Kitap Künyesi
Yazar: Kemal Burkay
Yayın Evi: Kalan Yayınları
İSBN: 9789758424184
Sayfa Sayısı: 111
--reklam--
Dersim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dersim Alıntıları - Sözleri
- Çok aradım insan gözlerinde şiiri
- yüzyıllar geçip gitse de kavga bitse.
- Sevda gibi taşıdım içimde Bir tomurcuğun gerilimini Kavgam Güzel günler içindi
- Çılgınca sevdim yaşamayı Keder içinde yoğruldum
- Gelecek günleri düşünürüm Adımız geçer mi dersin
- Ölüme karşı yaşamadır devrim
- Sevda gibi taşıdım içimde Bir tomurcuğun gerilimini Kavgam Güzel günler içindi
Dersim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
ŞİİR VE İNSAN Çok aradım insan gözlerinde şiiri. Çok gördüm bir başına yitip gidişini türkulerin Gözlerini açık eyle Sana ekmek ve şiir getirdim Burda şimdi açık deniz türküleri. Dağlara süzülen kuş Ben ki yıllarca bir senfoniyi bekledim. Bir sıcakliği alıp gitme benden. Gözlerini öldürüp gitme. Yeter kendine zincirler ördüğün. Yoksa ne anlamı kalır bunca hünerin. Atomun, elektriğin, uzay gemisinin. Çok aradım insan gözlerinde şiiri. Çok gördüm Bir başına uçup gidişini türkülerin. Dili ve üslubu gayet açık bir şiir kitabı.. Tunceli(dersim)bölgesini ve tarihini şiir dili ile ifade etmiş.. toplumun belli bir dönemde yaşamış olduğu sıkıntıları acıları konu edinen ve gayet başarılı bir kitap okumanızı tavsiye ederim:))) (Sîyajîn)
Dersim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kemal Burkay - Dersim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dersim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kemal Burkay Kimdir?
Burkay, eğitimine Tunceli'de başladı. 1960'ta Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1965 yılında Türkiye İşçi Partisi'ne katıldı ve partinin Elazığ, Bingöl, Tunceli gibi şehirlerdeki teşkilatlarında görev aldı. 1966 yılında yayınlandığı bir makaleden dolayı hapis yattı. 1969 ve 1971 yıllarında da tutuklanan Burkay, Lübnan üzerinden Türkiye'yi terk etti. 1974 yılında genel aftan yararlanarak Türkiye'ye geri döndü. Bu dönemlerde Türkiye'de Kürdistan Sosyalist Partisi'ni kurdu. 2003 yılında ise kurduğu ve genel sekreterliğini yaptığı partiden kendi kararıyla ayrıldı.
Burkay, Türkçe ve Kürtçe olmak üzere çeşitli alanlarda yazılar yazdı ve eserler çıkardı. Sezen Aksu'nun 1991 yılında çıkan albümüne adını veren Gülümse adlı şarkısı ve Yeni Türkü'nünSonbahardan Çizgiler adlı parçası Burkay'ın şiirlerinden bestelenmiştir.
31 yıldır yaşadığı İsveç'ten Türkiye'ye 30 Temmuz 2011 tarihinde dönmüştür.
4 Kasım 2012'de Hak ve Özgürlükler Partisi genel başkanlığına seçilmiştir.
--reklam--
Kemal Burkay Kitapları - Eserleri
- Dersim
- Hadi Gülümse
- Çiçekler ve Zincirler
- Kürtler ve Kürdistan
- Bir Gülü Büyütmek
- Hayat Seni Sürükler
- Devrimcilik mi Terörizm mi?
