Kitap Künyesi
Yazar: Mustafa Hoş
Yayın Evi: Destek Yayınları
İSBN: 9786053111429
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Çığlık Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çocuklar istismar edilirken susan suç ortağıdır.
Şehirde sessiz bir çığlık yükseliyordu...
Çığlık şehrin karanlıklarından sokaklarına taşmıştı...
Görüyorlar ama duymazlıktan geliyorlardı...
Ben o çığlığı duydum...
Küçük bedenlerin büyük çığlığına koştum...
Bu kitap Karaman Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında yaşanan çocuklara tecavüz davasının perde arkasını anlatıyor. Okurken tüyleriniz ürperecek ve Türkiye’de şimdiye dek yaşanmış en korkunç kötülükle yüzleşeceksiniz.
Kitap bittiğinde herkes şu soruyu soracak: “Çocuklara gözümüzün önünde tecavüz edilirken ben ne yaptım?”
Karaman yarım bırakılmış bir davadır.
Karaman’da hâlâ sessiz bir çığlık yükseliyor.
Ensar ve KAİMDER’den şikâyetçi olan aileler var...
Duyun bu çığlığı!
--reklam--
Çığlık Alıntıları - Sözleri
- Bu şehrin bütün günahlarını koy cebine. Yüreğimiz dağa kalksın, dağlar ayağa kalksın.
- *2008 yılı Ensar Vakfı Çorum Şube Başkanı Zekai İşler hakında 15 ve 16 yaşlarındaki abla ve kardeş iki çocuğu taciz etme suçlamasıyla dava açıldı. 4 yıl 8 ay 7 gün ceza aldı. * 2001-2003 yıllarında Ensar Vakfı Rize Şubesi Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış olan Mehmet Nuri Gezmiş; Rize İl Özel İdaresi G. Sekreter Yardımcılığı ve Kızılay Şube Başkanlığı görevi sırasında 2 çocuğa cinsel istismar suçlaması ile tutuklanmıştır. *Bitlis Ensar Vakfının önemli isimlerinden O.S ve M.Ö Vakıfta kalan 9 kadına baskı ve cinsel saldırıdan haklarında işlem yapılmıştır. *1980 Yılında bir erke çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu için 2.5 yıl ceza alan İslamcı Yazar Mustafa İslamoğlu Ensar Vakfı Etkinliklerine katılarak konferanslar veriyordu. *Artvin Yusufeli İlçesinde İmam Hatip Okulunda 17 Yıdır Kuran ve Arapça dersi veren Rüstem Aydın küçük yaştakı erkek çocuğuna defalarca cinsel istismarda bulunmuş ve tutuklanmıştır. Rüstem aydın öğrenciler ile yaptığı Rize gezilerinde Rize Ensar Vakfını kullanmıştır. *Çorum ALİMDER başkanı ve Yunus Emre Camii imamı Sami Arslan 13 yaşındaki 2 kız öğrenciye tecavüz suçlaması ile tutuklandı ve ceza evine gönderildi. Sami Arslan Çorum Ensav Vakfının bir çok organizasyonlarında yer almıştır. *2015 Afyonkarahisar Ot Pazarı Camii İmamı Muhammed Emin Çankaya 7 ve 9 Yaşındaki iki kız çocuğuna taciz suçlaması ile tutuklandı. Muhammed Emin Çankaya Ensar Vakfı Afyonkarahisar şubesinin organizasyonlarında yer almıştır.
- Bunlar nasıl insanlardı? Kendilerine emanet edilen çocukların istismarına göz yummayı bile dinle örtmeye kalkışacak kadar gözleri dönmüştü. Ve yalan söylüyorlardı...
- Aileler üzerinde çok baskı kuruldu. Tehdit edildiler, fakirliklerinden yararlanıldı. Ama bütün bunlara rağmen geleceklerini çalanlar için savcıya gidip şikâyetçi oldu bazı aileler. Savcı yüzlerine baktı, “Emin misiniz?” diye sordu. Anne babalardan biri, “Sizin çocuğunuz var mı savcı bey?” dedi, “Var.” “Ya onun başına gelseydi? Emin olmaz mıydınız.'" Savcı sustu. Aileler şikâyet dilekçesini imzaladı ve çıktılar adliyeden.
- Mahkemeler eliyle hafızayı siliyorlardı. O yüzden bütün olan bitenler kayıtta kalmalıydı.
- Ensar Vakfının RTE/AKP eliyle asıl yükseliş tarihi 2012 yılı. Çünkü Ensar Vakfı 16 Ağustos 2012 tarih ve Bakanlar Kurulunun 2012/3582 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan vakıf statüsüne alındı. Ensar Vakfının kardeş vakfı TÜRGEV gibi yükselmesinin tarihleri de benzer. Gülen Cemaati ile araların bozulması sonrası bu iki vakıf özellikle eğitimde cemaat alternatifi olarak projelendirildi. Mütevazı vakıf şimdi Türkiye’nin en zengin vakıflarından ve toplantılarını Sheraton Otelinde yapıyor.
- Karamandaki tecavüz skandali ile adı gündeme gelen Ensar Vakfı RTE/AKP iktidarıyla yıldızı parlatılan vakıflardan. Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’inin de kardeş vakfı. Ensar Vakfı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kollanıyor ve maddi manevi de destekleniyor. Çünkü kurucuları arasında Belediye Başkanı Kadir Topbaş da var.
- Soru: Ensar Vakfı neden korunuyor? Yanıt: Ensar Vakfı bir projedir. Tıpkı TÜRGEV gibi. Alternatif eğitim projesidir. Erdoğan’ın bizzat desteklediği AKP projesidir. Bu vakıflar Erdoğan’ın “dindar nesil” projesinin bahçeleridir. Burada çocuklar değil proje onlar için daha değerli. O yüzden korunuyor.
- Ama Ensar Evinden gelen çocuklar ne hediye aldıklarında ne de vali onları öptüğünde mutluydular. Bilgisayar ekranıma bütün fotoğrafları koydum. Öylece baktım. Bir süre sonra gözlerim doldu. O çocukların çaresizliğini hissettim. Daha küçücüktüler. Vali amcaları “Neyiniz var?” dese belki de anlatacaklardı. Vali amcaları Ensar Vakfına destek olmanın hazzı ve huşusu içinde çocukların gözlerini görmüyordu bile. 8-9 yaşlarında çocuksunuz, vali demek o küçük yerler için devletin en tepe noktası. Ve o en tepe noktasındaki adam, size her türlü kötülüğü yapan adamla kol kola. Onu tebrik ediyor, övüyor.
- Herkes gördü... Herkes duydu... Savcı da gördü... Önce Karaman, sonra bütün Türkiye gördü... Sonra bir şeyler oldu... Ölüm gibiydi... Hayat durdu... Herkes durdu. Ensar’ı gören savcı da sonra durdu... Oysa Karamanın karanlık dehlizlerinde çocuklar çığlık atıyordu.
--reklam--
Çığlık İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gerçek anlamda okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapta geçenleri okuduğunuzda ve yazarın delilli olarak paylaştıklarını okuduğunuzda nutkunuz tutulacak. Adı geçen vakıf ile alakalı medyaya yansıyanlardan daha fazlasını güzelce biz okurlar ile paylaşmış yazar... (Nurullah Yrmz)
Sevgili Mustafa Hoş'un bu kitabını okuyalı epey oldu aslında ancak bir inceleme yapmadan geçemedim doğrusu.. Öncelikle Mustafa Hoş'u çoğumuz tanır: Gazeteci,haberci,TV programcısı ve yazar..Haberciliği doğrultusunda yaptığı bir araştırma sonucu yazmış bu kitabını da.Kitap Ensar vakfı ve orada yaşananlarla alâkalı oldukça hassas konuların ele alındığı bir kitaptır.Ülkemizde bazı konular hassastır.Bu konu da onlardan biri.Bu hassasiyetine rağmen Hoş'un konunun üzerine gidişi ve ısrarcı araştırması pek çoğumuzun olduğu gibi benim de taktirimi kazanmıştır.Bravo böyle gazetecilere ülkenin ihtiyacı var doğrusu..Buna rağmen onun son derece ölçülü anlatımı ve eleştirileri ,dikkat çekicidir. Mağdur çocukların ve yakınlarının duygusal durumlarını da hassasiyetle gözetmiştir yazar.Bir konu hakkında en iyi değerlendirme için bu tarz kitapların okunması taraftarıyım. Anlatım oldukça akıcı,kitabı bir günde bitirdiğimi hatırlıyorum. Yazar çocukların yaşadığı anlar ve travmalar konusunda ayrıntıya girmedigi halde kitabın son sayfasını kapattığımda gözyaşlarımı tutamadım. Son olarak şunu söylemeliyim: Çocuklarınıza sizden daha iyi hiçkimse sahip çıkamaz da yetiştiremez de. Açta kalsanız çocuklarınız daima yanınızda kanatlarınızın altında olsun.Onun aleyhine olan hiç bir ortamda bulunmasına müsaade etmeyin.Onlar bizim en kıymetlilerimiz değil mi?... Bu konuda bilgilenmek isteyenlere öneririm. Keyifle okuyun. (C.Marvel)
Bu ülkede yaşıyorsanız dürüst gazetecilere, dürüst avukatlara, dürüst siyasetçilere yani dürüst insana hasret olduğumuzu da bilirsiniz. Gazeteci/Yazar Mustafa Hoş bu hususta gerçekten nadir bulunan insanlardan. Bu kitap "siyasi ya da sosyal, bir yerlere gelme" kaygısı gütmeyen yazarın derin araştırmalarının ışığında yazılmış. Yazar Hoş, belgelerle kanıtlayamadığı hiçbir bilgiyi kitaba almamış, bu kadar da objektif. Bir iş yapılacağı zaman söylenir: "Türk gibi başla, Alman gibi devam et, İngiliz gibi bitir." Canımızı ne kadar yaksa da, maalesef bazı haberleri sadece ilk duyduğumuz günlerde sahipleniyoruz. Sonra gündemimizden çıkıyor, nedense! Bir de ilk duyduğumuz şeye inanıp derin soruşturmaları kovalamama hastalığımız var, ki buna tembellik de denebilir vurdumduymazlık da... Karaman'da yaşananlar gerçekti, kurgu olsa okunmayacak kadar ağır şeyler yaşandı ve artık kimse hatırlamıyor. Oysa bugün Adıyaman'da, Kilis'te benzer olaylar yaşanmaya devam ediyor. İşinize gelmiyorsa ya da çıkarlarınıza uymuyorsa bir şey diyemem ama böyle bir kaygınız yoksa lütfen okuyun. Gerçek olmayan, belgesiz hiçbir şey yok bu kitapta. Ben Sayın Mustafa Hoş'a araştırmadaki çabası ve emeği için, Destek Yayınlarına ise böyle önemli bir kitabı bizlerle buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum. Kesinlikle okunmalı. (G. İlke)
--reklam--
Çığlık PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mustafa Hoş - Çığlık kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çığlık PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mustafa Hoş Kimdir?
Metin Uca ile Günaydın Türkiye, Pişti gibi farklı yapımlara imza atmıştır.
Moderatör formatı ile yayın hayatına geçen haber kanalı 24'ün yayın yönetmenliğini yapmıştır. Bu haber kanalında tematik film kuşakları ile sonsuzluk ve birgün, daima lilya(forever lily) gibi ödüllü filmlerin izleyici ile buluşmasını sağlamıştır.
Kurucusu olduğu 24'den beklenmedik şekilde ayrılan Hoş, gelen teklif üzerine Doğuş Grubu'nun NTV'ye kardeş kanal olarak kurmayı planladığı eğlence kanalı TVN projesine yönetci olarak katılmıştır. TVN proje çalışması sürerken NTV'de Ekonomi Ekranı'nın yapımını üstlenerek halkın anlayacağı ekonomi bültenlerini hayata geçirmiştir. Celal Pir veMeliha Okur 'un sokaktaki ekonomiyi anlattıkları kuşaklar dikkat çekmiştir.
