Kitap Künyesi
Yazar: Susanna Tamaro
Çevirmen: Eren Yücesan Cendey
Yayın Evi: Can Çocuk Yayınları
İSBN: 9789750712227
Sayfa Sayısı: 152
Büyülü Çember Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir yıldız kaydı ve düştüğü yerde Büyülü Çember oluştu. Sonra da...
Rick küçük bir çocuk; annesi Guendy ise uzun sivri kulaklı, tüylü kuyruklu bir kurt. En yakın arkadaşı Ursula'ya gelince,
o da Rick'in tüm sorularına bıkıp usanmadan cevap veren yaşlı ve bilge bir maymun. Rick, Guendy, Ursula ve tüm dostlarının uyum içinde yaşadıkları, kentin ortasındaki parkın içinde gizlenmiş bir evleri var: Büyülü Çember. Bir gün çember yok oluyor ve Rick ile dostları insanların betonlarla kaplı dünyasıyla karşı karşıya kalıyor. Çok merak ettiği "Mutluluk neydi?" sorusunun cevabını da kendi tecrübeleri ile öğreniyor Rick.
(Tanıtım Bülteninden)
Büyülü Çember Alıntıları - Sözleri
- "iki varlık birbirlerini sevdikleri zaman" demişti guendy "büyülü bir çember var gibidir, büyülü çember onların sürekli çevresindedir, onlarla birlikte hareket eder ve bunu hiç kimse kıramaz."
- "Doğru, görünmüyor; ama görünmemesi demek, artık yok olduğu anlamına gelmiyor."
- "insanlar aptaldırlar;çünkü kendilerini herkesten akıllı sanırlar.Eğer kazanmak istiyorsan onların oyununa gelmiş numarası yapacaksın."
- "çünkü yaşam da dünya gibi bir çemberdir,çıplak yavru.Yola çıkarsın ,yürür,yürür sonunda ayrıldığın yere geri dönersin.Orada bir süre durur,sonra yeniden yola çıkarsın.Eğer böyle olmasaydı çıplak yavru,Tanrı dünyayı küp şeklinde yaratmaz mıydı?"
- "Hayaller yaşamdır.Bizim yaşamımız bir hayalin gerçekleşmesidir."
- "İki varlık birbirlerini sevdikleri zaman" demişti Guendy "büyülü bir çember var gibidir, Büyülü Çember onların sürekli çevresindedir, onlarla birlikte hareket eder ve bunu hiç kimse kıramaz."
- Mutluluk neydi? Rick artık bunun yanıtını biliyordu. Mutluluk her sabah aklında hiçbir düşünce olmaksızın uyanabilmekti.
- İki varlık birbirlerini sevdikleri zaman büyülü bir çember var gibidir, büyülü çember onların sürekli çevresindedir, onlarla birlikte hareket eder ve bunu hiç kimse kıramaz.
- İnsanlar aptaldırlar, çünkü kendilerini herkesten akıllı sanırlar. Eğer kazanmak istiyorsan, onların oyununa gelmiş numarası yapacaksın.
- Sevginin büyülü çemberi asla sona ermez, bu, birbirini seven iki yürek arasında sürekli tüten bir baca gibidir.
- Parkta uçurtma uçuran çocuklar görürdük. Şimdi sen ve ben, o çocuk ve uçurtma gibiyiz. Sen yerdesin, ben de yukarıdayım. İkimizin arasında bir ip var. Sen yürüdükçe ben de yürürüm, havada bulutların arasında taklalar atarım. Her adımında seni izlerim. Sen hiç fark etmezsin ama ben seni her gittiğin yerde izlerim.
- Mutluluk neydi Rick dört duvarı beyaza boyalı bir odada yere oturmuş başını yukarı kaldırmış onu gökyüzünden ayıran demir parmaklıkların ötesine bakıyordu bu oda onun ini değildi yerde üzerine uzanacak sıcak yapraklarda yoktu yere karataşlar yapıştırılmıştı Taşlar buz tutmuş bir gölün yüzeyi gibi düz ve soğuk tu Rick çıplak olmayı ve çamurla da Yuvarlanmayı severdi
- Ve o anda bir aşk doğdu.
