evren için oldukça çok sayıda geçmişe izin verir. Bu kuram 5 farklı sicim kuramını birleştirmiştir. 10 yerine 11 boyutlu bir evren resmi ortaya koymuştur. Şu an bilinen 3 boyutlu evrenimizi, çok daha büyük ölçülerde daha fazla boyuttan oluşan bir uzay-zaman içinde dolaşan üç boyutlu bir zar olarak tanımlamaktadır. Sonuç olarak Hawking'in Büyük Sorulara Kısa yanıtlar kitabını okuyarak O'nun yanıt aradığı soruların aslında çok önemli sorular olduğunu bizleri gayet net bir şekilde sorgulattığını ve aydınlattığını söyleyebiliriz. Eğer bilime, fiziğe , kozmolojiye biraz merakınız varsa ve bu soruların yanıtlarını merak ediyorsanız şiddetle okumanızı tavsiye ederim. İncelemem biraz uzun olsa da bir nebze insanları aydınlatmak görevimizi yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Keyifli okumalar..... (İsmail)
"Yaşam varsa umut vardır'': O gerçekten harika bir adamdı. Ve bu kitapla ilgili en iyi şey basitliği. Stephen Hawking burada basit şeylerle ilgilenmiyor; hayatını araştırmak ve üzerinde düşünmekle geçirdiği karmaşıklıklarla uğraşıyor. Yine de, tüm bunlara rağmen, onu günlük okuyucu için ulaşılabilir ve okunabilir kılıyor. Kitlesini tanıyor ve onlar için yazıyor, bu harika çünkü böyle bir bir kitap kolayca yabancılaşabilirdi. Teorik fizik alanında önde gelen uzmandı, ancak fikirlerini halka nasıl ileteceğini tam olarak biliyordu. Ve bu çok önemli. Bu kitapta büyük soruları ele alıyor. Zaman yolculuğu ve alternatif evrenler hakkında sorular, ancak bunları dostane bir şekilde tartışıyor. Herkes bunu kaybolmadan okuyabilir. Bunu gerçekten tavsiye ederim. Sizi düşündürecek ve neslinin en büyük bilim adamlarından birini takdir etmenizi sağlayacak bir kitap. (Filozof mazikeen.)
--reklam--
Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Stephen W. Hawking - Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Stephen W. Hawking Kimdir?
Çocukluğu ve eğitim yılları
Hawking sekiz yaşındayken, Kuzey Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimiüzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciama atanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra HawkingUygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.
Hastalığından sonraki yaşamı
Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim adamı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden veailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elekronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir.
Stephen Hawking kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili iddialarıyla, bugün yaşayan bilim adamları arasında dünyada en çok tanınan isimdir. Kitapları, 40 dile çevrildi; evrenle ilgili çılgın teorik bilgilerini popüler hale getirmek için gereken maddi bağımsızlığı sağlayacak ve Cambridge Üniversitesi'ndeki uygulamalı matematik ve teorik fizik laboratuvarını geliştirecek kadar da sattı. Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır. Son kitabı “Ceviz Kabuğundaki Evren”de, dünyanın büyük bir felaket ile karşı karşıya kalabileceğini belirterek uzayda insan kolonileri kurulmasını gündeme getirmişti. Bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan “Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere” kitabı, Hawking'e asıl şöhreti getirmişti. İlk kitabının yayımlanmasından bu yana gerçekleşen önemli buluşların ardındaki sırrı açığa çıkaran “Ceviz Kabuğundaki Evren”, “Zamanın Kısa Tarihi”nin bir devamı sayılabilir. Yeni kitabıyla yazar, bizleri çoğu kez gerçeklerin kurmacadan daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Görelilik kuramından zaman yolculuğuna, süper kütle çekiminden süpersimetriye, kuantum teorisinden M-Kuramı’na ve bütünsel beyin algılanımına kadar evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralayan kitap, Einstein’in “Genel Görelelik Kuramı” ile Richard Feynman'ın çoklu geçmiş düşüncesini birleştirerek evrende olup bitenleri tanımlayabilecek eksiksiz ve tek bir teori geliştirmeye çalışıyor. Okur, kitabı bir bilimsel eser olarak algılayabileceği gibi, rahatlıkla bir bilim–kurgu romanı gibi de değerlendirebilir. Hawking'in “karmaşık önermeleri günlük yaşamdan çekip aldığı analojilerle resmetme becerisi” buna imkân tanımaktadır. 2012'de “Büyük Tasarım” adlı kitabını da çıkartmıştır. Kitaplarında genellikle bir Yaradan'ın varlığını inkar eden Stephen Hawking, Her Şeyin Teorisi (Birleştirilmiş Alan Kuramı)’ne ulaşıldığı zaman, kainat’ın yaratım sürecinde, ‘Tanrı’ kavramına ihtiyaç olmadığını da net bir dille ifade etse de daha sonraları Kanal D Londra Temsilcisi Ayşegül Ekinci'nin röportajında, ilk kez Tanrı'ın varlığını kabul etti. Röportaj sırasında sorulan bir soruya Hawking'in çalışma ekibinin de şaşırdığı görüldü. Hawking, Tanrı ile ilgili sorulan soruya "Evrenin oluşumu bilimin gerçekliğine dayanır. Ama bu hiçbir şekilde, Bilim Kuralları'nı koyan ve onları da yaratan bir Tanrı olmadığı anlamına gelmez..." cevabını verdi.
