Kitap Künyesi

Yazar: Mahfi Eğilmez

Yayın Evi: Remzi Kitabevi

İSBN: 978-975-14-1853-1

Sayfa Sayısı: 248

Değişim Sürecinde Türkiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Avrupa, imparatorlukların dağılmasıyla ulus devletlere dönüşür ve aydınlanmanın ardından sanayi kapitalizmine geçerken Osmanlı İmparatorluğu hep bir ümmet devleti olarak kaldı. Ne tam olarak aydınlanmaya girebildi ne de sanayi kapitalizminin getirdiği rüzgârı yakalayabildi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla aydınlanma ve sanayileşme atılımı gibi kazanımlar çıktı ortaya. Ne var ki bunlar, toplumca bir çaba karşılığı elde edilmiş kazanımlardan çok, ilerici bir kadronun getirdiği düzenlemelerdi. O nedenle de toplum tarafından tam olarak sahiplenilmediler.

Son yüz yılda ülkemizde yaşanan sosyo-ekonomik evrim başlangıçta ileriye doğru olsa da sonradan çok daha karışık bir görünüm içine girdi. Bizde hiçbir zaman geniş bir sanayi burjuvazisi oluşamadı. Daha çok bir esnaf burjuvazisi oluştu. Hiçbir zaman kapitalizm, ahbap-çavuş kapitalizmini aşamadı. Türkiye bazen Batı’ya bazen Doğu’ya, bazen ileriye bazen geriye doğru kararsız bir denge içinde savrulup durdu.

Bu kitap Türkiye’nin Osmanlı’dan bu yana yaşadığı bu karışık ve kararsız değişimi değerlendirmeyi amaçlıyor.

Değişim Sürecinde Türkiye Alıntıları - Sözleri

  • En büyük erdem, insanın kendisine zorla kabul ettirilenlere başkaldırabilmesidir.
  • İktisatçı, hava tahmincisine çok benzer. Tahminleri pek tutmaz ama olay bittikten sonra olayın niçin öyle olduğunu çok iyi açıklar.
  • Küresel sistem, kapitalizmin bir ekonomik ve sosyal sistem olarak dünyaya yayılmasıyla ortaya çıkmıştır.
  • Iki tür evrim söz konusu: (1) Canlıların nereden nereye geldiğini bugünkü durumuna gelirken hangi aşamalardan geçtiğini inceleyen biyolojik evrim. (2) Insanların bugünkü bilgi ve kültür aşamasına gelirken hangi aşamalardan geçtiğini inceleyen sosyal ve kültürel evrim.
  • En büyük erdem,insanın kendisine zorla kabul ettirilenlere başkaldırabilmesidir.
  • Osmanlının yasağı üç gün sürermiş...
  • En büyük erdem, insanın kendisine zorla kabul ettirilenlere başkaldırabilmesidir.
  • Dünyanın başındaki belaların sorumlusu küreselleşme değildir. Bunlar küreselleşmenin yarattığı kaçınılmaz sorunlar değildir. Ülkeler,başka ülkelerin çıkarlarını zedelemeye mâl olacak olacak şekilde kendi çıkarlarının peşinde koşmamalıdır.
  • Ordusuna hükmedemeyen,silahlarını teslim etmiş,gemileri limanlardan çıkamayan,telsiz-telefon haberleşmesini bile denetimsiz yapamayan bir devlete artık devlet demek mümkün değildir.
  • Türkiye’nin düzenlemeler konusunda temel sorunu, kural eksikliği değil getirilen yasalara kurallara uymama geleneğidir. Bunun çok eski bir gelenek olduğu açıktır. ‘Osmanlı’nın yasağı üç gün sürermiş ‘ diye bir atasözü bile vardır .
  • Bir toplum, geçmişte çekilen acıları hatırlamaz, yapılan hataları değerlendirmezse aynı acıları çekmeye mahkûmdur. Tarihini doğru okumayan kuşaklar, gün gelir o tarihi başkalarından dinlemek zorunda kalırlar.
  • İnsanlar aynı kaldırımları üçüncü defa döşeyerek yandaşlarını zengin eden belediyelere ses çıkaramıyor. Ses çıkaramıyor çünkü kendisi de tapusuz ya da iskan izinsiz evde oturuyor.
  • Küreselleşme dört adımda gerçekleşti: 1)İlk olarak savaşlarda ortaya çıktı. 2)Ekonomi küreselleşti. 3)Ardından Batı'nın modası, yaşamı yorumlayışı, yiyecekleri, müzikleri tüm dünyaya egemen oldu. 4)En sonunda da krizler küreselleşti.
  • Türkiye, kendi kendine sorunlar yaratıp bütün enerjisini kendi yarattığı sorunları çözmekle harcayan insanların çok sayıda olduğu bir toplum görüntüsü çiziyor.
  • Ahbap Çavuş Kapitalizmi Kapitalizmin temelini oluşturan serbest piyasa ekonomisinin özelliklerini taşıyor görünen ama aslında siyasal iktidara yakınlıkları olanlara farklı ve özel uygulamalar yapan ekonomik sisteme ahbap çavuş kapitalizmi (ya da eş dost kapitalizmi) adı veriliyor. Ahbap çavuş kapitalizminde işadamları işlerini, siyasal iktidar ve bürokratlarla olan yakın ilişkilerine dayanarak kural dışı uygulamalardan, ayrıcalıklardan yararlanarak yürütüyorlar. Siyasal iktidarın ve onun talimatı altında bürokrasinin verdiği izinler, ihaleler, teşvikler ve destekler, ahbap çavuş kapitalizminin başlıca alanını oluşturuyor. Ahbap çavuş kapitalizmi, bu tür işlerin arada bir yapıldığı bir düzenin değil bu tür işlerin sistemleştirildiği ve kurallara uygun olarak yapılması gerekenlerin yerini aldığı sistemin adı. Yasal olmayan ya da kurallara aykırı işler bir veya birkaç alanda bir veya birkaç kez tekrarlanıyorsa buna ahbap çavuş kapitalizmi yerine yolsuzluk demek daha doğru olur. Eğer bu tür ilişkiler süreklilik göstermeye başlamışsa, siyasal iktidarla veya onun görevlileriyle çıkar ilişkisine girilmeden ihale alınamıyorsa ya da kamu ihaleleriini almak için siyasal iktidarın yakınında olmak gerekiyorsa ya ni olay sistemleştirilmişse o zaman ahbap çavuş kapitalizmi yerleşmiş demektir.

Değişim Sürecinde Türkiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap hakkında araştırma yapıp okudum ve tez konum olarak özetini çıkardım. Tez yazarken Ahbap Çavuş Demokrasisi konusundaki görüşleri çok çarpıcı buldum. Özellikle Türkiye Demokrasi Sistemini Ahbap Çavuş Demokrasisine benzediğinin söylenmesi hatta ve hatta Ahbap Çavuş demokrasisi gibi bir kavramın normalde olmayıp bu kavramdan sadece Türkiye için bahsedebiliriz şeklinde vurgulanması çok yerinde bir açıklama olmuştur. Aynı zamanda aklımdan çıkmayacak olan bir cümle daha eklemek istiyorum kitaptan : "Aileler, her ne kadar burjuvaziye özenip onlar gibi lüks arabalara binip, lüks evlerde oturuyor olsa da yalnız kaldıklarında hep arabesk dinlerler ".. O kadar doğru ki.. (Hülya)

Kitabı konunun ilgililerine öneririm. Eksik bulduğum bir yanı var ki aslında ara dönemlere çok da eğilmiyor. Genel ekonomiyi, osmanlıdaki durumu iyice anlatıp cumhuriyet kısmını verilerle hızlıca geçiyor ve akp döneminin durumu hakkında uzunca devam ediyor. Örnek vermek gerekirse 1980-2001 arası dönemi oldukça merak ediyordum lakin pek bir şey bulamadım. Bir diğer nacizane eleştirim Mahfi hocanın ekonomi bilgisine laf olmaz ama halkı tanımlama ve sınıflandırma kısmında biraz fazla yüzeysel ve hatta rahatsız edici bir yan var. Elbette ki haksız değil söyledikleri genel mahiyetiyle doğru ama çok kabalama bir bakış atmış, belki kitabı kısa tutmak adına yüzeyselleştirmiştir ve bu yüzden öyle görünüyordur ama insan birazcık daha dikkatli bir tanımlama bekliyor ister istemez. (Mustafa ARSLAN)

Kitabın Yazarı Mahfi Eğilmez Kimdir?

1950 yılında İstanbulda doğdu. Ankara Atatürk Lisesini, A.Ü.Siyasal Bilgiler Fakültesini (İktisat ve Maliye Bölümü) bitirdi. Gazi Üniversitesi’nde Kamu Maliyesi dalında doktora yaptı. Yeminli Mali Müşavir ünvanına sahiptir.rnrn1972 yılında Maliye Müfettiş Muavini olarak başladığı kamu hizmetinde Maliye Müfettişi, Gelirler Genel Müdür Yardımcısı (tedvir), Hazine Kamu Kurumları ve İştirakleri Daire Başkanı, Hazine Kamu Finansmanı Genel Müdür Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Müşaviri, Hazine ve Dışticaret Müsteşarlığı Kamu Finansmanı Genel Müdürü, Hazine ve Dışticaret Müsteşar Yardımcısı, Washington Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Başmüşaviri, Hazine Müsteşarlığı Müşaviri olarak görev yaptı. 1997 yılında Hazine Müsteşarlığı’na atandı. 1997 yılı sonunda kamu hizmetinden ayrıldı.rnrnHalen Garanti Bankası yönetim kurulu murahhas üyeliğinin yanısıra Garanti Leasing ve Doğuş İnsangücü Kaynakları A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanlığını yapıyor, Radikal Gazetesinde köşe yazısı yazıyor ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi Politilkası dersleri veriyor.rnrnKatma Değer Vergisi (Teori - Uygulama) (1983); Hazine (1996); IMF, Dünya Bankası ve Türkiye (1996); Light Günlük (2000); Krizleri Nasıl Çıkardık? (Ercan Kumcu ile ortak 2001); Anitta’nın Laneti (2001) ve Ekonomi Politikası (Ercan Kumcu ile ortak 2002) adlı yedi kitabı ve çeşitli ekonomik ve mali konularda yayınlanmış makaleleri vardır.rn

Mahfi Eğilmez Kitapları - Eserleri

  • Örneklerle Kolay Ekonomi
  • Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi
  • Değişim Sürecinde Türkiye
  • İnferis
  • Ekonomide Analiz
  • Küresel Finans Krizi

  • Ekonomi Politikası
  • Makro-Ekonomi
  • Türkiye Ekonomisi
  • Mikroekonomi
  • Ekonominin Temelleri
  • Anitta'nın Laneti
  • Hazine

  • Kendime Yazılar
  • Sahte Sultan
  • Hattuşa'dan Kaçış
  • Kamu Maliyesi
  • Light Günlük
  • Hitit Ekonomisi
  • Krizleri Nasıl Çıkardık?

Mahfi Eğilmez Alıntıları - Sözleri

  • 0 ile 1 arasında değişen Gini Katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımının düzeldiğini, bire yaklaştıkçada bozulduğunu gösteriyor. (Ekonomide Analiz)
  • Küresel sistem, kapitalizmin bir ekonomik ve sosyal sistem olarak dünyaya yayılmasıyla ortaya çıkmıştır. (Değişim Sürecinde Türkiye)
  • Şekel: Hitit para birimi (Anitta'nın Laneti)
  • Örneğin hayal gücümüzü bir zaman makinesi gibi kullanabiliriz. İnsanın hayal gücü hiçbir şeyle sınırlı değil nasılsa. (Hattuşa'dan Kaçış)
  • Burada kritik soru şudur: ‘’Giderek artan bir refahı geleceğin refah azalışıyla sağlayarak devam etmek doğru bir karar mıdır?’’ Kapitalizmin önemli çelişkilerinden birisi budur. (Ekonominin Temelleri)
  • Finansal buluşlar bankacılığın esasını değiştirmez. Bankacılığın esası ölçülebilirlik, kredibilite ve risk yönetimi olarak kalacaktır. (Ekonomi Politikası)

  • Bir toplum, geçmişte çekilen acıları hatırlamaz, yapılan hataları değerlendirmezse aynı acıları çekmeye mahkûmdur. Tarihini doğru okumayan kuşaklar, gün gelir o tarihi başkalarından dinlemek zorunda kalırlar. (Değişim Sürecinde Türkiye)
  • Gösteriş tüketimi Veblen'den bu yana kullanılan bir kavramdır.Günümüzde daha çok gelişme yolundaki ülkelerde kişilerin kendi statülerini yüksek göstermek amacıyla imkânlarının ötesinde pahalı mallara ( kredi kullanarak ya da borçlanarak) ulaşma çabalarını açıklamakta kullanılıyor. (Türkiye Ekonomisi)
  • Ülkenin sorunu yasak koymakta değil konulan yasağı uygulayabilmekte. (Sahte Sultan)
  • Sarayın zenginliği, altın kupalar, halkın bulamadığı yiyecekler seni şaşırtmasın. Yiyeceğin ekmek, içeceğin su olmalı. (Anitta'nın Laneti)
  • Keynes'e sormuşlar; - "Görüşlerinizin gerçeklere uymadığını görseniz ne yapardınız?" Keynes yanıtlamış: -"Görüşümü değiştirdim. Ya siz ne yapardınız?" (Makro-Ekonomi)
  • Devletin borcu, alacağı, ödemeye dönüşebilecek her türlü yükümlülükleri Hazine tarafından izlenir ve yönetilir. (Hazine)
  • Vergi politikası, ekonominin gidişine göre vergilerin ar­tırılması veya azaltılması biçiminde uygulanır. (Örneklerle Kolay Ekonomi)

  • Korelasyon katsayısı iki değişken arasındaki ilişkinin yönünü ve gücünü ortaya koyan bir katsayıdır. Bu katsayı - 1 ile +1 arasında bir değer alır. Eksi değerler iki değişken arasında ters yönlü, artı değerler ise doğru yönlü bir ilişki olduğunu gösterir. Katsayının değeri -1 ya da +1'e yaklaştıkça ilişkinin gücü artar. Katsayı sıfıra yaklaştıkça iki değişken arasındaki ilişki azalır, sıfır olursa iki değişken arasında herhangi bir ilişki olmadığı anlaşılır. (Ekonomide Analiz)
  • Cemal Süreya'nın bir sözü zihninde dolaşıp duruyordu: Önce sevdiğiniz terk eder sizi, ardından uykunuz. (Sahte Sultan)
  • Paranın dolaşım hızının artması , likiditeye olan talep artışını gösterir.Bu da enflasyonda artışa yol açar. (Türkiye Ekonomisi)
  • Neden-sonuç ilişkilerinin ortaya konulmasında üç yol vardır: hipotez, bilimsel kanun ve teori. (Ekonomi Politikası)
  • İnsanlar mallarını muhafaza etmenin yollarını öğrendikçe karşılıksız, faizsiz ve yanında bir fazlalık alma şartıyla borç vermeye başladılar. Faiz, insanlar arasında bu şekilde ortaya çıktı. Faiz, ekonomi ve ticaretin genişlemesi ve paranın da alışveriş aracı olmasın sonucu giderek yaygınlaştı. (Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi)
  • Özğür insanın, düşüncelerini bağımsız tutmayı becerebilen insan olduğuna inanıyorum. (Kendime Yazılar)
  • Ekonominin konusu eldeki sınırlı imkânların sınırsız istekler arasında nasıl tahsis edileceği meselesinin çözümüdür. (Türkiye Ekonomisi)