Cam ve Elmas - Sadık Yalsızuçanlar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Cam ve Elmas kimin eseri? Cam ve Elmas kitabının yazarı kimdir? Cam ve Elmas konusu ve anafikri nedir? Cam ve Elmas kitabı ne anlatıyor? Cam ve Elmas kitabının yazarı Sadık Yalsızuçanlar kimdir? İşte Cam ve Elmas kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Sadık Yalsızuçanlar

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9799752634212

Sayfa Sayısı: 192

Cam ve Elmas Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Orada gördüm yalnızlığı. İnsana benziyordu. Ondan sonra hep insanı da yalnızlığa benzettim durdum. Bazen dururdum sokağın bir yerinde, boşluğa bakardım. Başımı bir el kaldırırdı, ‘göğe bak’ derdi, ‘oradan geldin sen, yurdun orasıdır, oraya layık bir ışığa gir.’ Bunu nasıl yapacağım? ‘İlmini ölmeyen diriden al, ölüyü ölüden alma.’ Bu sesi duymuştum. ‘Bütün sırların yazıldığı defterim ben, o defterin tamamıyım’ demiştim.”

Sadık Yalsızuçanlar’dan, Harakanlı bilge Ebu’l-Hasan’ın yaşamına ilişkin çarpıcı bir anlatı. Kars’taki Harakani dergâhında geçen olaylar, kente bir belgesel filmin çekimleri için giden ekipteki kameramanın ‘objektif’inden anlatılıyor. Çekeceği belgesel için açılar belirleyen, kareler seçen kameramanın “Ben bunları anlayamıyorum. Bana düş gibi geliyor. Dayanamıyorum.” Sözlerinin ardına gizlenmiş acıları, anıları ve sarsıcı keşifleri.

Cam ve Elmas Alıntıları - Sözleri

  • Yarın kalkış gününde hemen ortaya çıkma demiştin bir dostuna. Sen lütufsun dayanamazsın, önce ben gidip kıyameti yatıştırırım sonra sen gelirsin.
  • Varlıkla yokluk arasındak gizliliktir sır o'nun bildirmediği kimsenin bilmediğidir.
  • Ayrılmak dağıtıyor insanı, diyor, yerleşmek tehlikeli bir şey. Gelirken ise umut etmek istiyor insan. Ama o da boşuna.
  • Gönlünüz hüzünlenince bunu ganimet bilin, insanlar sıkıntının bereketi ile bir yerlere varır. Ağzın hüzün olsun diyorsun hep. Ne zaman senden bir öğüt istersem böyle söylüyorsun.
  • "Her şeyin anlamını yitirmeye yüz tutmuş bir dünyada nasıl yaşanır bilmiyorum.."
  • Senin soğuk bir yüzünü var, çok nadir gördüğüm ,yabancı bir yüz, bir ses,o beni kuşkulanduruyor.
  • 'Biz kumru değiliz' diyor şair, ' bu yüzden birbirimize yaklaşamayız...'
  • Bak şimdi dergâha girerken benimle ilgilenmeni istiyorum. Oysa kapının eşiğinde, dipte, ayakkabıların bulunduğu yerde durmalıydım, benden memnun olmalıydın.
  • En çok sevdiğin su, günahkârların gözyaşıdır biliyorum, bu yüzden sürekli ağlıyorum.
  • Düşümde sana, 'Kalbin dille bir olduğunu nereden anlarız ?' Diye sordum. 'Doğrudur ,insanın dili kalbiyle bir olmalıdır. SÖZÜN DAĞINIKLIĞI, KALBİN PERIŞANLIĞINDANDIR. Gönül denizdir, dil kıyı; deniz dalgalanınca içindekileri sahile atar' dedin.
  • Sır, doğası gereği ifşa edilemeyendir. Açıklandığında sır olmaktan çıktığı için sırdır.
  • "Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar." Ebu'l Hasan Harakani

Cam ve Elmas İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Yalsızuçanlar’dan okumuş olduğum ilk ve tek eser şu an için. • Uzun zaman önce okuduğum bir eseri. Ona başlangıç için okunabilecek türde. • Manevi yoğunluğu olan bir kalem Yalsızuçanlar. Burada da Bilge Harakanlı üzerinden dervişliğe bir bakış atıyorsunuz. • Okumanın büyük şeyler kazandırmayacağı veya okumamanın büyük kayıplara sebep olmayacağı bir tecrübe Cam ve Elmas. (Adem Kara)

Ebu’l Hasan Harakanî Hazretlerinin ikliminden... Peki bu zat kimdir ? İşte kitap bu zatın yaşamını, şehrin hikayesini ve kişinin başından geçenleri hikaye ve gerçeküstü bir anlatımla dile getirmiş yazar. Bir dergah, bir derviş ve müritleri... Tasavvuf... (Oğuzhan Avli)

Şimdi nasıl anlatılır ki bu eser.. Dilim dönmüyor, kelimelerim de kırık dökük. Kente belgesel çekimi için gelen bir ekibin kameramanının bakış açısıyla dolaşıyoruz biz de kenti. Daha çok günlüğü gibi olmuş. Zahiri ve batıni dünyası. Zahirde gördüğü: uğultu, yüz, gölge, sözcük, nesne, insan, şehir, cadde sair.. Ne çok ses var, ne çok harf, hece kelime kaynıyor. Hepsinin ağırlığı bastırdıkça bastırıyor. Ne kendine bir yer, ne kendini bir yer edinebiliyor. Beynini uyuşturmak, düşünceleri, sesleri kesmek için, çağımızın vazgeçilmez devası zehirden (ağrı kesici) medet umuyor. "Yeşil olarak gördüğüm gerçekten öyle mi, tanıdığımı sandığım insanlar, gördüğümü sandığım gerçekler, dokunduğumu sandığım hisler bunlardan nasıl emin olabilirim.. Yıllardır bu gürültünün içinde, içimdeki uğultuyla yaşıyorum." Batıni gördüğü; aslında hissettiği, O'nunla konuşmaları, O'na sığınması gerektiği, her şeyi, sesleri, sokakları, evleri, insanları, denizleri sair terk et sığın O'na. O "Aklından çıkar her şeyi, benimle ol, gönlünü keşfet, ona sığ, oraya sığın, orada bulacaksın beni, ben oradayım, ben seninki gibi kırık gönüllerdeyim, benim evim hüzünle ışır, kalbini hüzünle yıka, sen beni istiyorsun, farkında değil misin?" diyor. Gözlerimde gizli engeller var, Sen'i göremiyorum... Kars'ın manevi sahibi Harakani hazretlerinin ayak izinden yürüdükçe, izlerini buldukça zahirde batını görmeye başlıyor. Harakani Hz. ona mı şifa oluyor bize mi, muhtemelen hepimize.. İçini döktüğü yerlerde içine akıyoruz, dışını da aynı hüzün ve acıyla hissediyoruz. Bu bilindik bir hikaye.. Hepimizin içinde ve de dışında. Umulur ki size de şifa olsun. Zira fazlasıyla oldu bana, aktı içime. İki tür eser var benim için. Üzerine saatlerce konuşmak istediğim ve içine kapanmak istediğim. Kelimelere, harflere dökülse, etkisini üstümden çekip alacakmış gibi bir sessizlik ihtiyacı verdi bu eser işte.. Daha söylenecek çok söz var ama burada noktalamak istiyorum. Eksik ve de noksan geldik buraya kadar da. Bir nebze olsun bu esere ilgi çekmekti amacım. Vahşetâbâd dünyamızda, içimize bir ışık huzmesi olarak doğacaktır eminim.. (SuaY)

Kitabın Yazarı Sadık Yalsızuçanlar Kimdir?

Sadık Yalsızuçanlar (d. 1962, Malatya), roman ve öykü yazarı, TRT Ankara Televizyonu'nda yapımcı.

İlk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Türkoloji Bölümünü bitirdi (1983). Bir süre yayıncılık ve öğretmenlik yaptı. Halen TRT Ankara Televizyonu’nda yapımcı olarak çalışıyor. Şehirleri Süsleyen Yolcu ve Rüya Sineması’yla TYB öykü ve deneme ödülünü, Ozanın Kopuzu Aşığın Sazı ve Kırkambar belgeselleriyle TMKV ve TYB tv program ödüllerini kazandı.

Sadık Yalsızuçanlar Kitapları - Eserleri

  • Kerem İle Aslı
  • Vefa Apartmanı
  • Mem ile Zin
  • Gezgin
  • Cam ve Elmas
  • Anka

  • Yakaza
  • Diyamandi
  • Hiç
  • Hayyam
  • Dem
  • Allah'ın Adamları
  • Birdenbire

  • Gerçeği İnciten Papağan
  • Üstad
  • Aşk Kağıda Yazılmıyor
  • Kuş Uykusu
  • Mevlana'dan Öyküler
  • Garip
  • Aşkın Hâlleri

  • Muhsin Başkan
  • Kur'an'dan Öyküler
  • Deli Tomarı
  • Al Aşkını Ver Beni
  • Gönül Bekleme
  • Sufi Öyküler
  • Küf

  • Şehirleri Süsleyen Yolcu
  • Yolcu
  • Terk
  • Vadideki Balzac
  • Başçarşı’da Karşılaşmak
  • Kelimelerin Kalpleri
  • Evden Eve Gezen Ölüm

  • Rüya Sineması
  • Ali’nin Parçaları
  • Ayan Beyan
  • Bilgelik Kulesi
  • İlk Aşk
  • Huruf
  • Yok Bişey

  • Güzeran
  • Hikmet Burcundan Şiirler
  • Namaz Öyküleri
  • Şey
  • Masal İstasyonu
  • Anadolu Erenleri
  • Dünyanın Orta Yeri Sinema

  • Küçük Sırlar
  • Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed
  • Sessizlik Diyarı
  • Ters Lale
  • İlk Harfi Elif’tir Son Harfi He
  • Ummi Sinan Halveti
  • Huzur Öyküleri

  • Kuş Uykusu Güzeran
  • Halvet Der Encümen
  • Erdem Öyküleri
  • Sırlı Tuğlalar
  • Kalpteki Akıl
  • Yüz
  • Cumhuriyet'in Gözü Yaşlı Çocukları

  • Saadet Çağından Öyküler
  • Rehber Öyküler
  • Muallakat-ı Seb'a
  • Aşka Dair Yalanlar
  • Dünya Durulmaz
  • Derviş Öyküleri
  • C’nin Hazırlanmış Hayatı

  • Varlığın Evi
  • Seyyahın Üç Serüveni
  • Edebiyat Ortamı Öykü Yıllığı 2012
  • Televizyon ve Kutsal
  • Dua Günlüğü
  • Korku ve Ümid ve Aşk
  • Simya

  • Sofra
  • Tarafsızlık Masalı
  • Efendiler Bağı
  • Öyküler Kitabı
  • Düş Gerçeklik ve Sinema
  • Geçen Gün Ömürdendir
  • Bir Yolcunun Halleri

  • Tövbe ve İstiğfar Günlüğü
  • Armağan Kulesi
  • Sepetteki Dünya
  • Aşkın Sesi
  • Gazzali
  • Gelecek Yakındır
  • The Thing

  • Haris
  • Köle ile Prens
  • Barsisa
  • Benlikten Hiçliğe
  • Aşıkların Sırrı
  • Düş kırığı
  • Kürtlerin Ateşle İmtihanı

  • Hayat Müzikle Devam Eder
  • Mavi Kanatlı Bir Kuş
  • Rahmet Peygamberinin Dilinden Dualar
  • Anne Kalbe Gizlenir
  • Düş Bahçesi
  • Hikmet Öyküleri
  • Yalnızlar Koridoru

  • Unsuru'l Belagat'a İlişkin Notlar
  • İletişim: Deveran mı? Kesik Devre mi?
  • Her Yer Kerbela

Sadık Yalsızuçanlar Alıntıları - Sözleri

  • "aklı ne yapacaksın, divanesin sen" (İlk Aşk)
  • Yeryüzüne sığmayan bir acıyız, içimize sığan yeryüzünden büyük acılarız. (Aşka Dair Yalanlar)
  • Kur'an, derin bir konuyu oldukça kısa anlatabilen, icazlı bir kitaptır. (Huruf)
  • An madem bölünebiliyor demişti dostum, o halde iki insanın, birine doğru yürüyen iki insanın birleşmesi imkansızdır. (Hayyam)
  • "Yeryüzünde yolculuk edenin ayağı; gökte yolculuk yapanın ise kalbi su toplar." Ebu'l Hasan Harakani (Cam ve Elmas)
  • “Hakikat aşktır ayan görsün ol şebih beyan Hakikat donun giyen ağır hil'at içinde” Gerçeğin giysisini giyinen, onun ağır sorumluluğunu ve yükümlülüğünü taşımayı da göze almıştır ve esasen doğası ve sınırları da onu taşımaya elverişlidir. Ahmed Cevdet Paşa, Mecelle'de, örneğin hakimin niteliklerini sayarken onu aşkın şeyden söz eder: “Hâkim, hakim olmalı, hikmet sahibi olmalı, her şeyi ölçüp biçmeli, tartmalı, kılı kırk yarmalı; âdil olmalı, âlim olmalı, müşfik olmalı, rahim olmalı.” Bir giysiyi giymek- Bu; askeri, bilimsel, hukuki, idari, örfi veya sivil olabilir- giysinin ima veya temsil ettiği sımı taşımak demektir. Bilim, hukuk veya siyaset, hangi tür giysı giyersek giyelim, adil, nesnel, ahlaki ve vicdani bir ilkeye dayanmaksızın o giysinin hakkını vermemiz mümkün değildir. (Bilgelik Kulesi)

  • Hak'la Hak olmak. O'na yakın olmak. Hakikat dile gelemez. Gelen hakikatin suretidir. Sır dile dökülemez. Sızdıran bedelini öder. (Birdenbire)
  • Elim ayağım bağlı benim. Yüreğim bağlı değil. Gönlüm özgür olduktan sonra tutsak olmuşum ne çıkar! (Mevlana'dan Öyküler)
  • ... Sırrımı sende gözetiyorum. Sen kendini bende seyret. Bende kim ben olduysa onu bende gözet. (Ayan Beyan)
  • 'Hayırdır nereye yolculuk?' 'Aslımıza gidiyoruz...' (Birdenbire)
  • Ölüm habersiz olduğu kadar gerçektir. (Evden Eve Gezen Ölüm)
  • Dedemin özü ağlayınca, gözü de ağlardı. Onun özü, varlığın gözbebeğiydi. (Yüz)
  • Büyük bir hazinenin içindesin, iki dünyanın en büyük hazinesi. Onun ümmetinden biri olmak ne büyük bir nimettir. Bu hazineye iki elinle sıkı sıkı yapış, hiçbir şeyden korkma kızım. Şu gerçeğe kuvvetle iman ediyorum. Yükselmek için iki kanat lazım: aşk ve ibadet... İbadetsiz aşk ve aşksız ibadet tek kanattır. Tek kanatla asla yükselemeyiz. (Diyamandi)

  • Herkesin bir yolu varsa da gerçekte yol tektir. (Küçük Sırlar)
  • O'ndan gayrına başvurmam ve yönelmem. (Küçük Sırlar)
  • Hiç Sensiz yaşamadım ki öleyim, derdimden gafil olmadım ki güleyim... (Vefa Apartmanı)
  • Sevmenin tadı başka, sevilmeninki başka. Hangisi daha tatlı, bilmem, bilemem. (Vefa Apartmanı)
  • ..dünyadan çok meleklerle konuşmayı nasıl başarıyordu... (İlk Aşk)
  • Biliyordu ki , en güzel anlar , en çok sevdiği şey , kendisiyle birlikte olmaktı. (Gezgin)
  • Seni beklerken geldiğini farketmemişim. Ben sana doğru bir adım atarken meğer sen bana koşarak gelmişsin. (Garip)