Stephen Hawking, Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. 12 onur derecesi almıştır. 1982'de CBE ile ödüllendirilmiş, bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society'nin ve National Academy of Sciences (Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi) üyesidir.
Stephen Hawking yazdığı çocuk kitaplarıyla birlikte çocukları etkileyip onları evrenbilime yanaştırmıştır. Yazdığı kitaplar çocukların hayal dünyasını da genişletmiştir.
--reklam--
Stephen W. Hawking Kitapları - Eserleri
- Zamanın Kısa Tarihi
- Kara Delikler
- Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar
- Büyük Tasarım
- Zamanın Daha Kısa Tarihi
- Kara Delikler ve Bebek Evrenler
- Ceviz Kabuğundaki Evren
- Aforizmalar
- Benim Kısa Tarihim
- Her Şeyin Teorisi
- Zamanın ve Uzayın Doğası
- Zamanın Resimli Kısa Tarihi
- Evrene Açılan Gizli Anahtar 1
- George ve Büyük Patlama
- George'un Kozmik Hazine Avı
- George ve Kırılmayan Şifre
- George ve Kozmik Hazine Avı
- The Grand Design
- Uzay ve Zamanın Doğası
- The Theory of Everything
--reklam--
Stephen W. Hawking Alıntıları - Sözleri
- "Tanrı zar atmaz." Fakat tüm kanıtlar Tanrı'nın uslanmaz bir kumarbaz olduğunu ve mümkün olan her vesileyle zar attığını göstermektedir. (Kara Delikler)
- Yerçekimi maddeyi bir araya toplarken, dönme kuvveti dağıtır. İlk sorum, dönme hareketinin evrenin sıçramasına yol açıp açamayacağı oldu. (Benim Kısa Tarihim)
- Erken ölüm olasılığı ile karşı karşıya olduğunuzda yaşamın yaşanmaya değer olduğunu ve yapmak istediğiniz birçok şey bulunduğunu kavrarsınız. (Kara Delikler)
- Genişleyen evren, bir yaratıcının varlığını ortadan kaldırmıyor; ama bunu ne zaman yapmış olabileceğine dair bazı sınırlar getiriyor. (Her Şeyin Teorisi)
- "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir..." (Aforizmalar)
- Bu renklerin nedeni, ışığın, köpüğü oluşturan ince su tabakasının her iki tarafından yansımasıdır. Beyaz ışıkta, hepsi değişik renkli, ışık dalgaları bulunur. Bazı dalga boyları için, dalga boylu, yani değişik renkli, ışık dalgaları bulunur. Bazı dalga boyları için sabun tabakasının bir tarafından yansıyan dalgaların tepeleri öbür tarafından yansıyan dalgaların çukurlarına denk düşer. Bu dalga boylarına karşılık olan renkler yansıyan ışıkta bulunmaz, böylece ışık renkli gözükür. (Zamanın Kısa Tarihi)
- Einstein, hiçbir zaman kara deliklere inanmadı. Üstelik, bu düşüncesi, genel göreliliği savunan çoğu kişi tarafından da paylaşıldı. Kuantum kuramının kara deliklerin tamamen kara olmadığını kastettiği hakkındaki keşfim üzerine, bir seminer vermek için Paris'e gitmiştim. Seminerim oldukça tekdüze geçti, çünkü o sırada Paris'te neredeyse hiç kimse kara deliklere inanmıyordu. (Ceviz Kabuğundaki Evren)
- Baktığımız her yönde evrenin aynı göründüğünü gösteren bütün bu kanıtlar, ilk bakışta evrende özel bir yerimiz varmış izlenimini verebilir. Özellikle de, bütün diğer galaksilerin bizden uzaklaştığını gözlemliyorsak, evrenin merkezinde olduğumuzu düşünebiliriz. Yine de bir başka açıklama daha var: Evren bir başka galaksiden bakıldığında da her yönde aynı görülebilir. (Zamanın Daha Kısa Tarihi)
- "Sessiz insanlar, en gürültülü zihinlere sahiptirler." (Aforizmalar)
- Kara delikler o kadar da kara değiller (Kara Delikler)
- Işığın sonlu ama çok büyük bir hızla gittiği ilk olarak 1676 yılında Danimarkalı gökbilimci Ole Christensen Roemer (Römer) tarafından bulundu. Uydularının Jüpiter'in gölgesinde kalması olaylarının düzensiz olduğunu gözlemledi Roemer. Demek ki uydular sabit bir hızla dönmüyorlardı. Dünya ve Jüpiter, güneş etrafında yörüngelerini çizerken, aralarındaki uzaklık değişir. Roemer, Jüpiter'in uydu tutulmalarının biz Jüpiter'den uzaktayken daha uzun sürdüğünü fark etti. Bunu, uydular bizden uzaklaştıkça ışıklarının, bize erişebilmek için daha uzun zaman almasına bağladı. Ancak, Jüpiter’in dünyadan uzaklığındaki değişimleri ölçerken yaptığı hatalar sonucu, bugün saniyede 300.000 km olarak bildiğimiz ışık hızını saniyede 225.000 km olarak hesaplayabildi. Bu hataya rağmen, Roemer'in ışığın sonlu hızla gittiğini kanıtlamakla kalmayıp, bu hızı ölçerek elde ettiği başarı olağanüstüydü-hele bunu Newton'ın Matematiğin İlkeleri kitabının yayınlanmasından on yıl önce sağlamış olduğu göz önüne alınırsa. (Zamanın Kısa Tarihi)
- Onun fikirlerine ve yargılarına hep saygı duydum. (Benim Kısa Tarihim)
- Evren, sandığınız gibi, sadece tek bir geçmişe sahip değildir. Çünkü bir dahaki sefere olacakları belirlemek için zar atmaya devam eder. (Ceviz Kabuğundaki Evren)
- (...) fakat kuşku yok ki insanlar dine bağlı kalmaya her daim devam edecekler, zira bir yandan din avuntu ve huzur sağlarken, diğer yandan da insanlar ya bilime güvenmiyor ya da bilimi anlamıyor. (Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar)
- Nesnel bir gerçekliğin var olduğuna inanmak için gerçekten bir nedenimiz var mı? (Büyük Tasarım)
- Fizikde hangi okula gittiğinizin veya kiminle tanıştığınızın bir önemi yok. Ne yaptığın önemli. (Benim Kısa Tarihim)
- Hala evrenin gerçek zamanda büyük patlamada bir başlangıcı olduğuna inanıyorum. Fakat sanal zamanda evrenin başlangıcı veya sonu yoktur. Bu evrenin başlama şeklinin fizik yasaları tarafından belirleneceği anlamına gelir. Tanrı'nın evrenin bizim anlayamayacağımız gelişi güzel bir şekilde işlemesini seçtiğini söylemek zorunda değiliz. Bu Tanrı'nın var olup olmadığı hakkında hiçbir şey söylemez. Yalnızca onun gelişi güzel olmadığını söyler. (Kara Delikler ve Bebek Evrenler)
- Kısacası, güzel bir uzaylı uçan dairesiyle inip sizi içeri davet ederse uyanık olun. Kısırdöngü halinde tekrarlayan bitimli süre tarihlerinden birine düşebilirsiniz. (Benim Kısa Tarihim)
- "Tüm olası dünyaların en olası olanında yaşıyoruz. " (Kara Delikler)
- Dünya'da ne olursa olsun, evrenin geri kalanı kayıtsız olarak yaşamını sürdürecektir. (Kara Delikler ve Bebek Evrenler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin