Kitap Künyesi
Yazar: Gülten Akın
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750812774
Sayfa Sayısı: 46
--reklam--
Celaliler Destanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Celâliler Destanı ise koca Osmanlı Mülkü'nün ayakta olduğu bir dönemde, zulmün ve buna karşı kalkışmanın, büyük ve uzun isyanın destanı olsun diye yazıldı."
Sonra dönüp dünüp gelinen
sıla oldu kavga
barış uzaklaştı tarih
kirli çakalların dolaştığı
tekinsiz bir orman
--reklam--
Celaliler Destanı Alıntıları - Sözleri
- neyimiz kaldıysa yağma talan düşlerimize dek talan açıktan eşkıya her sokakta her köşe başında tuzak
- düşlüyordu padişah “Tanrı’nın vediası” mazlum halk bir yanda öte yanda ehl-i şer, eşkıya oysa, diyordu tarihler, yoğidi eşkıya beydi, subaşıydı, defterdardı eşkıya dağlarda mı haşa, konaklarda dişli yandaşları sekbanlarıyla yoğun zulmediyordu halka parasına, malına, canına oğluna, kızına ve “bizzarur” birleşiyordu reaya defetmeye zulmü
- Ucu kaybolmuş bir çile nasıl sarılır?
- gelmeyecek bir mehdiyi özlemle bekliyor kalabalıklar
- Yusuf ve öteki yusuflar dağları tuttular, elleri kenetli birbirine batmayan bir güneşe batmayacak olanı bulmaya gece gündüz demeyip yürüdüler
- Sonra dönüp dönüp gelinen sıla oldu kavga barış uzaklaştı tarih kirli çakalların dolaştığı tekinsiz bir orman
- -siz de, diyor, okuyun siz de düşünün üstünde şiir ince ince törpüler insanı.
- - şimdi mi, burda mı, bu durumda mı? şimdi aşk bile zorba
- şiir ince ince törpüler insanı.
- Bütün kusurları sana yükledik ey zaman bir de mekândan münezzeh olana
- Bütün kusurları sana yükledik ey zaman bir de mekândan münezzeh olana
- Bütün kusurları sana yükledik ey zaman Bir de mekandan münezzeh olana
- Ahvalimiz çok bozulmuştur Perakende ve perişan olmamız yakındır
- ... Çile bizim ellerimizde
--reklam--
Celaliler Destanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gülten Akın; "Celaliler Destanı, Osmanlı Mülkü'nün ayakta olduğu bir dönemde, zulmün ve buna karşı kalkışmanın, büyük ve uzun isyanın destanı olsun diye yazıldı." diyor. Bu destanın kimi parçaları ise 'Gösteri' adlı derginin Temmuz 1982 sayısında yayımlanmış. Okurken o döneme ve olaylara tanıklık ediyoruz. "...Osmanlı Mülkünde Gün battı batacak Kim dalkavuk, kim yoksul, kim konuk Ne ulufe, ne sadaka, ne ikram Beli, karıştı karışacak." Herkese iyi okumalar dilerim. (KitapKadın)
Gülten Akın, Osmanlı zamanında cereyan eden, zulmün, zorbalığın büyük isyanını bence Attilâ İlhan'ın da sıkça başvurduğu bir yöntem olan "sinematografi" yöntemiyle okuyucuya sunuyor, yine yer yer flashback(geri dönüş) tekniğinin de destan denemesi üzerinde izlerini görmek mümkün. (Murat Toprak)
--reklam--
Celaliler Destanı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gülten Akın - Celaliler Destanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Celaliler Destanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gülten Akın Kimdir?
Gülten Akın Cankoçak (d. 23 Ocak 1933, Yozgat - ö. 4 Kasım 2015). Türk şair ve yazar.
1950'li yıllarda yazmaya başladığı şiirleriyle, kısmen İkinci Yeni çizgisinde görülen, ancak 1970'li yıllardaki şiirlerinden itibaren bireysellikten toplumculuğa yönelen bir şairdir.
Şiirleri pek çok dile çevrilen ve kırktan fazla şiiri bestelenen Gülten Akın, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 2008 yılındaki vefatından sonra Milliyet gazetesinin yaptığı bir araştırmada en fazla oyu alarak "Yaşayan En Büyük Türk Şairi" olarak gösterildi. Şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan'ı 2013'te yayımladı.
23 Ocak 1933 tarihinde Yozgat'ta doğdu. Yozgat'ın Sorgun ilçesinde ilköğrenimini tamamladı. 1940'lı yıllarda memleketi Yozgat'tan Ankara'ya göç etti ve ortaöğrenimini Ankara Atatürk Anadolu Lisesi 'nde tamamladı. 1955'te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
1956'da Yaşar Cankoçak'la evlendi; bu evlilikten beş çocuk sahibi oldu. Kaymakam olan eşinin görevi nedeniyle 1958-1972 arasında Anadolu'nun çeşitli ilçelerinde yaşadı. Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş'ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı.
1972'de Ankara'ya yerleşerek Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev aldı. 1978'de emekliye ayrıldı. 1980'lerde Ankara'da bir banka soygununa katıldığı gerekçesiyle tutuklanan ve dosyası Şentepe Devrimci Yol davasıyla birleştirilerek önce müebbet hapse mahkum edilen sonra cezası Yargıtayca bozulan oğlunun cezaevi günlerinde yaşadıklarını şiirine yansıttı. 42 gün (1986) adlı kitabında Mamak Cezaevi'nde süren açlık grevini anlattı. Yaşamını Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde sürdürdü.
4 Kasım 2015'te tedavi görmekte olduğu hastanede hayatını kaybetti. Cenazesi 6 Kasım 2015 cuma günü Kocatepe Camii'nden kaldırılarak Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi.
Son Haber gazetesinde ilk şiiri 1951'de yayımlandı. Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.
Şiirlerinde büyük ölçüde folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren "Şiiri Düzde Kuşatmak" (1983) kitabında, halk kaynağına inme isteğini, "halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıklar. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu'nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü'dür.
2008'de Dağlarca'nın ölümünden sonra Milliyet gazetesinin yaptığı yaşayan en büyük şair araştırmasında en çok oyu alan Gülten Akın, şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan'ı 2013'te yayımlamış ve bu kitabı ile Metin Altıok Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.
Akın, şiir dışındaki edebi türlere fazla ilgi göstermedi ancak yedi adet kısa oyun yazdı. Ürettiği tiyatro metinlerinde kadın, evlilik, düzene yönelik eleştiriler, yoksulluk, yalnızlık, yaşlılık ve yabancılaşma gibi konular üzerinde durdu.
Ödülleri
1955 - Varlık şiir yarışmasında birincilik ödülü
1964 - Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ,Sığda ile
1972 - TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda Başarı Ödülü, Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı ile
1976 - Yeditepe Şiir Armağanı, Ağıtlar ve Türküler ile
1991 - Halil Kocagöz Şiir Ödülü
1992 - Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
1999 - Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü
2003 - Dünya gazetesi Yılın Telif Kitabı Ödülü
2008 - Erdal Öz Edebiyat Ödülü
2014 - Metin Altıok Şiir Ödülü
--reklam--
Gülten Akın Kitapları - Eserleri
- Deli Kızın Türküsü
- Kestim Kara Saçlarımı
- Kırmızı Karanfil
- Beni Sorarsan
- Sessiz Arka Bahçeler
- 42 Gün
- Ağıtlar ve Türküler
- Uzak Bir Kıyıda 1984 - 2003
- Toplu Şiirler 2
- Toplu Şiirler 1
- Kuş Uçsa Gölge Kalır
- Sonra İşte Yaşlandım
- Seyran
- Şiir Üzerine Notlar
- Uzak Bir Kıyıda / 1991-2013 - Toplu Şiirler III
- Celaliler Destanı
- Rüzgar Saati
- Şiiri Düzde Kuşatmak
- Sığda
- Sevda Kalıcıdır
- Toplu Şiirler
- İlahiler
- Sevdiğim Yaz Geldi Yine ( Ciltli )
- Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı
- Toplu Oyunlar
- Bütün Eserleri I - Gülten Akın
--reklam--
Gülten Akın Alıntıları - Sözleri
- Suya düşmüş arıyı gözleyen Bu dünya düşündürmez mi Kimin hayatı, kimin umurunda Oysa sarmalandın, paylaşıldın Ortasında sen gibi bir kalabalığın... (Sessiz Arka Bahçeler)
- Bazı adamlar var şaşıyoruz. Avuçlarındaki sıcağı nasıl Düzenlerini nasıl yitirmiyorlar Şaşıyoruz burası İstanbul  (Kestim Kara Saçlarımı)
- Azizler yahut günahkârlar gibi farketmez Ellerim yüreğim dolu gelmişim Şuracıkta dünyanın öbür ucunda Rüzgârı senin değirmenine çevirebilirim (Rüzgar Saati)
- Yüreği ışıdı, "insan'' diye düşündü. İnsandır. İnsanda umut vardır umut vardır... (42 Gün)
- Sevememek biraz yorgunluktandır. (Kestim Kara Saçlarımı)
- Gün kendini değiştiriyor. Ama insan kendini değiştiremiyor. (Beni Sorarsan)
- Bir roman kadar uzun bu tümce, - Sonra işte yaşlandım. (Uzak Bir Kıyıda 1984 - 2003)
- Biz belki çok bilen, çok dalgın, çok konuşkan Ama kesinlikle ölen solucanlarız Tam eskimiş, sinmiş gövdemize Tam kendimizin olmuş giysiyi Hızla yenileriz, hızla yenileriz, hızla, hız... (Sığda)
- Ayrılık sularda nilüfer görürsün tutamazsın (Ağıtlar ve Türküler)
- Bizcil sen de Kuş mu sandın yalanı yanlışı Taksan kanatlanır mı? Yediğin seni yakacak Vurduğun seni yakacak Gör cehennem yok mu var mı? (Ağıtlar ve Türküler)
- “Aynı dille konuşuyor / aynı dili konuşmuyoruz.” . (Ağıtlar ve Türküler)
- “. . . Aynı dille konuşuyor, aynı dili konuşmuyoruz." (Ağıtlar ve Türküler)
- "Senin verdiğin umudu Geyik içse ölür, balık yutsa.." (Toplu Şiirler)
- Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır Sıcağa susuzluğa dayanıklı Ülkesizlik tüm ülkeler sayısınca genişliktir Sınırsızlığa sonsuzluğa dayanıklı (Sevda Kalıcıdır)
- "Adresini yaktım. Yakmak gibiydi biraz da dünyayı, her şeyi... Yaktım adresini, şimdi özlem dolu hayatım." (Toplu Şiirler)
- - Otuz gün oldu bacım bugün. Tam otuz gün. Eriyip gidiyorlar. - Sebebi neymiş peki, niye bu oruç. - İnsanca yaşamak istiyorlar yalnızca. Kötülüksüz, dayaksız. Ölmeyi, onurlarıyla ölmeyi seçtiler. (Toplu Şiirler 2)
- Ufak şeylerdi diyorum, küçük soluklar,bir ömre karşılık bu kör yalnızlık değildi seçtiğim... (Kuş Uçsa Gölge Kalır)
- Ağaçtan maviden denizden uçar kuş Kendinden uçamaz (Kestim Kara Saçlarımı)
- Bir roman kadar uzun bu tümce, —Sonra işte yaşlandım. (Uzak Bir Kıyıda / 1991-2013 - Toplu Şiirler III)
- Ah, kimselerin vakti yok Durup ince şeyleri anlamaya (Kırmızı Karanfil)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin