Dönüşüm Hastanesi - Stanislaw Lem Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Dönüşüm Hastanesi kimin eseri? Dönüşüm Hastanesi kitabının yazarı kimdir? Dönüşüm Hastanesi konusu ve anafikri nedir? Dönüşüm Hastanesi kitabı ne anlatıyor? Dönüşüm Hastanesi PDF indirme linki var mı? Dönüşüm Hastanesi kitabının yazarı Stanislaw Lem kimdir? İşte Dönüşüm Hastanesi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Stanislaw Lem

Çevirmen: Sevil Cerit

Orijinal Adı: Hospital of the Transfiguration

Yayın Evi: İletişim Yayınevi

İSBN: 9789754707571

Sayfa Sayısı: 229

Dönüşüm Hastanesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Dönüşüm Hastahanesi, Stanislaw Lem’in kimliğini “ele veren” bir kitap. Ünlü yazarın otobiyografik ögeler taşıyan bu ilk romanı İkinci Dünya Savaşı ertesinde, 1948’de yayımlandı. Savaşı, iktidarı, ahlâkı, insanlığı ve medeniyeti sorguladığı Dönüşüm Hastanesi, onun yabancısı olmadığı bir dünyayı anlatıyor. Almanlar ülkesini işgal ettiğinde Lem 18 yaşındaydı ve tıp eğitimi görüyordu. Savaş nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı; bir süre araba tamircisi ve kaynakçı olarak çalışıp hayatını idame ettirdi.

Olay bir hastanede geçer. Ülkesi işgal altında, gelecek konusunda endişeli ve ailesinden ayrı düşen genç bir doktor taşradaki bir akıl hastanesinde göreve başlar. Hekimler akıl sağlıklarını korumak için pencerelerini dış dünyaya kapamış, kendilerini mesleklerine ve soyut felsefi tartışmalara vermişlerdir. Ancak tüm çabalarına rağmen, dünyanın kötülüklerinden ve hayatın çelişkilerinden kendilerini koruyamazlar. “İçeride” yaşananların “dışarıda” yaşananlardan bir farkı yoktur. Dönüşüm Hastanesi, Lem’in bibliyografyasında hakettiği şöhreti yakalayamayan, ama bu usta yazara ve yazma serüvenin çıkış noktasına ilişkin ilginç ipuçları veren, önemli bir kitap.

Dönüşüm Hastanesi Alıntıları - Sözleri

  • Huzur, sakinlik ve rahatlık arayan herkes onu bu hayatta değil, mezarında bulacaktır
  • "Politikacılar o kadar budala ki, davranışlarını akıl yoluyla önceden kestirmemiz imkansız."
  • "Pragmatik bir insan olmalıyım. Eylem, eylem, eylem."
  • "Her birimiz, zorunluluktan meydana gelmiş, bir olasılı­ğız, çokluğun içinden tekillik..."
  • İnsanlar hakkındaki tek ve temel gerçeğin onların yalnızken seyredilerek keşfedilebileceğine inanıyordu.
  • Eylül ayı boyunca her şey saç­ma sapandı.

Dönüşüm Hastanesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Solaris etkisiyle yazarın bu kitabına yöneldim . İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülkesi Naziler tarafından işgal edilen bir doktorun yolu Dönüşüm Hastanesine düşer. Bu hastanede kimler ve neler yok ki Nazilerden kaçmak için deliliğe sığınanlar, delirmenin eşiğinde gelgitler yaşayan şairler, papazlar, dini felsefi sohbetler... Naziler, üstün, ari ırk saplantısıyla aklı başında olmayanları yaşamaya layık görmedikleri için hasta avına çıkarlar. Başlarında Nazi bir doktor vardır, öldürmeyi ve ölümü savunan... Hastane müdürü olan doktorsa doktorluk bilinciyle yaşamı savunur:" Eğer bana kaçıkların yararsız olduklarını söylerlerse iki kaçık Almanın Bleuler ile Moebius 'un eserlerini ileri sürecektim.Eğer tedavisi mümkün olmayanları kendilerine vermemi isterlerse tıp biliminde" umutsuz vaka" diye bir şey olmadığını anlatacaktım. " düşüncesini taşır. Oysa Nazileri durduracak hiçbir insani durum ve düşünce gücü yoktur. Naziler gelmeden önce bazı doktorlar, doktor olmanın bilinciyle hastalarını kurtarmaya çalışırlar. Kimilerini ormana gönderirler, kimilerini odaya saklarlar, kimilerine doktor önlüğü giydirirler. Dışarda kötülükle birleşmiş bir delilik elini kolunu sallayarak gezerken hastanede mahkumiyet içinde yaşayan akıl hastalarının yaşam hakkını canı pahasına savunan doktorların insani çabası dokunaklıydı, okumaya değer... (A. Umay Umay)

Başlangıçta ağır ağır açılan bir perde gibiydi bu kitap. Daha sonra aniden kendimi günlük hayatın karmaşası gibi olayları takip ederken buldum. Son bölümüne geldiğimde ise... tarif edecek kelime bulamıyorum hissettiklerimi. Almanların hastanedeki her hastayı sırf “ hasta” oldukları, kendi normalleri dışına çıktıkları için katletmeleri... neredeyse kanın kokusunu aldım kitabı okurken. Heh... buldum o kelimeyi: Beynimden vurulmuşa döndüm adeta. Gerçekten etkileyici bir kitaptı. Yazarım yaptığı betimlemeler, size resmen kitabın içindeymişsiniz hissini veriyor gerçek anlamda. O Alman askerinin makineli tüfeğinin namlusunu şakağınızda hissediyorsunuz adeta. Okurken merakla, kitabı yercesine okuyan ben, şu an ne hissedeceğimi bilmiyorum. Kitabın kesinlikle insanı bitişte hissiz bıraktığını söyleyebilirim. Okunası bir roman ve eli öpülecek bir yazar kesinlikle. Özellikle dikkatimi çeken şeylerden biri de doktorların ahlak bakımından sergiledikleri geniş davranış yelpazesi ve Şair’in kendini tutamamasıydı. Kısacası; okunması gereken bir kitap kesinlikle. (Gamze Gündoğan)

Son derece güzel bir roman. Stefan, Leszek amcasının cenaze törenine giden, 2. Dünya Savaşı yüzünden işsiz kalmış bir doktordur. Cenazeden sonra yakın bir arkadaşı ile karşılaşır. Staszek, Stefan'a bir akıl hastanesinde çalıştığını ve orada doktora ihtiyaç olduğunu, isterse beraber çalışabileceklerini söyler. Stefan da bu teklifi kabul eder ve köyünün yakınındaki hastanede göreve başlar. Pek çok ilgi çekici tiple karşılaşır orada. Meşhur bir şair de rahatça çalışabilmek için hastaneye gelmiştir. Hayata olan bakış açısı değişen Stefan yeni işini elinden geldikçe iyi bir şekilde yapmaya çalışır. Bu arada hastanenin elektriğini veren yerde Woch adında biri ile tanışır. Bu adam Almanlara karşı gerilla faaliyetinin içindedir. Bir gün hastaneyi Almanlar işgal eder. Acaba Stefan bundan sonra ne yapacaktır? Bir solukta okunan bir roman. (Serdar Poirot)

Dönüşüm Hastanesi PDF indirme linki var mı?

Stanislaw Lem - Dönüşüm Hastanesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dönüşüm Hastanesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Stanislaw Lem Kimdir?

12 Eylül 1921’de Polonya, Lwow’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. On iki yaşındayken babasının hediye ettiği daktiloyla yazmaya başladı. 1940’ta Lwow Üniversitesi’nde tıp okumaya başladı ancak ertesi yıl Sovyet orduları Polonya’yı işgal edince eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bu dönemde otomobil tamirciliği ve kaynakçılık yaptı. Yahudi kökenleri nedeniyle, İkinci Dünya Savaşı yıllarını sahte bir kimlikle geçirdi. 1945 yılında ailesiyle birlikte Sovyetler’e bağlı Ukrayna sınırları dahilindeki Krakow’a yerleşti ve babasının ısrarı üzerine burada tıp eğitimine devam etti. Askeri doktorluk sınavında kendi kararıyla soruları eksik cevaplayarak başarısız oldu. Ardından bir yandan üniversitede dersler vermeye, diğer yandan kendisini üne kavuşturacak eserlerini kaleme almaya başladı. 1946’dan itibaren çeşitli dergilerde şiirler, kısa öyküler yayımlamaya başladı. İlk bilimkurgu romanı olan Astronauci 1951’de yayımlandı. Bunu izleyen yaklaşık yirmi yıl boyunca aralarında Aden, Gelecek Bilim Kongresi, Solaris, Soruşturma, Dünya’da Barış ve Fiyasko’nun da bulunduğu çok sayıda roman yazdı. Sovyet rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle bunların bazılarını yurtdışında yayımlamak zorunda kaldı. Edebiyatın yanı sıra bilim felsefesi, sibernetik, bilimsel spekülasyon ve edebiyat eleştirisi alanlarında da çalışmalar yaptı. Birçok üniversiteden fahri doktora ünvanı aldı ve eserleri ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. 27 Mart 2006’da Krakow’da kalp rahatsızlığı sonucu hayatını kaybetti.

Stanislaw Lem Kitapları - Eserleri

  • Küvette Bulunan Günce
  • Solaris
  • Hayali Büyüklük
  • Fiyasko
  • Yıldız Güncesi
  • Ölümlü Makineler
  • Dünya'da Barış
  • İnsanın Bir Dakikası
  • Aden
  • Dönüşüm Hastanesi
  • Kör Talih
  • Yıldızlardan Dönüş
  • Yenilmez
  • Soruşturma
  • Gelecekbilim Kongresi
  • Siberya
  • Asker Kaçağı
  • Mükemmel Boşluk
  • Sahibinin Sesi
  • Yıldızların Dönüşü
  • The Mask
  • Seçilmiş Eserleri
  • The Cyberiad
  • Seçilmiş əsərləri

Stanislaw Lem Alıntıları - Sözleri

  • "Katiller haklı olsun ya da olmasın, birileri kurbanlara akıl vermeli." (Aden)
  • -What do we do now? -"Wait and watch," replied the prudent Kalpacius. "We may learn something." (The Cyberiad)
  • Önemli olacağını asla tahmin edemeyeceğim bir ayrıntı sayesinde inanılmaz bir şey keşfettim. (Kör Talih)
  • İnsan var olduğu sürece, olgular boşlukta yer almaz. (Soruşturma)
  • Ne denli sakınsa da insan denen varlık kuram geliştirmeden duramazdı. (Solaris)
  • Uzay yolculuğu insanoğlunun merakının en özlü ifadesidir. (Aden)
  • Sana ne kadar acıyorum, Evren’in kurbanı! Yaşamak ne kadar büyük bir ıstırap, ne kadar umutsuz bir kapan...” (Ölümlü Makineler)
  • "En önemli karşı çıkış nedeni, insanın Dünya üzerindeki sorunlarını çözmeden evreni fethetmek istemiş olmasıydı, zira kahramanca uçuşların insanların acı çekmesini, adaletsizliği, korkuyu ve yeryüzündeki açlığı ortadan kaldırmak konusunda bir işe yaramayacağı açıkça ortadaydı." (Yıldızlardan Dönüş)
  • Zamanla bilgisayar sistemleri imdada yetişti. Ama insanlar bir süre sonra bilgisayarların ağzına bakar hale geldiklerini fark etmekte çok gecikti. Bilgisayar hafızasına bağlı verilere dayansalar da akıl yürütme,yargıya varma işini kendilerinin yaptıklarını sanıyorlardı. Oysa aslında bilgisayar merkezleri tarafından işleme sokulmuş malzemeleri değerlendiriyorlardı ve bu malzeme insanlığın kaderini tayin eden kararları saptıyordu. (İnsanın Bir Dakikası)
  • Silah kendi kendisini yenemez. (Dünya'da Barış)
  • Senin bildiğini bildiğimi senin bildiğini biliyorum. (Dünya'da Barış)
  • "Her birimiz, zorunluluktan meydana gelmiş, bir olasılı­ğız, çokluğun içinden tekillik..." (Dönüşüm Hastanesi)
  • Ne var ki, her köşesi silahla donanmış bir dünyada her çocuğun askeri sorumluluk taşıdığı bir gezegende nereye kaçabilirdi ki? (Asker Kaçağı)
  • Kendi ellerimizle şu hale getirdiğimiz dünyada yaşamak zorundaydık, kendi düşen ağlamazdı. (Gelecekbilim Kongresi)
  • Burada her varsayım iflas ediyor. (Yenilmez)
  • "Mutlak bilgiye sahip olmasının yalnızca benim hayalimden ibaret olduğu anlamına geliyordu. Bir açıdan bunalıma sürükleyen bir keşifti bu; öte yandan da önümde yeni ve beklenmedik ufuklar açmıştı." (Küvette Bulunan Günce)
  • Kesin olarak bildiğimiz bir şey var ki, o da bilgilerinin felâketi önlemek için yeterli olmamış olduğu. (Yenilmez)
  • "Bu delilikten bir sonuç çıkaramamak, çıkarmaktan çok daha iyidir," (Aden)
  • Korkunun sadece gözleri büyük değildir, -beyni de küçüktür. (Dünya'da Barış)
  • Saray mensuplarının yaşamı bir sahtekarlıktı. (Mükemmel Boşluk)