Kitap Künyesi
Yazar: Turan Karataş
Yayın Evi: İz Yayıncılık
İSBN: 9786055510718
Sayfa Sayısı: 504
--reklam--
Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ne anlatıyor?
Sezai Karakoç'un hayatını, sanat anlayışını, şiire bakışını genel olarak İslam dünyasına bakışını İslam dünyasının problemlerinin nasıl çözüleceğini ele alıyor. Karakoç'un çıkardığı dergiler ve ikinci yeni ile ilgili görüşlerini dönemin politik ve sanat olaylarına bakışı polemikleri mülkiye yılları vs. enine boyuna ele alınmakta. Kitap her şeyden önce bir biyografi kitabı ve kaynak kitap, piyasada Karakoç hakkında yazılmış en bilinen ve en temel kitap, karakoç'un ismi ile özdeşleşmiş bir kitap, Karakoç kelimesinden sonra çoğu zaman "doğu'nun yedinci oğlu" ibaresinin akla gelmesine vesile olmuş bir kitap. Akademik bir disiplinle ancak akıcı ve kendisini okutan bir üslupla kaleme alınmış.
Niçin okunur?
Lise ve üniversite çevrelerinde karakoç'u tanımak ve bilmek için. Akademik çevrelerde ise kaynak kitap olma özelliğinden dolayı ilk elden tercih edilen ve aranan bir çalışma olduğu için...
(Tanıtım Bülteninden)
Sezai Karakoç, kültürel bakımdan çorak ve tek-sesli bir ortamda, kökleri bu toprağa ait düşünce, yaklaşım ve edebî eserlerle dönemini ve kendisinden sonra gelen pek çok nesli derinden etkilemiş ve halen de etkilemeye devam eden önemli bir kültür ve siyaset adamı. Kendi kültür havzasından, bir noktaya gelmiş olan isimlerin hemen hemen tamamına yakınına dokunmuş, etkilemiş ve onların istikametini bulmalarında rol oynamış bir ismin, duygusal yaklaşımdan uzak, serinkanlı bir biyografik çalışmasının olmaması elbette düşünülemez. Turan Karataş'ın çalışması, işte bu boşluğu dolduran, Karakoç hakkındaki en temel eserlerden biridir. Çalışma Karakoç’un hayatını, eserlerini, şiirini, sanat anlayışını ve genel olarak İslam dünyasına bakışını konu edinmektedir. Eser, kuşatıcılığı açısından aynı konuda yapılacak yeni araştırmalar için de önemli bir başvuru kitabı niteliğindedir.
--reklam--
Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
- 'Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum'
- 'Artık ölebilirdim Bütün İstanbul şahidim Ben kandan elbiseler giydim Bundan senin haberin var mı'
- 'Şiirin yazanı yoktur Vardır yalnız okuyanı Şair de bir okurdur Kendi şiirinin okuyanı'
- "Dininiz, ilan ettiğiniz mensubiyetiniz değil, sürdürdüğünüz hayattır."
- 'Ben geldim geleli açmadı gökler; Ya ben bulutları anlamıyorum, Ya bulutlar benden bir şeyler bekler. Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum; Ben geldim geleli açmadı gökler.'
- 'Güzellik, insanı ilk elde yücelten bir değerler planıdır. Ama ruhu tümüyle kaplarsa, insan plastiğin köpüğünde boğulabilir.'
- 'Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara; Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara.'
- 'Kadınlar susmuştu ... Ve mesut dakikaları beklemiş Bütün saatler Tırak deyip durdu'
- Müslüman aydının üç ödevi vardır: birinci ödev; kendini, kendimizi bilmek, ikinci ödev; doğuyu bilmek, Üçüncü ödev de; Batı düşünce ve edebiyatını, güçlü ve zayıf noktalarına varıncaya kadar bilmektir.
- Sabırlıdır. "Meyveler sabırla olgunlaşırmıș" mısraını söylediğinde daha on dokuz yaşına girmemiştir.
- Yalanın ayağı eşiğime dokunmamıştı, "Hırsız" konuklamamıștı; lügatim, çirkini çizgi, gölge ve hacimle ifadelendiremezdi, gözüm, eğri'yi sırtlamamıștı Şeyhim..
- 'Geçmişi unut, yeni yolu tut'
- "Ben her taşı beş yüz yıl önce konmuş Bir camiye tutunarak buluyordum kendimi Bir yağmadan böyle kurtarıyordum kendimi"
- Şair o büyük ağıtçı geldi dünyamıza Günlerce gecelerce ağlattı bizi İrili ufaklı ölenlerimizin ardından Öldü ve kendi ağıtını yazmadan gitti
- 'Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce'
--reklam--
Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kendimce: İkinci Yenicileri hep bir tık fazla sevmişimdir. Onlarda her zaman kendimden bir parça bulurum, bundandır ki onları okur ve okuturum. Ders kitabım olsa da kitaplığımın nadide bir parçası oldu. Hayat hikâyesi, yaşamı, fikirleri ve en önemlisi şiirleri ile beni yine eşsiz bir yolculuğa çıkaran bir eser. (Ayşegül Göçeren)
--reklam--
Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Turan Karataş - Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Turan Karataş Kimdir?
1961 yılında Sivas’ta doğdu. İlköğrenimini Ulaş’ta, orta öğrenimini Sivas’ta tamamladı. Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1986). Fakülte öğrencisiyken başladığı gazeteciliği 1987 yılına kadar sürdürdü. Aynı yıl gazetecilikten ayrılıp Atatürk Üniversitesinde Türk dili okutmanı oldu. Yedi yıl çalıştı okutman olarak. Bu arada, adı geçen üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yeni Türk Edebiyatı Anabilim Dalında yüksek lisans ve doktora yaptı. 1993’te Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde araştırma görevlisi oldu. 1994’de doktor, 2004’te doçent, 2009’da profesör unvanını alan yazar, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Edebiyat Fakültesinin kurucu dekanı oldu ve halen aynı fakültede öğretim üyesidir. Karataş, evli ve üç oğul babası. Palandöken, Yedi İklim, Kültür, Kayıtlar, Türk Dili, Edebiyat Ortamı, Dergâh, Hece, Sühan, İlmî Araştırmalar, Bilig, Türk Edebiyatı dergilerinde, Kitap Zamanı ve Yeni Şafak Kitap’ta inceleme yazıları, eleştirileri, denemeleri ve okuma notları yayımlandı. Halen Kitap Zamanı'nda ve Edebiyat Ortamı'nda değini, deneme ve inceleme yazılarını sürdürmektedir.
--reklam--
Turan Karataş Kitapları - Eserleri
- Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç
- Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Sözlüğü
- Takriz Edebiyatı
- Şiir Vadilerinde
- Türk Dili
- Söyleşiler
- Hüseyin Siret
- Yaza / bilmek
- Yunus Divanı
- Yunus Divanı
- Bir Okurun Notları
- Nizami Yürüyüş
- Şiirin Ardında
- Medeniyetin Burçları
--reklam--
Turan Karataş Alıntıları - Sözleri
- Karakoç'un hayat macerasının ilk safhasında, daha çocuk yaşta başlayan tutkulu bir yaşamadan, büyülü hayallerden, yüksek ideallerden bahsedilebilir. İlk gençlikte başlayan doyumsuz okumalar... Doğuyu, Batıyı geçmişi tanımak, bilmek, yeni sonuçlara varmak için... Kanmak için bütün gözelere göz atmak, en halis kaynaklardan gıdalanmak için... İçinde bulunduğumuz âlemin, birçoğumuza kapalı olan gözeneklerine nüfuz etmek, saf ve kıymetli olanın peşinde koşmak; ötelere akmak, maverayı kurcalamak ve oradan derleyip toparladıklarını engin ruh imbiğine geçirip, sağaltıp bize ulaştırması... Henüz "başlayan bir dönemin ilk savaşçıları"ndan olmak için buna ihtiyaç vardır. İlk ürünlerde bile bir ustalık görülmesi, erken olgunlaşmanın gösterenidir. Sanatını besleyen bilgi ve düşünce böyle böyle azıklanmış; bilgelik taşı böyle böyle dönmeye başlamıştır. (Nizami Yürüyüş)
- Yalanın ayağı eşiğime dokunmamıştı, "Hırsız" konuklamamıștı; lügatim, çirkini çizgi, gölge ve hacimle ifadelendiremezdi, gözüm, eğri'yi sırtlamamıștı Şeyhim.. (Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç)
- Doğumumuzdan ölümümüze kadar şahitlerimizi çoğaltmaktan başka bişey yapmıyoruz . (Nizami Yürüyüş)
- Taha'nın Kitabı, Sezai Karakoç şiir külliyatı içinde, benzetmek doğruysa "çetin-ceviz"metinlerden biridir. İkinci Yeni şiirinden gelen/kalan biçimsel olanaklarla ve alışkanlıklarla yazıldığını unutmayalım. (Nizami Yürüyüş)
- 'Artık ölebilirdim Bütün İstanbul şahidim Ben kandan elbiseler giydim Bundan senin haberin var mı' (Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç)
- 'Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce' (Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç)
- 'Geçmişi unut, yeni yolu tut' (Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç)
- Dünyada insanın payına düşen acı, acz ve yalnızlık mistik ürpertilerle derin kuyularda yankılanmaya devam ettikçe şiir de var olacaktır. (Şiirin Ardında)
- "Bu cihan cehennemini sekiz uçmag ide bir söz" (Yunus Divanı)
- Ben huzurunda yer öptüm, tâcdâr oldum bugün... (Hüseyin Siret)
- Sezai Karakoç'un güçlüğü omuzlayan bir yaratılışı vardır. Ve hemen çok zaman tek başınadır. Disiplin ve düzen aşığı olduğunu, peşin hükümlerden sürekli kaçındığını söylüyor kendisi. (Nizami Yürüyüş)
- Zihnimi ve gönlümü kiraya vermemek, kimsenin adamı olmamak, bireyliğimi bilemek için şiir okuyorum. (Şiirin Ardında)
- Önümde ümidimi yeşerten bir kitap var. Hayli kapsamlı, iddialı ve emek mahsulü bir çalışma. Osmanlı Entelektüel Geleneği isimli bu mühim kitabın, evvela adındaki “entelektüel” sözcügüne itiraz edesim geliyor. Bu kavram, bizim düşünce geleneğimizi, birikimimizi nitelemeye yetmiyor, “mütefekkir”in yerini tutmuyor. Batılı bir terim entelektüel. Osmanlı, “müfekkir” yahut “mütefekkir” tesmiye etmiş. Bugünkü Türkçede “düşünür” diyoruz. Bana öyle geliyor ki, “entelektüel”, Osmanlı düşüncesini inşâ veya tevarüs etmiş bir şahsiyeti zihinde canlandırmıyor, o muazzam birikimi temsil de edemiyor. Modern / Batılı bir dönemde 19. asırda yetişmiş Ahmet Cevdet Paşa'ya, onun içinde var olduğu ve / veya inşâ ettiği düşünce külliyatına bile “entelektüel” diyemeyiz. Çalışmanın içinde de yer yer zikredildiği gibi, “Osmanlı Tefekkür Tarihi” adı, kitabı daha doğru tesmiye ederdi kanaatindeyim. (Bir Okurun Notları)
- eğer gerçek kul imişsem ona kulluk kılaydım ağlayadım bu dünyada yarın anda gülem diye (Yunus Divanı)
- Dünyada isek bir yöne ihtiyacımız var demektir. Çünkü "ölmek, yok olmak değil, vücutsuzlaşmaktır". Ruhlar ezelde yaratıldığına göre, "dünyaya gelmek, vücuda kavuşmaktır". Her vücut bir mekâna, her mekân da bir yöne gereksinim duyar. (Bir Okurun Notları)
- İnsanlığın büyük hakikatini arayan büyük bir kafa, düşünen bir akıl, gören bir gözdür Sezai Karakoç. "Diri bir İslam insanı" ortaya çıkarmak için ömürlerini adayanlar kafilesinin sanatkâr mütefekkiridir. (Nizami Yürüyüş)
- Hiç bir şey, insanın dikkat çekmeyecek şekilde davranması ve başkalarıyla pek az , kendiyle ise bol bol konuşması kadar fayda sağlamaz. Seneca (Bir Okurun Notları)
- 'Kadınlar susmuştu ... Ve mesut dakikaları beklemiş Bütün saatler Tırak deyip durdu' (Doğu'nun Yedinci Oğlu Sezai Karakoç)
- Ta cocuklukta açılmış,kanayan bir yarama Bakmadım,kimseye sardirmadim oğlum asla . (Hüseyin Siret)
- tutulmadı yûnus canı geçti tamu'dan uçmağ'ı yola düşüp dosta gider gene aslın ulaşmağa (Yunus Divanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin