Dönüşüm (The Metamorphosis) - Franz Kafka Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Kitap

Dönüşüm (The Metamorphosis) kimin eseri? Dönüşüm (The Metamorphosis) kitabının yazarı kimdir? Dönüşüm (The Metamorphosis) konusu ve anafikri nedir? Dönüşüm (The Metamorphosis) kitabı ne anlatıyor? Dönüşüm (The Metamorphosis) kitabının yazarı Franz Kafka kimdir? İşte Dönüşüm (The Metamorphosis) kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap Künyesi

Yazar: Franz Kafka

Derleyen: Peter Kuper

Yayın Evi: Yurt Kitap Yayın

İSBN: 9789759025670

Sayfa Sayısı: 80

Dönüşüm (The Metamorphosis) Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Tek kelimeyle edebi bir çizgi roman... Edebi olarak okunmak için iyiden iyiye bir çaba sarf edilmiş olsa da daha önce karşılaşmadığımız bir edebiyat türü. Dönüşüm bize kalıcı bir ders veriyorsa o da ‘olasılıksız olanın her daim önümüzde olduğudur’. Kuper bu düşünceyi fevkalade rahatsız edici eserinin neredeyse her karesinde gerçek kılmaktadır.”

Chicago Tribune

“Kuper’in karalama tahtası tekniğinin etkileyici görüntüsü, hikâyenin dehşetini ve şiddetini keskinleştirip gözlerin bayram etmesini sağlıyor.”

Harvey Pekar, Bookforum

“Hikâyenin karanlık mantığını gözler önüne sermeyi başaran şahane bir şekilde çıkışı olmayan, klostrofobik karelerde anlatılmış.”

San Francisco Chronicle

“Kuper’in çizimleri, Kafka’nın hikâyesini hızla içine katıyor... Baştan sona acıma ve üzüntü duyguları uyandırma gücünü ve Gregor Samsa’nın mecazi kaderinin sürrealizmini koruyor...”

LA Weekly

Dönüşüm (The Metamorphosis) Alıntıları - Sözleri

  • Birinin hayatının neresinde olduğumu çözemedeğim zaman hiçbir yerinde olmamayı tercih ederim çünkü belirsizlik,değersizliktir.
  • "Paltom bile ağır gelirken, nasıl taşırım koskoca dünyayı sırtımda..."
  • Değer vaktinde bilinmeli.
  • Biraz daha uyusam tüm bu olanlardan kurtulabilir miyim?
  • sürekli farklı insanlarla tanışma ama bu insanların hiçbirini gerçekten tanıyamama
  • Seninle dünya arasındaki bir kavgada dünya üzerine bahse gir.
  • "Mutluluk başınızın üstünde dolaşıyordu ama siz onu çekip almayı bile beceremediniz."
  • "Olmamasına razıyım, oluyormuş gibi olmasın yeter"
  • O kadife ses...
  • "Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kullanma talimatları, doldurulacak başvuru formaları ve kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. O yüzden insanlar kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar."
  • "Ölmekten müthiş bir şekilde korkuyordu çünkü henüz gerçek anlamda yaşamamıştı."
  • "De ki: herkes,kendi mizaç ve meşrebine göre davranır."
  • "Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."
  • "Herkes beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor."
  • "Bir çıkmazın içerisindeyim, ama bu çıkmazdan kurtulacağım. Fakat zor olan bu durumumu daha da zorlaştırmayın."

Dönüşüm (The Metamorphosis) İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Bir sabah uyandığında kendini dev bir böcek halinde bulan bir adamı anlatan ve başlarda anlamsız gelen bir hikayeyle başlıyor. Bu adam kendisini ailesine adamış onlar için sevmediği bir işte çalışmak zorunda hisseden biri ve beş yıl gibi uzun bir süre buna tahammül etmeyi göze almıştı. Hatta kız kardeşini konservatuara yazdırmayı bile planlanmıştı fakat böceğe dönüşmesiyle birlikte ailesi başlarda üzülüp onunla ilgilenmeye çalışmıştır daha sonra bu durumun düzelmeyecegini anlamalariyla birlikte ona psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayarak ölüme terk ettikleri ve beklenen ölümün gelmesiyle son bulan bir kitap. Bu ölüm onlari üzmekten ziyade rahatlamıştır yeni hayat planlari yapmalarına vesile olmuştur. Tabii bu hikaye sembolik bir hikayedir asil anlatılmak istenen toplumun içinde farklı olanlara karşı takınılan tavırdır. Toplumdan farklıysaniz her türlü kötü muameleyi hak ediyor ve ölümünüz kimsenin umurunda olmadiğı gibi bir rahatlık kurtuluş olarak görülüyor. Bu kitapta sorgulanmak istenen toplumun yapisal sorunlarıdır. Bunların yanında beni en çok düşündürense kim için yaşıyoruz kim için hayatımızı şekillendiriyoruz sorusu oldu. Aileniz dahi olsa kimse için hayatınızı kendinizi feda etmemeniz gerektiginin bir kanıtı niteliğindedir. (Ayça)

"Kafka, bebeğim bi sorunun var belli ki, gel oturup konuşalım. Babanla ilgili değil mi?" . Kafka, psikanalistler için araştırma konusu olacak kadar renk vermeseydi hatta ben bunu bilmeden bu kitabı okusaydım yine de Kafka'nın içsel sıkıntılarını buraya kustuğunu söylerdim. Ah Kafka, ezik kekim.. . Ha kitap "iyi ki okumuşum" bir kitap değil. Yine abartı. Tenk yu. (alpinistisme)

Aşırı beğendiğim sembolik bir kitap toplumsal bir sorun olan çalışma hayatında veya sorumlulukları altında ezilen insanları Franz Kafka kendi yorumu ile anlatmış.Keyifli ve bir solukta bitireceğiniz bir kitap. :)) (Merve)

Kitabın Yazarı Franz Kafka Kimdir?

Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor.

Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı.

1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu.

1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı.

1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı.

1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı.

1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı.

1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı.

1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak,

1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı.

1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi.

1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı.

1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu;

"En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..."

Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü.

1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu.

1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü.

1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu.

Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı.

Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir".

Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.

Franz Kafka Kitapları - Eserleri

  • Dava
  • Şato
  • Dönüşüm
  • Milena'ya Mektuplar
  • Babaya Mektup
  • Mavi Oktav Defterleri

  • Ceza Sömürgesi
  • Açlık Sanatçısı
  • Aforizmalar
  • Çin Seddi'nin İnşası
  • Amerika
  • Akbaba
  • Bir Savaşın Tasviri

  • Bütün Öyküler
  • Günlükler
  • Hayvan Öyküleri
  • Kovalı Süvari
  • Ottla’ya ve Aileye Mektuplar
  • Özdeyişler
  • Bir Köy Hekimi

  • Dava (Çizgi Roman)
  • Felice'ye Mektuplar
  • Yeni Bulunmuş Mektuplar
  • Bir Köpeğin Araştırmaları
  • Bir Kardeş Cinayeti
  • Küçük Bir Kadın
  • Öyküler

  • Kafka Öyküler 1
  • Kafka Öyküler 2
  • Ofis Yazıları
  • Üç Uzun Hikaye
  • Şarkıcı Josefine ya da Fare Ulusu
  • Hayata Yön Veren Sözler
  • Ceza Sömürgesi (Çizgi Roman)

  • Mutsuzluk
  • Kafka
  • Yakılmamış Öyküler
  • Seçme Eserleri
  • Taşrada Düğün Hazırlıkları
  • Günlük'ten Seçmeler
  • Dönüşüm

  • Anlatılar
  • Köy Öğretmeni - Ateşçi
  • Seçme Yazılar
  • Kanun Önünde
  • The Sons
  • Ateşçi
  • İn

  • Grete Bloch'a Mektuplar
  • Dönüşüm ve Diğer Hikayeler
  • Dönüşüm (The Metamorphosis)
  • Bir Dostluk
  • Kafka'nın Kedisi
  • Contemplation
  • Günlükler 2

  • Gammaz Yürek - Dönüşüm (2 Kitap Birden)
  • Yargı
  • Vəsiyyət
  • Blumfeld: Geçkin Bir Bekar
  • Kafkadan Rilkeyə qədər 12 Hekayə
  • İmparatordan Bir Haber
  • On Bir Oğul

  • Kararlar
  • Milena'ya Mektuplar, Cilt 2
  • Erzählungen
  • Dönüşüm
  • The Metamorphosis

Franz Kafka Alıntıları - Sözleri

  • Hiç eksiğim yok. Kendime muhtacım yalnızca. (Hayata Yön Veren Sözler)
  • "Evet, dünyada hâlâ sadakat diye bir şey var." (Amerika)
  • Değer vaktinde bilinmeli. (Dönüşüm (The Metamorphosis))
  • "İyi kitap en iyi arkadaştır." (Taşrada Düğün Hazırlıkları)
  • Oysa biliyorum, uyuyamayacağım. Sana yazmaktan vazgeçtiğim için uyuyamayacağım. (Milena'ya Mektuplar)
  • "Yargılama adaletsizlik kokuyordu, infaz da insanlık dışıydı." (Ceza Sömürgesi)

  • hiç senin dengin değildim; (Babaya Mektup)
  • Adalet rahat olmalı, yoksa terazi sallanır ve adil bir hüküm verilemez. (Dava)
  • Keşke varlığımı unutsaydı.. (Açlık Sanatçısı)
  • Gittiğim her yerde benden önce bir şairin orada bulunduğunu görüyorum. (Hayata Yön Veren Sözler)
  • Kanepeye yatsın, ona kimse dokunmasın, yaşam boyu tavana bakıp dursun, daha ne ister? (Bir Köy Hekimi)
  • "Hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepsinin yüzünü!” (Dönüşüm)
  • Bizde in­sanlar şimdiki zamanı yok etmeye bu kadar ha­zırdır işte. (Akbaba)

  • Pek çok şeyin bambaşka olmasını isterdim. (Kafka)
  • Evlilik korkusunun bazen, kişinin kendi ebeveynine karşı işlediği günahlarının acısını ileride kendi çocuklarının ondan çıkaracağı yolunda duyduğu endişeden kaynaklandığına dair bir görüş vardır. (Babaya Mektup)
  • Dünyanın fakir insanlardan beklediği her şeyi yerine getiriyordu. (Dönüşüm ve Diğer Hikayeler)
  • Bırakın, boş sokaklar mutsuz kılacaktır onları, biliyorum. (Anlatılar)
  • "Ah" dedi fare, "Dünya daralıyor günden güne. Başlangıçta o kadar genişti ki, korkuyordum, koştukça koşuyor ve nihayet uzakta, sağlı sollu duvarlar görünce mutlu oluyordum; ama bu uzun duvarlar o kadar hızla birbirine yaklaşıyor ki, son odaya gelmişim bile, şu köşede de koşup gireceğim tuzak duruyor." (Kararlar)
  • Sizi çok iyi tanımak benim koruma altında olmam anlamına gelmez, sadece sizi önümde numara yapma zahmetinden kurtarır. (Ateşçi)
  • Pencereyi açıp kendimi dışarıya atmak çok yararlı bir şey gibi görünürdü bana. (Felice'ye Mektuplar)