Kitap Künyesi

Yazar: Karen Marie Moning

Çevirmen: Can Basen

Orijinal Adı: Iced

Yayın Evi: Artemis Yayınları

İSBN: 9786051427256

Sayfa Sayısı: 560

--reklam--

Buz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

MacKayla Lane yıllarca Karanlık Fae’ye karşı savaştı. Ancak savaşma sırası artık cesur Dani “Mega” O’Malley’de. Dani şimdiye kadar hep kendi kurallarıyla oynadı. Ne var ki devir değişti ve Dani’nin en büyük kuralı, hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapmak! Ender görülen yeteneklere ve gücü tartışılmaz Işık Kılıcı’na sahip olan Dani, kendini Unseelie’lere karşı koruyabilecek az sayıda insandan biri. Yine de beklenmedik bir şekilde buza hapsolan insanlarla çevrili bu yeni dünyada kendini koruyabilecek mi?

Dublin’in en baştan çıkarıcı gece kulübü buzlarla örtülünce, Dani’nin kaderi, kulübün ölümsüz sahibi Ryodan’ın insafına kalacak. Dani bir yandan kurşunlardan, sivri dişlerden ve yumruklardan kaçarken bir yandan da korkunç pazarlıkların ortasına düşüp sevgili Dublin’ini kurtarmak için çaresiz iş birlikleri yapmak zorunda. Yoksa tüm şehri buz gibi bir son bekliyor. 

“Mükemmel bir hikâye. Zeki, cesur ve dokunaklı bir başarı.”

- Kirkus Reviews

--reklam--

Buz Alıntıları - Sözleri

  • Sanırım bir yerlerde gözyaşlarım birikmişti ve bir insan, içinde çok fazla gözyaşı biriktirirse bir tanesi aktığı anda diğerleri de onu takip ediyor olmalıydı. Bir baraj kapağının açılınca kapanmaması gibiydi.
  • Bir şeyin kaçınılmaz olduğunu biliyorsanız, onunla yüzleşmek en iyisiydi. Devam etmek, en güzeliydi.
  • Müzik, matematik gibiydi. Ve matematik, her şeyin yapısında vardı, kusursuzdu.
  • Kendi zamanını bir başkasının hayatını kolaylaştırmak için harcamak, bence birine verilebilecek en güzel hediyeydi.
  • Psikopat bir çocuk tarafından kontrol edilen, düğmelerine gelişigüzel basılan, psikopat bir asansör gibiydim. Bir yukarı çıkıyor, bir aşağı iniyordum. Ruh hâlim çok değişkendi.
  • Yalanlar, azgın küçük yaratıklar gibiydi. Tavşanlar gibi üreyip çılgınca oradan oraya zıplamaya başlarlardı. Bir süre sonra, nerede olduklarını takip etmekte zorlanırdınız.
  • Cam sarayda yaşayan, komşusunun evine taş atmaz.
  • Çok fazla tutku, insanı yakardı. Çok fazla nezaket, faydalı değildi. Bir arada olmamız için neye ihtiyacımız olduğunu biliyorduk. Çok fantastik bir şey değildi, aslında sağduyuydu.
  • Değişim bir sürü insan için çok zordu. Benim için değildi. Ben kendimi yenilemeyi seven biriydim. Değişim, yeni bir seçim demekti. Yeni bir şeye dönüşmek demekti. Alina gibi ölmediğiniz sürece sorun değildi. Ölürseniz bir daha seçim yapamazdınız.
  • "Herkes tek bir Tanrı olduğuna inanmakla kalmıyor, aynı zamanda yeryüzüne inip zaman zaman insanlarla da ilgilendiğini düşünüyordu. Belirli yerlere gittikleri, sunularda bulundukları, bir sürü mum ve tütsü yaktıkları, otur-kalk-çömel yaptıkları ve eski zamanların cadılarının bile utandıracak ayinler düzenledikleri sürece güvende olduklarını sanıyorlardı. Bir kısım A ayinini yaparken bir kısım B ayini yapıyor, sonsuz tarikatlara bölünüyor, kendi inandıklarını savunurken sadece aynı ayinleri yapmıyorlar diye diğerlerinin yaptıklarını reddediyorlardı. Ahbap, bu çok garipti. "
  • Kafeslerden nefret ederdim. Birçok insan kafesini korkularından kendisi inşa ederdi. Benimki farklıydı. Benimki çaresizlikten yapılmıştı. Birçok çocuğun kafesi böyleydi.
  • "Yalnız büyüyenler, sert olurlardı. "
  • Hepimiz bir süre sustuk, kaybettiklerimizi düşündük. Sonra Ryodan ayağa kalktı ve bana döndü. "Gel evlat. Gidiyoruz." "Ha? Nereye?" "Artık benimle yaşıyorsun." "Siktir!" Kat, "Bizimle manastırda yaşayacak." dedi. "Sen de siktir!" Dancer, "Mega kendi başının çaresine bakabilir," dedi. "Siz lanet olasıcalar bunu göremediyseniz körsünüz. Ona nefes alacak yer bırakın." "Sen siktirme!"
  • "Birlikte bir gelecek kurduğun erkekler vardır Dani. Bir de sadece anılarında yaşayacak erkekler vardır. Aradaki farkı biliyorum. Bazı anılar, ödenen bedele değer. Bununla başa çıkabilirim."
  • Bir erkek bir başka kadına gidiyorsa, bu birlikte olduğu kadının hatası değildi. Değerli bir kalp, baştan çıkartmaya karşı koyabilirdi.

--reklam--

Buz İncelemesi - Şahsi Yorumlar

50 sayfadan sonrasını okumayı yüreğim kaldırmadı açıkçası ve hiç sevmediğim halde bir kitabı yarım bıraktım, hemde en sevdiğim fantastik serilerden biri olan Fever serisinin bir kitabını. Serinin başından beri Dani'yi sevmem, Rowena'yı bile sevdiğim oldu hatta çirkin yaratıkları ama Dani'yi hiç sevmemiştim. Aslında bu kitabı da bu yüzden okumayacaktım ama bir an okumak istedim ve başladım, keşke başlamasaydım. Dani dışarıdan itici ise iç dünyasında bunun on katı itici imiş. Yazarın güzelim seriyi ergen psikolojisi ile bozmasına ne denir fikrim yok açıkçası. Neyse bunlara katlannıyorum derken kitapta pedofiliyi andıran bir aşka da rast gelince bıraktım. Spoiler!! Christian 25 yaşlarında Dani 14! ve o adam bu kızdan hoşlanıyor! Spoiler bitti!! Daha fazla dayanamadım, ileride ne olacak bilmesem de görmeyi istemedim. Bunu yapmamalıydın Moning. (Esma T)

Bu kadının kalemine hayranım!! Ateş serisinin yan serisi olan Buz'u elime almamla bitimem 2 gün sürdü. Ve hızlı okuduğum için hala kafamı duvarlara vurmakla meşgulüm. Yazar herzaman yaptığını yapıp öyle bir yerde bırakmış ki ABDye gidip onu rehin alıp devamını gerekirse silah zoruyla öğrenesim var. Bu seriye başlamadıysanız hemen bir kitapçıya koşmanızı, diğer kitaplardan Dani'yi sevemediyseniz de bir de onun gözünden dünyaya bi bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Tamam belki biraz kendini beğenmiş ve fazla özgüvenli tavırları olduğunu kabul ediyorum. Ama hayatı boyunca herkes tarafından dışlanmış yalnız kalmış ve yetenekleri yüzünden her seferinde kullanılmaya çalışılmış 14 yaşında süper güçleri olan bir kızdan bahsediyoruz. Yaşadığı onca şeye rağmen kitap boyunca bir kere bile yetişkin triplerine girip bir köşede ağlamasını beklemiyorsunuz. O geçmişe hatta o geçmiş bikaç saniye öncesi bile olsa takılı kalmayan hayatta olduğu sürece sonuna kadar yaşamaya çalışan güçlü bir karakter. Daha önce hiçbir kitapta yaşamayı bu kadar çok seven ve umursamazlık maskesini bu kadar iyi takan bi çocuk karakter görmemiştim. Bütün bunlara rağmen Eğer hala okumakta tereddüt ediyorsanız size tek bir kelime söyleyeceğim : Rydon. İnanın size onu anlatmayı çok istesem de bazı karakterler anlatılamaz, ve bazen bir kitabı sırf o karakteri birazcık bile olsa tanıyabilmek anlayabilmek için okursunuz. İşte Rydon da öyle bir karakter. (Alaska)

