Kitap Künyesi

Yazar: Ernest Renan

Çevirmen: Atakan Altınörs

Orijinal Adı: De L'Origine du Langage

Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat

İSBN: 9786055506728

Sayfa Sayısı: 166

--reklam--

Dilin Kökeni Üzerine Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Felsefeci, tarihçi, filolog, ilâhiyatçı, çevirmen ve saymakla bitmeyen başka özellikleriyle Ernest Renan'ı tanımlamada "dört başı mamur bir entelektüel" sıfatı çok uygun görünmektedir. Ardında kırktan fazla kapsamlı ve derinlikli eser bırakmış bu şahsiyet, bilim ve tefekkür sahasında, ismini on dokuzuncu asra altın harflerle yazdırmıştır.

Renan, çevirisini sunduğumuz bu eserinde, insan aklını ilk çağlardan beri meşgul etmiş bir meseleyi ele alıyor: Dilin kökeni meselesi. Cassirer, "dilin kökeni ve tabiatını soran felsefî soru, esas itibariyle varlığın kökeninin ve tabiatının ne olduğu sorusu kadar eskidir" der. Renan da bu kadim meseleyi, felsefede ve dilbilimde Antikçağ'dan on dokuzuncu yüzyıla kadar ortaya konmuş seçkin düşünceler ışığında tartışıyor.

Bilge Kültür Sanat Yayıncılık olarak sunduğumuz bu kitabın, dil felsefesi ve dilbilim alanlarına ilgi duyan araştırmacılar kadar, dilin kökenine dair derinlikli ve saygın bir esere kitaplığında yer vermek isteyen seçkin okurlara da hitap edeceğini düşünüyoruz...

Dilin Kökeni Üzerine Alıntıları - Sözleri

  • ''Dil asla, insan zekasının icat ettiği şeyler gibi tarihte belirli bir anda tezahür etmiş değildir; dil konuşulduğu anda doğar, özü, ebediyen doğup durmaktır."
  • ''Fizik ve kimya yasaları tek bir kez bile altüst olmuş değildir.''
  • İnsan dili icat ettiyse neden artık icat etmiyor? Cevabı çok kolaydır. Çünkü dilde artık icat edilecek bir şey yoktur; yaratma çağı artık geçmişte kaldı.
  • ''Her dil, kendi gramerine baştan sona hapsolmuştur.''
  • Bilgeler aristokrasisi yeni doğan insanların kanunu olmuş; uygarlığın mayası, önce tanrısal yazgı tarafından belirlenen az sayıda kişiyi mayalayabilmiştir.
  • Diller ne kadar eskiyse dişi ve eril bükünler o kadar fazla belirgindir. Hiçbir şey bunu ilkel toplumların cansız olanlar da dâhil olmak üzere her varlığı dişi veya eril olarak kabul etme eğilimi kadar iyi kanıtlayamaz.
  • Her dil ,kendi gramerine baştan sona hapsolmuştur
  • "İhtiyaç her melekenin ilk egzersizlerin vesilesidir. İnsan ve doğa eşya/şeyler planında bir boşluk olduğunda yaratmaya geçer; ve içten gelen bir mecburiyet, insanı ve doğayı yaratmaya zorlanmadığı anda, yaratma kesintiye uğrar."
  • Düşünmek yerine karnından konuşmak. Kemik ise, "cevher" "bir şeyin içi" anlamına gelir. İbranice var olmak "soluk almak" Arapçada "ayağa kalkmak" Yunanca,Latince,Almancada fiziksel bir eyleme işaret eder. İkinci anlamda "soluğunu üflemek" demektir.
  • "Demek ki dil asla, insan zekâsının icat ettiği şeyler gibi tarihte belirli bir anda tezahür etmiş değildir; dil konuşulduğu anda doğar, özü, ebediyen doğup durmaktır."

Dilin Kökeni Üzerine İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Dilin Kökeni Üzerine PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ernest Renan - Dilin Kökeni Üzerine kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dilin Kökeni Üzerine PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ernest Renan Kimdir?

Ailesi ve doğumu

Breton ahalinin çoğunlukta olduğu Fransa'nın kuzey batısındaki Brittany bölgesindeki liman kasabası Tréguier'de doğdu. Ateşli bir Cumhuriyetçi filika kaptanı balıkçı olan babası komşu kasaba Lannion'dan kraliyetçi bir tüccarın kızı ile evlenmişti. Renan beş yaşındayken babası öldüğünde 12 yaş büyük ablası Henriette ailenin moral kaynağı oldu. Ablasının Tréguier'de bir kız okulunda öğretmenlik yapabilmek için boşuna çabaları sonuç vermeyince yatılı bir kız okulunda öğretmenlik yapmak için Paris'e gitti. Öğrencileri arasında Ahmet Ağaoğlu'da bulunmaktadır.

Eğitimi

Renan doğduğu kasabadaki papaz ilahiyat okuluna gitti. Papaz okulunda öğretmenleri kendisi hakkında uysal, sabırlı, gayretli, özenli ve eksiksiz diye not tutmuşlardı. Rahipler ona matematik ve Latince öğretirken annesi onun eğitimini tamamlamıştı. Renan'ın annesi cetleri Bordo'dan göç etmiş olan yarı Breton'du. Renan, kendisinin Gaskon ve Breton tabiyatının tamamen iki farklı kutupta olduğunu söylerdi.

1838 yılının yazında, Renan Tréguier kolejindeki bütün ödülleri kazandı. Kız kardeşi öğretmenlik yaptığı okulunu doktoruna kardeşinden bahsetti, o da aristokrasi ile rahipler arasında arkadaşlık teşkil etmeyi amaçlayan genç Katolik asillerin ve en başarılı öğrencilerin alındığı Aziz Nicholas du Chardonnet papaz okulunun idaresi görevindeki Félix Antoine Philibert Dupanloup'a söyledi. Dupanloup, henüz sadece 15 yaşında olan ve hiç Britanny dışına çıkmamış olan Renan için gönderildi. Din ona Tréguier ve Paris'dekinden tamamen farklı göründü. Başkentin yüzeysel, parlak sözde bilimsel Katolikliği Breton ustalarının sade inancını kabul eden Renan'ı tatmin etmedi.

--reklam--

Ernest Renan Kitapları - Eserleri

  • Ulus Nedir?
  • Dilin Kökeni Üzerine
  • İsa'nın Hayatı
  • Havariler
  • Nutuklar ve Konferanslar
  • İbn Rüşd ve İbn Rüşdcülük

--reklam--

Ernest Renan Alıntıları - Sözleri

  • Sanatta olduğu gibi ahlakta da söylemek hiçbir şey değildir, bütün iş yapmaktır. (İsa'nın Hayatı)
  • "İhtiyaç her melekenin ilk egzersizlerin vesilesidir. İnsan ve doğa eşya/şeyler planında bir boşluk olduğunda yaratmaya geçer; ve içten gelen bir mecburiyet, insanı ve doğayı yaratmaya zorlanmadığı anda, yaratma kesintiye uğrar." (Dilin Kökeni Üzerine)
  • Dönemimiz; İsa’yı inkar edenlerin İsa’nın gerçek halefleri olduğu bir dönemdir. (İsa'nın Hayatı)
  • Gerçekte, bir Müslümanı ayırdeden vasıf, bilim düşmanlığıdır, araştırmanın faydasız ve havai bir iş, hemen hemen dine aykırı bir meşgale olduğu yolundaki kanaatidir. (Nutuklar ve Konferanslar)
  • ... bütün XVI. ve kısmen XVII. yüzyıl bilimini Latin dili ile yazılı olduğu için Roma şehri hesabına kaydetmek ne kadar yanlış olursa, Arap bilim ve felsefesini de Arabistanın hesabına kaydetmek o kadar yanlış olur. (Nutuklar ve Konferanslar)
  • İnsan kendi kendinin Prometheusudur. (Ulus Nedir?)
  • Diller ne kadar eskiyse dişi ve eril bükünler o kadar fazla belirgindir. Hiçbir şey bunu ilkel toplumların cansız olanlar da dâhil olmak üzere her varlığı dişi veya eril olarak kabul etme eğilimi kadar iyi kanıtlayamaz. (Dilin Kökeni Üzerine)
  • İsa’ya göre insanlar arasındaki kardeşlik duygusu inançla değil ancak merhametle oluşturulabilirdi. (İsa'nın Hayatı)
  • ''Her dil, kendi gramerine baştan sona hapsolmuştur.'' (Dilin Kökeni Üzerine)
  • İnsan dili icat ettiyse neden artık icat etmiyor? Cevabı çok kolaydır. Çünkü dilde artık icat edilecek bir şey yoktur; yaratma çağı artık geçmişte kaldı. (Dilin Kökeni Üzerine)
  • "Demek ki dil asla, insan zekâsının icat ettiği şeyler gibi tarihte belirli bir anda tezahür etmiş değildir; dil konuşulduğu anda doğar, özü, ebediyen doğup durmaktır." (Dilin Kökeni Üzerine)
  • Düşünmek yerine karnından konuşmak. Kemik ise, "cevher" "bir şeyin içi" anlamına gelir. İbranice var olmak "soluk almak" Arapçada "ayağa kalkmak" Yunanca,Latince,Almancada fiziksel bir eyleme işaret eder. İkinci anlamda "soluğunu üflemek" demektir. (Dilin Kökeni Üzerine)
  • Bilim dini tahtından indiremez, çünkü zaten kendisi din olmuştur. (Ulus Nedir?)
  • Yönetimlerin en büyük şanı kendi haline bırakmalarındadır. (Ulus Nedir?)
  • Bilgeler aristokrasisi yeni doğan insanların kanunu olmuş; uygarlığın mayası, önce tanrısal yazgı tarafından belirlenen az sayıda kişiyi mayalayabilmiştir. (Dilin Kökeni Üzerine)
  • Dil birleşmeye davet eder, fakat zorlamaz. Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere, İspanyol Amerikası ile İspanya, aynı dili konuşurlar, fakat tek bir millet teşkil etmezler. (Nutuklar ve Konferanslar)
  • Bir milyon yıl süren bir uyku bir saatlik uykudan uzun değildir. (İsa'nın Hayatı)
  • Bir fikir rağbet görmek için kendinden fedakarlık yapmak zorundadır, zira hayat savaşından asla tertemiz çıkılamaz... (İsa'nın Hayatı)
  • İnsan, katlandığı fedakarlıklar, çektiği ıstıraplar nispetinde sever. (Nutuklar ve Konferanslar)
  • İsa, yoksulları sevdi, kibar hayatı süren zenginlerden nefret etti. (İsa'nın Hayatı)