- Dawiya Dehaq - Dehak'ın Sonu
--reklam--
Kemal Burkay Alıntıları - Sözleri
- Çok aradım insan gözlerinde şiiri (Dersim)
- Senin de bir köyün var değil mi Anan çapacı el işinde Nişanlının adı Fatma Vur Mehmetçik vur (Bir Gülü Büyütmek)
- yüzyıllar geçip gitse de kavga bitse. (Dersim)
- hayat bir türküdür spartaküs avutucudur geçicidir güneş tepeler üstünde yükselirken ve kıyıları döverken mor dalgalar hayat bir türküdür spartaküs köylü kadınların küçük çocukların söylediği orda trakya ovalarında özgürlük uçan kuşlara benzer ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer varinia'nın gözyaşlarına spartaküs o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer kanları toprağa belenirken onlar dostluğu bilirler mi kardeşliği bilirler mi başkası için ölmeyi hiç onlar bilirler mi spartaküs ayağa kalkınca makedonya'nın lombardiya'nın taşı toprağı yaşlıları, hastaları, genç kızları özgürlük için saçları bayraklaşan onlar, roma'nın uygar efendileri dövüşken horoz yetiştirir gibi avrupa'nın, asya'nın, afrika'nın o, kölelikten başka hakkı olmayan en güçlü insanlarını meydanlarda birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün onlar, roma'nın uygar efendileri frigya ovasında yetişen buğday acem ipeği, mısır pamuğu besili sığırları afrika'nın finike'nin sedir ağaçları ve genç kızları normandiya'nın herşey, hatta dalgalar, gökyüzü dağlar, esen yel ve gün ışığı güya bu efendiler içindi. köle doğmak boynunda bir zincirle sırtında bir kamçıyla yüreğinde bir damgayla spartaküs uşaklık edeceğin saraylar yapmak geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar çürüyeceğin zindanlar yapmak ve taşımak olmayan günahlarını sırtında doğduğun günden öldüğün güne kadar zincirleri kırmak güzeldir spartaküs gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir aşk gibidir çıkmak geceden güne zincirlerden öte uzundur dünya duvarlardan öte yaşamak geniştir besbelli sevginin en güzeli zincirleri kırmaktır yeryüzünde hiç unutabilir misin spartaküs yüzünü afrikalı zencinin gözlerini unutabilir misin ancak bu denli sevebilir insan kılıç, kan ve romalılar arasında bile gönlü böylesine sevgiyle taşan bu adam seni öldürmemek için kendi öldü sen o zaman vurulmuştun işte ölüm güzeldir böyle yaşamaktan bir romalı yüreği gibi değil ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren ak bulutların öptüğü makedonya dağlarından cins atlar büyüten, yapağı veren macar ovalarından çıkıp karlı alp dağlarını köle toprakları bir boydan bir boya aşan bir su gibi içip özgürlüğü mızrağının ucunda alınteri ve sevgi taşıyan sen ki o mermer saraylarda yaşıyan kölelerin bayrağı spartaküs kan ve kemikler üstüne şanları kurulu parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin bilmediği bunca şeyi bilirdin sen ki bir çocuk için yaşamayı bir kadına gönül vermeyi eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs "biz kölelerin de bir tanrısı vardır..." bunu bilmiyordun işte çünkü kölelerin tanrısı yoktur spartaküs yoksulluk kötüdür spartaküs bilgisizlik kötüdür ama hiçbir şey boyun eğmekten daha kötü değildir sen de yenildin sonunda bir çarmıhta can verdin ama bir türkü gibi çağdan çağa erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara adını öğrettin spartaküs. (Bir Gülü Büyütmek)
- Ölüme karşı yaşamadır devrim (Dersim)
- Sevda gibi taşıdım içimde Bir tomurcuğun gerilimini Kavgam Güzel günler içindi (Dersim)
- Gülümse, hadi gülümse, Bulutlar gitsin. Yoksa, ben nasıl yenilenirim, Hadi gülümse... Belki şehre bir film gelir, Bir güzel orman olur yazılarda, İklim değişir, Akdeniz olur Gülümse... Tut ki karnım acıktı, Anneme küstüm, Tüm şehir bana küstü. Bir kedim bile yok, anlıyor musun? Hadi gülümse... Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı, Çakıl taşlarım vardı benim, Ama sen başkasın, anlıyor musun, başkasın... (Hadi Gülümse)
- Geldiğimizde otlar yemyeşildi Ve kuzeydeydi güneş Kömür deposu boşaldı işte Mamak'a sonbahar geldi Güneş altında tutsaklar Geçen sonbahara bakıyorlar Şirinmi şirin gecekondu evleri Samsun asfaltında otomobiller Ne güzeldir yollarda olmak şimdi. (Hadi Gülümse)
- Sen o zaman vurulmuştun işte Ölüm güzeldir böyle yaşamaktan Bir Romalı yüreği gibi değil Ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren Ak bulutların öptüğü Makedonya dağlarından Cins atlar büyüten, yapağı veren Macar ovalarından Çıkıp karlı Alp Dağlarını Köle toprakları bir boydan bir boya aşan Bir su gibi içip özgürlüğü Mızrağının ucunda Alınteri ve sevgi taşıyan Kölelerin bayrağı Spartaküs (Bir Gülü Büyütmek)
- Ermeniler Taşnaksiyon Derneği, Patrikhaneleri, Ruhani Başkanları ve milletvekilleri aracılığıyla her yerde hükümet memurlarının işine karışıp, şikayet usullerini de pek güzel bildiklerinden ve gizli bir amaca dayanarak, şikayet usullerini de talim ederek ardını arkasını kesmediklerinden, büyük-küçük bütün adliye ve mülkiye memurları bunların fenalıklarından sakınmak için Ermenilere fazla önem vermeye zorunluluk duymuşlar, ün ve memurluklarının sürdürülmesi için işi oluruna vardırmaya kadar götürmüşlerdir. (Kürtler ve Kürdistan)
- Hayat bir türküdür Spartaküs Avutucudur geçicidir Güneş tepeler üstünde yükselirken Ve kıyıları döverken mor dalgalar Hayat bir türküdür Spartaküs (Bir Gülü Büyütmek)
- Yalnızlığı sevmezdi dudakların Üşümek istemezdin En güzel aynalar içindi Belin, saçların (Hadi Gülümse)
- Gelecek günleri düşünürüm Adımız geçer mi dersin (Dersim)
- Dayika min Ew bêdengiyek diya min bû... Annem Bir sessizlikti annem Nice çileden örülmüş Sevinçleri de var mıydı bilmem Kendisinden bile gizlenmiş Her anne çocuklarını yaşar değil mi? Ben annemi hiç yaşamadım Çünkü çocuklar Bir rüzgara biner giderler Anne yüreği de beraber... (Bir Gülü Büyütmek)
- Ve günü gelince ey zaman Silkip atacaksın elbet Ama gülüp geçeceğim ben de Hayata aldırmadım, ölüme hiç aldırmam (Hadi Gülümse)
- Yoksulluk kötüdür Spartaküs Bilgisizlik kötüdür Ama hiçbir şey boyun eğmekten Daha kötü değildir (Bir Gülü Büyütmek)
- Lenin, hakim ulusların devrimcilerinin görevlerini şöyle belirledi: onlar; ezilen ulusun ayrılma, kendi devletini kurma hakkını kayıtsız şartsız desteklemelidirler. Ama o, ezilen ulusun devrimcilerinin görevini de gösterdi: birlikten yana çıkmak. Bu görevi de unutmamak gerekir. Sık sık, ulusal sorun konusunda ezen ulus devrimcilerine ders vermeye heveslenirken, onları sosyal şovenizmle suçlarken, kendi görevimizi unutmak, bilmezlikten gelmek neyin nesidir? Bunun adı ''dar görüşlü milliyetçilik''tir. (Devrimcilik mi Terörizm mi?)
- Sazlarım vardı Irmaklarım vardı Çakıl taşlarım vardı benim Ama sen başkasın Anlıyor musun Başkasın (Hadi Gülümse)
- Ben ki yalnızca sevmek isterdim Sizi, kırları, yaz akşamlarını. Bir kadın eli gibi geçsin İsterdim saçlarımdan rüzgar (Çiçekler ve Zincirler)
- Hadi gülümse bulutlar gitsin İşçiler iyi çalışsın, gülümse Yoksa ben nasıl yenilenirim Belki şehre bir film gelir Bir güzel orman olur yazılarda İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse. (Hadi Gülümse)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin