Kitap Künyesi
Yazar: Bejan Matur
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786051143644
Sayfa Sayısı: 256
Dağın Ardına Bakmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri var.
Neden dağa çıktılar, neden dağda yaşadılar, dönenler neden döndü ve kalanlar neden hâlâ orada? Bu soruların cevabını almak için önce doğduğum topraklara, yüzlerce evladını kaybetmiş komşu köylere, şehirlere, sonra çoğunluğu için daha büyük bir acı, bir sürgün olan Avrupaya gittim. Dağa çıkmış, çatışmalara katılmış, yakalanmış ya da teslim olmuş, cezaevinde yıllarını geçirmiş kişilerle konuştum.
Ve dağın ardına duyduğum büyük merakla bir bayram günü Kandile gittim.
Bir masal dağı olmayan, istersek ulaşmamız mümkün olan o dağın ardına bakmaya çalıştım. Anlatılanların içine girmeden sorunun anlaşılmasının ve dahi çözülmesinin mümkün olmadığını gördüm. Yaşananlar her ne idiyse, bu geçen yıllar boyunca Kürt, Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı.
Dağın Ardına Bakmak Alıntıları - Sözleri
- İnsanlar korkutulmuş. Herkesin beynine bir karakol döşenmiş…
- Meydanlara çıkıp mücadeleye devam gazı veren hiç kimsenin kendi çocuğunu cephede öne sürmediğini hatırlatmaya gerek var mı ?
- Barış kelimesini sevmiyorum savaşsızlık demeyi tercih ederim çünkü savaşın olduğu yerde barışa ihtiyaç duyulur savaş yoksa barışada ihtiyaç kalmaz
- İnsanlar korkutulmuş. Herkesin beynine bir karakol döşenmiş.
- "Kendinden vazgeçen insan tehlikelidir. O zaman insana sahip çıkacaksın ki kendinden vazgeçmesin."
- Herkesin ölümü yücelttiği bu siyasi iklimde, Kürt, Türk annelerin acısını anlamak, o acıdan hareketle bir vicdan yaratmak ve akan kana dur demek sandığımızdan çok daha zormuş meğer. Kimsenin gerçekleri söylemeye cesaret edemediği, cesareti olanların da birbirlerine konuştuğu bu ortamda, haklı sözler bile anlamını kaybediyor.
- Barış kelimesini sevmiyorum. Savaşsızlık demeyi tercih ederim. Çünkü savaşın olduğu yerde barışa ihtiyaç olur. Savaş yoksa barışa da ihtiyaç kalmaz.
- Meydanlara çıkıp "mücadeleye devam" gazı veren hiç kimsenin,çocuğunu cephede öne sürmediğini hatırlatmaya gerek var mı?
- İnsanlar korkutulmuş. Herkesin beynine bir karakol döşenmiş.
- Güneydoğu'da boşaltılan köy sayısı 3 bin 500. Bunların çoğu ateşe verilmiş, yakılmış köyler. Aslında yaşanan pek çok travmanın kaynağında boşaltılan köyler var.
- Yaşananlar her ne idiyse,bu geçen yıllar boyunca Kürt, Türk her kim incindiyse ancak birbirimizi anlamakla iyileştirebiliriz yaralarımızı .
- Barış taraftarı değilim, savaş karşıtıyım.
- Kimlik, yani bilincin dayattığı var olma talebi. Varlığın tanınması talebi hepsinin ortak çıkış noktasıydı.
Dağın Ardına Bakmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir insanın dilini kültürünü ötekilestirip onları hor görüp,hanzo,barzo gibi çirkin kaba söylemlerde bulunup onu kınayip. Ezilen bir toplam olarak dağa çıkıp hakkını arayan kişiye terörist mi diyeceksin? (italian Kurd)
Kitap okura başka bir açıdan bakmayı sağlıyor. PKK lıların neden PKK lı olduklarını bizzat yaşayan insanlarla yaptığı röportajlarla anlatıyor. Ben okurken PKK hakkında kürtler hakkında bilgim arttı. Tarafsız bir bakış açısıyla okunursa eğer neden bir insan kendi milletine sıkmaya karar verir bunun cevabını bulabilirsiniz. Eğer ülkemizde terör istemiyorsak kürt halkına dillerine kültürlerine saygı göstermeliyiz. Biz onları anlamaya başlarsak onlar da bu yanlış yola girmeyeceklerdir diye düşünüyorum. Sonuçta dağa çıkan insanlar genelde çok küçük yaşta çıkıyor. Bunun sebebi insan öldürmek olamaz. Eğer biraz içine girip anlamaya çalışırsak küçücük çocukların neden zalimce insan öldürecek hale geldiklerini neyin ya da nelerin bunlara sebep olabileceğini çözebiliriz. (Mahperi)
Olduramamış!: Kitabı üniversite zamanlarında biraz olsun amaçlarını anlarım belki düşüncesiyle alıp okumuştum. Ziyadesiyle toz pembe bir görüntü çıkıyor karşınıza... Hele ki içeriğinde yer alan bazı fotoğrafları görünce sizi zoraki bir duygusal moda sokmaya çalışmış yazar. Neden dağa çıktılar, neden dağda yaşadılar, dönenler neden döndü ve kalanlar neden hala orada gibi sorulara cevap bulmaya çalışan yazar, bir nevi sempati uyandıran tabirlerle okuyucuya "aslında onlar haklı ve iyi insanlar" demeye çalışmış. En komiği ise PKK denen oluşumda kadına verilen değerden bahsetmesi. Tecavüze uğrayan onlarca kadını görmezden gelen yazar tabiki taraflı bir kitap ortaya çıkarmış. Yalnız mevzuyu Türk ve Kürt çatışması olarak yansıtması da gösteriyor ki içinde bulunduğumuz bu durumu kendi bile anlayamamış. Zira Kandil ve Avrupa arasında yaptığı bu yolculuklar bile gösteriyor ki o yöredeki halkın, içinde bulunmak istemeyeceği bu durumda her zaman başkaları (!) rol oynamıştır. (ülfet)
Kitabın Yazarı Bejan Matur Kimdir?
Bejan Matur, (d. 14 Eylül 1968 Pazarcık), şair, yazar.
14 Eylül 1968 tarihinde Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi Maksutuşağı Köyü'nde doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Gaziantep'te tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
İlk kitabı Rüzgâr Dolu Konaklar ile 1997 yılında Halil Kocagöz Şiir Ödülü ve Orhan Murat Arıburnu Şiir Ödülünü kazandı. Şiirleri Adam Sanat, Defter, Ekin Belleten ve Yazıt dergilerinde yayımlandı. Şiirlerinden yapılmış bir seçki 2004 yılında "The Temple of a Patient God" adıyla İngiltere'de Arc yayınevi tarafından, Almanca-Fransızca diğer bir seçki ise Winddurchwehte Herrenhauser adıyla 2006'da Lüksemburg'ta PHI yayınevi tarafından yayımlandı. Bir süre Zaman Gazetesi'nde dil, Alevilik, Kürt Sorunu gibi çeşitli konular üzerine yorum yazıları yazdı. 2008 yılında kurulan Diyarbakır Kültür Sanat Vakfı'nın kurucu başkanıdır. Rudaw gazetesinde haftalık köşe yazıları yazmaktadır.
Bejan Matur Kitapları - Eserleri
- Dağın Ardına Bakmak
- Rüzgar Dolu Konaklar
- Tanrı Görmesin Harflerimi
- Ayın Büyüttüğü Oğullar
- İbrahim'in Beni Terketmesi
- Son Dağ
- Onun Çölünde
- Aşk Olmayan
- Kader Denizi
- Dünya Güzeldir Hâlâ
- Ayın Büyüttüğü Oğullar
Bejan Matur Alıntıları - Sözleri
- Ey Tanrım Nereye aidim Bana bildir! (Kader Denizi)
- Bu sağırlık Cennet değilse Nedir ? Nedir bu duymamayı yapan Tamlık (Kader Denizi)
- ¶¶ Suskun konaklar gibiydim Kapıları gittikçe çoğalan. ¶¶ (Rüzgar Dolu Konaklar)
- Bana ilk kez yaklaştığım o ormanda Kaybetmeyi öğrettin. (Onun Çölünde)
- Pencereden göründüğü kadarmış hayat. (Rüzgar Dolu Konaklar)
- Ve sevgilim biliyor musun Ruhtan da acı bizim ülkemiz. (Aşk Olmayan)
- Kader kadar karanlık Sular Senin bakışların Soluğun karanlık... (Kader Denizi)
- kaç dağ uzaksın benden bilemem ki…. (Aşk Olmayan)
- Ne çok keder var Ey Allahım ne çok gidiş. (Son Dağ)
- İnsan diyor annem Bir yerde yaşamakla İyiliği öğrenmeli, Taşa baktıkça mesela Dağa baktıkça Dokundukça dalına bir ağacın Görmeli iyiliği. (Son Dağ)
- Uyuyor sanıyordum dünyayı. Her şeyi uyuyor sanıyordum Avutmuştu bu beni. (Onun Çölünde)
- Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki (Son Dağ)
- sessizlik, kalbimde işleyen gerçek! (Dünya Güzeldir Hâlâ)
- Seninle benim aramda dağlar oluşabilir Dediğimde inanmadın. Ama bak oluyor işte. Bozkır bitiyor ve başlıyor dağlar Acı başlıyor. (İbrahim'in Beni Terketmesi)
- Unutmak değil, hatırlamak yükü bizdeki.. (Son Dağ)
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
- Olmuyor işte Yan yana uzanmakla karışmıyor çocukluk. (Tanrı Görmesin Harflerimi)
- Avlusunda beklemek olan suskun ev, Ölüm sandı geceyi. Ve dünyadan ayrıldı. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
- Sözcükler acımızı doldurmayacak. (Ayın Büyüttüğü Oğullar)
- Meydanlara çıkıp mücadeleye devam gazı veren hiç kimsenin kendi çocuğunu cephede öne sürmediğini hatırlatmaya gerek var mı ? (Dağın Ardına Bakmak)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin