Kitap Künyesi

Yazar: M. Necati Sepetçioğlu

Yayın Evi: İrfan Yayıncılık

İSBN: 9789753710442

Sayfa Sayısı: 219

--reklam--

Dedem Korkut'un Kitabı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Türkiyemizin 1970 yılı başlarından bütün bir on yıl sürecek o kara talihsizlik döneminde yüzdeyüz bizim olan değerlere ve kültür-medeniyet eserlerinin yayın yoluyla gençlere duyurulmasına açlık derecesinde ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacı karşılamak için varını yoğunu harcamak da her kendini bilen insan için bir borç olarak görünmekteydi.

Özellikle, oıtaokul ve lise ölçüsündeki genç yaradılışların yarına bakış açılarının bulanıklıktan ve ürküntüden de kurtulması şart idi.

"Dedem Korkut'un kitabı, sözünü ettiğimiz ihtiyacın giderilmesi ve borcun ödenmesi yolunda atılan adımlardan biri olarak görülmelidir.

--reklam--

Dedem Korkut'un Kitabı Alıntıları - Sözleri

  • Banu Çiçek: "Hey hey dadılar, babam bana ben seni yüzü örtülü Beyreğe vermişim derdi, olmaya ki bu ola, bre çağırın haberleşeyim" dedi. Çağırdılar. Beyrek geldi. Banu Çiçek yaşmaklandı, haber sordu: "Yiğit, gelişin nerden?" Beyrek: "İç Oğuzdan" dedi, "İç Oğuzda kimin nesisin?" "Pay Püre Bey oğlu Bamsı Beyrek dedikleri benim." Kız:"Peki ya ne yapmaya geldin yi­ğit? dedi. Beyrek de: "Pay Piçen Beyin bir kızı varmış, onu görmeye geldim" dedi. Kız: "O öyle insan değildir ki sana gö­rünsün, amma ben Banu Çiçeğin dadısıyım, gel şimdi seninle ava çıkalım, eğer senin atın benim atımı geçerse onun atını da geçersin, hem seninle ok atalım, beni geçersen onu da ge­çersin ve hem seninle güreşelim, beni yenersen onu da yenersin" dedi.
  • ... Dedem Korkut gelerek destan söyledi,deyiş dedi, bu Oğuznameyi düzdü koştu böyle dedi: Hani dediğim bey erenler Dünya benim diyenler Ecel aldı yer gizledi Ölümlü dünya kime kaldı? Gelimli gidimli dünya En son ucu ölümlü dünya...
  • Aslan yavrusu yine aslandır

--reklam--

Dedem Korkut'un Kitabı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Türk milletinin ortak mirası Dede Korkut'u yeniden okumak beni epey mutlu etti. Dede Korkut, Türklerin yaşam şekli, savaş meydanında sergilediği yiğitlikleri anlatan nazım nesir karışık bir eser. On iki ayrı hikayeden oluşmakla birlikte çok yakın bir zamanda yeni bir nüshası bulundu. On üçüncü hikaye "Salur Kazan'ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi" dir. Atasözlerinden tutun da aile içi ilişkilerin nasıl olduğuna dair birçok şeyi burada göreceksiniz. Örneğin, Birisini misafir olarak otağa davet ettiğinizde eğer o kişinin çocuğu yoksa misafir kara, ak ve kırmızı renklerden kara olan otağa davet edilir. Evlenecek olan kişinin oku attığı yer gelin evi olur. Ana babanın çocuğuna isim koyması için çocuğunun adam devirmesi, kan dökmesi kısacası bir güç ve yiğitlik göstermesi gerekir. Evde kalınız, kitapla kalınız. Keyifli okumalar. (Aylin)

Oldukça güzel bir tarihi roman. Dede Korkut hikayelerinin birleştirilmiş hali. Yazar gayet güzel bir önsöz hazırlamış kitap için. Dede Korkut'un kökeni, nerelerde bulunduğu ne zamanlar okunduğu, daha önceki örnekleri gibi pek çok noktayı aydınlatmış. Tepegöz, Deli Dumrul, Bamsı Beyrek gibi pek çok hikaye kitabın içinde yer alıyor. Mutlaka okunması gerekenlerden. (Serdar Poirot)

çok güzel bir dille yazılmış sade hoş.Kitabın girişindeki açıklamalar süperdi.herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.segrek emren tepegöz yigenek destanların bazıları. Hani dediğim bey erenler Dünya benim diyenler Ecel aldı yer gizledi ÖLÜMLÜ dünya kime kaldı Gelimli gidimli dünya En son ucu ölümlü dünya (Meral Büyük)

--reklam--

Dedem Korkut'un Kitabı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

M. Necati Sepetçioğlu - Dedem Korkut'un Kitabı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dedem Korkut'un Kitabı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı M. Necati Sepetçioğlu Kimdir?

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli kurumlarda memurluk ve idarecilik yaptı. İlk romanlarında Malazgirt zaferinden başlayarak İstanbul’un fethine kadar Türk tarihini konu aldı, sonrakilerde ise Türkiye’de yaşanan toplumsal değişimi ve sonuçlarını anlattı. Eserlerindeki şiirsel anlatımı sayesinde geniş bir okuyucu kitlesine sahip olan Sepetçioğlu’nun Anadolu fethini ve Türk devletinin kuruluşunu anlattığı romanları, bir döneme ışık tutmuş ve başucu kitapları arasında yer almıştı.

Sepetçioğlu’nun tarihî romanlarının yanı sıra tiyatro oyunları da bulunuyordu. Trampacılar adlı oyunu İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmişti. Oyun yazarlığında en önemli başarısını gösterdiği Büyük Otmarlar, önce İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Gençlik Tiyatrosu’nca sahneye konuldu. Ardından Avrupa Üniversitelerarası Tiyatro Festivali’nde en iyi oyun seçildi. ‘Gece Vaktinde Gün Dönümü’ ve ‘Karanlıkta Mum Işığı’ adlı kitaplarıyla 1980 yılında ‘Türkiye Milli Kültür Vakfı Kültür Armağanı’nı kazanan Sepetçioğlu, 1994’te İLESAM üstün hizmet beratı almış, 1998’de Atatürk Dil-Tarih Kurumu şeref üyeliğine seçilmişti. 8 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul Sarıyer'deki evinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

--reklam--

M. Necati Sepetçioğlu Kitapları - Eserleri

  • Kilit
  • Anahtar
  • Kapı
  • Konak
  • Çatı
  • Üçler Yediler Kırklar
  • Bu Atlı Geçide Gider
  • Geçitteki Ülke
  • Can Ocağında Pişen Aş
  • Darağacı
  • Sabır
  • Ebemkuşağı
  • Sonsuza Uyanan Taşlar
  • Gündönümü
  • Dedem Korkut'un Kitabı
  • ...ve Çanakkale Geldiler
  • Yaratılış ve Türeyiş
  • ...ve Çanakkale Gördüler
  • ...ve Çanakkale Döndüler
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu
  • Karanlıkta Mum Işığı
  • Dede Korkut
  • Türk İslam Efsaneleri
  • Karşılaştırmalı Türk Destanları
  • Aydınlığın Mühürü
  • Kırım Kırımı
  • Hurmalığın Akdoğanı
  • Sesler ve Işıklar
  • Güneşin Dört Köşesi
  • Benim Adım Yunus Emre
  • Menevşeler Ölmemeli
  • Kutsal Mahpus Ebu Hanife
  • Her Bizans'a Bir Fatih
  • Rusya Rusya Dedikleri
  • Köprü
  • Sahibini Arayan Toprak
  • Zaman Toprak ve Sahibi
  • Bir Büyülü Dünya Ki...
  • Türk Destanları
  • Yunus Emre
  • Zaman Yürüyüşü
  • Zaman Uyanışı
  • Boyun Eğiş
  • Zaman Bir Dar Kapıda
  • Zaman Sarkacı
  • Hayır Deyiş
  • Zaman... Yok!
  • Dünden Bugüne ve Yarına 1
  • Cevahir ile Sadık Çavuş'un Buğday Kamyonu
  • Zaman Dönümü
  • Gece Vaktinde Gündönümü
  • Dünden Bugüne ve Yarına 2

--reklam--

M. Necati Sepetçioğlu Alıntıları - Sözleri

  • Perde açılmadan önce karanlıkta ağır, kasvetli çan sesleri duyulur. Önce uzaktır; sonra yaklaşır. Perde açıldığında, korlaşmış bir ateşin kızıllığında uçları kıpkırmızı olmuş demir millet -6 tanedir- Üç Senatörün gözlerine doğru gider. Çan sesleri birden susar. Senatörlerin gözlerinin dağlandığı ânda korkunç, tüyler ürpertici bir ferya duyulur, ışık birden sağda Bizans İmparatorunu aydınlatır. Haykıran, B. İmparatorudur. Korkunç bir düşle uyanmıştır; yatağındadır. (Her Bizans'a Bir Fatih)
  • "Kargadan korkan darı ekmez bizim memlekette bilmez misin?" (...ve Çanakkale Döndüler)
  • ''Bizim Türkmen deliyle yeninin budalasıdır. Deli gördü mü peşine düşer, yeni gördü mü ardına koşar;düş sever oğul düş ,düş sever bizim Türkmen.'' (Ebemkuşağı)
  • Tanrı'nın yarattığı bir canın bir damla kanı hangi dünya iktidarının bedeli olabilir? Nasıl? İşte benim yüreğimi alıp götüren dert bu. Kim ehli ise gelsin yönetsin ama mum gibi eriye eriye, kendini yok edip başkalarına ışığını vererek yönetsin. İktidar budur saltanat budur benim için. (Ebemkuşağı)
  • Gelgelelim insanlar tabiattan kopuyorlar, uzaklaşıyorlar.. tabiatın inkârındalar neredeyse. O senin dediğin dört duvar arası, yani ev değil düşman olan. Dört duvar insanların yüreğinde, hem de kerpicin, hem de tahtanın en katısıyla insanların yüreklerinde. Halbuki tabiat gelmeli yerleşmeli insan yüreğine; tabiat sevmektir, aşktır Osman Yiğit. Sevmek, en katı kerpiçleri, en çıra budağında nasırlanmış tahtayı eritir, insan yüreğini tutsaklıktan kurtarır. (Benim Adım Yunus Emre)
  • "İrili ufaklı, dik, yana yatmış kimi, birkaçı kırık..yenisiyle eskisiyle mezartaşları Kur'ân-ı Kerîmin huzurunda sessiz ve ayaktaydı." (...ve Çanakkale Döndüler)
  • Bütün firavunlar aynıdır. Bütün firavunlar birbirine benzer. Sizinki sizin kadardır bizimki bizim kadar.. (Köprü)
  • "Kötülükler başında olsun, sonunda olmasın yeter ki." (Üçler Yediler Kırklar)
  • “Demek unutmak aldatıcıymış. Unuttuğuna inandığın nesne yangınını göstermek için bir kötü kıvılcıma bakıyormuş.” (Ebemkuşağı)
  • Sabredecektin; Neden kendini gösterme sevdasına kapılıyorsun? Kendini göstermek isteyenlerden çok kendini göstermek istemeyenler çabuk görülür, bilmez misin? (Üçler Yediler Kırklar)
  • Her insan başkasının ölümünde kendi ölümünü seyrediyor. (Aydınlığın Mühürü)
  • "Halbuki insanın başı göğe doğrudur, yüceliklere yöneliktir. Başka canlılar, bitkiler ve hayvanlar işte bu dünya içindir, bu dünyanın malıdır. İnsan daha çok, dünya ile ilgili olmasına rağmen, yâni ruhlar alemine, manevî dünyalara bağlı yaşar.. bu yüzden akıllıdır, şuurludur." (Hurmalığın Akdoğanı)
  • Çocukla çocuk olmak zordu; çocuğa kıyasıya vurmanın ne demek olduğunu anlatamazdı. (Kilit)
  • Başarı, hep başarı; sonunaca başarı... olmuyordu, insanoğlunun kaderinde başarılar kadar yarım başarılar da yazılıydı, boşuna ter dökmeler de. (Sabır)
  • Hiç işlemediği bir günahın bağışlanmasını diledi sessizce; hiç işlemediği ama çok işlediğini sandığı bir suçun cezasına hazır yüreği teslim oldu. (Sabır)
  • Bedeni yok edebilmek için bedende hastalığı yayacak mikroplara nasıl bir karşı koyuş varsa tıpkı öyle tabii bir direnç de, milletlere musallat olacak hastalıklarda ancak milliyetçiliktir. (Kırım Kırımı)
  • Sulu bataklıklarda güzel çiçekler açar,onları oraya yakıştıramaz insan.Deve dikenleri mavimsi yanan çiçeklerle donanır;o çiçekleri deve dikenine yakıştıramaz insan...Bunun gibi gerçeği yanlış gösteren nice benzetmeler saklıdır gözümüzde. (Geçitteki Ülke)
  • "Gönül gördüğünde göz bulur dedi; Yürek sezdiğinde el ulaşır; akıl terlerse ayak yeğnilir varacağı yere çabuk varır." (Gündönümü)
  • İnsanın olduğu her yerde bir hâdise vardır, yani olay dediğimiz özellik. Olaysız insan görülmemiştir yeryüzünde. Bir kere insanın doğumu bir olaydır başlıbaşına; var oluşu, yaşayışı, soluk alışı bir olaydır; duyması, düşünmesi, adım atması, bakması bir olaydır. (Kutsal Mahpus Ebu Hanife)
  • Adamını iyi seç, tipkı Türkler gibi.. Türklerin başarısı soylu at seçmelerindendir , soysuz ata binmezler. (Kapı)