Artıbir Tv kanalında haber genel yayın yönetmenliği görevine devam etmektedir.
wikipedia
--reklam--
Mustafa Hoş Kitapları - Eserleri
- Big Boss
- Abluka
- Çığlık
- Hançer
- NeoTürkiye’nin Panzehiri Hafızadır
- Zamanın Ruhuna Rağmen
- Ölüm Treni
--reklam--
Mustafa Hoş Alıntıları - Sözleri
- 27 yıllık meslek hayatımda iktidar/medya/sermaye üçgeninde çok şeye tanıklık ettim. (Abluka)
- "Soru, dekor bezini yırtıp sahnenin arkasında gizli olanı gösteren bıçak gibidir” der Milan Kundera. (Abluka)
- Karamandaki tecavüz skandali ile adı gündeme gelen Ensar Vakfı RTE/AKP iktidarıyla yıldızı parlatılan vakıflardan. Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’inin de kardeş vakfı. Ensar Vakfı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kollanıyor ve maddi manevi de destekleniyor. Çünkü kurucuları arasında Belediye Başkanı Kadir Topbaş da var. (Çığlık)
- Aslında şefkatli bir el Türkiye haritasını okşasa, tüm ülke hüngür hüngür ağlayacak kadar doluyuz. (Ölüm Treni)
- Türkiye nasıl oldu da Atatürk gibi bir liderden sonra bu hale düştü?"... Atatürk'ün kuruluş kelerine ve devrimlerine bağlı kalınsaydı bugünleri yaşamazdık. (Hançer)
- "Sewerdi şiirleri we şiir okumayı... İyi de okurdu hani! Zaten öğrencilik yıllarında Meral'i okuduğu şiirlerle tawlamıştı." (Zamanın Ruhuna Rağmen)
- "Adam,bak ben seni çok sewdim. Benimsen gel bana diyeceğim. Çok sürmeyecek Zaferim çok sürmeyecek. Ne çok yaram war Zaferim. Gelsene onarsana. Sarılsana bana. Sarılsana." (Zamanın Ruhuna Rağmen)
- Soru: Ensar Vakfı neden korunuyor? Yanıt: Ensar Vakfı bir projedir. Tıpkı TÜRGEV gibi. Alternatif eğitim projesidir. Erdoğan’ın bizzat desteklediği AKP projesidir. Bu vakıflar Erdoğan’ın “dindar nesil” projesinin bahçeleridir. Burada çocuklar değil proje onlar için daha değerli. O yüzden korunuyor. (Çığlık)
- "Gözyaşının hiç bu kadar aktığını görmemişti Osman. Sewgi'ye baktı. Onun gözlerindeki ışıltıyı gördü. Boynundaki Selçuk'un yengeç kolyesini fark etti. Karar werdi o anda herşeyi anlatmaya. Bütün herşeyi anlattı. Sewgi daha fazla dayanamadı. Gözyaşları sicim gibi akmaya başladı. Osman da ağlıyordu. Bir süre sonra Sewgi dostça sıktı Osman'ın elini." (Zamanın Ruhuna Rağmen)
- "Selçuk kapıya çıktı. Karşısında boylu boslu genç ama yüzünde derin bir keder olan genç bir adam wardı. Yüzü ne kadar da aydınlıktı." (Zamanın Ruhuna Rağmen)
- "Şimdi çıksa karşısına aniden muZaffer. Sarılsa ona. Hadi dese. Eskiden olduğu gibi sarılsa ona. Bırakmasa yaban ellere onu." (Zamanın Ruhuna Rağmen)
- Erdoğan futbolculuk yıllarında uçmuyor ama bugün müritler fena uçuruyor. Daha tuhafı sadece futbolculuğunu anlatan 272 sayfa Aman Babam Görmesin: Başbakan Erdoğan’ın Futbol Macerası diye bir kitap yazılmış olması. (Big Boss)
- Selahattin Seven facianın yaşandığı hatta 30 yıl tren şefliği yaptı. Coşkun Yıldız da 30 yılı aşkın makinist olarak görev yaptıktan sonra emekli oldu. O gün ikisi de trendeydi. Ağır yaralandılar. Selahattin Seven eşini o trende kaybetti. TCDD'den bir yetkili arayıp hâlini hatrını sormadı. Yıllarca hizmet ettiği kurun bir taziyeyi bile çok görmüştü. Üzgündü. "Biz demiryolcular birbirine bağlı insanlardık. Acıda sevinçte yan yana olurduk. Biz yıllarca bu kuruma hizmet ettik. Şimdi bir geçmiş olsunu ve taziyeyi çok gördüler. Demiryollarının tüm geleneklerini yok ediyorlar." diyordu. (Ölüm Treni)
- "Tayyip Bey çok iyi bir oyuncu. Bir senaryo çizildiği zaman, bir oyun planı kurulduğu zaman, o plan çerçevesinde kendisine düşenin ne olduğunu hemen kavrayıp onun gereklerini vücut diliyle, sözleriyle ifa etmekte güçlük çekmiyor, kolayca adapte olabiliyor. Bu manada yetkin bir aktör." (Big Boss)
- Tekirdağ'ın Saray ilçesinde yaşayan ve Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Dilek Özçelik, 15 Nisan 2013 günü dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın iki günlük Trakya gezisi kapsamında geldiği Edirne'de kanser ilaçlarının temini için yardım istemişti. Bakan Bayraktar'ın cebine koyduğu parayı "Ben dilenci değilim. İnsanlık konusunda bir kez daha hayal kırıklığına uğradım. Görüyorum ki çaresizliği hiç tatmamışsınız hayatınızda" diyerek parayı iade etmiş ve ağlayarak uzaklaşmıştı. (NeoTürkiye’nin Panzehiri Hafızadır)
- Medyada hiçbir şey cezasız kalmazdı. Nitekim 'Gezi Direnişi` döneminde ve öncesinde sesi çıkan gazeteciler tek tek kovulacalıktı. (Abluka)
- İnsanlar yalnızdı ve bu yalnızlıklarını başka yalnızlara duyuruyoruz. O yalnızlar da "yalnızlıkları" beğeniyor Du. Beğeniler ne kadar çok olursa, yalnız insanlar kendilerini o kadar iyi hissediyordu. Ta ki bir başka paylaşıma kadar... (Hançer)
- Ensar Vakfının RTE/AKP eliyle asıl yükseliş tarihi 2012 yılı. Çünkü Ensar Vakfı 16 Ağustos 2012 tarih ve Bakanlar Kurulunun 2012/3582 sayılı kararı ile kamu yararına çalışan vakıf statüsüne alındı. Ensar Vakfının kardeş vakfı TÜRGEV gibi yükselmesinin tarihleri de benzer. Gülen Cemaati ile araların bozulması sonrası bu iki vakıf özellikle eğitimde cemaat alternatifi olarak projelendirildi. Mütevazı vakıf şimdi Türkiye’nin en zengin vakıflarından ve toplantılarını Sheraton Otelinde yapıyor. (Çığlık)
- Devletin en tepesi Cumhurbaşkanlığı resmi sitesi “Tayyip Erdoğan, 1973 yılında İmam Hatip Lisesi’nden, 1981 yılında ise Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu” diyor. Yani aradan geçen tam 8 sene. Bu 8 sene de kayıp. Marmara Üniversitesi resmi sitesinde üniversitenin 1982 yılında kurulduğu yazıyor. Yani Erdoğan’ın mezun olduğu tarihten tam bir yıl sonra. (Big Boss)
- Çok yanlış da yaptım. Hiçbir şeye biat etmedim ve kimseyi satmadım. Çok param hiç olmadı ama çok insan biriktirdim. İyi ki varlar. (Zamanın Ruhuna Rağmen)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin