Kitap Künyesi
Yazar: Jale Parla
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750522949
Sayfa Sayısı: 168
--reklam--
Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Jale Parla sizi Don Kişot’un izinde bir yolculuğa davet ediyor. 17. yüzyıl İspanyası’nda, La Mancha’da başlayan bu yolculukta Cervantes’i takip ederken, aynı zamanda Avrupa romanının doğuşuna tanıklık edecek, türün bu en klasik örneğini metinsel, bağlamsal ve teorik olarak değerlendirme imkânı bulacaksınız. Cervantes’in uyguladığı tekniği, temsilden ne anladığını, yazar ve yazarlık konusunda sorularını, yazar otoritesiyle nasıl oynadığını, gerçeklik ve yanılsama ilişkisini nasıl gördüğünü, hiciv, parodi gibi yöntemlerden ne amaçla yararlandığını da sergileyen bir çalışma bu. Don Kişot’ta Cervantes’in hem edebi hem de edebiyat dışı söylemleri romanın dokusuna nasıl işlediğini ve en önemlisi “mimesis“ten ne anladığını ve nasıl uyguladığını görüp
roman kuramının, moda olduğu 20. yüzyılın başlarından itibaren neden hep La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’yle temellendirildiğini izleyeceksiniz.
La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote’yi ve onun maceralarını okumamış olsanız bile elinizdeki kitap bir romanın nasıl okunabileceğine, romana olan teorik yaklaşımlara ve türün tarihine dair size kılavuzluk ederken sizi şimdiye dek yaratılmış belki de en meşhur ikilinin maceralarına ortak edecek.
Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram Alıntıları - Sözleri
- Bir ideale ne kadar yaklaşmak isterseniz, ondan o kadar uzaklaşır, hatta onu öldürürsünüz.
- Her edebi metin, okurun bilmece çözücülüğüne muhtaçtır; okurun yorumu üzerinde yükselir, bu yorumla var olur ya da yorumsuzlukta yok olur. Her edebi metnin var oluş durumudur bu: Hem kendini temsil eder, hem çağını, hem de bir anlamda okurunu. Hem çağının tanığıdır hem de tarih ötesidir.
- Bir kaygı ve kuşku dönemidir hızlı değişim dönemleri. İşte bu derin kuşku ve kaygılardan en çok sanat yararlanır; çünkü yaratıcılık bu tür kaygılı ve kuşkulu hesaplaşmalardan beslenir.
- Bir metni okurken o metni yazan hakkında bildiğimiz otobiyografik bilgilerin ötesinde ona yakıştırdığımız özelliklerden kafamızda bir yazar oluştururuz. Biz bu yüzden bazı yazarları severiz, bazılarını da sevmeyiz. Eğer bazı yazarlar bizim korku, umut, beklenti, kaygılarımızı dile getiriyorlarsa, yani bizim öteki-ben'imiz olabiliyorlarsa, onlar sevdiğimiz yazarlar olurlar. Dolayısıyla her anlatının üzerinde dolaşan gölge, iki kişinin bileşimidir: yazarın ve okurun.
- Kitaplar aynı olsa da, her yeni okur ve yeniden okumayla yenileşirler.
- Kazanılamayacağını bile bile girişilen davaları betimlemek için kullanılır "yeldeğirmenlerine savaş açmak". İronisi şuradadır: Bir savaş açılacaktır, ama ortada düşman yoktur; o zaman düşmanı uydurmak gerekir. "Asil bir savaş mıdır bu, yoksa tehlikeli, paranoid boşuna bir girişim midir" sorusu Don Kişot tartışmalarının gündeminden hiç düşmemiştir.
- “Bir metni okurken o metni yazan hakkında bildiğimiz otobiyografik bilgilerin ötesinde ona yakıştırdığımız özelliklerden kafamızda bir yazar oluştururuz.Biz bu yüzden bazı yazarları severiz, bazılarını da sevmeyiz.”
- Sabah, daha şafak sökmeden Don Kişot handan ayrılır. Zayıfların ve ezilmişlerin imdadına yetişecektir ya, yolda uşağını kırbaçlayan bir çiftçiye rastlayınca, hiç tereddüt etmeden çiftçinin üzerine sürer atını ve çocuğu kurtarır. Ama hiç hesaplamadığı bir şey olur; o arkasını döner dönmez çiftçi çocuğu tekrar ağaca bağlayıp iki misli döver. Bu olay, Cervantes'in sorumsuz idealizme yönelttiği bir eleştiri olarak yorumlanmıştır. Nitekim, daha sonra Andres (dayak yiyen çocuk) tekrar Don Kişot'a rastladığında, onun kurtarıcılığı yüzünden yediği feci dayağı hatırlayarak bütün gezgin şövalyelere lanet okuyacaktır.
- Sanço'nun bu mektubu ezberden okurkenki cehaleti, Recaizade Ekrem'in Araba Sevdası'ndaki Bihruz karakterinin siyehçerde cehaletini andırmıyor mu?
- Yeldeğirmenleriyle savaş bölümü, edebiyat eleştirisinde Don Kişot'a geniş bir yer açmış Harry Levin'e göre, birbirine tümüyle zıt iki epistemolojinin, Ortaçağ mutlakçılığıyla Rönesans ampirizminin çarpıştığı ilk olaydır.
Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Roman türünün öncüsü sayılabilecek Don Quijote romanını kendi yüzyılı içinde geçen bir kahramanlık, şövalyelik romanı olarak okumanın zevkini almak isteyenler için sanırım bambaşka düşünceler yaratacak bir kitap bu kitap. Bir yazarın keskin zekasını, kurnazlığını, döneminin çarpık yaşam tarzını ve yönetim şeklini tehlikeleri de göz önünde tutup bu işin içinden sıyrılmanın kurnazlığını sergileyerek göstermesi okuyucuların gözünden çokça kaçan bşr özelliktir. Zira edebiyat okumak ile kitap okuru olmak arasındaki fark da burada yatar. Jale Parla burada göstermiştir bu farkı bize. Don Kişot gibi bir romandan tarih, edebiyat, din, politika, felsefe, ekonomi, mitoloji ögeler çıkarmak sanırım zevk peşindeki okur için sıkıntıdan öteye geçmeyecektir ama bir bilme isteği taşıyan için müthiş bir inceleme olur. Bu kitapla Don Quijote'yi okumadan da Rosinante ve Karakaçan'ın yanında binici olabilirsiniz maceralar peşinde koşarak. Don Quijote ve Sancho Panza'ya eşlik edebilirsiniz. Hem de kitabın kendisini okumuş gibi zevk duyarsınız. Ama okumuş olarak yola çıkarsanız yepyeni yerler keşfedersiniz. (Sîdar Ronahî)
Jale Parla'nın diline, anlatım şekline ve analizlerine hayranım. Daha önce de kitap/don-kisottan-bugune-roman--31982 kitabını hayranlıkla okumuştum. kitap/don-quijote--3220 kitabını okuduktan sonra Jale Parla'nın Don Kişot kitaplarını da okursanız, Don Kişot'u daha iyi anlayıp daha çok seveceksiniz. Bununla da kalmayıp Don Kişot'un izinden giden kitapları ve onların birbirleri ile danslarını öğrenmiş de olacaksınız. Kişisel bir anektod olarak kalsın diye buraya eklemek istediğim bir şey daha var. Bu kitabı Don Kişot Kampı bitiminde (bkz.gonderi/53474907) elif22'den ödünç almıştım. Bu kampa hazırlandığımız süre boyunca çok eğlenmiştim, Cervantes ve Don Kişot çıkarımlarımızı hatırladım bu kitabı okurken. :)) O harika macera ve sürprizlerle dolu kampımız için teşekkürler Edolf. (NigRa)
Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jale Parla - Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jale Parla Kimdir?
1945'te İstanbul'da doğdu. 1964'te Arnavutköy Amerikan Koleji'ni, 1968'de Robert Kolej'in Karşılaştırma Edebiyat Bölümü'nü bitirdi. 1978'de Harvard Üniversitesi'nden anadalı İngiliz Edebiyatı, yandalları Fransız ve Alman Edebiyatları olmak üzere Karşılaştırmalı Edebiyat doktorası aldı. 1976-2000 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü'nde öğretim üyeliği yaptı. Bilgi Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı edebiyat Bölümü'nde öğretim üyesidir.
--reklam--
Jale Parla Kitapları - Eserleri
- Babalar ve Oğullar
- Don Kişot'tan Bugüne Roman
- Efendilik, Şarkiyatçılık ve Kölelik
- Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram
- Kadınlar Dile Düşünce
- Orhan Pamuk'ta Yazıyla Kefaret
- Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım
--reklam--
Jale Parla Alıntıları - Sözleri
- Doğu hakkında Batı'nın ürettiği söylem egemen olduğu sürece Doğu'nun ancak bu söylem ve bu söylemin mitleriyle yansıtılacağı, irdelememiz gereken bir olgu olarak kalacaktır. (Efendilik, Şarkiyatçılık ve Kölelik)
- Gilbert ve Gubar'a göre "eger çağdaşımız kadın yazarlar, hiç çekinmeden kalemi ellerine alabiliyorlarsa bunu 18. ve 19. yüzyılda tekbaşlarına savaşmış annelerine borçlular," der. Öyle bir tek başınalık ki hastalık gibi, öyle bir yabancılaşma ki delilik gibi, öyle bir görmezlikten gelinme ki felç gibi gelmiştir onlara. (Kadınlar Dile Düşünce)
- Kitaplar aynı olsa da, her yeni okur ve yeniden okumayla yenileşirler. (Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram)
- Doğu her şeyden önce bir tezatlar ülkesidir. Orada en korkunç suçlarla en arı bir masumiyet, en affetmez tabularla en çıldırtıcı duyusallık ve yasak zevkler, efendilikle kölelik, kişiliklerde yoğun çelişkiler birlikte bulunur. (Efendilik, Şarkiyatçılık ve Kölelik)
- Sabah, daha şafak sökmeden Don Kişot handan ayrılır. Zayıfların ve ezilmişlerin imdadına yetişecektir ya, yolda uşağını kırbaçlayan bir çiftçiye rastlayınca, hiç tereddüt etmeden çiftçinin üzerine sürer atını ve çocuğu kurtarır. Ama hiç hesaplamadığı bir şey olur; o arkasını döner dönmez çiftçi çocuğu tekrar ağaca bağlayıp iki misli döver. Bu olay, Cervantes'in sorumsuz idealizme yönelttiği bir eleştiri olarak yorumlanmıştır. Nitekim, daha sonra Andres (dayak yiyen çocuk) tekrar Don Kişot'a rastladığında, onun kurtarıcılığı yüzünden yediği feci dayağı hatırlayarak bütün gezgin şövalyelere lanet okuyacaktır. (Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram)
- Öyleyse Turgut Özben’in önünde iki başkalaşım yolu vardır: Bir disconnectus erectusa dönüşmek ya da intihar etmek. Turgut, birinci yolu seçecektir. Ancak Selim Işık ile Hikmet Benol tercihlerini intihardan yana kullanacaktır. (Türk Romanında Yazar ve Başkalaşım)
- Edebi değeri yüksek, gerçek sanat eseri olan bir metin, sanatsal nitelikleri ve iletmek istediği anlamla mükemmel bir bütündür; sessiz ama konuşmayı bekleyen sanat nesnesidir o; erişilmez değildir ama erişilmesi güçtür. (Don Kişot'tan Bugüne Roman)
- Romanın başlıca yazın türü haline geldiği on sekizinci yüzyılda romancı bilinmeyen okurla buluşmanın heyecanı içindedir. Bilinmeyen okur diyorum çünkü bu yüzyılda artık İngiltere'de başlayıp Fransa'ya ve oradan Avrupa'ya yayılan epistemolojik devrim tamamlanmış bilme biçimleri Newton, Hobbes, Locke, Hume'un yazılarında öne sürdükleri yepyeni bir dünya(bilme nesnesi) ve yepyeni bir insan(bilen özne) ile belirlenmeye başlamıştır. (Don Kişot'tan Bugüne Roman)
- Tanzimat romanında eğitici ve yorumlayıcı bir yazar sesi anlatıma sürekli müdahale eder. Bu müdahaleci anlatım bir taraftan meddah geleneğine dayanırken, diğer taraftan da Tanzimat yazarlarının nesnelliği amaçlamayan öznel dünya görüşleriyle beslenir. (Babalar ve Oğullar)
- Feminizmin en temel saptamalarından biri, kadınların erkekler tarafından yapılmış bir dil içinde yaşamak zorunda olduklarıydı. Bunun en azından bir anlamı, kadınların sessizliğinin, sürekli olarak onlar hakkında ve onlar üzerinden, onların dolayımıyla konuşan bir dil tarafından tanımlanması ve güvence altına alınmasıdır. (Kadınlar Dile Düşünce)
- Gerçeğin taklidi , bize o gerçek hakkında , bilimin sağlayamadığı türden bir bilgi sağlar : Sanatla ulaşılan varoluş bilgisi. (Orhan Pamuk'ta Yazıyla Kefaret)
- Tanzimat romanında ruh ve beden yalnızca birbirinden ayrı varlıklar değil, birbirine karşıt varlıklardır. (Babalar ve Oğullar)
- Bir kaygı ve kuşku dönemidir hızlı değişim dönemleri. İşte bu derin kuşku ve kaygılardan en çok sanat yararlanır; çünkü yaratıcılık bu tür kaygılı ve kuşkulu hesaplaşmalardan beslenir. (Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram)
- Yeldeğirmenleriyle savaş bölümü, edebiyat eleştirisinde Don Kişot'a geniş bir yer açmış Harry Levin'e göre, birbirine tümüyle zıt iki epistemolojinin, Ortaçağ mutlakçılığıyla Rönesans ampirizminin çarpıştığı ilk olaydır. (Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram)
- Müşahedat’a yazdığı önsözden de anlıyoruz ki, doğalcı yazarları, romanı ciddiye aldıkları, gözleme önem verdikleri, gerçeği yansıtmak istedikleri için beğeniyor, ama yaşamın sadece çirkinliklerini, toplumdaki ahlaksızlıkları, kötülükleri sergileyip iyi, güzel ve yüce olandan hiç söz etmemelerini doğru bulmuyor. Doğalcı romanlara bakılırsa, diyor Ahmet Mithat, Fransa'da erdem denen şey kalmamış, fuhuş, sefahat ve sefaletten başka bir şey yok. Gerçek bu değil oysa; yazar eğer gerçekliği yansıtacaksa yalnız kötüyü, çirkini değil iyiyi ve güzeli de anlatmalı. (Babalar ve Oğullar)
- "erkekler de feminist eleştirmen olabilirler, ama olmasınlar, kadınların kendi adına konuşma hakkına saygı göstererek kenara çekilsinler, kadın okur konumunu işgal etmesinler” türünden bir talepte bulunmanın da anlamsız olduğu kanısındayım. Hiçbir eleştiri yönteminin uygulanması herhangi bir topluluğun iznine bağlı olamaz. Kaldı ki insanlar kendi görüşlerini başkalarını ikna etmek, destek bulmak için açıklar ve savunurlar, başkalarının kendilerine katılmalarını engellemek için değil. (Kadınlar Dile Düşünce)
- İçgörüden yoksun öngörü yalnızca yanıltır , şaşırtır. (Orhan Pamuk'ta Yazıyla Kefaret)
- Bir ideale ne kadar yaklaşmak isterseniz, ondan o kadar uzaklaşır, hatta onu öldürürsünüz. (Don Kişot: Yorum, Bağlam, Kuram)
- Tanzimat yazarlarının öğretici üslubu, benimsedikleri çok yönlü babalık rolüyle açıklanmalıdır. (Babalar ve Oğullar)
- Bundan başka hikâye yazmakta bir vazife daha vardır. O da yalnız muhatabı ıslah etmek veya eğlendirmek için münasebetli münasebetsiz, akla ne gelirse söylemek tarzı kudema* pesendanesi** terk ile tabiatı beşeriyenin tahliline çalışmaktır. *Eskiler. **Beğenecek yolda, beğenmek suretiyle. (Babalar ve Oğullar)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin