Kitap Künyesi

Yazar: Georges Minois

Çevirmen: Levent Başaran

Orijinal Adı: Histoire de l'enfer

Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınları

İSBN: 9786052985267

Sayfa Sayısı: 144

--reklam--

Cehennemin Tarihi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Cehennem, insanoğlunun gelmiş geçmiş en büyük kâbusu. Ölümden sonrasının bilinmezliği karşısında duyulan korku yatıyor temelinde. Ahlak bilincinin gelişmesiyle birlikte, dinin tekelinde, kötülere ayrılmış bir ceza ve işkence aygıtına dönüşüyor. Yazı öncesinden modern çağlara uzanan, Doğu'dan Batı'ya katmerlenen muhtelif temsilleriyle cehennem her uygarlığın, toplumsal sorunlarını çözmedeki açmazlarının aynası. İnsanlık kendi gizemini çözemediğisürece kafasında her daim bir cehennem tahayyül edecek.

Cehennemin tarihi, kendi varoluşuyla yüzleşen insanoğlunun tarihidir.

--reklam--

Cehennemin Tarihi Alıntıları - Sözleri

  • Cehennem insanoğlunun hayal gücü tarafından sömürülmeye cennetten çok daha uygundur.
  • Klasik vaaz dinin baskıcı yönüne çok önem verir. Jean Delumeau'ya göre, 19. yüzyılda Başrahip Migne tarafından yayımlanan ve Hıristiyan hatiplerin yüz ciltlik derlemesine dayanan istatistikler gösteriyor ki, "suç­lu hissettirme ve acı çektirme" eğilimindeki vaazlar toplam vaazın %61 ila %84'ünü oluşturur. Vaizler cehenneme gideceklerin çekecekleri dayanıl­maz acıları imgeler ve benzerlikler yoluyla anlatmak için yırtınırken, daha gerçekçi görünmek amacıyla kibarlık ve zarifliği ayaklar altına almakta te­reddüt etmezler.
  • Ölülerin yaz­gısına hayli kötümser bir gözle bakılsa da cezai acı yoktur. Yalnızca, bu hayatta kendilerini topluluğun dışında tutanları, topluluğa yararı dokunmayanları, topluluk bağlarını güçlendiren inisiyasyon törenlerinden kaçanları, ölüler diyarına yolculuktaki tuzakların kurbanları olacakları için farklı bir yazgı beklemektedir.
  • Kısacası, budalaların yaşamı gerçek dünyada cehenneme dönüşür.
  • Cehennem dünyanın başlangıcından beri vardır. Acı çekme ve kendi kendini yok etme araçlarını hiç durmadan yetkinleştiren insanın kendisi sayesinde gelişir.
  • Tümüyle gerçek, sahici bir cehennem vardır ki, o da varoluşun kendisine bağlı iç daralmasıdır.
  • Yahudilerin yaşadıkları yıkımlar, yeryüzünde özgürlüğe kavuşma umutlarını yok ederek, gelecekteki bir adalete olan inancı yaymaya kuşkusuz katkıda bulunmuştur.
  • Ahlaki nedenlerden dolayı cezalandır­ma söz konusu değildir: Her şey inisiyasyona bağlıdır, yitip gidenler kötüler değil, daha çok talihsizler, bilgisizler ve beceriksizlerdir.
  • Sonsuz kötülük işlememiş birisi, nasıl sonsuz ceza çekebilir?

--reklam--

Cehennemin Tarihi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ve Cehennem Başarılmamış Bir Savaştır: Cehennem sözcüğünü duyunca, pek çoğumuzun zihnine hemen kavurucu ve sonsuz bir ateş düşüncesi yerleşiyor. Hatta o derece ki, cehennem sözcüğü, ateş sözcüğüyle neredeyse bütünleşmiş durumda. Fakat aynı durum ateş sözcüğünde söz konusu değildir. Yani, ateş sözcüğü, cehennem sözcüğüyle bir bütünlük oluşturmaz. Ateş sözcüğünü cehennem imalı kullanmadığımız sürece, zihnimizde hemen kendisine cehennem tasviriyle yer bulamaz. Bunun en büyük sebebi, birinin (cehennemin) soyut, diğerinin (ateşin) somut bir noktaya tekabül etmesidir. Somut, kendisini, kendisiyle ya da kendisine tekabül eden başka bir somutla açıklayabiliyorken, soyut ise, açıklanmak için daima somuta ihtiyaç duyar. Bu da gösteriyor ki cehennem düşüncesi, soyut temasının kökenini, kendi karşıtı olan somutluktan alıyor. Aslında sadece cehennem düşüncesi değil, soyut olarak tasvir ettiğimiz her şey, kökenini somutluktan alır. Peki, cehennem nasıl ateş sözcüğüyle birleşti? Onu ilk düşünen insanlar da, "ateş dünyası" olarak mı tasvir ediyorlardı? Fakat, bundan önce sormamız gereken soru, cehennemin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı sorusudur. Şu ana kadar elde edilen somut kanıtlar, türümüzün (sapiens), ölü gömme eyleminin, atalarımız olan Neandertal'lardan miras kaldığını ortaya çıkarıyor. Cehennem düşüncesinin de, bu ölü gömme geleneğiyle birlikte ortaya çıktığı düşünülüyor. Fakat, malesef Neandertal'ların ölüyü bir inanca bağlı olarak mı, yoksa doğal bir ritüel olarak mı, gömdüklerine dair net bir şey söyleyemiyoruz. Cehennem düşüncesine dair somut olarak ele geçirilen en eski kaynaklar, bizi MÖ. 2 bin yıl öncesine götürüyor. Ancak, ilk cehennem tasvirlerinin, şu an bizim bildiğimizden çok farklı yönleri vardı. En belirgin farkları, oranın belirli (kötü) kişilere özel bir yer olmadığı; ateşin, orada merkezi bir yer edinmediği ve son olarak da, tam anlamıyla bir cezalandırma yeri değil, genel olarak ölümden sonra, çoğunlukla kötü tecrübelerin yaşanılacağı bir sonraki yaşam olarak anlamını bulmasıdır. Bu, şu anki egemen olan cehennem tasviriyle tamamen tezatlık oluşturur. Zira şu an egemen olan cehennem tanımı, ona, bazı ahlak yasalarını çiğneyenlerin ve dini inancı olmayanların gireceği yönündedir. Üstelik ateş, ilk cehennem tanımlarına ters olarak, şu an ki cehennem tasvirinde tam merkezi bir yere sahiptir. Sahip olduğumuz bu bilgiler bize, insanlık tarihinin, dinlerin anlattığı şekliyle, bir belirlenmişlik ve yüce bir el tarafından değil, komülatif bir birikim içerisinde ve diyalektik bir süreç oluşturarak ilerlediğini gösteriyor. Cehennem tasfiri, hiçbir toplumda aynı şekilde ortaya çıkıp, aynı şekilde karşılık bulmamıştır. İlk olarak, komünal bir yaşam süren insanlık, hiçbir ahlak yapısına sahip olmadığı için, cehennem sözcüğü onlarda, genel olarak herkesin gideceği bir öteki dünya ütopyasında karşılığını buluyordu. Ortaya ahlak kurallarının çıkması ve insanlığın iyi ve kötüyü ayırt edebilmesiyle birlikte, cehennem düşüncesi daha acımasız ve seçici bir nitelik kazandı. Son olarak, insanlığın öte dünyalara dair sınırı olmayan bu düşünceleri, egemen dinlerde karşılığını buldu. Fakat burada da durmadı. Hem Hırıstiyanlık'da, hem Müslümanlık'da cehennem, dönemlere göre çok farklı tanımlara sahip olmuştur. İlk başta, dinin önde gelen simalarının toplumları korkuyla din sınırları içerisinde tutma yöntemi işe yaradığı için, cehennem, egemen dinlerin ilk dönemlerinde daima daha acımasız ve sert çizgilerle belirlenmişti. Fakat toplumsal düzenin sürekli evrimi ve insanlığın, korkunun yerini bilgiyle doldurma çabası, toplumlarda, korkuya karşı cesaret, dogmaya karşı bilgi ilkesini benimsemeye itti. Bunun sonucunda İnsanlar artık gonderi/116089936 bu soruyu sormaya başladı ve buna tepki olarak dinler, cehennem tanımını daha yumuşak bir düzeye indirme ihtiyacı duydular. Böylelikle cehennem tanımı son halini, "doğduğu toplumda ona empoze edilen dine inanan kişi, dinini reddetmediği sürece sonsuz bir cehennem azabıyla karşı karşıya kalmayacağı", açıklamasında buldu. Bir kez daha, insanlık tarihinin ne kadar geniş, aynı zamanda evrenin tarihiyle karşılaştırınca ne kadar dar olduğunu görmemi sağlayan bir kitap oldu. Özel olarak Cehennemin Tarihine, genel olaraksa İnsanlık Tarihine merak duyan ve bilgiye değer veren herkesin okuması gereken bir eser. (Furkan)

Beğendiğim bir kitap oldu. Yazar, tarih boyunca cehennem algısının nasıl geliştiği ve değiştiğini anlatıyor. Özellikle Hıristiyan cehennemi için ayrıntılı bir aktarım yapıyor. Son olarak kitaptan bir alıntıyla bitireyim: "Cehennemin tarihi, kendi varoluşuyla yüzleşen insanoğlunun tarihidir." (Seyyah)

Cehennemin Tarihi & Geogres Mınoıs Bu yolculuğu yarıda bıraktığım için kızma bana. Ey göklerdeki Babam, gelsem beni kovar mısın? İzimi süren bir panter var: Bir gün beni öldürecek olan... Peki nereye gideceğim? Korkuyorum... Cehennemin tarihi(gılgamıştan günümüze) kendi varoluşuyla yüzleşen insanoğlunun tarihidir. Cehennem, insanoğlunun gelmiş geçmiş en büyük kâbusudur. Ölümden sonrasının bilinmezliği karşısında duyulan korku yatıyor temelinde. Ahlak bilincinin gelişmesiyle birlikte, dinin tekelinde, kötülere ayrılmış bir ceza ve işkence aygıtına dönüşüyor. Kitapta yazı öncesinden modern çağlara uzanan, ve her uygarlığın, toplumsal sorunlarını çözmedeki açmazlarına ayna tutuluyor. İnsanlık kendi gizemini çözemediği sürece kafasında her daim bir cehennem tahayyül edecek. Bir çok din ve mitolojilerin içindeki cehennem tasvirlerini anlaşılır ve yönsüz bir şekilde açıklayan bu kitap, cehennem'e muhteşem bir giriş kitabıdır.  :) Kitapla kalın... #kitapkulübü #kitap #kütüphane #kitapçı #okulöncesi #okudumbitti #kitapsözleri #kaynakkitap #kitapönerisi #kitapkurdu #kitapalıntıları #kitapçekilişi #kitaptavsiyesi #kitapaşkı #kitapsevgisi #kitapkokusu #kitaplar #kitapseverler #okur (Engin Tekintanğaç)

--reklam--

Cehennemin Tarihi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Georges Minois - Cehennemin Tarihi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cehennemin Tarihi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Georges Minois Kimdir?

--reklam--

Georges Minois Kitapları - Eserleri

  • Cehennemin Tarihi
  • İntiharın Tarihi
  • Galileo

--reklam--

Georges Minois Alıntıları - Sözleri

  • “bir insan için hiçbir şey kendini öldürmekten daha kötü ve daha günah değildir”. İntihar edenin nihai yazgısına gelince, buna karar verecek olan Tanrı’dır. (İntiharın Tarihi)
  • Öyle kederliydi ki yüreği Korkmasaydı Tanrı’dan Korkunç bir şey yapardı. Ya Tanrı’ya karşı gelseydi Ve kendini öldürseydi. (İntiharın Tarihi)
  • Ahlaki nedenlerden dolayı cezalandır­ma söz konusu değildir: Her şey inisiyasyona bağlıdır, yitip gidenler kötüler değil, daha çok talihsizler, bilgisizler ve beceriksizlerdir. (Cehennemin Tarihi)
  • Yahudilerin yaşadıkları yıkımlar, yeryüzünde özgürlüğe kavuşma umutlarını yok ederek, gelecekteki bir adalete olan inancı yaymaya kuşkusuz katkıda bulunmuştur. (Cehennemin Tarihi)
  • “Bundan böyle acılara katlanacağım, ta ki o bana ‘Yeter, yeter artık, öl' diye haykırıncaya dek.” (İntiharın Tarihi)
  • Cehennem insanoğlunun hayal gücü tarafından sömürülmeye cennetten çok daha uygundur. (Cehennemin Tarihi)
  • "İntihar edenlerin cehenneme gidip gitmeyeceğini kimse bilemez, buna ancak Tanrı karar verebilir." (İntiharın Tarihi)
  • Sonsuz kötülük işlememiş birisi, nasıl sonsuz ceza çekebilir? (Cehennemin Tarihi)
  • Kısacası, budalaların yaşamı gerçek dünyada cehenneme dönüşür. (Cehennemin Tarihi)
  • Gönüllü şehitlik bir intihar değil midir? İyi Çoban örneği üzerinden, İsa’nın ölümü özellikle bir intihar değil midir? (İntiharın Tarihi)
  • Yaşamak yasaksa eğer özgürce Ölmek isabet olur yiğitçe (İntiharın Tarihi)
  • "Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük, ama seninkiler de bir eşek için biraz küçük sayılmaz mı." (Galileo)
  • “Vicdan, korkakların güçlüleri tehdit etmek için kullandıkları bir sözcükten başka bir şey değildir." (İntiharın Tarihi)
  • Tümüyle gerçek, sahici bir cehennem vardır ki, o da varoluşun kendisine bağlı iç daralmasıdır. (Cehennemin Tarihi)
  • Her şeyi bilme şeklindeki bu kendini beğenmiş küstahlığın temeli hiçbir zaman hiçbir şeyi anlamamış olmaktan başka birşey değildir. Bir kerecik bile olsa, tek bir şeyi tam olarak anlama deneyimi olan ve bilginin nasıl elde edildiğini gerçekten duyumsamış olan bir kimse, kendisinin hiç anlamadığı, sonsuz sayıda başka hakikatlerinde var olduğunu fark eder. (Galileo)
  • Klasik vaaz dinin baskıcı yönüne çok önem verir. Jean Delumeau'ya göre, 19. yüzyılda Başrahip Migne tarafından yayımlanan ve Hıristiyan hatiplerin yüz ciltlik derlemesine dayanan istatistikler gösteriyor ki, "suç­lu hissettirme ve acı çektirme" eğilimindeki vaazlar toplam vaazın %61 ila %84'ünü oluşturur. Vaizler cehenneme gideceklerin çekecekleri dayanıl­maz acıları imgeler ve benzerlikler yoluyla anlatmak için yırtınırken, daha gerçekçi görünmek amacıyla kibarlık ve zarifliği ayaklar altına almakta te­reddüt etmezler. (Cehennemin Tarihi)
  • Ölülerin yaz­gısına hayli kötümser bir gözle bakılsa da cezai acı yoktur. Yalnızca, bu hayatta kendilerini topluluğun dışında tutanları, topluluğa yararı dokunmayanları, topluluk bağlarını güçlendiren inisiyasyon törenlerinden kaçanları, ölüler diyarına yolculuktaki tuzakların kurbanları olacakları için farklı bir yazgı beklemektedir. (Cehennemin Tarihi)
  • Zavallı ruhum, yaşam sizi bu kadar usandırdı demek? (İntiharın Tarihi)
  • “Ölümden kaçmayalım, Tanrının Oğlu onu hor görmedi” (İntiharın Tarihi)
  • Olmak ya da olmamak? Onlara göre bütün mesele bu değildir. Yaşıyorsak, Tanrı’ya şükretmek ve topluma yararlı olmak için yaşamak zorunda olduğumuz içindir. Kaçıp gidenler, hem öbür dünyada hem de ölü bedenleri içinde ağır biçimde cezalandırılır. (İntiharın Tarihi)