- Siz neden doğdunuz diye sorardı en sonunda da
Büyülü Çember İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap özeti: Bir gün sokağa bırakılan bebek Rick'i, yarı kurt olan çocuğu olamayacağı için çok üzülen Guendy, yemek aradığı esnada çöp kutusunun içinde bulur. Guendy, Rick'e dokunmaz ve onu bulduğuna çok sevinir. Daha sonra onu kaldığı yere yani Büyülü Çember adlı ormana götürür. Büyülü Çember büyük bir kentte bulunan bir parkın içindeki ormandır. Bir gece biri dünyayla barışık yaşamayı dilemiş tam bu esnada da bir yıldız kaymış ve yeryüzüne düşmüştür. Yıldızın düştüğü yere Büyülü Çember denilmektedir. Guendy, Rick'i götürdüğü bu yerde büyütmeye başlar. Büyülü Çemberin güzel yanı oraya hiçbir insanın girmemesidir. Bunun nedeniyse rivayetlerdir. Çünkü rivayetlere göre bu ormana bir giren bir daha çıkamamaktadır; ormandan değişik ve korkunç sesler gelmektedir. Bu nedenle tüm insanlar bu ormana girmekten kaçınır. Bu sayedeyse ormandaki tüm hayvanlar mutlu mesut yaşayıp gitmektedir. İşte Rick böyle mutlu, sevgi dolu bir ortamda büyümüştür. Annesi Guendy ve tüm hayvanlar onu çok sevmiştir. Rick, annesine sık sık sorular sorar annesiyse onun sorularına yanıt verip ona hikayeler anlatırmış. Bir de ağacın üstünde bir maymun yaşarmış ki Rick, onu çok sever annesinden öğrenemediği, merak ettiği her şeyi ona sorarmış. Ursulaysa ona hiç kızmadan sorulan sorulara yanıt verirmiş. Rick ara ara ormandan Neşeli Park'ı izler. Mutsuz, kederli insanları görür onlara çok üzülüp, iyi ki insan değilim diye düşünür mutlu olurmuş. Günler böyle geçip gitmektedir. Dış dünyadaysa müthiş bir tüketim çılgınlığı vardır. İnsanlar sürekli alışveriş yapıyor, çocuklar oyun oynamıyor, tüm bitkiler talan ediliyor ve her evde sürekli televizyon izleniyordur. Bunun sebebiyse kitaptaki kötü adamlar Üçişkembe ve Vıcık Vıcık Domuz Hazretleridir. Bir gün Ulderico Üçişkembe ve yanında toplanmış insanlar Büyülü Çember'e iş makinalarıyla beraber girer. Parkı ateşe verip parkı talan ederler. Guendy, Rick'in gözleri önünde vurularak ölür, Ursula kaybolur, Rick ise insana benzediği için esir alınır. İşte Rick'in kederli günleri burada başlamaktadır. Esir alınan ve arada insanlara sergilenen Rick, uzun süre mutsuzluk içinde yaşadıktan sonra bir gün fırsat bulup kaçar. Kaçıp şehirde dolanmaya başlayan yarı insan yarı hayvan bu çocuğu herkes aramaktadır. Bulana ödül dahi verilecektir. Rick, şehirde dolanırken insanların robot gibi davrandığını görür ve hayrete kapılır. Dolanmaya devam eden Rick, tenekeden çıkan Dodo isimli bir kediyle karşılaşır. Onunla arkadaş olan Rick, yaşadığı her şeyi Dodo'ya anlatır. Anlatılanları duyan ve Rick'in arandığını bilen Dodo, Rick'i diğer insanlar gibi olmayan evine televizyon dahi sokmayan hayvanları seven ve tek başına yaşayan emekli kadın Bayan Kocasoğan'a götürür. Bayan Kocasoğan Rick'i dinler, anlar ve onu sahiplenir. Rick artık bir evde yaşamaktadır. Bayan Kocasoğan onu arada sırada köpek kılığında dışarı çıkarmaktadır. Günler böyle geçerken Bayan Kocasoğan Rick'e bir görev verir. Rick'in görevi şehirde sürü halinde dolanan çocukların arasına karışıp onların neden böyle davrandıklarını öğrenmektir. Bayan Kocasoğan, Rick'in üzerine bir de işitme cihazı yerleştirir. Çocukların arasına karışıp Hayal Şatosu'na giden Rick, Hayal Şatosu'nda kötü adamlar Vıcık Vıcık Domuz Hazretleriyle, Ulderico Üçişkembe'nin yanındaki diğer insanlarla beraber gizli toplantı yaptığını görür. Ne yazık ki bunları gören Rick yakalanıp yeniden esir alınır. Esir kaldığı sırada Kötü adamların Bayan Kocasoğan'ın evine giden bir boru düzeneği oluşturduğunu ve Fasulye yiyen fillerin trambolinden atlaması sonucu oluşan gazın eve girip son kaleninde yıkılacağını öğrenir. Bunu öğrenen çocuk büyük bir umutsuzluk içine girer. Bu sırada Rick, Ursula'yı görür ve yatışır. Meğer Ursula bir hayvanat bahçesinde kalıyormuş ve Dodo onu kurtararak buraya getirmiş. Olup bitenlerden haberdar olan Ursula, Rick'e sessiz olmasını söyler ardından Ursula, Dodoyla beraber boruların yönünü Hayal Şatosu'na çevirip Rick'i alıp oradan uzaklaşır. Filler trambolinden atlar ve kötü adamlar yok olur. Dünya eski haline döner, Rick ise tıpkı annesinin ona söylediği gibi sevginin olduğu her yerin Büyülü Çember olduğunu ve Büyülü Çemberin asla bitmeyeceğini anlar. Temel karakterler= Rick, Guendy, Bayan Kocasoğan (Çip Teyze), Ursula, Dodo, Ulderico Üçişkembe, Vıcık Vıcık Domuz Hazretleri Temel mekanlar= Büyülü Çember Ve Hayal Şatosu Konu= Aslı insan olmasına karşın insanlara anlam veremeyen, insanlara acıyan, insan olmayı reddeden minik çocuğun böyle düşünme nedenleri Sayfa sayısı= 135 Bölüm sayısı= 14 (Yakup Kaçmaz)
Kendime not: Tarzan filmleri acaba bu kitaptan esinlenerek mi çekilmiş? Kurgusu üç aşağı beş yukarı benzerdi. Televizyonun toplumu nasıl da olumsuz etkilediğini bir ütopya ile açıklamış yazar. Başarılı buldum. (Ellyf)
Sevenlerin büyülü çemberi asla bozulmaz... Öğrencilerimle okuma maratonumuz için seçtiğimiz kitaplardan bir tanesi. Kitabı gerçekten çok beğendim. Tam ortaokul öğrencilerine uygun şekilde yazılmış bir eser. Susanna Tamaro çocuk kitaplarında son derece başarılı. Daha önce Kitaplardan Korkan Çocuk adlı eserini okumuştum ve onu da çok beğenmiştim (ancak Kitaplardan Korkan Çocuk ilkokula daha uygun bir eser). Kitabımız bir kurt tarafından büyütülen Rick'i anlatıyor. Hayvanlara ilgisi olan gençlerin daha çok etkileneceği bir eser. Teknoloji bağımlılığını ve betonlaşmayı çok iyi işlemiş. Akıcı ve hareketli bir dille yazıldığı için çocukların sıkılmadan okuyacaklarını düşünüyorum. Okuyan öğrencilerime de fikirlerini sorduğumda benzer yorumlarda bulunmuşlardı. Eren Cendey çevirisini de başarılı buldum. Çeviri olarak Can Çocuk yayınlarını seviyorum, iyi çevirmenlerle çalışıyorlar. Resimleyen ise Sedat Girgin olmuş. Bence çizimler de iyiydi. Keyifli okumalar... (Hatice Ceren DEMİR)
Kitabın Yazarı Susanna Tamaro Kimdir?
Susanna Tamaro, İtalyan kent soylu bir ailenin kızı. Trieste'de 1957 yılında doğdu, Orvieto yakınlarında kedileri ve köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Zor bir çocukluk dönemi geçiren Tamaro, 18 yaşındayken, bir depreme tanık olur, 25 yaşındayken ölümcül bir hastalık geçirir ve 27 yaşında yazmaya başlar.
Her başarıya ulaşmış yazarın yaşamış olduklarını o da yaşar. İlk denemelerinde başarısız olur ama bunlara aldırmadan yoluna devam eden Tamaro “Tek Bir Ses İçin” adlı kitabıyla büyük ses getirir. ”Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” adlı bu eser de ona daha büyük bir ün kazandırır. (Bu kitap aylarca İtalya'da liste başı olmuştur.) Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar. Olayları birinci ağızdan anlatır. Eserlerinde hep bir hüzün vardır. Kahramanları genellikle ölümün eşiğine gelmiş ama bu durumu kabullenmiş; hayatta aradığını bulamamış insanlardır.
Susanna Tamaro Kitapları - Eserleri
- Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
- Kitaplardan Korkan Çocuk
- Yüreğimin Sesini Dinle
- Kökler, Yollar ve Yitik Benler
- Anima Mundi
- Luisito: Bir Sevgi Öyküsü
- Sonsuza Kadar
- Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum
- Tek Ses İçin
- Kaplan ve Cambaz
- Her Melek Korkunçtur
- Aklı Bir Karış Havada
- Düşünen Bir Yürek
- Büyülü Çember
- Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
- Yanıtla Beni
- Rüzgar Ne Diyor
- Tombul Yürek
- Ulu Ağaç
- Her Sözcük Bir Tohumdur
- Bakışınla Aydınlanır Dünya
- Büyük Bir Aşk Hikâyesi
- Sessizlik Bir Erdemdir
- Var Olan Ada
- Tobia ve Melek
- Atla, Bart!