Kitap, harikaydı. Gölge Ateşi'ne yaptığım yorumda: sanki bu kitap son kitaptı ama genel olarak bakarsak, diğer kitaplar için çok malzeme çıkar, demiştim. Ama benim beklediğim malzeme bu değildi. Buz Ateşi'nde çok farklı bir konu işlenmiş. Tabii şimdi bôyle diyorum diye yanlış anlamayın, tabii ki de serinin devamı, kopukluk yok ama farklı bir derdin içindeler. Bu kitap, Dani, namıdeğer "Mega" tarafından anlatılmış, yani Mac karakteri bu sefer pek ortalıkta yok. Ryodan, Dani'ye bir anlaşma zorlar ve Dani de mecbur anlaşmayı kabul eder ve Dublin'in yeni sorunu üzerinde birlikte çalışmaya başlarlar; çünkü ikiside süper hızlıdır. Yeni sorun; Dublin'de belli yerlerde garip bir buzlanma ve sonrasında patlama gerçekleşir, insanlar ile insan olmayan yaratıklar bu sebeple ölür ve bu durum gün geçtikçe daha da kötüye gitmekte ve daha çok kişi ölmektedir. Ryodan'ın, Dani'ye karşı tavırları bir zamanlar Barbaros'un, Mac'a olan tavırlarıyla neredeyse aynıdır. Güzel bir ikili oldular ve bence başka yönden de güzel olacaklar ama Dani daha 14 yaşında ve bu biraz rahatsız edici. Dani çok zor durumda kalır ve hayatı eskisinden daha da karmaşık bir hale alır. Bazen 14 yaşında bir kız gibi davranması sebebiyle başına belalar açmaktan geri durmaz, hele ki sonuncusu herkesin başına bela olur! Ryodan, Lor ve Dani karakterini bu kitapta ayrı bi' sevdim. Komik diyaloglar neredeyse her sayfa da vardı diyebilirim. Dani, 14 yaşında ve yanlış bir şey yaptığında, kendini savunmak veya yanında kötü konuşulduğunda "Ben daha küçüğüm, 14 yaşındayım." falan demesi beni ayrıca güldürdü. Hayır, işine gelince tam tersini söyleyen o değil sanki. Sonunda buzlanmaya sebep olan şey bulunur ve planlar planlar... beklenmeyen olaylar ile kurtuluş mümkün müdür? (Senagg)

--reklam--

Buz PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Karen Marie Moning - Buz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Buz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Karen Marie Moning Kimdir?

Karen Marie Moning, 1964 yılında Cincinnati, Ohio'da Anthony R. ve Janet L. Moning çiftinin kızı olarak doğdu. Toplum ve hukuk lisans derecesi ile Purdue Üniversitesi'nden mezun oldu. Tam zamanlı bir yazar olmadan önce, barmen, bilgisayar danışmanı ve sigorta uzmanı olarak çalıştı.

--reklam--

Karen Marie Moning Kitapları - Eserleri

  • Karanlık Ateş
  • Kan Ateşi
  • İntikam Ateşi
  • Gölge Ateşi
  • Rüya Ateşi
  • Buz
  • Alev
  • İskoçyalı'nın Dokunuşu
  • Ateşten Doğan
  • Sisli Dağların Ötesinde
  • Yenilmez Savaşçı
  • Ateş Şarkısı
  • Yüksek Gerilim
  • The Immortal Highlander
  • Kiss of the Highlander
  • Spell of the Highlander
  • Into the Dreaming
  • Kingdom of Shadow and Light
  • The Dark Highlander
  • Fever Moon: The Fear Dorcha

--reklam--

Karen Marie Moning Alıntıları - Sözleri

  • Hayatım olmasını istediğim şekilde gitmese de sahip olduğum tek hayat bu ve ben de onu hakkını vererek yaşamak istiyorum. (İntikam Ateşi)
  • Düşünceler lineerdi. Duygular ise pimi çekilmiş birer el bombası. Düşünceler insanı hayatta tutardı. Duygular ise bir Gümüş'ün içine atlayıp Cehennem'e gitmenize sebep olabilirdi. (Ateşten Doğan)
  • Ryodan benimle değil, başka bir yerde olmayı tercih etmişti. Benim için dünyayı yıkacağını sandığım adam iki yıldır bir tek mesaj bile atmamıştı. (Yüksek Gerilim)
  • Sürekli mutlu ve süslü görünmek çok çaba, enerji ve konsantrasyon gerektirir. Böyle birine rastlarsanız neyden kaçtığını sorun. (Gölge Ateşi)
  • "Ölmeyi beklersen," dedi. " ...ölürsün. Düşüncenin gücü, insanların sandığından çok daha büyüktür." (Karanlık Ateş)
  • Sırıtışı kayboldu. Beni karanlık bakışlarla süzdü. "Ah, şu kadınlar! Sizi anlamıyorum. Sizi korumayız, kızarsınız. Koruruz, yine kızarsınız. Kapı tutarım, otoriter olurum. Kapı tutmam, mağara adamı olurum. Gerçi öyleyim ama. Bu nasıl bir manyaklık? Ya ne istediğinizi bilmiyorsunuz ya da sırf bize ters gitmek için sürekli fikir değiştiriyorsunuz. " (Yüksek Gerilim)
  • Aslında ayrılmak istemediğin erkek arkadaşını şu veya bu sebepten ötürü terk etmek zorunda kalmaktan daha kötüsü tükürdüğünüzü yalayıp ona geri dönmeye çalışırken reddedilmektir. (Ateş Şarkısı)
  • Çok uzun süredir, gerçekleri inkar ederek ve kaybının ağırlığı altında ezilerek, sonsuz acılar çekiyordu. (Alev)
  • İnsanlar kabul etmemek için ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, gerçeklik algıdan ibarettir. Sizi olduğunuz kişi haline getiren, inanmayı seçtiklerinizdir. (Karanlık Ateş)
  • Bazen bütün insan ırkının, güçlükle kontrol altında tutulan hayvanlar olduğunu düşünüyordum, en ufak bir bahanede medeni maskelerini yırtıp atabiliyorlardı. (Ateşten Doğan)
  • Ryodan'ı özlemiştim. Beni olduğum gibi görebilmesini özlemiştim. Onun yanında hissettiklerimi özlemiştim. O, benim ateşimin benziniydi. Dinamitimi ateşleyen kibritti. Ryodan benim ateşimi seviyordu. (Yüksek Gerilim)
  • Biri öldüğü zaman insanların söylediği şeyler ne kadar saçma. ~O şimdi daha iyi bir yerde.~ Nereden biliyorsun? ~Hayat devam ediyor.~ Bu mu rahatlatacak beni? Hayatın devam ettiğinin acı bir şekilde farkındayım. Her saniyesi ayrı acı veriyor. Bunun böyle devam edeceğini öğrenmek ne güzel. Hatırlattığınız için teşekkürler. ~Zaman her şeyin üstesinden gelir.~ Hayır gelmez. Zaman olsa olsa hepimizi mezara koyacak olan şeydir. Biz sadece acımızı dindirmek için yollar ararız. Zaman ne neşterdir ne de bandaj. Zaman hiçbir şeyi umursamaz. Yara dokusu hiç de iyi bir şey değildir. Adeta yaranın öbür yüzüdür. (Gölge Ateşi)
  • "Yalnız büyüyenler, sert olurlardı. " (Buz)
  • Nereden geldiğinin önemi yok. Önemli olan nereye gittiğindir. (Rüya Ateşi)
  • Bu kapıyı sen açtın, dedi. Şimdi de kapatıyorum, diye yapıştırdım. Elinden geleni ardına koyma, kadın. Dudaklarında tehlikeli bir gülümseme oynaştı. (Yüksek Gerilim)
  • Kendi zamanını bir başkasının hayatını kolaylaştırmak için harcamak, bence birine verilebilecek en güzel hediyeydi. (Buz)
  • "Herkesten uzun yaşamak nasıl bir duygu haberin var mı? Önce hayatının partisine davet edildiğini sanırsın. Tıksırana kadar yer içer sevişirsin. İstediğin her boku yaparsın. Kendini dünyayı taşaklarından yakalamış gibi görürsün. Sonra takıldığın herkesin öleceğini fark edersin. Kaç tane müzisyen otuzunu bile göremedi. Kadınlar desen ayrı bela. Hangi birine bağlanacaksın? Kaç kere üzüleceksin? Kaçından nefret edeceksin? " (Ateş Şarkısı)
  • Insan geleceğini kucaklayabilmek için geçmişiyle bağlarını koparmalıdır. (Karanlık Ateş)
  • Bir zamanlar bambaşka bir adamdı. En kötüleriydi. Kemikkıran. Cengiz Han'la arkadaş olup Moğollar'la at sürmüştü. Atilla'yla savaşmıştı. Caligula'yla katliamlar yapmış, Nero'yla yakıp yıkmıştı. Korkunç Ivan'la gülmüş, Robespierre'in cellatlığını yapmış ve Kazıklı Voyvodo'yla düşmanlarının kafataslarından kan içmişti. Binlerce yıl boyunca durmadan savaşmıştı. Sayısız insan öldürmüştü. Kendi klanına sırt çevirmişti. Taa ki bir gün Ryodan önderliğinde ona saldırıp yakalamalarına dek. (Ateş Şarkısı)
  • Hiç zamanın donduğunu hissettiniz mi? Hani dünyanın durduğu, sessizliğin olduğu ve yalnızca kulağınıza bir çınlamanın geldiği anlar oldu mu? Kalbinizin durduğu, gözlerinizin donduğu ve beyninizin boşaldığı o an... Ağzınızın açık kaldığı ve sorulan soru karşısında cevapsız olduğunuz... İşte bu, o anlardan biriydi. (Kan Ateşi)