Kitap Künyesi

Yazar: Sezai Karakoç

Yayın Evi: Diriliş

İSBN: 9789123441501

Sayfa Sayısı: 112

Çağ ve İlham 1 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu kitap, Ekim 1970'den Ocak 1971'e kadar, Diriliş Dergisi'nde Sezai Karakoç, Diriliş ve M. B. Y. imzalarıyla yayınlanan yazılardan oluşmuştur.

Çağ ve İlham 1 Alıntıları - Sözleri

  • “Niçin düştüğümüzü bilemezsek, nasıl kalkacağımızı da bilemeyiz.”
  • İnançlar, ülküler ve düşünceler hakikatten kaynağını alıyorsa, onları hiçbir zulüm öldürmeğe güç yetiremeyecektir.
  • “Vahiy, toplumu derinden derine yeniler, diriltir, ayağa kaldırır ve yükseltir.”
  • "Her eve, kütüphane fikri sokulmalıdır."
  • Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki, biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, Hakikat susmayacak.
  • Toplum,feragat ve aşk toplumu olmaktan çıkıp küçük çıkarlar ağı hâline gelmiştir.
  • İmanını kaybetmiş milletler, ilhamlarını da kaybederler.
  • Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak.
  • Işığa çıkmaktan umudunu kesme ve seni ışığa çıkaracak olanın Allah'tan başkası olmayacağını aklından çıkarma!
  • Allah'ın yolu kaybolmaz. Ama ondan ayrılan veya onu ihmal eden, bir daha doğmamacasına batar. Yolundan ayrılan kaybedecektir, Allah'ın kaybı yoktur.
  • İmanını kaybetmiş milletler ilhamını da kaybeder.
  • İnançlar, ülküler ve düşünceler hakikatten kaynağını alıyorsa, onları hiçbir zulüm öldürmeğe güç yetiremeyecektir.

Çağ ve İlham 1 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İmanını kaybetmiş milletler, ilhamlarını da kaybederler.: Toplumumuzun içinde var olan dinamikleri harekete geçirip, günümüz şartlarını objektif değerlendiren, yarınlara sağlam adımlarla yürüyebilmek için gerekli olan güçleri, anlatmayı ülkü edinmiş, Türkiye’deki İslami hareketlerin en önemli kilometre taşlarından biri olan Sezai KARAKOÇ’ un önemli eserlerinden biridir, Çağ ve İlham… Sezai KARAKOÇ bu güne insanlığın hep doğruyu aradığını ve bu doğruya ulaşabilmek için kendice bazı düşünce sistemleri üretmeye çalıştığını, ilahi hakikatlere dayanmayan fikir ve ideolojilerin bir süre sonra yararlı olmak yerine nasıl zararlar verdiğini, dünya tarihindeki örneklemlerden yola çıkarak gözler önüne seriyor. hakikat şimşeğinin bütün insani şeytani düşünce sistemlerini dağıttığını, İslam’ın hiçbir zaman eskimediğini ipekten daha yumuşak çelikten daha sert olduğunu, ilahi olduğu için her zaman ve her çağda diri olduğunu söyler.Gök medeniyetinin son çocukları olan bizlerin kendimizi temizlememiz gerektiğini, Kur’anı, hayatı anlayıp, düşmanlardan önce kendimizle savaşmamızı ve Rabbimizden dua ederek yardım beklememizi tavsiye eder. Sezai KARAKOÇ,susmakla her şeyin çözüleceğini düşünenlere; sussalar bile tarihin susmayacağını, tarihin sussa hakikatin susmayacağını veya bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulmayacaklarını, vicdan azabından kurtulsalar tarihin azabından kurtulamayacaklarını, tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklarını özellikle vurgular. Hakikat erleri sabreder, Kur’anla beslenir tefekkür ederlerse ölüm ve batım günlerinin sona ereceğini, diriliş günlerinin geleceğini söyler. Hatta tarihte beklenmedik bir anda bir kişinin veya bir topluluğun dirilişinin nasıl gerçekleştiğini, tarihin tozlu sayfalarında temaşa etmeye okuyucuyu davet eder. Her uygarlığın bir duygu etrafında döndüğünü, Mısır’da korku, Mezopotamya’da hayranlık v.b.Tarihte hakim olan bu duyguların bilinip batılıların bizlerde hakim kılmak istedikleri duygusal şoklara karşı dirençli olmamız gerektiğinden bahsediyor. Bu duygu -sal şokları ‘Teknik Şok’diye adlandırıyor. Teknik şokun iki uçlu olarak üzerimizde tesir ettirilmeye çalışıldığını ve bu uçların; 1.Uç: Biz sizi hep yeneriz. Çünkü biz efendileriniz, siz de kölelerimizsiniz. 2.Uç: Aşağılık kompleksine kaptırmaya çalışmak olduğunu vurgular. Aydınlarımızın nasıl ferasetsizleştirildiğini, şahsiyet kaynaklarını nasıl kurutuldu -ğunu Batının Kur’ana dönüşümüzü engellemek için neler yaptığını, bizleri taklide nasıl zorladıklarını, vahiy ekseninden kaymış, ibadetlerin nasıl sembolikleştirilğine değinir. Bazı şeytani odakların’ dinin belirli yönlere’ hitap edebileceği savını çürütür. Dinin bütün hayat fenomenlerini düzenlediğini yönettiğini, yaratılışa ters her türlü ideolojinin ya çöktüğünü ya da çökmeye mahkum olduğunu ve bu fikirlerin körce savunulmaması gerektiğini özellikle vurgular. Kurtuluş reçetesi olarak yanlış kavranan veya kavranmış duyguları takva ekseninde dönüştürmek, ruhi alışkanlıkları bayatlamaktan korumak için ; içimizdeki Allah aşkını diri tutarak, emanet verilenleri koruyup Allaha teslim olmayı önerir. Akıl ve tedbirle beraber aklı aşan kudretin ürperişiyle dolu olmanın Müslümanlara yeni zaferler kazandırabileceğini savunur. İslam dünyasının; takva erlerinin açtığı yolda yürüyecek, hayatın her dalında yaşayan ve yaşamak için çalışan kahramanlara ihtiyacı olduğunu, aslında bu ihtiyacın insanlığın yeniden var olması için gerektiğini vurgular. Sonuç olarak, ümitsiz olmanın, anı mutlaklaştırmanın ne kadar zarar verdiğini, dirilişlerin sancılı ama meyvesinin ne kadar kutsal olduğunu, Müslüman bireylerin bütün aşağılanmış duyguları bir kenara bırakıp suyun kaynağından içmeyi bilmesi gerekliliğini zihinlerimize kazıyor. Her sayfa da, her paragrafta sanki bilgi yüklü bir bulut üzerimize geliyor gibi oluyor. Az sonra bir bakıyorsunuz ki bir bilgi, bir diriliş sağnağıyla karşı karşıya kalmışsınız, metafizik bir gerilime girmiş ve kendinizi bir köşede tefekkür ederken buluyorsunuz. (Alıntı adresi: https://www.kitaptahlili.com/index.php?option=com_content&view=article&id=48:ca-ve-lham-i-metafizik-gerilim&catid=35:kitap-tahlili&Itemid=54 ) (Araf)

kitap/cag-ve-ilham-1--25485 yazar/sezai-karakoc Üstad Sezai Karakoç'un dört kitaptan oluşan Çağ ve İlham serisi kitaplarının birinci kitabıdır. Üstad Sezai Karakoç bu kitap da bir çok evrensel soruna değiniyor ve bu evrensel sorunlara İslam perspektifinden bakıyor ve o perspektiften günümüz toplumlarına çözüm önerileri sunuyor. Üstad Sezai Karakoç gerçekten büyük kalem olduğunu bir kez daha gösteriyor ve hem ülkemize dair ve hem dünya ülkelerine dair çok güzel ve haklı tespitler yapıp çözümlerini de ortaya koyuyor... Üstad Sezai Karakoç aynı zamanda kapitalist ve komünist kutuplu dünyanın çözüm olmadığını İslam'ın ikisininde üzerinde olduğunu İslami sistemin dünyanın ve ülkelerin tek çaresi olduğunu çok açık bir şekilde tespit, delil ve çözüm önerileri ile muhteşem kapsamlı bir eser bir ortaya koymuş... Çağın sorunlarına çözüm için okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum... (Münzevi Genç)

Hakikat ve serap, diriliş ilhamı, metafizik gerilim şartı ve Istanbul için ayrılan son yazısı. Sezai KARAKOÇ bu eserinde, diğer bazı eserleri ile bağlantılı olarak yine ustalığını göstermiş. Cumhuriyet tarihinin en büyük düşünürlerinden olan üstad sisli ve dumanlı kurtuluş yolunun sislerini dağıtan ince ve hasas mesajlarını anlamak gerek. Hakikatten beslenen üstadı anlamak, hakikati anlamak demek. (Engin BOZKURT)

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?

Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.

Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri

  • İslam
  • Yitik Cennet
  • Gün Doğmadan
  • Monna Rosa - Şiirler 1
  • Samanyolunda Ziyafet
  • Düşünceler 1 - Kavramlar

  • Düşünceler 2 - Kurumlar
  • Diriliş Muştusu
  • Ruhun Dirilişi
  • Diriliş Neslinin Amentüsü
  • Mevlana
  • Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
  • Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

  • Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
  • Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
  • Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
  • Ateş Dansı - Şiirler VIII
  • İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
  • Edebiyat Yazıları 1
  • Edebiyat Yazıları 2

  • Edebiyat Yazıları 3
  • Çıkış Yolu 1
  • Çıkış Yolu 2
  • Çıkış Yolu 3
  • Zamana Adanmış Sözler
  • Yunus Emre
  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

  • Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
  • Unutuş ve Hatırlayış
  • Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
  • Piyesler 1
  • Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
  • Mehmed Akif
  • Makamda

  • Kıyamet Aşısı
  • İslamın Şiir Anıtlarından
  • İnsanlığın Dirilişi
  • Portreler - Hikayeler II
  • Gündönümü
  • Dirilişin Çevresinde
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
  • Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
  • Armağan
  • Batı Şiirlerinden
  • Çağ ve İlham 1
  • Çağ ve İlham 2
  • Çağ ve İlham 3

  • Çağ ve İlham 4
  • Alınyazısı Saati - Şiirler IX
  • İslamın Dirilişi
  • Çağdaş Batı Düşüncesinden
  • Günlük Yazılar 2 - Sütun
  • Ölümden Sonra Kalkış
  • Varolma Savaşı 1

  • Günlük Yazılar 1 - Farklar
  • Günlük Yazılar 3 - Sûr
  • Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
  • Üç Kaside
  • Körfez
  • Mağara ve Işık
  • Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri

  • Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
  • "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
  • İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
  • Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
  • "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
  • Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

  • Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
  • Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
  • Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
  • Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
  • Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
  • Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
  • Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

  • İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
  • İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
  • “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
  • Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
  • Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
  • İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
  • Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)