- Eve Doğru
- Rüzgar Ne Diyor
Susanna Tamaro Alıntıları - Sözleri
- Benim için gerçekten her kitap son kitaptı. Sonuncuydu çünkü ufka baktığımda hiçbir şey göremiyordum, belki de yazmanın bıraktığı yorgunluk ve halsizlik içindeydim; öte yandan- belirişi ve işlenişiyle- her kitabın çevresinde bir mucize halesi oluyordu. Bilindiği üzere mucizenin, buyrukla yaratılması mümkün değildir. (Her Melek Korkunçtur)
- O ekim ayında, bir parçam- umut etmiş, hayal kurmuş olan parçam- bütünüyle ölmüştü. O günden sonra artık onunla birlikte yaşamayı öğrenmem gerektiğini biliyordum. Belki bir süreliğine gizli tutabilirdim ama sonra güçlü çürüme kokusu gerçek durumumu başkalarına da açık edecekti. (Her Melek Korkunçtur)
- "Uyku sırları ortaya çıkartıyor." (Rüzgar Ne Diyor)
- (...) "Eh, en azından senin bir sürü kardeşin var." "O kadar çok olunca yok sayılır. Zaten artık yoklar." "Nereye gittiler?" "Derin donduruculara herhalde." O anda yeniden utanç yüklü bir sessizlik oldu. Bart, Zoe'nin akrabasını yemiş olma olasılığını düşündü. (...) (Atla, Bart!)
- Sakin, korunaklı ve ufuksuz. Kesinlikle benden, senden daha iyi yaşayacaklardır ama hayat gerçekten o mudur? Bu, arzu duyulacak bir yaşam mıdır? Ölüm döşeğinde "Bu olağanüstü bir serüven miydi?" diye sordurabilecek bir yaşam mıdır? Yoksa bir yaşam putu mudur? Gizemi olmayan —ve bununla karşılaşma hevesi taşımayan— hayat bitmek bilmeyen esnemelerden başka nedir ki? (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- Gerçekte insan hayatı nedir? İki karanlık arasındaki ışıklı bir yarılmadır... Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? (Var Olan Ada)
- Düzen ve saygı bizi hayvanlardan ayıran biricik değerlerdi. (Rüzgar Ne Diyor)
- Sözcüklerin arkasında sözcükler gizlidir, ama sessizliğin içinde "herhangi bir şey" yuvalanmış olabilir. (Rüzgar Ne Diyor)
- Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- Ansızın kollarını göğe doğru kaldırdı, ellerini bir orkestra şefi gibi sallayarak şöyle dedi: " Ve sonra hayata şükrediyorum! Ağaçlara, çuha çiçeklerine, boraya, üveyiklere ve serçelere, çocuklara, otlara şükrediyorum ve tümünü kutsuyorum! Çünkü her şey kutsaldır ve bir lütuftur." (Her Melek Korkunçtur)
- ‘Eğer’ler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yitirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır. (Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar)
- Demekle yapmak arasında uçurumlar var. (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
- Sonra, belki de ölmeden bir an önce, hayatımızı bir an için seyredeceğiz ve gerçekten bizim olan, gerçekten dolu geçen anların farkına varacağız;bunlar belki de bir çiçeğe bakarak,bir ağacın biçimini seyrederek,yanımızdan geçen bir çocuğun başını okşayarak zaman yitirdiğimiz anlar olacaklar. (Her Sözcük Bir Tohumdur)
- “ Bilgelik dolu yazılara bakarsanız işin hoş yanı da sürprizlerdir ama hele bunu gerçekte yaşayın da görün. “ (Tombul Yürek)
- Bir hayvan neydi gerçekten? Günlük konuşmanın küçümseyici tavrında bu sözcüğün kökeninde yatan öz kolayca unutuluyordu. Can. Evet, hayvan can sahibi olan biriydi. İnsanların büyük bölümü için aynı şeyin söylenebileceğinden ise emin değildi. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
- "Gitmek ya da gitmemek, beslediğin ateşe bağlıdır." "Ateş beslenir mi?" "Yakıp yok eden buz gibi bir ateş vardır, bir de sıcak, yeniden yapan bir ateş. Her ikisi de bizim yüreğimizdedir. Hangisinin alevleneceğine biz karar veririz." (Kaplan ve Cambaz)
- "Gerçek yüzlerini en baştan gösterseler, büyük bir olasılıkla hiçbir zaman evlenemezler." (Anima Mundi)
- "Boşuna yaşadım, ölümümde boşuna olacak " (Tek Ses İçin)
- "Her şeye içine girmeden yukarıdan bakabilmenin ne güzel olacağını düşündü." (Rüzgar Ne Diyor)
- “Kovalayandan kaçarım, kaçanı kovalarım.” (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin